İstanbul 27°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Erdoğan haksız mı!

  • Kurumlar belli oldu sıra şahıslarda

  • Mueck sanki!

  • Dön baba dönelim

  • Arda ile Hakan olmaz

  • Aselsan satılır mı!

detail banner reklam

Erdoğan haksız mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 28, 2026

Yazı İçeriği

  • Erdoğan haksız mı!

  • Kurumlar belli oldu sıra şahıslarda

  • Mueck sanki!

  • Dön baba dönelim

  • Arda ile Hakan olmaz

  • Aselsan satılır mı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kayyum meselesinin kendi meseleleri olmadığını CHP’nin iç meselesi olduğunu söylüyor, CHP içindeki kamplaşmayla dalga geçiyor, CHP’nin burada oluşan yarasına sürekli parmağını basarak ana muhalefetin canını acıtıyor.

Özgür Özel ise bu durumdan iktidarı sorumlu tutan açıklamalar yapmaya devam ediyor.

Açık söylemek gerekirse ben burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hak veriyorum.

Elbette ki, CHP’yi karıştıran mahkeme kararının “bağımsız Türk yargısı” tarafından alındığını iddia edecek kadar salak değilim.

Bu karar tamamen siyasi bir karar, hiç şüphe yok.

Ama bu kararın alınmasını sağlayan süreci kim başlattı.

CHP’liler. Daha doğrusu AK Parti’den CHP’ye geçmiş bir belediye başkanı.

Peki, bu belediye başkanını son seçimde, hem de tüm tepkilere rağmen aday göstermiş olan kim!

Özgür Özel yönetimi.

Bu herifle ilgili uyarılmamış olsalar anlayacağım. Ama ben dahil onlarca gazeteci, partili çok “Buna güvenmeyin” dedi, yine de aday gösterildi.

Hadi “bilemediler”, bu kadarını tahmin etmediler.

Ya sonra.

Mahkemede Butlan Davası açılınca Kılıçdaroğlu “Dava aleyhte sonuçlanırsa ben görevi kabul ederim” dedi.

Kılıçdaroğlu bunu demese, elinde hıyarla tuza koşmaya hazır olduğunu açıklamasa İstinaf’tan butlan kararı çıkar mıydı!

Büyük ihtimalle çıkmazdı.

Hadi çıkardı diyelim.

Kemal Kılıçdaroğlu görevi kabul etmeseydi ne olacaktı!

Partiye bir kayyum atanacaktı ve kayyum da partiyi en kısa sürede, birkaç ay içinde kurultaya götürüp gerçek sahibi her kimse ona teslim edecekti.

İktidar bir göz bulmak umuduyla yargıyı kullanırken, ona iki göz veren Kılıçdaroğlu olmadı mı!

Bu yüzden de Cumhurbaşkanı haklıdır.

Bu meseleyi ateşleyen iktidardır. Onlar elbette kendilerini geçen partinin karışmasından mutlu olurlar, isterler ama işbirlikçi CHP’liler olmasa, bu operasyon bu kadar başarılı olabilir miydi, iktidar arzusuna bu kadar kolay karışabilir miydi!

Çok açık ki, iktidarın ekmeğine yağ süren, CHP’yi yok olma noktasına sürükleyenler CHP’lilerin ta kendisidir.

Adlı adınca söylemek gerekirse Kemal Kılıçdaroğlu ve etrafındaki avantacı çetesidir.

Kurumlar belli oldu sıra şahıslarda

Kemal Kılıçdaroğlu çetesi “CHP yönetimi gazetelere ve gazetecilere para dağıtıyor” dedikçe ben de “Siz dağıtmıyor muydunuz, sıkıyorsa sizin dönemizde verilen paraları da açıklayın” dedim durdum.

Sonunda birisi çıktı ve ödemeleri açıkladı.

Kılıçdaroğlu yönetimi, medyaya çok daha büyük paralar aktarmış.

Halk TV ve Sözcü TV Kılıçdaroğlu döneminde de ciddi ödemeler almış.

Ama en çok para onlara değil, Acun Iılıcalı’nın kanalına gitmiş. Onu da Now TV (Fox TV) takip etmiş. İktidar yanlısı kanallar CHP’den gelecek paraları kabul ediyor olsaydı emin olun onlara da çok para ödenirdi.

Yani neymiş, Kılıçdaroğlu da kendi medyasına ciddi ödemeler yapmış.

Ancak ben bu açıklamayı yeterli bulmuyorum.

Kemal Kılıçdaroğlu ve yanındaki çete gazetecilere de ödeme yapıldığını iddia edip durdu.

Bunun da açıklanması lazım.

Kimmiş o gazeteciler?

Kuruş kuruş açıklayın.

Dekontlar havada uçuşuyor falan diyenler o dekontlarda kimin adının yazdığını da açıklamak zorundadır.

Öyle boku atıp çekilmek yok.

Mueck sanki!

Deniz Göktaş’ın gösterisi etrafında oluşan fırtına sürüyor.

Bazıları Göktaş’ın gösterisini Netflix’e satmayıp bedava YouTube’a koymasını bile eleştirip “YouTube’dan daha fazla kazanacak o yüzden oraya koydu” diyor ama Göktaş’ın YouTube’un reklam özelliğini kapatıp bu işi yaptığının farkında bile değiller.

Bazıları komik bulmadığını söylüyor.

Bu normal çünkü farklı kültürler farklı söylemleri komik bulurlar. Bana komik gelen herkese komik gelmeyebilir.

Bana “Bu kadar nesine güldün” diyenler olmuş. Vallahi beni en çok güldüren benimle ve Celal ile ilgili bölümler oldu. Ayrıca bu tür mizah güldürmenin ötesinde düşündürmeyi de amaçlar. Deniz’in bana yönelik esprileri bazı alışkanlıklarımı gözden geçirmeme neden olacak kuşkusuz. (Kendisine de bunu söyledim ve teşekkür ettim)

Çoğunluk ise Deniz’in sahneye koyduğu “kellesini” büyütmüş ve “Kelle koltukta iş yaptığını göstermiş” yorumunu yapıyor.

Ben ise Deniz Göktaş’ın bu dekorunu biraz Ron Mueck’ten esinlenme olarak gördüm.

Hiperrealist heykeller yapan Mueck’in eserlerini Türk kamuoyu daha çok Abdülmecit Köşkü’ndeki bir sergide uğradığı saldırıdan hatırlar.

Dev heykeller yapan Mueck’in yıllar önce yanlış hatırlamıyorsam Mexico City’de gördüğüm bir kafa heykeli ve Londra Saatchi Galeri’de gördüğüm bir Mask’ı tam da Deniz Göktaş’ın sahnesindeki dekora benzer ve bu dekor bana doğrudan Mueck’i hatırlattı.

Bu arada Göktaş’ın gösterisinden kesitlerin X platformunda yayınlanmasının engellenmesi bence Deniz Göktaş için iyi olmuştur. Çünkü buradaki kesitler gösterinin genel havasını yansıtmadığı gibi, herkesin gösteri ile ilgili kendi arzuladığı algıyı yaratmasına neden olup ve gösteriyi gerçekliğinden koparabilirdi.

Şuna da ekleyeyim, Deniz sayesinde benim Deniz Göktaş ile iki yıl önce yapıp yayınladığım bir röportaj da yeniden izlenmeye başlamış.

Deniz’in nasıl biri olduğunu anlamak isteyenler için iyi de olmuş.

Dön baba dönelim

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’yı bilir misiniz!

AK Partiliydi. Nevşehir Belediye Başkanı idi.

Yıllar önce tanışmıştık.

Sonra partisi ile sorunlar yaşadı.

Partililer altını oydu.

AK Parti’den ayrıldı.

İYİ Parti’ye geçti.

Yeniden Nevşehir Belediye Başkanı seçildi.

İki yıl kadar önce Celal Şengör’ün daveti ile bir müze açılışına gitmiştim.

Kendisini son olarak orada gördüm.

Ekrem İmamoğlu ile gelmişti açılışa.

Kol kola dolaştılar müzeyi.

Yanlış hatırlamıyorsam aynı araçla ayrıldılar sonra da.

Şimdi yeniden AK Parti’ye geçmiş.

Şaşırdım.

Bir yerden ayrılıyorsun, karşılıklı hakaretler havada uçuşuyor.

Sonra aynı yere dönüyorsun.

Vallahi karşı taraftan geçeni bile anlamak daha mümkün ama kavga kıyamet ayrılıp geri döneni anlamak iyice zor.

Ama bu iş siyasete mahsus değil.

Bakıyorum gazeteciler de bir kurumdan kavga dövüş ayrılıyorlar.

Ağızlarına geleni söylüyorlar.

Aradan birkaç ay ya da birkaç yıl geçmeden tüm şartlar aynı iken aynı yere geri dönüyorlar.

Ben bu ikisini de anlamıyorum.

Galiba biraz çağdışıyım.

Arda ile Hakan olmaz

Milli maçtan sonra Arda’nın verdiği röportaj çok iyiydi.

Zannederim Arda bu konuda profesyonel destek alıyor ya da yaşına göre çok olgun.

ABD’yi yendiğimiz maçta şunu da gördüm.

Arda’ya sorumluluk verildikçe Arda daha iyi oynuyor ya da kalitesini daha iyi gösteriyor.

Real Madrid’de de defalarca izlediğim Arda’yı çok beğenmiyordum.

Fakat son milli maçta Hakan Çalhanoğlu oynamayıp, Arda daha yetkili bir biçimde sahaya çıkınca, çok daha etkin bir futbol ortaya koydu.

Hakan, Arda’nın oyununu bozuyor belli ki!

Yarımşar sorumluluk her ikisi için de tam sorumsuzluk haline getiriyormuş.

Arda tam sorumlu olunca çok daha etkili oldu.

Mourinho bu maçı izleseydi Arda’dan nasıl yararlanacağını daha iyi anlardı belki ama Portekizli pislik belli ki Arda’ya hak ettiğini vermeyecek.

Ama en azından şunu gördük.

Milli takımın bundan sonrasında Hakan’dansa Arda daha etkili olacak.

Artık doğru seçim Arda’dır.

Aselsan satılır mı!

Oda TV’nin yazdığına göre, BlackRock adlı dev Amerikan fonu Türkiye’de bir şirketin peşindeymiş.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi, iş insanı, bankacı Tom Barrack’ın aracılığı ile Türkiye’den kamuya ait bir devi almak isteyen BlackRock’ın hedefindeki şirket, Türk savunma sanayinin gözbebeği ve aynı zamanda devi Aselsan’mış.

Türkiye’nin en büyük savunma sanayi şirketi olan ve dünya savunma sanayinde de hatırı sayılır bir yere ve paya sahip olan Aselsan’ın bir yabancıya hele hele bir Amerikan şirketine satılma ihtimalini sıfırın da altında görüyorum.

Dünyanın en büyük 43. savunma sanayii şirketi ve Türkiye’de bırakın savunma sanayii gibi stratejik bir sektörü, başka alanlarda da bu sıralamaya ulaşmış bir şirketimiz yok.

Yani hem önemi hem değeri çok fazla.

Ülkenin, halkımızın 50 yıllık birikimi.

Oda TV’nin bu kulis bilgisi umarım doğru değildir.

Doğruysa bile umarım böyle bir satış gerçekleşmez.

Ne zaman insan oluruz?

Futbol sezonu başlamadan yöneticiler kavgaya başlamadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Son maç sorunun nerede olduğunu gösterdi
Köşe Yazıları
Son maç sorunun nerede olduğunu gösterdi

Fatih Altaylı

Haziran 26, 2026

Gövde gösterisine kan doğrandı
Köşe Yazıları
Gövde gösterisine kan doğrandı

Fatih Altaylı

Haziran 25, 2026

Bakanlığın halk plajı 400 TL olur mu!
Köşe Yazıları
Bakanlığın halk plajı 400 TL olur mu!

Fatih Altaylı

Haziran 24, 2026

  • Videolar

Tümü
"Utanma duygusunu kaybettik" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek Kitap"Utanma duygusunu kaybettik"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 06:15 2026 Dünya Kupası 16:18 "Osmanlı İmparatorluğu'nda Duygular" kitabı 35:34 "Maddenin Evrimi" kitabı 36:42 "Altı Bardakta Dünya Tarihi" kitabı 56:03 Kapanış #işbirliği
Haziran 24, 2026
"Din duygusunun temelinde korku var!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Din duygusunun temelinde korku var!"Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 02:20 Din nedir, felsefe nedir? 14:24 Hristiyanlık neden tek tanrılı bir din? 19:06 Çok tanrılı pagan dinleri neden felsefe değil de din? 25:41 Buda neden filozof değil de Thales filozof? 32:58 Filozof kimdir, Marx filozof mudur? 38:49 Sanat bir felsefe türü sayılır mı? 42:02 Einstein'ın "Tanrı'ya inanıyor musun?" sorusuna cevabı 46:40 Cübbeli Ahmet'in Göbeklitepe açıklaması 51:07 Kapanış
Haziran 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Keşke Ali Cabbar için dava açsalardı!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Emir Can İğrekFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Keşke Ali Cabbar için dava açsalardı!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:54 Kilo verme süreci 05:31 Spor yapması kadınların ona ilgisini artırdı mı? 06:41 Dijitaldeki şarkılarından para kazanıyor mu? 09:18 İlk şöhreti olduğnunda kaç yaşındaydı? 09:50 Müziğe olan merakını nasıl keşfetti? 12:03 İlk müzik eğitimini nasıl aldı? 12:29 Ailesi ne yapıyor? 13:35 Ünlü olma süreci nasıl gelişti? 16:40 Yılda kaç konser veriyor? 24:07 Nasıl Galatasaray'lı oldu? 27:14 Bestelerini kendisi mi yapıyor? 31:04 Ali Cabbar müziğinin çalıntı olduğu iddiası 34:47 Fiyakalı albümü ve albüm filmi 37:05 İdol olarak gördüğü sanatçı var mı? 37:56 Rap yapmayı bıraktığı için mutlu mu? 38:35 Kanye West konseri 41:22 Sanatçıların politik görüşlerine göre sınıflandırılması 45:42 Gelecekteki hedefleri neler? 46:50 Albüm ve single'ların farkı 48:49 Yakın tarihte konserleri var mı? 49:19 Dünya Kupası'nı takip ediyor mu? 50:57 Futbola bu kadar meraklıyken ileride yöneticilik yapmayı düşünür mü? 52:29 Konser vermeyi seviyor mu? 53:05 Ya birgün beni sevmezlerse korkusu var mı? 53:36 Dinleyici profilini inceliyor mu? 56:42 Sevgilisi var mı? 57:38 Gelecek planlarında evlenmek var mı? 1:00:10 Hiç aşık oldu mu? 1:03:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 21, 2026