İstanbul 29°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

  • Böylesini tek ana doğuramaz

  • Ekonomi, yabancı sermaye ve SPK

  • Esenboğa ve güvenlik

  • Sağ olun

detail banner reklam

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

Yazı İçeriği

  • Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

  • Böylesini tek ana doğuramaz

  • Ekonomi, yabancı sermaye ve SPK

  • Esenboğa ve güvenlik

  • Sağ olun

Ank-Ar Araştırma’nın patronu Mert Uzunsoy, son araştırmalarını paylaştı.

Ne yalan söyleyeyim, son günlerde yapılan tüm araştırmalara şüphe ile bakar oldum.

Pek çoğu çuvallıyor. Üstelik bu bize özel bir durum da değil. Avrupa’da da, Anglosakson dünyasında da son birkaç yıl içinde çok yanıltıcı sonuçlar gördük. Fransa’da, İngiltere’de, ABD’de.

Anketçiler Brexit sonuçlarını önden raporlayamadılar, ABD başkanlık seçimlerinde Trump konusunda iki kez yanıldılar.

Türkiye’dekiler bir nebze daha başarılı bile olabilir çünkü son iki seçimde de doğru analizle sonuçlara çok yaklaşan bazı firmalar oldu.

Bu yüzden Mert Bey’in anketi elime ulaşınca önce “Bu anketlere ne kadar güvenebiliyorsunuz? Anketlerde Yeni Parti’nin bu denli yüksek çıkmasını inandırıcı buluyor musunuz?” sorusunu yönelttim.

“Araştırmayı bizzat ben yönettiğim için inandırıcı ya da güvenilir olması hususunda hiçbir kaygım yok. Tabii araştırmanın çerçeve yasa görüşmelerinden önce tamamlandığını da bir not olarak düşmüş olayım” dedi.

Bunları söyledikten sonra gelelim araştırmanın sonuçlarına.

Kapsamlı araştırmanın sizleri daha çok ilgilendirecek bölümlerini paylaşmak istiyorum.

Ankete katılanların yüzde 31,8’i kendisini Atatürkçü, yüzde 19,3 Türk milliyetçisi, yüzde 14,3 muhafazakar, yüzde 5,8 sosyal demokrat olarak tanımlamış. Yüzde 5,1’i Kürt milliyetçisi, yüzde 3,9’u sağcı, yüzde 3,6’sı İslamcı, yüzde 2,8’i ise sosyalist veya komünist olduğunu söylemiş.

Beni en çok şaşırtan bölüm bu oldu. İslamcılar ile komünistlerin oranının birbirine bu kadar yakın olmasını beklemezdim.

“Yarın genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusunda sol protesto oylar dahil, Yeni Parti 29,4 ile birinci parti, AK Parti yüzde 24,8’le ikinci parti çıkmış.

Onları DEM Parti yüzde 6,4, MHP 5,8, İYİ Parti 3,8, CHP 3,4, Zafer 3,1 ile takip ediyor. Anahtar Parti 2,7, YRP ise 1,9.

Sağ protesto oylar dağıtıldıktan sonra ise Yeni Parti 34,8’e, AK Parti 29,4’e yükseliyor. DEM Parti 7,6, MHP 6,9, İYİ Parti 4,5, CHP 4,0, Zafer 3,7 oluyor. Anahtar 3,2’de, YRP ise 2,3’te kalıyor.

“Cumhurbaşkanlığı seçiminde sayılan isimlerden hangisine oy verisiniz?” diye sorulduğunda yüzde 31,1 Recep Tayyip Erdoğan diyerek mevcut Cumhurbaşkanı’na desteğini sürdürürken, Ekrem İmamoğlu’nu tercih edenlerin oranı yüzde 34,5 olmuş.

Bu iki ismi sırasıyla 4,7 ile DEM Parti adayı, yüzde 3,7 ile Ümit Özdağ, yüzde 3,1 ile Yavuz Ağıralioğlu, yüzde 2,8 ile Müsavat Dervişoğlu, yüzde 2,2 ile Fatih Erbakan ve yüzde 1 ile Ali Babacan takip etmiş. (Burada niye CHP adayı sorulmamış onu anlamadım. Kayyum Kemal Kılıçdaroğlu veya CHP adayı diye sorulabilirdi)

Bu soruya verilen yanıtlar arasında yüzde 15,5 civarında protesto oyu verilmiş. Bunu da çok kavrayamadım. Bunlar sandığa gitmeyecek olanlar mı yoksa gidip Ajda Pekkan falan yazacak olanlar mı, bilmiyorum.

İki adaylı sorular da ilginç.

“Erdoğan mı, İmamoğlu mu?” sorusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tercih edenlerin oranı yüzde 34,7, İmamoğlu’nu tercih edenlerin oranı yüzde 45,6. Burada da protesto oyu verenlerin oranı yüzde 19,7.

“Erdoğan mı, Yavaş mı?” sorusunda ise Erdoğan’ın oyu biraz düşerek 32,4’e iniyor. Mansur Yavaş ise yüzde 47,4 oy alıyor. Protesto oylar ise yüzde 20,2 ile rekor seviyeye çıkıyor. (Mansur Yavaş’ın Yeni Parti’ye katılmasını isteyenlerin oranı da yüzde 46,7)

Erdoğan en yüksek oya Özgür Özel ile yarıştığı zaman ulaşabiliyor. Bu iki isim yarıştığı zaman Recep Tayyip Erdoğan diyenler yüzde 37,4’e yükseliyor. Özgür Özel ise yüzde 44 alıyor. Protesto oylar ise yüzde 18,7’ye geriliyor.

Sizinle paylaşacağım son iki soru Özgür Özel ve Yeni Parti ile ilgili.

Ankete katılanların yüzde 46,8’i Özgür Özel’i güvenilir bulurken, güvenilir bulmayanların oranı yüzde 45,6. Yanıt vermeyenler yüzde 7,7.

“Yeni Parti’ye oy verir misiniz?” sorusuna yanıt verenlerin yüzde 32,4’ü kesinlikle veririm, yüzde 6,9’u verebilirim demiş. Kesinlikle oy vermem diyenler ise yüzde 52,8 olmuş. Bu bana ilginç geldi. Çünkü Özgür Özel’in yeni bir parti kurmasını olumlu bulanların oranı yüzde 52,7 olarak görünüyordu.

Ha bir de “CHP bir sonraki seçimde ne kadar oy alır?” diye sorulmuş. Yanıtların hemen hemen yarısı Butlan CHP’sinin barajı aşamayacağı kanaatinde.

Anketin tamamını yazıya ekleyeyim. Siz de detaylı inceleyin eğer çok merak ediyorsanız.

Ben kendi payıma bu anketlere hâlâ çok güvenmiyorum. Özgür Özel’in de dediği gibi ortalığın biraz durulması, Butlan, Yeni Parti, Çerçeve Yasa toz dumanının biraz dağılıp siyasetin en azından biraz normalleşmesi lazım.

Mert Uzunsoy

Böylesini tek ana doğuramaz

Benim gibi birkaç gazeteci ne kadar direnmeye çalışırsa çalışsın artık haber beklemiyor, yeni nesil gazeteciler haberi sosyal medyada patlatmayı tercih ediyorlar.

Sorunlu bir durum mu!

Bence sorunlu. Editoryal süzgeçten geçmeden paldır küldür yayınlamak ve okurun yayınlayanın kimliğinden emin olamaması bir sorun kaynağı ama artık bunu takan yok.

Dün de böyle oldu. Öğle saatlerinde Ahbap soruşturması ile ilgili çok önemli belge ve kayıtlar geçti elime.

Haluk Levent, derneğe ait çok büyük bir miktar parayı “değer kaybetmesin” diye önce dövize çevirmiş, ardından “değer kazansın” diye bu dövizlerle altın almış. Bu altınları bir bankada kiraladığı kasaya koymuş. Ve soruşturma nedeniyle bilirkişiler bu banka kasasını açınca içinde altın maltın bulamamış. Belli ki para Haluk Levent tarafından cebellezi edilmiş.

Haluk Levent’in ortaya dökülen haltlarını aklım almayarak izliyorum.

Böyle bir tipi, tek bir anne doğurmuş olamaz. Eskilerin, “Böylesi ancak kırk ananın ortak marifeti olabilir” diye bir lafı vardır. Bu da tam öyle. Bir nebze utanma duygusu olmadığı gibi, katre vicdan da yok. Daha ne rezaletlerini göreceğiz kimbilir.

Belki o haberleri sosyal medyadan önce duyurma imkanımız olur.

Bu haberi ilk veren olamadım ama ben de en azından sizinle bu haberin belgelerini ve kasanın açılma videolarını paylaşayım.

Ekonomi, yabancı sermaye ve SPK

Dün ekonomi ile ilgili yazımdan sonra bir dostum aradı.

Yıllarca pek çok yabancı yatırımcıya danışmanlık yaptı. Halen birkaç çok uluslu şirketin ve fonun yönetim kurulunda bağımsız üye olarak görev yapıyor.

Vaktinin çoğunu da teknesinde geçirdiği için pek görüşemiyoruz.

“Türkiye’deki önemli yabancı sermaye şirketlerinden biri de biliyorsun Diageo’dur. Hikayesini hatırlatmama bilmem gerek var mı! Önce devlet tarafından başını Nihat Özdemir’in çektiği bir gruba 292 milyon dolara satıldı. Daha sonra Mey İçki adını alan aynı şirket Cüneyd Zapsu’nun yönettiği TPG’ye 810 milyon dolara satıldı. Ardından dünya devi Diageo’ya 2,1 milyar dolar bedelle devredildi. Diageo Türkiye’de alkollü içki pazarında lider ve yüzde 50’nin üzerinde bir payı var.”

Bildiğim şeyleri bana anlatmasından sıkıldım. “Bunları biliyorum. Geleceksen sadede gel” dedim.

“Her zamanki gibi acelecisin. Bana sorarsan Diageo Türkiye’den çıkmak için fırsat kolluyor” dedi.

“Bu kadar pazar payı olan ve Türkiye’yi viski cennetine çeviren şirket niye çıksın?” diye sordum.

“Ben onu bilmem ama hareketlere bakarım. Kimse yazmadı veya dikkat etmedi ama Diageo bir süre önce yaklaşık 350-400 kişiyi işten çıkardı. Reklam yapamadıkları için pazarlamada tek güçleri olan etkinlik bölümlerini tamamen kapattı. Bu arada Tuborg yüksek alkollü içki pazarına girmek için yatırım yaparken bunu yapması daha da ilginç. Ben tüm bunları ülkeden çıkmak istediğine yoruyorum” dedi.

Soruşturdum. Diageo’nun bile büyük miktar eleman çıkardığı doğru.

Gider mi bilemem!

Bir başka uyarı ise borsa daha doğrusu SPK tarafında.

Türkiye’nin artık sadece yasa dışı bahis değil, bir de borsa sorunu var.

İstanbul Borsası’nda, SPK’nin gözü önünde ve hatta onayıyla akıl almaz işler oluyor.

Yüksek borçlu, yüksek riskli şirketlere peş peşe halka açılma izinleri veriliyor.

Hadi verilsin, isteyen riske ortak olsun diyebilirsiniz. Ama bu riskler açıklanmıyor, küçük yatırımcının görüp anlayabileceği riskler değil. Bu şirketler halka açılıyor ve halktan aldıkları parayı şirkete değil, patronların cebine koyup kısa süre içinde hisse değerlerini onda bire düşürüyorlar. Çok örnek sayarım da. Haklı iken boş yere adliyeye gitmekten yoruldum.

Daha garibi hiçbir varlığı olmayan; bir masa, bir kasa ve az sayıda çalışanı olan bazı “yatırım” şirketleri borsa değeri ile hesaplandığında Türkiye’nin en büyük şirketleri sıralamasında zirvedeler. Türkiye’nin en önemli şirketlerinden üç kat değerli ne iş yaptığı belli olmayan şirket borsayı domine ediyor.

Tüpraş’tan değerli, ne yaptığını, kime yatırım yaptığını, kârlı olup olmadığını bilemediğimiz şirketler var.

Bunlar da Türkiye’nin piyasa değerini etkiliyor.

Abidik gubidikle içeride sermaye daha doğrusu servet transferi oluyor ama bu transfer ülke ekonomisine olumlu yansımıyor, tam aksine kaynak israfı oluyor.

Bunu aşırı lüks araç, pahalı ev, yüksek fiyatlı yalı olarak görüyoruz.

Zaten Ank-Ar’ın anketinde de halkın yüzde 81,1 ekonomimin kötü yönetildiğini düşünüyor.

Bunca yaygın bir düşüncenin yanlış olması pek de mümkün görünmüyor.

Esenboğa ve güvenlik

Ankara Esenboğa Havalimanı Türkiye’nin zayıf noktası mı acaba?

Tüm dünya basını, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’dan “catering kamyonunda” kaçırılışını konuşuyor.

Trump, güvenlik riski nedeniyle Air Force One uçağına bindirilmiş gibi yapılıp, DO-CO aracıyla gizlice bir askerî uçağa geçirilmiş ve Ankara’dan böyle kaçırılmış.

Gerekçe ise İran’ın suikast yapma olasılığı.

Trump’ın Ankara’dan Air Force One dışında bir uçakla ayrıldığı daha önce konuşulmuş ama bu daha çok Katar’ın hediyesi uçağın yeterli güvenlik donanımına sahip olmamasına bağlanmıştı. Meğer iş farklı imiş.

Esenboğa Havalimanı’nda uçağına yönelik suikast ihtimali varmış.

Bu da bu havalimanı ile ilgili bir güvenlik endişesi doğuruyor.

Çok değil, 9 ay kadar önce aynı havalimanından kalktıktan sonra Libya Genelkurmay Başkanı ve heyetini taşıyan uçak düştü.

Libya’nın Türkiye ile yakın tüm komuta heyeti hayatını kaybetti. Bunun bir suikast olduğu konusunda hiç kimsenin şüphesi yok.

O günlerde bütün oklar İsrail’i gösterdi.

Ve yine aynı havalimanı.

Bu kez Trump’a yönelik bir tehdit. İddia, tehdidin ardında İran’ın olduğu.

Ama kim bilir belki de Trump’ın F-35’lerle ilgili açıklamalarına kızan İsrail bu kez de Trump’a “diş gösterdi”.

Bunu ben bilemem. Ama bu havalimanında bir güvenlik sorunu olduğunu hepimiz görebiliriz.

10 ayda iki olay.

Normal mi!

Sağ olun

Zehirlendiğimi söyleyince dostlar ve okurlar belki binlerce geçmiş olsun mesajı göndermişler.

Çok çok teşekkür ediyorum.

Çok zarifsiniz, sevginizi, ilginizi hissetmek müthiş bir duygu.

30 derece ateş, biraz mide sorunları. 48 saat kadar süren bir sıkıntı.

Şimdi iyiyim ve bugün Türkiye’ye dönüp doktora gideceğim.

Sağ olun, var olun. Merak etmeyin.

Allah sizleri ve sevdiklerinizi korusun.

Ne zaman insan oluruz?

Sevdiklerimizle geçirdiğimiz zamanın Einstein’ı haklı çıkardığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

Sözde Tribün lideri ve çevresindeki karanlık
Köşe Yazıları
Sözde Tribün lideri ve çevresindeki karanlık

Fatih Altaylı

Ağustos 11, 2026

ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil
Köşe Yazıları
ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil

Fatih Altaylı

Ağustos 9, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026