İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

  • Otelden büyükelçiliğe tünel

  • Yine boktan bir haber

  • Tecrübeli bir sanıktan eleştiri

  • Bu durumda tarafsız olunmaz

  • Yarına

detail banner reklam

Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Yazı İçeriği

  • Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

  • Otelden büyükelçiliğe tünel

  • Yine boktan bir haber

  • Tecrübeli bir sanıktan eleştiri

  • Bu durumda tarafsız olunmaz

  • Yarına

Ankara’daki NATO Zirvesi oldukça başarılı geçiyor, en azından Türkiye açısından.

Başkan Trump, ilk başkanlık döneminde çaldığı eşeğimizi dün geri vererek, yani kendi koyduğu CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını ifade ederek Türkiye’ye önemli bir “müjde” verdi.

Her seferinde yaptığı gibi Papaz Brunson’ın kendi talebi üzerine serbest bırakılmasının kendisi için ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha söyledi.

Gerçi Papaz’ı serbest bırakmamızdan kısa süre sonra Türkiye’ye zehir zemberek tehdit dolu bir mektup yollayarak SDG lideri Mazlum Abdi’ye destek vermemizi isteyen de oydu ama olsun, bugün geldiğimiz nokta iyi.

Şaka yapmıyorum, gerçekten gelinen noktanın olumlu olduğunu düşünüyorum.

Uluslararası ilişkilerde böyle şeyler olur, önemli olan soğukkanlılığı korumak, ilişkileri kopma noktasına getirmemek, kopma noktasına taşımak isteyenlere saçmaladıklarını söylemektir.

Dediğim gibi zirve Türkiye açısından olumlu geçiyor, Türkiye’nin NATO içindeki önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Şimdi gelelim asıl meseleye.

Biz burada “Türkiye NATO’dan çıkmamalıdır. Tüm silahlı kuvvetlerimizi yeniden oluşturacak halimiz yok. NATO bizim için, biz NATO için önemliyiz” derken iktidar yanlısı bir güruh “NATO’ya hayır, NATO’dan hemen çıkmalıyız” sloganları atıyordu.

Biz haindik, Batı uşağıydık. Onlar yerli ve milliydi.

Şimdi Trump’ın iltifatları karşısında neredeyse zil takıp oynayacak olanlar, NATO’ya hayranlıklarını bildirenler yine onlar.

Aynı güruh sokaklara cola döküp, hamburgerci basıp, dolar yakıp Amerika’nın ne kadar büyük bir şeytan olduğunu manşet yapıyorlardı.

Şimdi aynı kalemler, aynı sözde fikir adamları utanmasalar Melania Trump’ın yerini almak isteyecekler.

Ve dün yaptıklarından zerre yüzleri kızarmadan bugün 180 derece tersi bir tavır içindeler.

NATO’ya sövenler 1 numaralı NATO’cu, cola döküp dolar yakanlar Trump’çı.

Bak sen şu kadere!

Şaşırıyor muyuz!

Elbette hayır.

Çünkü dün Fetullah Gülen’i ağızlarını yaya yaya övüp, bugün küfür edenler de aynı utanmazlık içindeki aynı tipler.

Biz ise durduğumuz yerde duruyoruz.

Bu güruh “BRICS çığlıkları” atarken “Ulan deli misiniz, hem NATO’da hem BRICS’te nasıl olunur’ dediğimiz için küfür yiyorduk.

Onu geçin, yıllar önce “Türkiye, ABD’ye önemli bir AK Partiliyle elden mektup gönderdi. S-400’lerden kurtulma sözü verdi” dediğimizde bırak yediğimiz küfrü bugünkü yasalar olsaydı, hakkımızda doğru olmayan bilgiyi yaymaktan dava açılırdı.

Bugün geldiğimiz noktada her şey ayan beyan ortada.

Kötü mü oldu!

Bence hayır.

Biz ise arada yediğimiz onca küfür ile kaldık.

O küfürler şimdi misliyle iade edildi.

Asıl sahiplerine.

Bunları yazdım diye de beni NATO aşığı falan zannetmeyin.

Ben sadece Türkiye’nin Ortadoğu’ya değil, Batı’ya ait olduğunu düşünüyorum.

Bunun bugünkü yolu da NATO ile yürünüyor.

Beğensek de beğenmesek de!

Sağcı da olsak, solcu da!

İspanya’da sol iktidar var.

İspanya NATO üyesi değil mi, Sanchez Ankara’ya gelmedi mi!

Mitterrand Fransa’yı NATO’dan çıkardı mı!

Basitçe anlatmak gerekirse Batı bir kulüpse eğer, NATO da onun özel güvenliği.

NOT: ABD’ye bu güzel haberler için ne verdiğimizi de önümüzdeki günlerde konuşuruz.

Otelden büyükelçiliğe tünel

Sevgili dostum Murat Bardakçı, Ankara’da yabancı konukları ağırlayacak otel olmadığı günlerden bugünlere gelişimizi anlatmış ve başta Beştepe Sarayı olmak üzere Ankara’daki imar gelişmesi için “Kötü mü oldu yani!” diye sormuş.

Okuyunca güldüm.

Geçmişte, Esenboğa’dan Ankara’ya gelirken Pursaklar’dan sonra yola bakan tepeleri işgal etmiş gecekondular vardı.

Ağaçlar içinde derme çatma evler.

Rivayet odur ki, 1991 yılında Başkan Bush (Baba Bush) Ankara’ya geldiğinde yolda bu gecekonduları görür. Durumu çaktırmak istemeyen Turgut Özal bunların Ankaralı zenginlerin yazlık villaları olduğunu söyler.

Söyledi mi, başkan Bush inandı mı bilmem ama gelişme doğaldır.

Bugünün Ankara’sını 50 yıl önceki Ankara ile karşılaştırmak doğru değildir.

Son 25 yılda dış borcumuz 5 kat arttı ise Ankara’nın da 5 kat daha gelişmesi normaldir.

Ancak Murat hepimizden daha iyi bilir ki, gösteriş ile gerçek büyüklük aynı şey değildir. Benim tanıdığım Murat, gösterişi hiç sevmez, tam aksine gösterişten en uzak duran adamdır. Bir yere apartman görevlisinin 1990 model otomobiline kurulup gitmekten hiç gocunmaz. Bu gösterişsizlik, Murat’ın bir alim olarak değerini hiç düşürmez.

Tabii bunları söylerken Ankara’daki gelişmeyi de görmezden gelmemek ve gelişmemeliydi demek istemiyorum.

Gerçekten Ankara’da müthiş bir gelişme yaşanıyor. Rahmetli dedem 50 sene önce “Ankara’da devleti soyanlar, İstanbul’da halkı soyanlar zengin olmuştur” derdi ve eklerdi “Ankaralı zenginler daha zengindir ama parayı bulunca İstanbul’a göçerler.”

Bugün değişen bir şey yok. Boşuna Ankara’daki lüks konutlar İstanbul’dakilerden daha pahalı değil.

Oteller de öyle.

Ankara’da çalıştığım dönemlerde, çok da eski değil 1990’ların başında kalacak iki üç otel vardı. Büyük Ankara, Stad, Etap. Ankara Hilton yeni bitmişti, Ankara Sheraton proje halindeydi. Site falan yoktu. Mesa Koru sitesi yeni yapılmıştı, şehir merkezine 15 kilometre mesafede olduğu için uzak bulunuyor, kimse gitmek istemiyordu.

Şimdi özellikle Söğütözü bölgesinde onlarca lüks otel yükseliyor.

Amerikan Başkanı Trump da bu bölgedeki bir otelde kalıyor. Ankara Marriott Hotel’de.

Ben de son Ankara’ya gidişimde bu otelde kalmayı tercih ettim çünkü ABD Büyükelçiliği’ne gitmemiz gerekiyordu ve bu otel ABD Büyükelçiliği’nin tam karşısında.

Peki, size bu otelle ilgili bir de sır vereyim mi?

Çok güvenilir kaynaklardan gelen bilgiye göre Ankara Marriott Hotel ile tam karşısındaki ABD Büyükelçiliği arasında bir “tünel” var.

Az sayıda kişinin bildiği bu tünel vasıtasıyla otelden dışarı çıkmadan, ABD Büyükelçiliği’ne geçebiliyorsunuz.

Trump’ın bu oteli seçmesinin nedeni de bu.

Yine boktan bir haber

Her Amerikan başkanının Türkiye ziyaretinde Türk basını bıkıp usanmadan aynı haberi yineler.

“Tuvaletini bile getirdiler, gaytasını bile bırakmayacaklar”

Yahu 50 yıldır aynı haberi yazmaktan bıkmadınız mı!

Evet, Amerikan başkanları özel tuvaletleri ile gelir ve gittikleri ülkede gizli servislerin eline geçecek bir parça bok bile bırakmazlar ki devlet başkanları hakkında sağlık ve genetik bilgiler başkalarının eline geçmesin.

Burada artık bir haber yok. “Amerikan başkanı yanında takım elbise ile geldi” demek gibi bir şey bu.

Yapmayın bu haberi artık.

Tecrübeli bir sanıktan eleştiri

Ekrem İmamoğlu aynı gün üç ayrı davada yargılandı.

Bu, ne görülmüş, ne de görülecek bir şey.

Biliyorsunuz, bendeniz Türkiye’deki en kıdemli ‘sanık’ olabilirim.

45 yıla yaklaşan meslek hayatımda binlerce kez yargılandım.

Hakkımda binlerce dava açıldı.

Belki de Guinness Rekorlar Kitabı’na girebilirdim.

Haliyle binlerce kez savcı ve hakim karşısına çıktım.

Hiçbir dava da bir celsede bitmediği için, her seferinde hakim, takip edecek celsenin tarihi belirlerken dönüp kibarca sordu: “Şu tarih sizin için uygun mu?”

Aynı gün benim veya avukatımın ya da karşı tarafın avukatının başka bir yerde duruşması ya da bir seyahati falan varsa hakimler hep her iki taraf için de uygun bir tarih belirlediler.

Bu yüzden de Ekrem İmamoğlu’nun aynı gün aynı saatte üç ayrı mahkemede yargılanması çok da normal, sıradan, rastlanılabilir bir olay, “Öyle denk gelmiş” diye geçiştirilebilecek bir durum değil.

Bu çok açık bir “kasıt”.

Siyasallaşmış bir yargıya bile yakışmayacak derecede bir suiniyet!

Bu durumda tarafsız olunmaz

Tiyatrodan siyasete geçiş yapan Erdal Beşikçioğlu, namı diğer Behzat Ç., Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayında yer aldığı iddialarına karşın bir açıklama yapmış ve “Ben kimseden yana değilim. Parti içi siyasetin bir parçası olmak istemiyorum.” demiş.

Bu son derece manasız bir açıklama.

Siyaset yapıyorsanız, parti içi siyaset de özellikle böyle durumlarda siyasetin önemli bir parçasıdır.

Böyle bir konuda tarafsız kalamazsınız.

Zaten aslında Erdal Beşikçioğlu da tarafsız falan kalmamış.

Tarafsızım diyerek tarafını belli etmiş.

Açık bir şekilde Kılıçdaroğlu’ndan yana durmuş.

Yarına

Bugün size genç ama bir o kadar güvenilmez bir belediye başkanını anlatmayı planlıyordum. Bende büyük hayal kırıklığı yaratan bir belediye başkanını.

Anlatmayı planladığım öykünün taraflarından biri cezaevinde olduğu için bu yazımı ertelemiştim ama daha fazla ertelemeyeceğim. Bugün çok yazdım. Daha fazla vaktinizi almayayım.

Yarın anlatırım.

Ne zaman insan oluruz?

Terbiyesizlik genel geçer durum olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026