İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Erdoğan haksız mı!

  • Kurumlar belli oldu sıra şahıslarda

  • Mueck sanki!

  • Dön baba dönelim

  • Arda ile Hakan olmaz

  • Aselsan satılır mı!

detail banner reklam

Erdoğan haksız mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 28, 2026

Yazı İçeriği

  • Erdoğan haksız mı!

  • Kurumlar belli oldu sıra şahıslarda

  • Mueck sanki!

  • Dön baba dönelim

  • Arda ile Hakan olmaz

  • Aselsan satılır mı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kayyum meselesinin kendi meseleleri olmadığını CHP’nin iç meselesi olduğunu söylüyor, CHP içindeki kamplaşmayla dalga geçiyor, CHP’nin burada oluşan yarasına sürekli parmağını basarak ana muhalefetin canını acıtıyor.

Özgür Özel ise bu durumdan iktidarı sorumlu tutan açıklamalar yapmaya devam ediyor.

Açık söylemek gerekirse ben burada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hak veriyorum.

Elbette ki, CHP’yi karıştıran mahkeme kararının “bağımsız Türk yargısı” tarafından alındığını iddia edecek kadar salak değilim.

Bu karar tamamen siyasi bir karar, hiç şüphe yok.

Ama bu kararın alınmasını sağlayan süreci kim başlattı.

CHP’liler. Daha doğrusu AK Parti’den CHP’ye geçmiş bir belediye başkanı.

Peki, bu belediye başkanını son seçimde, hem de tüm tepkilere rağmen aday göstermiş olan kim!

Özgür Özel yönetimi.

Bu herifle ilgili uyarılmamış olsalar anlayacağım. Ama ben dahil onlarca gazeteci, partili çok “Buna güvenmeyin” dedi, yine de aday gösterildi.

Hadi “bilemediler”, bu kadarını tahmin etmediler.

Ya sonra.

Mahkemede Butlan Davası açılınca Kılıçdaroğlu “Dava aleyhte sonuçlanırsa ben görevi kabul ederim” dedi.

Kılıçdaroğlu bunu demese, elinde hıyarla tuza koşmaya hazır olduğunu açıklamasa İstinaf’tan butlan kararı çıkar mıydı!

Büyük ihtimalle çıkmazdı.

Hadi çıkardı diyelim.

Kemal Kılıçdaroğlu görevi kabul etmeseydi ne olacaktı!

Partiye bir kayyum atanacaktı ve kayyum da partiyi en kısa sürede, birkaç ay içinde kurultaya götürüp gerçek sahibi her kimse ona teslim edecekti.

İktidar bir göz bulmak umuduyla yargıyı kullanırken, ona iki göz veren Kılıçdaroğlu olmadı mı!

Bu yüzden de Cumhurbaşkanı haklıdır.

Bu meseleyi ateşleyen iktidardır. Onlar elbette kendilerini geçen partinin karışmasından mutlu olurlar, isterler ama işbirlikçi CHP’liler olmasa, bu operasyon bu kadar başarılı olabilir miydi, iktidar arzusuna bu kadar kolay karışabilir miydi!

Çok açık ki, iktidarın ekmeğine yağ süren, CHP’yi yok olma noktasına sürükleyenler CHP’lilerin ta kendisidir.

Adlı adınca söylemek gerekirse Kemal Kılıçdaroğlu ve etrafındaki avantacı çetesidir.

Kurumlar belli oldu sıra şahıslarda

Kemal Kılıçdaroğlu çetesi “CHP yönetimi gazetelere ve gazetecilere para dağıtıyor” dedikçe ben de “Siz dağıtmıyor muydunuz, sıkıyorsa sizin dönemizde verilen paraları da açıklayın” dedim durdum.

Sonunda birisi çıktı ve ödemeleri açıkladı.

Kılıçdaroğlu yönetimi, medyaya çok daha büyük paralar aktarmış.

Halk TV ve Sözcü TV Kılıçdaroğlu döneminde de ciddi ödemeler almış.

Ama en çok para onlara değil, Acun Iılıcalı’nın kanalına gitmiş. Onu da Now TV (Fox TV) takip etmiş. İktidar yanlısı kanallar CHP’den gelecek paraları kabul ediyor olsaydı emin olun onlara da çok para ödenirdi.

Yani neymiş, Kılıçdaroğlu da kendi medyasına ciddi ödemeler yapmış.

Ancak ben bu açıklamayı yeterli bulmuyorum.

Kemal Kılıçdaroğlu ve yanındaki çete gazetecilere de ödeme yapıldığını iddia edip durdu.

Bunun da açıklanması lazım.

Kimmiş o gazeteciler?

Kuruş kuruş açıklayın.

Dekontlar havada uçuşuyor falan diyenler o dekontlarda kimin adının yazdığını da açıklamak zorundadır.

Öyle boku atıp çekilmek yok.

Mueck sanki!

Deniz Göktaş’ın gösterisi etrafında oluşan fırtına sürüyor.

Bazıları Göktaş’ın gösterisini Netflix’e satmayıp bedava YouTube’a koymasını bile eleştirip “YouTube’dan daha fazla kazanacak o yüzden oraya koydu” diyor ama Göktaş’ın YouTube’un reklam özelliğini kapatıp bu işi yaptığının farkında bile değiller.

Bazıları komik bulmadığını söylüyor.

Bu normal çünkü farklı kültürler farklı söylemleri komik bulurlar. Bana komik gelen herkese komik gelmeyebilir.

Bana “Bu kadar nesine güldün” diyenler olmuş. Vallahi beni en çok güldüren benimle ve Celal ile ilgili bölümler oldu. Ayrıca bu tür mizah güldürmenin ötesinde düşündürmeyi de amaçlar. Deniz’in bana yönelik esprileri bazı alışkanlıklarımı gözden geçirmeme neden olacak kuşkusuz. (Kendisine de bunu söyledim ve teşekkür ettim)

Çoğunluk ise Deniz’in sahneye koyduğu “kellesini” büyütmüş ve “Kelle koltukta iş yaptığını göstermiş” yorumunu yapıyor.

Ben ise Deniz Göktaş’ın bu dekorunu biraz Ron Mueck’ten esinlenme olarak gördüm.

Hiperrealist heykeller yapan Mueck’in eserlerini Türk kamuoyu daha çok Abdülmecit Köşkü’ndeki bir sergide uğradığı saldırıdan hatırlar.

Dev heykeller yapan Mueck’in yıllar önce yanlış hatırlamıyorsam Mexico City’de gördüğüm bir kafa heykeli ve Londra Saatchi Galeri’de gördüğüm bir Mask’ı tam da Deniz Göktaş’ın sahnesindeki dekora benzer ve bu dekor bana doğrudan Mueck’i hatırlattı.

Bu arada Göktaş’ın gösterisinden kesitlerin X platformunda yayınlanmasının engellenmesi bence Deniz Göktaş için iyi olmuştur. Çünkü buradaki kesitler gösterinin genel havasını yansıtmadığı gibi, herkesin gösteri ile ilgili kendi arzuladığı algıyı yaratmasına neden olup ve gösteriyi gerçekliğinden koparabilirdi.

Şuna da ekleyeyim, Deniz sayesinde benim Deniz Göktaş ile iki yıl önce yapıp yayınladığım bir röportaj da yeniden izlenmeye başlamış.

Deniz’in nasıl biri olduğunu anlamak isteyenler için iyi de olmuş.

Dön baba dönelim

Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’yı bilir misiniz!

AK Partiliydi. Nevşehir Belediye Başkanı idi.

Yıllar önce tanışmıştık.

Sonra partisi ile sorunlar yaşadı.

Partililer altını oydu.

AK Parti’den ayrıldı.

İYİ Parti’ye geçti.

Yeniden Nevşehir Belediye Başkanı seçildi.

İki yıl kadar önce Celal Şengör’ün daveti ile bir müze açılışına gitmiştim.

Kendisini son olarak orada gördüm.

Ekrem İmamoğlu ile gelmişti açılışa.

Kol kola dolaştılar müzeyi.

Yanlış hatırlamıyorsam aynı araçla ayrıldılar sonra da.

Şimdi yeniden AK Parti’ye geçmiş.

Şaşırdım.

Bir yerden ayrılıyorsun, karşılıklı hakaretler havada uçuşuyor.

Sonra aynı yere dönüyorsun.

Vallahi karşı taraftan geçeni bile anlamak daha mümkün ama kavga kıyamet ayrılıp geri döneni anlamak iyice zor.

Ama bu iş siyasete mahsus değil.

Bakıyorum gazeteciler de bir kurumdan kavga dövüş ayrılıyorlar.

Ağızlarına geleni söylüyorlar.

Aradan birkaç ay ya da birkaç yıl geçmeden tüm şartlar aynı iken aynı yere geri dönüyorlar.

Ben bu ikisini de anlamıyorum.

Galiba biraz çağdışıyım.

Arda ile Hakan olmaz

Milli maçtan sonra Arda’nın verdiği röportaj çok iyiydi.

Zannederim Arda bu konuda profesyonel destek alıyor ya da yaşına göre çok olgun.

ABD’yi yendiğimiz maçta şunu da gördüm.

Arda’ya sorumluluk verildikçe Arda daha iyi oynuyor ya da kalitesini daha iyi gösteriyor.

Real Madrid’de de defalarca izlediğim Arda’yı çok beğenmiyordum.

Fakat son milli maçta Hakan Çalhanoğlu oynamayıp, Arda daha yetkili bir biçimde sahaya çıkınca, çok daha etkin bir futbol ortaya koydu.

Hakan, Arda’nın oyununu bozuyor belli ki!

Yarımşar sorumluluk her ikisi için de tam sorumsuzluk haline getiriyormuş.

Arda tam sorumlu olunca çok daha etkili oldu.

Mourinho bu maçı izleseydi Arda’dan nasıl yararlanacağını daha iyi anlardı belki ama Portekizli pislik belli ki Arda’ya hak ettiğini vermeyecek.

Ama en azından şunu gördük.

Milli takımın bundan sonrasında Hakan’dansa Arda daha etkili olacak.

Artık doğru seçim Arda’dır.

Aselsan satılır mı!

Oda TV’nin yazdığına göre, BlackRock adlı dev Amerikan fonu Türkiye’de bir şirketin peşindeymiş.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi, iş insanı, bankacı Tom Barrack’ın aracılığı ile Türkiye’den kamuya ait bir devi almak isteyen BlackRock’ın hedefindeki şirket, Türk savunma sanayinin gözbebeği ve aynı zamanda devi Aselsan’mış.

Türkiye’nin en büyük savunma sanayi şirketi olan ve dünya savunma sanayinde de hatırı sayılır bir yere ve paya sahip olan Aselsan’ın bir yabancıya hele hele bir Amerikan şirketine satılma ihtimalini sıfırın da altında görüyorum.

Dünyanın en büyük 43. savunma sanayii şirketi ve Türkiye’de bırakın savunma sanayii gibi stratejik bir sektörü, başka alanlarda da bu sıralamaya ulaşmış bir şirketimiz yok.

Yani hem önemi hem değeri çok fazla.

Ülkenin, halkımızın 50 yıllık birikimi.

Oda TV’nin bu kulis bilgisi umarım doğru değildir.

Doğruysa bile umarım böyle bir satış gerçekleşmez.

Ne zaman insan oluruz?

Futbol sezonu başlamadan yöneticiler kavgaya başlamadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026