İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’a “FETÖ’cüdür” diyen müftü kimdi!

  • Göbek adı Yiğit

  • Kıbrıs’ı da tanır mıyız!

  • İlginç bir ziyaret, ilginç bir fotoğraf

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’a “FETÖ’cüdür” diyen müftü kimdi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 4, 2025

Yazı İçeriği

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’a “FETÖ’cüdür” diyen müftü kimdi!

  • Göbek adı Yiğit

  • Kıbrıs’ı da tanır mıyız!

  • İlginç bir ziyaret, ilginç bir fotoğraf

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Göbek adı Yiğit

Ölüye bile hakaret etmekten utanmayan, hicap duymayan Çatalca Müftüsü’ne Diyanet İşleri Başkanlığı soruşturma başlatmış.

Soruşturma nedeni sosyal medya paylaşımları.

Aslına bakarsanız böyle bir soruşturmaya gerek yok.

Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı Çatalca Müftüsü Ahmet Mehmetalioğlu’nun bırakın sosyal medya paylaşımlarını, cemaziyülevvelini biliyor.

Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı’nın elinde bu herifin yediği herzelerle ilgili ayrıntılı bir rapor var.

Çatalca Müftüsü Mehmetailoğlu, Havran Müftüsü iken çok sıkı bir soruşturma geçirmiş.

Diyanet İşleri Başkanlığı Müfettişliği bu iddiaları araştırmak üzere 2 müfettiş görevlendirmiş.

Ortaya zehir zemberek bir rapor çıkmış.

Raporda yok yok.

Kamu malını şahsi işleri için kullanmaktan tutun, personele yönelik yakışıksız hareketlere, müftülük kadrolarını belirli bir cemaatin mensuplarına peşkeş çekmekten dört başı mamur yolsuzluk, usulsüzlüklere kadar her şey var ama asıl turpun büyüğü heybede.

Çatalca Müftüsü Ahmet Mehmetalioğlu için hazırlanan raporda aynen şöyle bir ifade yer alıyor:

“Geçmişte görev yapmış ve halihazırda görev yapan Diyanet İşleri Başkanları hakkında memuriyet vakarına yakışmayan söylemlerde bulunduğu, zaman zaman bulunduğu ortamlarda Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve sabık Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in FETÖ ile irtibatlı olduğu oldukları şeklindeki iddiasını dile getirdiği böylece hem Diyanet İşleri Başkanlığının, hem de başkanlık makamının kamu kurum ve kuruluşları, kurum amirleri ve personel ve vatandaşlar nezdinde yıpranmasına yol  açtığı anlaşıldığından….”

Bu rapor sonucunda Ahmet Mehmetalioğlu müftülük görevinden alınıyor, tenzili rütbe ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nda vaiz olarak görevlendiriliyor.

Mehmetalioğlu buna karşı dava açıyor.

İzmir Bölge İdare Mahkemesi’ndeki dava da aleyhine sonuçlanıyor, mahkeme kendisine yönelik tüm suçlamaların doğru ve yerinde olduğuna ve vaizliğe indirilmesinin hukuki olduğuna karar veriyor.

İlginçtir, Diyanet İşleri Başkanlığında örgütlü sendikalardan Adil Sen, Ahmet Mehmetalioğlu’na sahip çıkıyor ama Mehmetalioğlu sendika yönetimine de musallat oluyor ve kendisine iyilik yapan sendika yönetimini de yaptığına yapacağına pişman etmeyi başarıyor.

Ancak ne oluyorsa oluyor, türlü haksızlık ve yolsuzluk sonucu müftülükten alınıp, vaizliğe indirilen Mehmetalioğlu bir süre sonra İstanbul İl Müftü yardımcılığına getiriliyor. Ardından da Çatalca Müftüsü yapılıyor.

Aslında il müftü yardımcılığı daha üst bir görev ama Çatalca’da “beylik kurmak” ve ilçe müftülüklerine Diyanet Vakfı tarafından sağlanan imkanları kullanmak daha hoşuna gidiyor ki zaten bununla ilgili sabıkaları müfettiş raporu ile sabit.

Peki, müftülükten atılıp vaizliğe getirilen bu kişinin yeniden müftü yapılmasının arkasındaki neden ne!

Diyanet İşleri Başkanlığında bununla ilgili türlü tevatür var.

Başkan Ali Erbaş’ın intihara sürüklenen gencecik bir müftüye sahip çıkmayıp, kendisine “FETÖ’cü” suçlaması yapan bu kişiye iade-i itibarının arkasındaki nedenler arasında Mehmetalioğlu’nun Ali Erbaş’ı tehdit etmesi, Ali Erbaş’a şantaj yapması olduğu konuşuluyor.

Bu “karanlık” müftünün dönemin parası ile yaklaşık 50 bin dolar bir parayı vatandaşlardan dinî vaatlerle toplayıp, bu para ile bir müftünün şahsi borcunu kapatmasını da başka bir gün konuşuruz.

Hele önce Ali Erbaş kendisine FETÖ’cü diyen bu adamı niye tekrar müftü yapmış bir anlatsın.

Sonrasına bakarız!

5 milyon insan “boykot” paylaşımı yapmış.

16 kişi gözaltına alındı.

Çoğu ünlü.

Biri de Oyuncular Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Cem Yiğit Üzümoğlu.

Paylaşımında suç olabilecek herhangi bir şey de yok.

Ama piyango ona çıktı.

Niye ona!

Çünkü ünlü.

Çünkü emsal, çünkü timsal.

Gözdağı vermek, “İktidarın hoşuna gitmeyen eylemlerin parçası olursanız başınıza bunlar gelir” demek için uygun bir isim.

Bu yüzden geri kalan 4 milyon 999 bin 999 kişinin önemi yok.

Onlar yerine bir Üzümoğlu’nu alınca herkese mesajı ulaştırmış oluyorsunuz.

Peki, Üzümoğlu ne yaptı!

İfadesini verdi ve çıkınca “Anayasal hakkımı kullandım. Kullanmaya devam edeceğim. Kullanmamızın önüne engel çıkarılırsa onunla da mücadele edeceğim” dedi.

Tam da Oyuncular Sendikası yöneticisine yakışır, tam da sorumluluk sahibi, ülkesini, vatanını seven, ülkesinin geleceği için dertlenen bir gencin söyleyeceği sözler.

Tabii şu andan itibaren daha da hedeftir.

Muhtemelen önce troller tarafından hiç tanımadığı kişilerle irtibatlıymış gibi gösterilecek, hayatında görmediği insanlarla görüşmüş gibi yapılacak, başına daha büyük çoraplar örülmeye çalışılacak, tüm bunların olabilmesi için de öncelikle iktidar trollerinin önüne atılacaktır.

Ama anlamadıkları şudur.

Cem Üzümoğlu’nu korkutmanın timsali yapmak isterken, o “korkmamanın” timsali oldu.

Unuttukları, bu gencin göbek adının ‘Yiğit” olduğu.

Tıpkı diğer 301 genç gibi.

Kıbrıs’ı da tanır mıyız!

Biliyorsunuz yıllar önce Türkiye’nin öncülüğünde kurulmuş bir teşkilat var.

Türk Keneşi ya da Türk Devletleri Teşkilatı.

Bu Türkçe konuşan Türk kökenli devletlerin uluslararası alanda işbirliği yapması, böylelikle daha güçlü bir odak olması ve ortak sorunlarını çözebilmesi için oluşturulmuş bir güç.

Ya da güçtü.

Son aylarda bu teşkilatın üyeleri arasında ilginç gelişmeler olmaya başladı.

Türk Teşkilatı üyesi “Türk Devletleri” birbirlerinin peşi sıra Kıbrıs Rum Kesimi’ne büyükelçi atamaya başladılar.

Önce Kazakistan, ardından Türkmenistan.

Şimdi sıra kimde bilmiyorum.

Tek korkum, yarın mesaiye başlayacağı söylenen Devlet Bahçeli’nin Kürt açılımından sonra bir de “Kıbrıs açılımı” başlatması.

“Türkiye’nin ulvi çıkarları için Güney Kıbrıs demekten vazgeçmeli ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni Kıbrıs’ın tek resmî temsilcisi olarak tanımalıyız” derse doğrusu hiç şaşırmayacağım.

İlginç bir ziyaret, ilginç bir fotoğraf

Dün çok şaşırdığım bir sosyal medya paylaşımına rast geldim.

Anlatayım, siz de şaşırın.

Çiğdem Simavi’yi duymuşsunuzdur herhalde.

Koç Grubu’nun “ana kraliçesi”.

Rahmi Koç’un eski eşi, üç çocuğunun yani rahmetli Mustafa Koç’un, Holding’in başkanı Ömer Koç’un ve Fenerbahçe’nin başkanı Ali Koç’un annesi.

Akşam saatlerinde Espresso Lab’in patronu Esat Kocadağ, sosyal medya hesabından bir fotoğraf paylaştı.

86 yaşındaki Çiğdem Simavi, üşenmemiş kalmış Espresso Lab’in Merter’deki merkezine ziyarete gitmişti.

Muhtemeldir ki, Çiğdem Hanım daha önce hayatında bir kez olsun Espresso Lab’den tek bir fincan kahve içmemiş, yine muhtemeldir ki, uzun yıllardır Merter’e gitmemiştir.

Tam da bugünlerde, Espresso Lab’i ziyaret etmesi, hem de Esat Kocadağ’ın çok övündüğü merkez ofisine kadar giderek bunu bir de fotoğrafla belgelemesi şansa olacak bir şey değildir.

Görünen o ki, Koç Ailesi Ana Kraliçe vasıtasıyla birilerine bir mesaj vermeye çalışıyor.

Açıkçası nedenini çok merak ettim.

Öylesine bir ziyaret olmadığından eminim.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

AKP’li olsa madalya takacakları Mahir Polat’ı CHP’li diye cezaevinde öldürmeye çalışmadıkları zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

Sözde Tribün lideri ve çevresindeki karanlık
Köşe Yazıları
Sözde Tribün lideri ve çevresindeki karanlık

Fatih Altaylı

Ağustos 11, 2026

ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil
Köşe Yazıları
ROK’un avukatı Mengü: Müvekkilim itirafçı değil

Fatih Altaylı

Ağustos 9, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026