İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Şemdin Sakık'tan 'Açılım' mektubu

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 30, 2009

Şemdin Sakık'tan 'Açılım' mektubu

BİR dönem PKK'nın 2, adamı olan, ardından Öcalan'la ters düştüğü için örgütten kaçıp Kuzey Irak'ta KDP'ye sığınan ve oradayken Türk özel timlerince yakalanıp Türkiye'ye getirilen ve halen cezaevinde bulunan Şemdin Sakık'tan 14 sayfalık bir mektup geldi,
Mektup oldukça ilginç,
Sakık "Neden dağa çıktığını" anlatarak başlıyor mektubuna,
Aile yapısının, bölgedeki feodal düzenin, ezilmişliğin, 12 Eylül'ün, yoksulluğun değil yoksunluğun kendisini dağa çıkardığını söylüyor,
Ve şöyle diyor: "Bu bölgede 'Hain', sizin oralarda ise 'Azılı terörist' sıfatıyla yaftalandığımı biliyorum,"
Mektubun gerisinde dikkatimi çekenler ise şöyle:
"Yüzlerce arkadaşımı yanı başımda kaybettim, Çok acı çektiğim için çok hırçınlaştım, Bazıları Türklere karşı savaştığımızı iddia ettiler, Asla, Bu hırçınlık Türk'e ya da insana karşı değildi, Asla Türk'e düşmanlaşmadım,
Bir Türk'le değil, Türk devletine karşı savaşıyorduk,
Soyut konuşmuyorum, Türk'e düşmanlaşmadığımı söylerken birçok şey söyleyebilirim ama bunlardan yalnızca birini örnek vermek istiyorum: Andıç'ı,
Kuzey Irak'ta gözaltına alınıp Türkiye'ye getirildiğimde isimleri artık kamuoyunca da bilinen, genellikle bugün emekli olmuş üst düzey askeri yetkililer beni sorguladılar, Büyük çoğunluğu Türk kökenli aydın, yazar, gazeteci, siyasetçilerden oluşan uzunca bir listeyi önüme koydular, Bunların her birisinin örgüte yardımcı olduklarını, örgütle ortak çalıştıklarını, örgütten para aldıklarını söylememi, listeyi imzalamamı istediler, Sizin de köşenize taşıdığınız gibi bu listede sizin de isminiz vardı, Bütün dayatmalara rağmen doğruyu söylemekte ısrar ettim, Bir Türk olduğunuzu, bir Türk milliyetçisi olduğunuzu bilerek masumiyetinizi savunmaya çalıştım, Ben sizi niye savundum? Ya da şöyle diyeyim, ben neden 'Bu insanların örgütle ilişkisini itiraf edersen kardeşini bırakırız' vaadini elimin tersiyle itip, hiç tanımadığım sizlere iftira atmaktan kaçındım,
Bu sorunun tek cevabı var, Ben Türk düşmanı değildim, ben insandım,
Buna rağmen ismi Andıç belgesinde geçen veya geçmeyen aydın ve yazarlarımızdan bir teki bile hakkımı teslim edecek, bu duruşuma saygı gösterecek bir yazı kaleme almadı, Gecikmeli de olsa bu hakkı teslim eden siz oldunuz, Bu mektubu biraz da teşekkür etmek için yazma gereği duydum,
Bende, PKK'de ve Kürt halkında devlet düşmanlığı vardır doğru, ama Türk düşmanlığı yoktur,
,,,Dağdakilerin ezici çoğunluğunun Türk'e kardeş gözüyle baktığını (Benimle Sırrı'nın kardeşliği gibi değil elbet) iyi biliyorum, Bu gerçek bilinerek sorunlara ve kişilere yaklaşılsaydı eminim çok rahat mesafe alırdık, Aksine DTP'lilere bakarak, biz dağdakilerin onlardan daha kötü olduğu düşünüldü,
,,,Sayın Altaylı, kendimden fazlasıyla söz ederek değerli vaktinizi aldım, Özür dileyerek başka bir konuya geçmek istiyorum, O da ilk günlerde 'Kürt açılımı', daha sonra 'Demokratik açılım' ve daha sonra da 'Barış ve kardeşlik projesi' denilen, her onbeş günde bir ismi değiştirilen, bir türlü açılamayan ama etrafında kıyametler kopartılan tartışmaya ilişkin görüşlerimi sunacağım,
,,,Çok geçmişe gitmek istemiyorum, Sanırım yıl 2002 idi, Eve dönüş yasası için çalışmalar başladı, Bir başsavcı gelip benim görüşlerimi aldı, Ona 'Çıkaracağınız yasa Abdullah Öcalan'ı kapsarsa örgütün tümünü, Öcalan'ı dışarda tutup yönetimi kapsarsa örgütün yarısını, sadece eylem yapanları kapsarsa üç yüz-beş yüz kişiyi, eylem yapmamışları kapsarsa beş, bilemedin on kişiyi çözer' demiştim, Kendileri de bunu bir rapor olarak yazmamı istemişti, Yazıp kendisine sunmuştum,
Eve dönüş yasası çıktığında ilk tepkim 'Annem bile yasadan yararlanamaz' olmuştu, Yasanın ölü doğduğunu ben fark ettim ama terör uzmanları bu yasanın muazzam bir sonuç vereceğini ballandıra ballandıra anlattılar ekranlarda, Devlet bile kendini öyle inandırmıştı ki, Silopi Ovası'nda gelenleri karşılamak için sahra çadırları kurmuşlardı,
Bir gün geçti, iki gün geçti kimse inmedi, Evet kimse inmedi, Bu yasadan sadece cezaevlerindeki Hizbullahçılar yararlandı, PKK'lı itirafçılar bile yararlanamadı,"
Mektubun bu bölümünde Sakık "uzmanların yanılgılarına" örnekler veriyor ve tamamı doğru, Irak Savaşı öncesi ve süresince yapılan tahminler, 2009 yerel seçim tahminlerindeki yanılgıları anlatıyor, Ve devam ediyor:
"Şimdilerde aynı uzmanlar ağız birliği yapmışçasına 'Kürt açılımı ülkeyi böler' diyorlar, Bu tespitin doğru olup olmadığına karar vermek için aynı isimlerin geçmişteki tespitlerindeki isabete bakmak lazım,
Ben de bu tezin antitezini geliştiriyorum ve şöyle diyorum: 'Şayet bugün tartışılmakta olan Kürt açılımı başarısızlığa uğrarsa mevcut durumda fiilen bölünmüş olan ülke, hızla resmi bir bölünmeye doğru sürüklenebilir,'
Sayın Gül 'Tarihi fırsat' diyor, Tarihi fırsat bu açılımın kendisidir, Açılım hem fırsat, hem de son şanstır,"
Şemdin Sakık, mektubunun ikinci bölümünde bence önemli tespitler yapıyor, Onları da yarın paylaşacağım,


Diziler mi suçlu?

KADIN ve Aileden Sorumlu Bakanımız Selma Aliye Kavaf'ın, televizyon dizilerinin aile hayatına olumsuz etkileri olduğu iddiasıyla tartışmaya açtığı "sansür" önerisi gerçekten tartışılıyor,
Olayı siyasi boyutuyla, yayın özgürlüğü boyutuyla tartışan çok,
Ben ise olayı siyasi boyutuyla ve yayın özgürlüğü boyutuyla değil, Türk aile hayatı boyutuyla tartışmak istiyorum,
Nedir Allah aşkına yıllardır "Türk aile hayatı" diye kutsadığımız şey,
"Batı'dan ahlaksızlığı aldık" diye sadece ve sadece büyük kentlerdeki birkaç "uçuk" hayatı eleştirenler hiç mi dönüp bu topraklarda "ne haltlar" yendiğine bakmazlar,
Hiç mi 3, sayfa haberlerini okumazlar,
"Türk ailelerin" yaptıklarını okudukça dizilerin Türk aile hayatını bozduğunu değil, tam aksine Türk aile hayatının dizileri bozduğunu düşünmek gerekiyor,
Mesela geçen seneden bir örnek,
Bir köyde evli imam, aynı caminin müezzininin eşiyle basıldı,
Hangi dizi böyle bir "fanteziyi" ekrana taşıma cesaretini gösterebilir, bana söyler misiniz?
Ya eşini internet aracılığıyla 30 liraya pazarlayan adama ne diyeceksiniz,
Diziden mi gördü?
Gidin genelevlerde anket yapın, Yarısı ensest nedeniyle düşmüştür oraya, diğer yarısını kocası, anası, babası satmıştır,
Zekâ özürlü kız çocuklarının taciz edildiğini, bedenlerinin satıldığını hiçbir dizide göremezsiniz ama vardır bu ülkede,
15 yaşımdan başlayarak Anadolu'nun gezmediğim köşesi kalmadı, Köylerini bile gezdim, yaşadım oralarda av bahanesiyle,
Nerede olduğunu söylemeyeceğim, yıllarca gittiğimiz bir köy vardı, Köyde ahırında kaldığımız bir adam ve oğulları, Büyük oğlu, kuzeniyle evlendi, Bir yıl sonra da yurtdışına kaçtı, Sonraki sene köye gittik, Evde bıraktığı eşi hamile, "Bu ne" dedik oğlanın babasına, "Oğlan gidince bana kaldı" dedi,
Ben bu kadar mide bulandırıcı bir olayı dizide mizide görmedim, Zaten o yıllarda TRT'den başka televizyon yoktu ki, ahlaksızlık aşılayan dizi olsun,
Bir başka köye giderdik, Bir bağ evinde kalırdık, bizi kayıkla ava götüren üç köy delikanlısıyla,
Arada bir üç delikanlı süslenir püslenir gece giderlerdi,
Çok sıkıştırınca anlattılar nereye gittiklerini, Köyde adı lazım değil bir kadın varmış, Kocası inşaatlarda çalışmaya gidermiş kente, Kadın yalnız, Köyün delikanlıları da arada kadını ziyaret edermiş,
Hem de grup halinde, Üçer üçer,
Bu da mı diziden sizce!
Hiç kimse dizileri suçlamasın,
Diziler toplumda ne varsa onu getiriyor ekrana,
Ayıp olmasın diye zaten sansürlüyorlar,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Ayıpları halının altına itince kokusunun çıkmayacağını zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026