İstanbul 28°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Karanlık bir dönemden tanıklar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 27, 2010

Karanlık bir dönemden tanıklar

TÜM Yargı-Sen İstanbul Şube Başkanı Ali Yazıcı geldi dün,
İnfaz koruma memuru olarak "Hayata Dönüş Operasyonları" döneminde o da olan bitenin içindeydi, Zaten tanışıklığımız da o günlere dayanıyordu,
O günlerde yaşadıklarını, yaşananları anlattı,
"O günlerde biliyorsunuz Yücel Sayman, Eren Keskin ve Mehmet Bekaroğlu'ndan oluşan bir heyet görüşmeleri yürütüyordu, Sendika temsilcisi, mahkûm ve tutuklularla yıllardır iç içe olmam nedeniyle ben de gayrı resmi olarak o heyetin içindeydim, Görüşmeler yapılıyordu" diye başladı, Ve geriye gitti,
"Aslında F tiplerinin sorun olacağını baştan biliyorduk, F tipleri daha kararlaştırılmamış maket aşamasındayken Ankara'ya o dönem Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü olan Ali Suat Ertosun'a gittim, Yanında Melda Tosun vardı, Ertosun, Melda Hanım'la tanıştırdı, Sonra F tipi projesini anlatmaya başladı, Ben fikrim soruluyor diye düşünüp düşüncelerimi anlattım, Bu projenin büyük gerginlik yaratacağını, İngiltere'de 19, yüzyılda denenip vazgeçilmiş bir proje olduğunu söyledim, Melda Tosun da benimle aynı fikirdeydi, O da alternatif projelere bakmak gerektiğini söyledi ama Ertosun ısrarlıydı, 'Bu yapılacak' diyordu,"
Ali Yazıcı'ya Ertosun'un ısrarındaki gerekçeyi bilip bilmediğini sordum, Net olarak bilmiyordu,
"Bilmiyorum, Ben o gün uygulanan koğuş sisteminin doğru olmadığını söyledim, Ayhan Akçam'la beraber bir anket yaptığımızı, başka bir projeye geçmenin şart olduğunu anlattım ama bunun F tipi olmadığını söyledim, Bu projenin çok da maliyetli olduğunu, bir Bayrampaşa yerine 12 cezaevi yapılması gerekeceğini anlatım,"
Ali Yazıcı'nın bu sözleri üzerine Ertosun sinirlenmiş, Yazıcı'nın söylediğine göre sert bir şekilde çıkışmış, "Ali Bey, siz ne demek, ne yapmak istiyorsunuz, Bu proje yapılacak, Biz bu ülkede bir düşünceyi yok etmek istiyoruz" demiş,
Ertosun'un bu sözleri üzerine Ali Yazıcı, "Bunu söylemeye hiçbirimizin hakkı yok, Bizim işimiz cezaevlerini yönetmek, orada asayişi, mahkûmların dirlik düzenini sağlamak, Her fikirden mahkûma eşit davranmak" demiş,
Ertosun, "Biz bu düşünceyi her ne pahasına olursa olsun ortadan kaldıracağız" demiş ve görüşme bitmiş,
Bir süre sonra cezaevlerinde DHKP/C'nin açlık grevleri başlamış, Ali Yazıcı, cezaevlerinde mahkûmlarla ve tutuklularla görüşüp Ertosun'un niyetini anlatmış ve bu eylemlerin sona erdirilmesini istemiş, "Ama dinlemediler" diyor Yazıcı: "Çünkü DHKP/C, içinde emniyetin, derin devletin cirit attığı bir örgüt, Belli ki bir motivasyonları vardı,"
Bir süre sonra sendikanın Tekirdağ Şube Başkanı Selçuk Nur aramış ve "Cezaevinin çevresinde yığılma var, Galiba bir operasyon yapılacak" diye haber vermiş,
Ali Yazıcı hemen Yücel Sayman'ı arayıp "Bir şey yapalım, Operasyon olmadan bu işi çözelim" demiş, Sayman da "Başsavcıdan izin alalım, girip görüşelim" demiş ancak Başsavcı Ferzan Çitici, "Artık vakit geçti, Bu saatten sonra yapılacak bir şey yok" demiş ve operasyon başlamış,
Ali Yazıcı diyor ki: "Aklıselim hâkim olsaydı tek bir can kaybı olmazdı, Çünkü PKK hemen koğuşları açtı, 3 koğuş direniyordu, Onlar da çözülürdü sonunda, Ama niyet o değildi, Niyet şiddet kullanmak, güç gsötermekti,"
Yazıcı'ya göre Bakan Türk, altındaki bürokrasinin sözüne inanıp o şekilde davranmakla hata etmiş,
Tantan'ın da o dönemde her zaman olduğu gibi "fişekleyici" olduğunu söylüyor, "Tantan, Selahattin Bozoklu'nun ölümünü anlatsın" önce diyor,
Yazıcı, DKP/C için de şunları söylüyor,
"Onlar kendi içlerinde az mı infaz yaptılar, Cezaevinde bile, Yıllarca onlara hizmet etmiş iki kızı mahkemede verdikleri ifadeyi beğenmedikleri için çırılçıplak soyup gardiyanların önüne attılar, Gece yarısı başka cezaevine nakillerini yapmayıp koğuşa geri koysak öldürürlerdi" diyor,
Bunları niye mi yazıyorum?
Tarihin "karanlık" bir dönemiyle ilgili olarak kayda geçsin diye,


Hipertansiyon

TÜRKİYE'nin bünyesi gerçekten çok sağlam olmalı ama ben daha ne kadar dayanacağını doğrusu çok merak ediyorum,
Niye mi?
Çünkü Türkiye'yi sürekli koşmaya çalışan bir sporcuya benzetiyorum,
Ama bir yandan da yüksek tansiyonu var,
Bir yandan ilerlemek, koşmak istiyor ama içeride müthiş bir gerilimle tansiyonu tepelerde,
Elbette bahsettiğim tansiyon 72 milyon hücrenin her birini etkilemiyor ama hayati organlar sürekli bu tansiyonla yaşıyorlar,
Üstelik zaman zaman hastalıklar da geçiriyor, Bazen nezle, bazen ağır bir grip, bazen bulaşıcı bir hastalık,
Ama her hastalığında "Eyvah kanser oldun" diyen bir doktoru var,
En küçük bir rahatsızlığa hemen "kanser" teşhisi koyuyor, sonra hastalığın çok da önemli olmadığını görüyor,
Elbette Türkiye bir değişim dönemi geçiriyor,
Bu değişimin "olumlu mu yoksa olumsuz mu" olduğunu bugün tespit edebilmek çok güç,
Değişiklik o kadar köklü, o kadar derine giden bir değişim ki, durum ancak uzun süre sonra netleşip değişimin iyi olup olmadığını anlayacağız,
Ama bu kadar yüksek tansiyonla yaşamaya dayanabilirsek,


İşgal ordusu mu?

TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin hatalarını, yanlışlarını biliyoruz,
Asla savunmadık, Bugün dayılananlar sipere yatarken de söyledik bunu,
Hatta yüzlerine karşı,
Hatta 28 Şubat'ta, Genelkurmay'da, en yetkililerin ve en güçlülerin suratına,
Ama son günlerde yapılan açıklamalara, söylenilen sözlere bakıyorum ve okuyorum,
Doğrusu bu ya, eğer 50 yıla yakın bir süredir bu ülke vatandaşı olmayıp dışarıdan gelmiş bir yabancı olsam ve bu söylenenleri okuyup dinlesem, "Herhalde Türkiye'de bir işgal ordusu var ve Türkiye'de birileri bu işgal ordusuna tepki gösteriyor" diye düşünürdüm,
Bu kadar abartmaya gerek yok, Irak'taki ABD ordusu bile bu kadar ağır eleştirilmedi,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bizim yazmaktan sıkıldığımız şeyleri siyasetçiler de yapmaktan sıkıldığı zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026