İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Derbiyi kim kazanır

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 23, 2008

Derbiyi kim kazanır

Hafta sonu önemli bir maç var,
Bence lig güzel bir pozisyona geldi,
Şampiyonluk düğümünü şampiyonluk adayları kendi aralarında çözecekler,
Keşke sezonun son maçı olsaydı da kazanan şampiyon olsaydı,
Yine de durum buna yakın,
Herkes maçta şanslar eşit diyor,
Ben de daha neler diyorum,
Şanslar eşit falan değil,
Fenerbahçe basbayağı ağır basıyor, Kadrosu ile geçirdiği sezondaki başarısı ile, en azından başında bir teknik director bulunması ile Fenerbahçe daha önde görünüyor,
Galatasaray’da ise istek var, heves var, onur mücadelesi var,
Fakat bana göre maçın kilit adamının adı “Stres”
Hangi takım gerilimle daha iyi mücadele eder, adrenalini azaltmadan stresi azaltmayı başarırsa maçı o kazanır,
Burada Galatasaray taraftarı hem lehte hem de aleyhte bir faktör,
Takıma destek verecekler ama stresi de attıracaklar,
Geçen yıl yaptıkları utanç verici eylemleri yapmazlar ve adam gibi destek verirlerse takıma yardımcı olurlar,
Fenerbahçe bu yıl stresle başetmeyi Şampiyonlar Ligi'nde öğrendi,
Daha rahat olacak,
Bir diğer önemli faktör de hakem,
Sertliğe verilecek prim Galatasaray’ın aleyhine olur,
İşin kötüsü hakem medyanın Fenerbahçe düşkünlüğünü bilerek maça çıkacak,
Gazetelere bakınca herkesin dizilişlere taktığını görüyorum,
Tek forvet mi çift forvet mi gibi abuk tartışmalar var,
Galatasaray açısından bunun önemi yok,
Orta saha hücum oynayınca Galatasaray tek forvettle bile 5 forvet oynuyor,
Önemli olan orta sahada maçı rakip alana yıkabilmek,
Galatasaray bunu becerebilirse maçı alır,
Aksi takdirde Fenerbahçe kazanır,
Benim gönlümden geçer skor Galatasaray’ın 7-0 kazanması,
Acaba bunun için 7 Kasım’a denk gelecek bir derbiyi beklemek zorunda mıyız!


Yüzde 47’lik bir satış

Sabah-ATV satışında süreç başından beri söylediğimiz gibi gelişti,
Son olaylar ortaya koyuyor ki, Ahmet Çalık Sabah-ATV ihalesine girip 1,1 milyar dolarlık teklifini verdiği sırada bu alımla ilgili olarak ne cebinde parası, ne önceden planlanmış bir ortaklığı, ne de hazır bir kredi kaynağı vardı,
Aralık başında ihale kazanıldı,
4 aylık sürenin sonuna gelindiğinde, yumurta kapıya dayandığında  ya da hiç bir mantıklı finans kuruluşunun bu krediyi vermeyeceği anlaşıldığında kamu bankaları krediyi verdi,
Hiç bir uluslararası medya organizasyonunun  bu işe ortak olmayacağı anlaşılınca da Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın son zamanlarda sık sık ziyaret ettiği Katar’dan medyacı olduğu söylenen bir şirket bu işe ortak oldu,
Sizce bu işlerde biraz gariplik yok mu?
Demokrasi ve liberalizm havarilerine sormak isterim, herhangi bir liberal demokraside böyle bir şey olur mu?
Mesela Sabah’ın liberalleri bu konuda ne düşünüyor?
Bırakın el koyulmasındaki yargı tarafından belirlenmiş hukuksuzluğu, kamu malının kamu kaynakları kullandırılarak satılması liberal ekonomiye uygun mu?
Hele hele bu satışın kamu gücünü kullanma yetkisine sahip bir hükümete yakın kişilere yapılması doğru mu?
Burada ne ölçüde bağımsız yayıncılık yapılabilecek,
Ve tabii önemli sorulardan biri,
Kamu bankalarına olan 750 milyon dolarlık borç hangi şartlarda alındı,
Faiz oranları ne, geri ödeme koşulları ne?
Kamu bankaları hisseleri elinde bulundurmayan bir gruba hisseler karşılığında nasıl kaynak aktarabildi?
Bir köprü kredi kullanılmadan bu iş nasıl yapıldı!
Bu kredi geri ödenemezse ne olacak?
Sabah ve ATV’nin değeri süreç içinde 1,1 milyar doların altına inerse kamu bankalarının elinde ne gibi teminatlar var?
Bütün bu sorular şimdilik yanıtsız,
Ancak ne Türkiye’de ne de başka bir yerde şimdiye kadar böyle bir iş yapıldığını ben duymadım, görmedim,
Yüzde 47 oy oranı bütün bunları da mantıklı, makul ve yasal kılıyorsa diyecek bir şey yok,
Neyse, sonuç olarak aylar once “El Sabah” diye yazmıştım,
Sonunda öyle oldu,
Hayırlı olsun,
Her şeye rağmen TMSF'de olmasından iyidir,


Hakan ne diyebilirdi!

Hakan Şükür’ün sözlerini eleştirmem üzerine yüzlerce mail aldım,
Dinsiz diyen de oldu, hak veren de!
Dinli olup olmamam kimseyi ilgilendirmez,
Hesabını üç beş çapulcuya verecek değilim,
Dinimin de, ahlakımın da hesabı burada sorulmayacak,
Hakan’ın inancına da karışmam, Bana ne!
Hakan Şükür’ün maça çıkarken dua etmesine de karışmam, karışamam,
Hangimiz zor anlarımızda ya da güç bir işe soyunurken Tanrı’dan yardım istemeyiz ki!
Benim derdim bireysel inançlarla değil,
İnançların baskı unsuru haline getirilmesine, milletler, topluluklar, camialar içinde dini kullanarak gruplaşmalar, ayrılıklar oluşturulmasına,
Tabii bazılarının bunu anlaması zor,
Anlamalarını beklemiyorum da,
Bu arada bazı yazarlar dahil kimileri “Ne var canım, Bu hafta Kutlu Doğum Haftası, Hakan da onu anımsatmış” diyorlar,
Bu hafta kutlu doğum haftası da, Ulusal Egemenlik Haftası değil mi?
Hakan Efendi “Bu hafta ulusal egemenlik haftası, Dünya çocukları da ülkemizde misafir, Çocuklara gençlere iyi örnek olacak bir derbi olsun” diyemez miydi?
Bu sözler spora daha çok yakışmaz mıydı!


ABD’li siyasetçilerle sohbet

Amerikalı siyasetçilerle yaptığım sohbetin bir bölümünü dün aktarmıştım,
Gerisini de bugün yazalım, Sohbetin bir yerinde Türk halkının bir bölümünün laiklikten uzaklaşılma korkusu yaşadığına değindik,
Amerikalı temsilciler meclisi üyelerinden biri “ABD’nin Türkiye’ye desteği var, Ve ABD Türkiye’nin seküler bir demokrasi olmasından yana” dedi,
“Hayır ABD Türkiye’nin kendisinden yana olmasından yana, ABD için rejimler önemli değildir, Bir ülkenin kendisiyle işbirliği yapması önemlidir” dedim,
Örnekler verdim, Suudi Kralının Camp David’de ağırlanmasını, bir dönem Usame bin Ladin’in ve Taliban’ın desteklenmesini, Pakistan örneğini, Saddam’a 19080’lerde verilen desteği ve hiç duymadıkları ABD Büyükelçisi Gillespie’nin Saddam’a yazdığı mektubu gösterdim,
Biri “En azından ABD halkı Trkiye’yi böyle görmek istiyor” dedi, Ben de “ABD halkı Irak’ta Amerikalı çocukların  ölmesini de  istemiyor” dedim,
Sonra laf 301, maddeye geldi,
Bunun fikir özgürlüğüne aykırı bir ceza maddesi olduğunu söylediler,
“Haklısınız” dedim ve sordum: “Size küfür edebilir miyim?”
“Hayır”
“Annenize küfür edebilir miyim?”
“Hayır”
“Ailenize küfür edebilir miyim?”
“Hayır”
“Peki ülkenize”
“Edebilirsiniz, Amerika’da Amerikan bayrağı yakmamıza bile bir şey denmez, Özgürlüktür”
“Peki o zaman Irak’ta Amerikan bayrağı yakan göstericilere niye ateş ediyor askerleriniz?”
“…!”
“Haklısınız 301, madde biraz ağır gibi duruyor ama mantıklı yargıçlarımız var, Siz açılan davalara bakıyorsunuz, Yargıçlar bu davaların pek çoğunda beraat veriyor ama Türkiye’nin şartlarını da anlayın, ABD’de bir bölünme tehlikesi yok, Rejimi değiştirmek isteyenler yok, Oranın demokrasi değerleri ile Türkiye’yi kıyaslayamazsınız, Türkiye de o noktaya gelecek ama henüz demokrasiyi sindiremedik, Çoğulculuğu demokrasi zannedenler var, Demokrasiden rahatsız olanlar var,” dedim,
Hak verdiler,
Daha pek çok konuya değindik,
Giderken içlerinden biri arkalarında yürüdüğümü görmeden “O kadar adama gittik, Buradaki kadar haşlanmadık, Herkes hoşumuza gidecek şeyleri söylemeyi tercih etti, Bu adam değişik şeyler söyledi, İyi ki, gelmişiz” dedi,
Omuzuna vurup “Haklısın, Ben biraz deli bozuğumdur” deyince kızardı,
“Yok yok iyi anlamda söyledim” dedi,
NOT: Bu konuda yarın da son bir yazım olacak

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sporu spor, siyaseti siyaset terimleriyle konuytuğumuz zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026