İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Demek ki yoksulluk hep olacak!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 21, 2010

Demek ki yoksulluk hep olacak!

KILIÇDAROĞLU’nun kurultayda yaptığı konuşmada “seçim beyannamesi” gibi algılanan ekonomik hedefleri, tartışma yarattı,
“Bunları yapabilir” diyen de var “Yapamaz” diyen de, Seçim vaatlerinin tamamını yapanı ben daha görmedim,
Ama en azından, “Kardeşim sadece eleştiriyorsun, alternatif sunmuyorsun” diyenlere yanıt verdi, Gerçi yanıtı beğenmediler ama bir yanıt aldılar,
Şimdi “olabilirliğini” tartışıyorlar,
Gördüğüm bir başka şeyi not etmeden geçemeyeceğim,
Kılıçdaroğlu’nun saydığı ekonomik vaatlerden “biri”, iktidarda ciddi rahatsızlık yaratmışa benziyor, Çünkü diğerlerine değil, o vaade yanıt verdiler,
Kılıçdaroğlu’nun “aile sigortası” dediği sisteme,
Bence çok medeni, Yeşil kart garabetini de, onur kırıcı bir hal almaya başlayan gıda, giyecek, yakacak yardımlarını da ortadan kaldırıp “doğru” bir sosyal devlet modeli yaratacak bir öneri,
Kılıçdaroğlu her aileden en az bir kişiyi sigortalı hale getirip maaş bağlamayı ve bu yolla hem aileye gelir temin etmeyi hem de sosyal güvenlik şemsiyesi altına sokmayı vaat ediyor,
Bunu Marka Konferansı’nda katıldığı “Teke Tek”te de söyledi,
Ben de haliyle sordum, “İyi hoş da bunun finansmanı nasıl olacak?” diye,
O da şöyle bir yanıt verdi:
“Bugün 10 kadar ayrı yerden kömür, gıda, yakacak, giyecek yardımları yapılıyor, Bunun devlete bir maliyeti yok mu? Yeşil kartın bir maliyeti yok mu? Biz bunların hepsini tek bir yerde toplayıp gerekli finansmanı sağlayacağız, O para bugün de harcanıyor ama onur kırıcı bir şekilde harcanıyor, Biz yardım değil maaş vereceğiz, Alsınlar parayı, istedikleri gibi harcasınlar, İnsanlara kendini kötü hissettirmeden, Üstelik de bu yardımları siyasi bir talebe bağlamadan, Bize oy vermeyene yardım yok demeden,”
Doğrusu ben makul buldum,
Sonuç olarak yine de “yoksulluğu ortadan kaldırmaktan” bahseden yok,
İktidarı da, muhalefeti de “yoksula yardımdan” bahsediyor,
Bu da bana dokunuyor!


Teşekküler Toyota

“Benim babam Toyota gibi adam” reklamıyla ilgili bana ulaşan tepkileri yazdığım günün ertesi, Toyota’nın Genel Müdürü, sevgili dostum Ali Haydar Bozkurt ziyaretime geldi,
Ben karşılaştığım olayı kendisine anlattım, Babasız çocukların annesinin bana söylediklerini, Gözlerim dolarak, hatta yanaklarımdan aşağı birkaç damla yaş yuvarlanarak, (Bu yaşlarda giderek daha da duygusal oluyoruz galiba, bilmiyorum,)
“Haklısın” dedi, “Biz de reklam filmini değiştirme kararı aldık, Aslında Amerika’da çok kullanılan ‘Toyota gibi adam’ lafından yola çıkıp bu filmi çekmiştik, Ama burada bazı yanlış anlamalar oldu, Şimdi biz de bunu farklı bir şekilde anlatmaya çalışacağız, Ajansımız bunun üzerinde çalışmaya başladı bile,”
Toyota’nın değişen reklam filmini hafta sonunda izleme fırsatı buldum,
Çok daha iyi, çok daha sıcak ve çok daha sorunsuz olmuş,
Bu duyarlılık için, yazıma gösterdikleri insanlık dolu tepki için Toyota’ya da, Ali Haydar Bozkurt’a da babasız çocuklar adına, kendi adıma teşekkür ediyorum,


Tarihin tanıkları

Dün Maraş olaylarıyla ilgili bir yazı dizisi başlattık,
Tarihi unutmamak, acılardan ders almanın önemine inandığımız için,
Bu toplumun değerleriyle, dengeleriyle oynamanın nelere mal olduğunu hatırlatmak için,
Yazı dizisini hazırlarken, çok eski bir dost aklıma geldi,
Taner Kutlay,
Maraş olayları veya Maraş katliamından sonra kente ilk giren gazeteci,
Taner Kutlay’la Cumhuriyet Gazetesi’nde birlikte çalıştık, Aynı odayı paylaşıyorduk,
O zaman anlatmıştı bana Maraş katliamında gördüklerini,
Kente girdiği zaman karşılaştığı manzarayı,
Yollarda, yol kenarlarındaki kanallarda cansız bedenlerin nasıl yattığını, askerlerin topladıkları ölüleri nasıl üst üste yığmak zorunda kaldıklarını,
Ertesi gün de o gün çektiği ve pek çoğunu asla yayınlayamadığı fotoğrafları getirdi,
Gözlerime inanamamıştım gördüğüm vahşet karşısında,
Şöyle demişti Kutlay o zaman: “Fatih, resmi olarak açıklanan ölü sayısı 111 ama bana sorarsan bu rakamı belki de 10’la çarpmak gerek, Aylarca kendime gelemedim gördüklerimden sonra,”
Diziyi hazırlarken, rahmetli Kutlay’ın eşi Afitap’ı aradık, Sağolsun, Kutlay’ın arşivini açtı bize,
Dizi sayfamızda gördüğünüz fotoğrafların altında Kutlay’ın imzası var,
Gazetecilik böyle bir şey işte, Tarihe tanıklık ediyorsunuz ve siz bu dünyadan gittikten sonra bile o tanıklık devam edebiliyor,
Sevgiyle andım Taner Kutlay’ı,
Kutlay’ın ilginç bir hikâyesi daha vardı aslında, Hayatta olsaydı yazabilir miydim bilmiyorum,
12 Eylül döneminde tutuklanmış, işkenceler görmüştü, Ağır işkenceler,
Çıktıktan sonra kendisine işkence yapanın kimliğini bulmak için uzun süre uğraşmış ve sonunda tespit etmişti,
İşkencecisini öldürmek için eline silahı almış, Harbiye’de, caddenin karanlık bir noktasında pusu kurmuştu,
İşkencecisi olan askeri vurmak için silahını doğrulttuğu anda karşıdan karşıya geçmekte olan işkenceci, hızla gelen bir otobüsün altında kalmış, orada can vermişti, Taner’in gözleri önünde,
“Silahı doğrultmuştum ama tetiği çekebilir miydim bilmiyorum, Ama Allah çok büyük, Beni katil olmaktan kurtardı” demişti yıllar sonra olayı anlatırken,
İlahi adalet gerçekten müthiş,
Kimsenin yaptığı yanına kâr kalmıyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sığınılabilecek en güvenli limanın sevgi olduğunu anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026