İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

27 Nisan’dan bu yana ilk kez

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 29, 2008

27 Nisan’dan bu yana ilk kez

Genelkurmayımızın yeni Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un görevi Büyükanıt Paşa’dan devraldığı töreni ilgi ve merakla izledim,
Diplomat yönünü iyi bildiğim İlker Başbuğ’un yapacağı konuşmayı merak ediyordum,
Dikkatle dinledim,
Çok ama çok iyi hazırlanmış, kelimeleri özenle seçilmiş bir konuşma oldu,
Şimdiye dek hiç kullanılmamış bir argüman vardı konuşmada,
Yeni komutan öyle dedi: “Cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkmak siyasete müdahale değildir,”
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un sözleri, kendisinden bir gün önce konuşan Kara Kuvvetleri Komutanı Koşaner’in sözleri kadar “Sert” değildi,
Ancak iki konuşmayı peşpeşe eklediğiniz zaman ortaya ciddi bir “Anlam bütünlüğü” çıktığını göreceksiniz,
İlker Başbuğ’un konuşması, 27 Nisan muhtırasından bu yana bir Genelkurmay Başkanı tarafından yapılmış en “İçerikli” konuşma olarak geldi bana,
Hürgeneral Yaşar Büyükanıt Paşa’nın 27 Nisan’dan sonra büründüğü suskunluktan farklı bir konuşmaydı,
Cemaatlerin gerek sosyal gerek ekonomik güçlerinden dem vurulan, toplumdaki kutuplaşmaya dikkat çekilen, bazı kesimlerin tedirginliğinin hatırlatıldığı kapsamlı bir açıklama,
Genelkurmay Başkanı’nın konuşmasında,  e-muhtıradaki Abdullah Gül’e yönelik olarak algılanmasına yol açan “Atatürk milliyetçiliği”, “Türk milleti kavramı” ile ilgili sert vurguların,  daha yumuşak ama kararlı bir tonda tekrar edildiği de dikkatimden kaçmadı,
Siyasetin alanına girmeden siyasallaşan ilginç bir konuşmaydı,
Ancak bana göre önemli olan Kara Kuvvetleri Komutanı ile Genelkurmay Başkanı’nın iki gün içinde yaptıkları iki konuşmadaki “Tonlamaydı”,
Bu tonlama Genelkurmay Başkanı ile Kara Kuvveteri Komutanı arasında bir “Fikir birliği” olduğunu çok net biçimde gösterdi,
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin önümüzdeki 5 yılının fotoğrafını çekme şansımız oldu,


Türbanlılara saygısızlık mı yapılıyor?

Balçiçek Pamir, çok konuşulan, İslamcı yazarlar tarafından referans alınan bir yazıya imza attı,
Türbanlılardan duyulan rahatsızlığa anlam veremediği söyledi,
Ortalık karıştı,
Balçiçek’in gözlemine benzer bir yazıyı geçen bahar aylarında kaleme almıştım,
Nişantaşı’da bir kafede eşimle birlikte oturuyordum,
Yanımızdaki ve arkamızdaki masalarda tamamı kadınlardan oluşan gruplar vardı,
Beymen’den ardı ardına türbanlı kadınlar çıkıyor, kapıya yanaşan lüks otomobillere, Mercedes'lere, Range Rover’lara binip gidiyorlardı,
1 saati bulmayan süre içinde en az 20 türbanlı  ellerinde poşetlerle çıkıp, benzer görüntüler sergilediler,
Bu sırada yanımızdaki ve arkamazdaki masalarda oturan kadınlar neredeyse türbanlıların da duyacağı bir sesle “Bunların ne işi var burada, Tekbir giyimden giyinsinler,” diye söyleniyorlardı,
Türbanlı kadınlardan ikisi gelip Brasserie’de yemeğe oturunca söylentiler arttı,
Ben de eşime dönüp, “Eskiden de burada türbanlılar olurdu ama kimse sesini çıkarmazdı, Bak ne hale geldik” dedim,
Yaz başında gittiğim bir otelin havuzuna haşemalı bir kadın girdiği zaman güneşlenmekte olan mayolu bir kadının “Bu pis kıyafetle girilen havuza ben girmem” deyip havuz kenarından kalktığını da gözlerimle gördüm,
Yani manzarayı umumiye Balçiçek’in söylediği gibi,
Doğru,
Ama doğru olan sadece bu mu?
Her şeyden önce türbanlılardan rahatsızlık duyduğunu ifade etmekten kaçınmayan kadınların büyük bölümü en az türbanlılar kadar müslüman, Kendilerini öyle görüyorlar,
Ancak bunu yaşam biçimlerine yansıtmıyorlar,
Müslümanlıklarını yaşam biçimlerine yansıtanların, yansıtmayanlara “İnançsız” gözüyle bakmalarından rahatsız oluyor, bunu uzun vadede kendi yaşam biçimlerine bir tehdit olarak algılıyorlar,
Bunda haksız olduklarını söyleyebilir misin Balçiçek ?
Türbansızların bir bölümünün türbanlılara karşı hoşgörüsüz olduklarını söylüyorsun,
Peki tersi geçerli değil mi?
İşte bugünkü Hürriyet’in haberi,
Keçiören’de bir tek içkili lokanta bırakılmamış, Hepsi kapatılmış,
Aynı ilçede içki satan bir büfeci öldüresiye dövüldü, Dükkanı kırılıp döküldü,
Belediye güçleri tarafından,
Bu hoşgörü mü?
Embeddded Liberal,  özgürlükçü “Danalardan” çıt yok,
Bu yapılan yaşam biçimine “Saygılılık” mı?
Bu  iki tarafı keskin bir bıçaktır Balçiçek,
Bir tarafı keskin olunca diğer tarafı da keskin olur,
Saygı karşılıklı olur,
Aksine sömürü denir, 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yarısı kesilmiş fotoğraflardan gerçeği göremeyeceğimizi anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Haksız kazancın faizini iade etmedi
Köşe Yazıları
Haksız kazancın faizini iade etmedi

Fatih Altaylı

Ekim 6, 2026

Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026