İstanbul 31°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Dünya ‘Hanımlar Günü’ olsa izin olurdu

  • Adam haksız ama siz daha haksızsınız

  • Sorun 13 milyar zarar değil, sürecek olması

  • SAAB’da sürpriz üretim

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Dünya ‘Hanımlar Günü’ olsa izin olurdu

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 9, 2025

Yazı İçeriği

  • Dünya ‘Hanımlar Günü’ olsa izin olurdu

  • Adam haksız ama siz daha haksızsınız

  • Sorun 13 milyar zarar değil, sürecek olması

  • SAAB’da sürpriz üretim

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Adam haksız ama siz daha haksızsınız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Kadınlar Günü’nde her zaman olduğu gibi muhalefeti, kadınlara değer vermemekle suçluyor.

Aynı saatlerde, AKP iktidarının başından bu yana olduğu gibi, kadınlara yürüyüş ve kutlama izni verilmediği için kadınlar coplanıyor, dövülüyor, yerlerde sürükleniyor.

Çünkü onlar AKP’nin kadın sınıfına girmiyor.

İktidar için kadın olmak için “Hanım olmak” lazım.

Onların “Hanım kriterine girmiyorsanız” hakkınız yok.

AKP Genel Başkanı, rakip partiyi suçluyor ama AKP döneminde kadın cinayetlerindeki artış, kadına yönelik şiddetteki bariz yükseliş, kendi hazırladıkları İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış gibi meseleler AKP’nin “kadın sicilini” bozuyor.

Ne var ki, başından beri söylediğim bir şey var.

AKP, biraz da genel başkanının müzekker tavrının de etkisiyle bir “kadın partisi” ya da partisiydi.

Bunu da kadını eşit görerek değil, tam tersi eşit görmeyerek başarmıştı.

Aile yardımlarını kadın üzerinden yaparak.

Balık tutmayı öğretmektense, balık vermeyi tercih eden bir siyasi hareket olarak çocuk yardımını anneye, aile yardımını kadına vererek bir tür ekonomik sınıf yaratıyor ve muhtemelen hayatında ilk kez kocasına değil ama siyasi partiye bağımlı kadınların desteğini alıyordu.

Siyaseten başı eğik olsa da evde başı nispeten dik bir kadın daha doğrusu bir “hanım” destekçi grubu oluşturuyordu.

Ve bu kadınların sokağa çıkıp Kadınlar Günü kutlaması söz konusu bile değildi.

Onlar kendi hakları için değil, çıksalar çıksalar Gazzeli Annelere Destek yürüyüşü için sokağa çıkarlardı.

Diğer konularda ise zaten onların yerine AKP’nin belirlediği ve görev verdiği kadınlar vardı, onlar onların seslerini duyuruyorlardı.

Sokağa çıkıp yürümek “hanımca” bir davranış değildi.

AKP’nin kadınlar karşısındaki tavrı, zaten kullandıkları jargonla kendini gösteriyordu.

Kadıköy Belediye Meclisi’nde tam da Dünya Kadınlar Günü arifesinde son derece çirkin bir olay oldu.

Belediye Meclisi’nde, belediye yönetimine muhalif tek kadın üye konuşurken “süresini aştığı” gerekçesi ile Meclis Başkanı ile kadın üye arasında bir tartışma yaşandı.

Kadın üyenin mikrofonu kapatıldı.

Sonrasında tartışma büyüyüp, Meclis üyesi kadın siyasetçi konuşmasını sürdürmek isteyince, Meclis Başkanlığını yürüten belediye başkan yardımcısı “Şunu dışarı atalım Allah aşkına” demiş, kimse kadını dışarı atmaya yeltenmese de, genç kadın Meclis’i terk etmişti.

İşin ilginç tarafı, Meclis’teki CHP’li üyeler de kadından yana tavır almış ve konuşmasını tamamlamasına izin verilmesini istemişler ancak başkan Nuh demiş peygamber dememişti.

Meclis Başkanı’nın tavrının hatalı olduğunu, yaptığının terbiyesizlik olduğunu, 5 dakikalık konuşma süresinin son derece anlamsız olduğunu kabul etmeyenimiz yok.

Kaba saba ve aptalca bir tavır.

Demokratik olmadığı ise aşikar.

Neymiş, belediye ile ilgili konuşmuyormuş, AKP politikalarını övüyormuş.

Övsün, ne olmuş.

Övünce inanacak mıydınız oradaki CHP’liler olarak.

Meclis başkanının yaptığının onaylanır, haklı görülebilir tarafı yok.

Zaten CHP de hemen kendi içinde disiplin soruşturmasını başlatmış ve terbiyesiz adamı Disiplin Kurulu’na sevk etmiş.

Ama o da ne!

Gece bir haber.

Kadıköy Belediye Meclis Başkanlığını yürüten Ahmet Kurtulmuş gece yarısı aniden gözaltına alınmış.      

Yok artık daha neler.

Böyle saçmalık mı olur!

Yarın öbür gün TBMM’de muhalefetin mikrofonunu kapatan TBMM Başkanlarını da göz altına alacak mısınız!

Mesele kadının susturulması ise eğer, Dünya Kadınlar Günü’nde sokağa çıkıp, dertlerini anlatmalarına izin vermeyen İstanbul Valisi’ni de gözaltına almayı düşünüyor musunuz!

Sorun 13 milyar zarar değil, sürecek olması 

Epeydir “TOGG ne kadar zarar ediyor?” diye soruyor, her sorduğumuzda “hainlikle” suçlanıyorduk.

Oysa işin içinde TOBB gibi bir kamu kurumu, Turkcell gibi kamulaştırılmış bir şirket olduğu için bunları sormak hakkımızdı.

Sonunda en azından 2024 yılı zararını ortaya çıktı.

Şirket 2024 yılında tam tamına 13 milyar 750 milyon TL zarar etmiş.

Aynı yıl ürettiği araç sayısı 30 bin 93 adet olduğuna göre araç başı zarar 450 bin TL. Yaklaşık 15 bin dolar.

Bu zarar ortaklar tarafından mı karşılandı; TOBB esnaftan, iş dünyasından topladığı ve akıbetini asla bilemediğimiz kaynaklarından mı kapadı bilmiyoruz.

Bilançoyu görmedim, incelemedim.

Belki de banka kredileri ile kapatılmıştır ki, bu seneye bu borcun daha da büyüyeceğini gösterir.

Şunu söyleyeyim, TOGG gibi yeni kurulmuş şirketlerin, özellikle otomotiv sektöründe yeni üreticilerin başlangıçta araç başına belirli bir miktar zarar etmeleri normaldir.

Burada sorun, TOGG’un araç başına 15 bin dolar zarar etmesi değildir.

Muhtemelen dünyadaki pek çok elektrikli araç üreticisi benzer zararları etmektedir ve bu zararı kimileri Çin’de olduğu gibi devlet kaynakları ile, kimileri de ABD’de ve TESLA’da olduğu gibi borsa kaynakları ile finanse edebilir.

TOGG’daki sorun araç başına zarar değil, üretimdir.

Şirketin bir gelecek politikası olmaması, hâlâ tek model ile yoluna devam ediyor olması, bir sedan ve hatta belki bir hafif ticari araç üretmeye başlamamış olması ve daha da beteri, elindeki tek modelin bile üretimini arttıramamış olmasıdır.

Yılda 30 bin araç üretiyorsanız ve bu araçlar eğer Ferrari değilse kim olursanız olun zarar edersiniz.

TOGG 2024 yılında 30 bin 93 araç üretmiş.

Oysa hedef neydi!     

Gayet net hatırlıyorum.

2023 yılına kadar 4 bini aşan istihdam ve yılda 175 bin üretim.

2024’te istihdamı bilmiyoruz ama üretim hedefin 6’da biri.

Biz 175 bin ile pazarda var olamazsınız derken üretim onun 6’da biri.

Yılda 700 bine yakın araç üreten Opel, bu düşük üretime dayanamayıp PSA ile birleşmiş.

Peugeot Citroen grubu PSA yılda 3 milyon 400 bin araç üretirken dayanamayıp FIAT-Chrysler ile birleşmek zorunda kalmış.

FIAT ise yılda 4 milyonu aşkın araç ürettiği halde yetmemiş Chrysler ile birleşmiş. 

Siz 175 bin üretim ile yaşamanın zor olduğu bir alanda planlarınızın çok çok altında kalarak 30 bin araç üretiyorsunuz ve üretiminiz bir türlü artmıyor. Üstelik ürettiğiniz model de her gün biraz daha demode oluyor.

Sorun zararda değil, sorun bu zararın bir gün ortadan kalkmasını sağlayacak bir gelişme, bir planlama olmamasında.

Ama tabii en büyük destekçisinin bile Mercedes’e bindiğini göz önüne alırsanız zaten 30 binin bile çok olduğunu anlarsınız.

Bu zarar nereye kadar yüklenilir onu da kimse bilemez.

Sonunda bunun da suçu CHP’ye kalırsa açıkçası hiç şaşırmam.  

SAAB’da sürpriz üretim

Hazır otomobil mevzuuna girmişken, otomobilden gidelim.

SAAB’ı hatırlıyorsunuzdur herhalde.

İsveç’in iki büyük otomobil markasından biriydi.

Volvo sağlamlığı ile ünlü bir marka iken, asıl sağlam olanın SAAB olduğu ve dünyanın muhtemelen en kaliteli otomobili olduğu unutuldu.

Bir uçak üreticisi olarak yola çıkan ve otomobilleri ile tanının SABB, dünyanın en zor pazarlarından olan ABD pazarında bile oldukça saygı görmesine ve yaygın bayi ağına rağmen yıllık 100-150 bin civarında dolaşan üretimi ile tutunamadı, önce elden ele dolaştı ve en sonunda  bundan 14 yıl önce üretimine son verdi.

Hatta o zaman bu markanın otomobil üretmeyi hedefleyen Türkiye tarafından satın alınmasını da önermiştik, dünya çapındaki bayii ağı ve elindeki lisanslar değerli idi.

Hatta Bir ara SAAB’da üretilmek için tasarlanan bir elektrikli Cadillac modelinin haklarının Türkiye’de iktidar tarafından satın alınması gündeme gelmişti.

O da olmamıştı.

SAAB markası o gün bugündür ortalıkta yok.

Ancak Avrupalı bir otomobil yazarı dostumdan ilginç bir haber geldi.

Bilmem İngiliz otomobil üreticisi AC’yi bilir misiniz?

Bana göre Jaguar E Type ile birlikte üretilmiş en güzel otomobillerden biridir.

İnsanın sokakta kullanmaktan çok evinin salonuna biblo diye koyacağı kadar güzel bir tasarımdır.

Asıl şöhretini ise Caroll Shelby tarafından Ford’a bir yarış otomobili üretmek üzere satın alınıp, efsanevi AC Cobra ile elde etmiştir.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kadına saygı laftan ibaret olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bankalar ve üç tip iş insanı
Köşe Yazıları
Bankalar ve üç tip iş insanı

Fatih Altaylı

Temmuz 2, 2026

Bu kadar paranın izi olur
Köşe Yazıları
Bu kadar paranın izi olur

Fatih Altaylı

Temmuz 1, 2026

Yeni parti olmaz diyenlere
Köşe Yazıları
Yeni parti olmaz diyenlere

Fatih Altaylı

Haziran 30, 2026

  • Videolar

Tümü
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026
Anadolu'daki ilk imparatorluk: Hititler görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlknur Taş & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimAnadolu'daki ilk imparatorluk: HititlerShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 02:52 Hititler kimdir? 05:51 Hititçe çözülebildi mi? 06:55 Hititler neden Orta Anadolu'yu merkez alarak yerleştiler? 08:38 Diğer medeniyetler ile ilişkileri 11:14 Devlet nasıl kuruldu, kurucu imparator kim? 13:47 Hititlerin en parlak dönemleri 13:18 Hititlerin sınırları nereye kadar uzanıyor? 16:47 Hititlerin denizcilik tarafları 21:37 Hititler medeniyet kurabildi mi? 24:08 Neden Mısır ile bu kadar çok savaşıyorlar? 26:05 Kadeş antlaşması 27:47 Kendi tarihlerini yazmışlar mı? 32:11 Hitit ordusu ve kölelik sistemi 34:53 Hititlerin mimarisi 38:27 Ruhban sınıfı ve devlet üzerindeki etkisi 45:14 Hattiler ve hititler 47:18 Hitit medeniyetinde kraliçe nasıl bir öneme sahip? 50:00 Soylu sınıfı var mı? 51:34 Medeniyetin gelir kaynağı ne? 53:11 Hititler zengin bir medeniyet miydi? 54:08 Hititler neden yok oldu? 58:10 Hitit Kralı IV. Tudhaliya kitabı 1:00:31 Hitit devleti bir Hatti devleti midir? 1:03:41 Kapanış #işbirliği
Haziran 28, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Seda BakanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:30 Hadise'yle olan uyuşmazlığının sebebi ne? 07:11 Zeytin Ağacı projesi nasıl ilerliyor? 18:51 Set ortamı diziyi etkiler mi? 21:00 Başka projeleri var mı? Netflix'te oynamak yeterli geliyor mu? 24:44 Çantalara merakı var mı? 26:53 Neden çocuk yetiştirmek eskisi gibi değil? 29:06 Gelecekteki planları ne? 30:25 Güzel iş dediği işler neler? 33:13 Ailesiyle arası nasıl ilerliyor? 38:14 Çocuklar "Oyunculuğu bırak" derse ne yapacak? 40:43 Çocukları sanata yönlendirici aktiviteler yapıyor mu? 44:15 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 28, 2026