İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

  • Gerçekten tıp doktoru mu?

  • Abbas Hacıosmanoğlu

  • Başkan adaylarım

detail banner reklam

Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Yazı İçeriği

  • Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

  • Gerçekten tıp doktoru mu?

  • Abbas Hacıosmanoğlu

  • Başkan adaylarım

Muhalefet partileri, muhalif seçmen ve hatta yerli ve yabancı medyanın önemli bir bölümü, fon yolsuzluğu ve dolandırıcılığının AK Parti iktidarına büyük zarar verdiğini düşünüyor. Ayrıca aynı kesimler, iktidarın, mensuplarının ve pek çok üst düzey isminin de bulaştığı bu rezaletin faturasını ödeyemeyeceğini ve seçmenini kendisinin bu işte masum hatta temiz olduğuna inandıramayacağını düşünüyor.

Ben pek o kanaatte değilim açıkçası.

AK Parti bu meseleyi seçmenine bal gibi anlatır ve işin içinden “kahramanlık öyküsüyle” sıyrılır gibime geliyor.

Çünkü AK Parti seçmeni, bazen ekonomik bağımlılık, bazen de gerçekten aşık olduğu için eşinden ayrılmak istemeyen eşlere benziyor.

Çevrenizde de böyle evlilikler ya da ilişkiler vardır muhtemelen.

Ayrılmak için bin neden vardır ama ayrılmamak için bulunan bir nedene sarılır taraflardan biri.

Ne bileyim, mesela adam alenen aldatıyordur hatta eşi tarafından basılmıştır ama eş özünde ayrılmak istemediği için adamın ilişkisini inkar etmesini ister. Yalan söylediğini biliyordur ama bu yalana, bu inkara inanmak işine gelir.

Çünkü düzeni bozulsun, çocuklar sorun yaşasın, maddi sıkıntıya girsin istemez.

Yeni bir düzen kurmak zordur ve yeni düzenin eskisinden iyi olacağının garantisi yoktur.

AK Parti ile seçmen ilişkisi de işte tam böyle.

25 yıllık birlikteliği, alışkanlığı bozmak istemeyen bir seçmen var. Çünkü diğer adayların da aldatmayacağının, kötü davranmayacağının garantisi yok. Bu yüzden de istiyor ki AK Parti inkar etsin, bahane bulsun, ilişkisi öyle ya da böyle sürsün.

İktidar partisi de bunda oldukça mahir.

Bakın, AK Parti bu fon skandalı ile ilgili seçmene neler söylüyor, WhatsApp gruplarında, kahve sohbetlerinde, ev toplantılarında neler anlatıyor. Hepsi gerçek yazışmalardan alıntı. Okuyun ve görün:

“Sabatiyst parmağı varsa Mossad da vardır. Her bir Yahudi ve Sabatayist doğal Mossad üyesidir.”

“Belki yıllardır bugüne hazırlandılar. Ama tıpkı 15 Temmuz darbe girişimi gibi erken patladılar. Aslında Seçim sathı mâli için planlanmış bir kumpastı. Erken deşifre oldu. Bu olay seçim sürecinde yaşansaydı Reis ve Ak Parti'nin toparlama şansı ve zamanı olmazdı. O hengâmede kimseye bir şey anlatamazdı. Zaten zaman da olmazdı.”

“Tüm bunlar Seçim süreci için planlanmıştı. Rakamın 50 milyar doları aştığı, 100 milyara yaklaştığı bir durum fecaat olurdu. Neyse ki yine acele ettiler ve ekonomiyi yıkamadılar.”

“Fon skandalı hükümete kumpas gibi görünüyor.

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, borsa ve fon skandalına ilişkin ellerindeki bilgi ve belgelerin, yaşanan usulsüzlüklerden rahatsız olan ‘dürüst ve namuslu’ devlet memurlarından geldiğini söylüyor. Oysa fonlarda yapılanlar kadar devletin elindeki gizli bilgi ve belgelerin dışarı sızdırılması da usulsüzlüktür. Üstelik bu memurlar gerçekten iyi niyetle vatandaşı korumak istiyorlarsa, başvurabilecekleri Cumhurbaşkanlığı, ilgili bakanlıklar, savcılık, denetim kurumları ve basın gibi pek çok kanal var. Peki bütün bunların arasından neden YENİ Parti seçildi? Başka makamlara başvurup sonuç alamadıkları için mi YENİ Parti’ye gittiler, yoksa belgeler doğrudan YENİ Parti’ye mi taşındı?”

“Aile Bakanını bu fonlara yönlendirenlerle, bilgileri YENİ Parti’ye ulaştıranların aynı çevreler olup olmadığı da araştırılmalıdır. Çünkü böyle bir bağlantı varsa, mesele yalnızca bir fon skandalı değildir, hükümete karşı yapılan planlı bir operasyondur.”

Şaka gibi görünüyor ama değil. Fonlarda olan bitenler iktidara oy veren seçmene böyle anlatılıyor.

Ve inanmaya dünden hazır seçmen de inanıyor.

Sorun şu ki, inanmaya hazır seçmen sayısı giderek azalıyor.

Mideden gelen ses, iletişim kanallarını tıkıyor.

Gerçekten tıp doktoru mu?

Bir kişiye güven sarsıldı mı ve bir kez “etik dışı” bir davranışı ortaya çıktı mı her şeyi, tüm geçmişi sorgulanır hale geliyor.

Güveni sarsan kişi Fatma Betül Sayan Kaya.

Şimdilik en ünlü fon avantacısı.

Nereden kazandıklarını bilmediğimiz 2,5 milyon doları “Tera”nın fonlarına yatırarak 4 ay gibi kısa bir sürede 45 milyon dolara çıkaran Mahir Hanımefendi.

Öyle bir finans dehası ki, aslında kabinede Aile Bakanı değil Ekonomi Bakanı olmalıydı diye düşünüyor insan.

Rezalet ortaya çıkınca, Sayan Kaya’nın tüm Curriculum Vitae’si “güvenilmez” hale gelip sorgulanmaya başlıyor.

Gerçekten de baktıkça insan pek çok tutarsızlık görmeye başlıyor ve kocaman bir “acaba” gelip kafamıza yerleşiyor.

Hatta İYİ Parti Milletvekili Turhan Çömez de Fatma Betül Sayan Kaya hakkında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezuniyetiyle ilgili soru önergesi verdi.

Curriculum aslında koşu pisti demek.

F.B. Sayan Kaya bu pistin bazı bölümlerini biraz hızlı koşmuş sanki. Maraton parkurunun bir bölümünde kamyon ya da otobüs kasasına atlayıp dereceye giren atletler gibi.

Fatma Betül Hanım 1981 doğumlu.

Liseyi 17 yaşında tamamladıysa ki, aksi yönde bir bilgi ya da emare yok, 1998 yılında liseden mezun olmuş oluyor. Aynı yıl Bilkent’e girmiş olmalı.

4 yıl Bilkent’te mühendislik eğitimi.

Yıl oldu 2002.

Sonra bir süre İstanbul’da proje mühendisi olarak çalışmış.

Oldu 2003.

Ardından ABD’ye yüksek lisans eğitimi almaya gitmiş.

2 yıl da o.

Oldu 2005.

Muhtemelen ABD dönüşü üniversite sınavına girmiş. Demek ki gittim dediği tıp fakültesine 2006’da başlamış olmalı. Bu benim yaptığım hesap.

Kaya’nın ne kendi web sitesinde ne de başka bir yerde bu eğitimlerle ilgili detaylı tarihler var. Girdi, bitirdi diyor ama tarih yok.

Çömez’in soru önergesinde bu kısım şöyle geçiyor:

“Dönemin özgeçmişlerinde Kaya’nın 2009 yılında Türkiye’ye dönerek Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazandığı ve tıp eğitimine başladığı, kendi sosyal medya paylaşımında ise 25 Mayıs 2015 tarihinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olduğu anlaşılmaktadır.

Buna karşılık İBB Teftiş Kurulu incelemelerine yansıyan kayıtlarda Kaya’nın İBB iştiraki İSBAK tarafından finanse edilen NYU Polytechnic’teki yurtdışı eğitim sürecinin 2010 yılı içerisinde de devam ettiği, 14 Kasım 2011’den 20 Nisan 2015’e kadar ise yeniden İSBAK personeli olarak kayıtlı olduğu belirtilmektedir.”

İlginçtir, bütün bunlar olurken aynı zamanda, 2010-2012 yılları arasında başbakanlık danışmanı. Yani hem İstanbul’da tıp fakültesinde okuyor hem de Ankara’da başbakan danışmanlığı yapıyor.

Peki, anlamadığım şu, Türkiye’de tıp fakültesi mezunları “mecburi hizmet” yapmak zorunda.

Fatma Betül Sayan Kaya hanımefendi mecburi hizmetini nerede ve ne zaman yapıyor?

Ya da daha doğru bir soru: Mecburi hizmet yapıyor mu?

Şimdi her yerde bunlar konuşuluyor.

Tabii tüm bu dedikoduları bitirmek mümkün.

Tıp fakültesi günlerinde sınıf arkadaşlarıyla çekilmiş birkaç fotoğraf, mezuniyet töreninden bir kayıt, “Bizim talebimizdi” diye şahadet edecek birkaç tıp profesörü…

Abbas Hacıosmanoğlu

Geçen hafta “Ya Başkan istifa edecek ya da üyelerin birçoğu istifa ederek yönetimi düşürecekler” diye yazdım.

Spor yazarları benim bu yazım üzerine Futbol Federasyonu Başkanı’na ya da bana göre “sözde” Futbol Federasyonu Başkanı’na ulaşarak “istifa edip etmeyeceğini” sormuşlar.

O da her zamanki pişkinliğiyle “Ne istifası” demiş.

Şans eseri oturduğu koltuğa sımsıkı sarılmış vaziyette.

Fakat federasyon yönetim kurulunda şu an için altı üye federasyonun bu haftaki yönetim kurulu toplantısını bekliyorlar.

Bu altı üye Hacıosmanoğlu’na “Başkan bunca rezaletten sonra burada oturmamız doğru değil. Kefil olduğun ve ‘Beraber geldik, beraber gideriz’ dediğin MHK Başkanı tutuklandı. Bahis açıklaman doğru değildi ve kulüpleri çok rahatsız etti. Trabzonspor Başkanı ve yardımcısını bahisçi ilan ettin. Seçim kararı alalım ve seçim yapalım. Yoksa biz yokuz” diyecekler.

Hacıosmanoğlu bu sözlere kulak asmaz ise bu altı yönetim kurulu üyesi istifa edecek.

En azından çevrelerine ve kendilerini destekleyenlere verdikleri söz bu yönde.

Bunların dışında yönetimde bir de avukat Lale Cander var.

Hacıosmanoğlu, önceki yıl Lale Cander’i ağır hakaretlerle başkan yardımcılığından azletmiş ve yönetimde pasifize etmişti.

Bu aşamada Lale Cander de istifa ederse - ki etmeli - yedi kişi yönetimden ayrılmış olacak. Bu durumda federasyon yönetimi yeter sayıyı kaybedebilir ve seçime gitmek zorunluluk haline gelebilir.

Tabii Hacıosmanoğlu’nun tek sorunu bu değil.

Bir yandan da “adalet” ile başı her an derde girebilir.

Hatırlayacaksanız, 2025 yazında, benim cezaevinde olduğum sırada, tam İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı futbol dünyasında bir yasa dışı bahis operasyonu yapacağı sırada paniğe kapılan Hacıosmanoğlu bir basın toplantısı yaparak bazı isimler ve iddialar zikretmiş, tabiri caizse operasyonun içine etmişti.

Bunun üzerine Hacıosmanoğlu’na Adalet Bakanlığı’ndan çok ciddi bir uyarı yapıldı.

“Elinde böyle isimler ve iddialar var ise bunları basına açıklamadan önce ilgili savcılık ile paylaş ki, resmî bir soruşturma yürütülsün ya da yürüyen soruşturmaya bunlar da ilave edilsin. Aksi davranış suç teşkil eder” denildi.

Ancak Hacıosmanoğlu bir kez daha bir soruşturmayı engelledi ve bir yıldır elinde tuttuğu listeyi, sıkışınca savcılık ile paylaşmak yerine kamuoyu ile paylaştı.

Bunun savcıların hiç ama hiç hoşuna gitmediğini söylemek için bir yerden bilgi almaya hiç ama hiç ihtiyaç yok.

Başkan adaylarım

Bu federasyon giderse yerine kim gelir?

Açık söylemek gerekirse, Hacıosmanoğlu Bektaşi’nin tattığı şarap gibi. Daha kötüsü zor bulunur. Hakem rehin almamış, hakemleri silah zoruyla odaya kapatmamış biri bulunur elbet.

Bana göre başkan olacak kişinin hangi takımı tuttuğu beni hiç ama hiç ilgilendirmiyor.

Daha önce de yazıp söyledim, benim adayım Aziz Yıldırım’dı.

Yeniden Fenerbahçe Başkanlığına dönmemiş olsa federasyon başkanı olsun isterdim.

Sağlığı yerinde olsa Ali Şen de olurdu.

Bir başka Fenerbahçeli, Şenes Erzik en iyi seçenekti ama artık çok yaşlandı. Sağlığı da çok iyi değil.

Bugünkü koşullarda fazla hayalci olmaya gerek yok.

İktidara yakın biri olacak.

Göksel Gümüşdağ yıllardır futbolun içinde, niye olmasın!

Şu anda geçmiş federasyonda başkan vekilliği yapan Mustafa Eröğüt için bir hazırlık var. O da gayet güzel olur.

Beşiktaşlı Hüsnü Güreli de şahane olur.

Galatasaray’dan biri olsun denirse Fatih Terim olur.

Futbol camiasından bir başka isim gerekirse Mustafa Denizli olur.

Kim başkan olursa olsun, Ali Dürüst’ten de çok iyi bir başkan vekili ya da 2. başkan olur.

Tabii verdiği sözlere bakarak bence en iyi aday gazeteci Uğur Meleke olur.

Ama ne yazık ki, yeterli imzayı toplayıp aday bile olamaz.

Şu kadarını söyleyeyim, kimse olmasa bile olur.

Hatta belki daha iyi bile olur!

Ne zaman insan oluruz?

Yönetilmemek yönetilmekten daha iyi sonuç vermediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026