İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Türk basın tarihi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 29, 2010

Türk basın tarihi

BASINA "denetim" istenmesi, çok zararlı sonuçlar doğurabilecek bir olaydır,
Hiçbir "gerçek" gazeteci böyle bir talepte bulunmaz, bırakın talepte bulunmayı, aklından bile geçirmez,
Hıfzı Topuz'un Türk Basın Tarihi adındaki kitabı, önümde duruyor,
Elimdeki nüsha çok önemli,
Hıfzı Topuz'un Selahattin Hilav'a "Daha özgür bir dünya için" diye imzalayıp verdiği ve Hilav'ın kızı Zeynep tarafından bana hediye edilen kitabın sayfaları çok şey anlatıyor,
Daha önce de yazdığım gibi, basına sansür sadece "baskı" dönemlerinde uygulanıyor,
İlk kayda değer dönem, Abdülhamid'in "istibdat" dönemi,
Abdülhamid çeşitli gerekçelerle basına sansür getiriyor,
Hıfzı Topuz şu başlıklarda ele almış meseleyi:
"Sansür
Gazetelerin kapatılması
Gazetecilere çıkar sağlanması
Yabancı basının satın alınması
Haberleşmenin engellenmesi"
1878'de Sıkıyönetim Nizamnamesi ile basına sansür başlıyor,
Bugün de "birinin" istediği gibi bir kurul oluşturuluyor ve bu kurul, gazetelerde yer alacak ve yer almayacak haberleri belirliyor, Haberlerin bu kurul tarafından okunduktan sonra gazetelere girmesine izin veriliyor,
Bununla ilgili olarak "Matbuatı Hariciye Müdürlüğü", "Meclisi Kebiri Maarif" ve "Tetkiki Müellefat" kurulları basını denetliyor, haberleri kesip biçip yontuyordu,
Yasaklı kelimeler, ifadeler, tanımlar liste halindeydi ve yazılarda bunların kullanılması yasaktı,
Sonrasında 1923 yılında gazeteciler, bu kez İstiklal Mahkemeleri'nin hedefindeydiler,
1954 yılında, yani Demokrat Parti döneminde de basın yine namlunun ucuna alınmıştı,
"Neşir yoluyla işlenecek cürümler hakkında kanun tasarısı" o dönemde büyük gürültülere yol açmıştı, Basına ağır cezalar getirilmişti,
İlginç olan "işlenen" değil "işlenecek" suçlara ceza getirilmesiydi,
Tam da bugün "birilerinin" istediği gibi,
1955 yılında ise basın özgürlüğü tam anlamıyla yok edilmişti,
1961 Anayasası ile sıkıntıların bir bölümünü atlatan basın, 1971 Muhtırası'ndan sonra yine hedefteydi ve yine bugün istenilen gibi bazı kısıtlamalarla eli kolu bağlanmıştı,
Askerlerin desteğini arkasına alan Nihat Erim, Anayasa değişikliğiyle basına ciddi kısıtlamalar getirdi,
Türk basın tarihi, ülkeyi yönetenler ile basın arasındaki çekişmelerin tarihidir,
Biri hep özgür olmak istemiş, diğeri ise hep kısıtlama getirmekten yana olmuştur,
Ancak bugün garip olan, kısıtlamayı ve yasakçı zihniyeti isteyenin "basından" çıkmasıdır,
Bunu talep eden herkese, Hıfzı Topuz'un "Türk Basın Tarihi" kitabını tavsiye ediyorum,
227 sayfalık bu kitabı okurlarsa, isteklerindeki "ayıbı" belki idrak ederler,


Bir kitaba nasıl değer kazandırılır

HANEFİ Avcı ile ilgili düşüncelerimi daha önce defalarca yazdım,
Benim not defterimde "güvenilir" kişiler listesinde yer almaz,
Geçmişi, yaptıkları, mesleki sicili benim bakış açımla "saygın" değildir,
Türkiye'deki ilk "dinleme skandallarında" onun adı vardı,
Devletin en üst makamlarını bile dinlemekle ilgili sabıka sayılmayan sabıkalarla lekelidir,
Benim için "karanlıktır",
Ammmaaaaa!
İşte işin bir de "Ammmaaaaa"sı var,
Bahsettiğim siciline rağmen yıllardır en makbul polis müdürlerinden biri olan, her zaman taltif edilen, özellikle de son yıllarda ciddi bir gözbebeği haline gelen Hanefi Avcı, şimdi birdenbire "terör örgütüyle bağlantılı" bir adam haline geldi,
Ne zaman?
Gülen Cemaati'ni hedef alan ve bence çok da belgesel değeri olmayan bir kitap yazdıktan sonra,
Düne kadar "temiz" bir polis müdürüyken, birdenbire "yasak aşkları" olan ve bu yasak aşk vasıtasıyla "radikal sol bir terör örgütüne yardım ve yataklık eden" kişi oldu,
Öyle midir, değil midir bilemem!
Ama bu iddianın, yazdığı kitaptan hemen sonra ortaya çıkmasını biraz ilginç bulurum,
Hanefi Avcı bu kitabı yazmasaydı "yasak aşkı", "Devrimci Karargâh" adlı örgütle var olduğu öne sürülen bağlantısı "önem taşımayacaktı" da, bu kitap mı Avcı'nın bu ilişkilerini "kabul edilemez" noktaya taşıdı,
Garip, çok garip,
Acaba Hanefi Avcı üzerinden bir mesaj mı verilmek isteniyor?
Eğer öyle ise şunu söylemek isterim,
Bu durum Hanefi Avcı'nın bence önemsiz kitabını önemli hale getirmekten başka bir anlam taşımaz,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Adam olmanın para etmese bile değerli olduğunu anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026