İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

  • Otelden büyükelçiliğe tünel

  • Yine boktan bir haber

  • Tecrübeli bir sanıktan eleştiri

  • Bu durumda tarafsız olunmaz

  • Yarına

detail banner reklam

Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Yazı İçeriği

  • Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

  • Otelden büyükelçiliğe tünel

  • Yine boktan bir haber

  • Tecrübeli bir sanıktan eleştiri

  • Bu durumda tarafsız olunmaz

  • Yarına

Ankara’daki NATO Zirvesi oldukça başarılı geçiyor, en azından Türkiye açısından.

Başkan Trump, ilk başkanlık döneminde çaldığı eşeğimizi dün geri vererek, yani kendi koyduğu CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını ifade ederek Türkiye’ye önemli bir “müjde” verdi.

Her seferinde yaptığı gibi Papaz Brunson’ın kendi talebi üzerine serbest bırakılmasının kendisi için ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha söyledi.

Gerçi Papaz’ı serbest bırakmamızdan kısa süre sonra Türkiye’ye zehir zemberek tehdit dolu bir mektup yollayarak SDG lideri Mazlum Abdi’ye destek vermemizi isteyen de oydu ama olsun, bugün geldiğimiz nokta iyi.

Şaka yapmıyorum, gerçekten gelinen noktanın olumlu olduğunu düşünüyorum.

Uluslararası ilişkilerde böyle şeyler olur, önemli olan soğukkanlılığı korumak, ilişkileri kopma noktasına getirmemek, kopma noktasına taşımak isteyenlere saçmaladıklarını söylemektir.

Dediğim gibi zirve Türkiye açısından olumlu geçiyor, Türkiye’nin NATO içindeki önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Şimdi gelelim asıl meseleye.

Biz burada “Türkiye NATO’dan çıkmamalıdır. Tüm silahlı kuvvetlerimizi yeniden oluşturacak halimiz yok. NATO bizim için, biz NATO için önemliyiz” derken iktidar yanlısı bir güruh “NATO’ya hayır, NATO’dan hemen çıkmalıyız” sloganları atıyordu.

Biz haindik, Batı uşağıydık. Onlar yerli ve milliydi.

Şimdi Trump’ın iltifatları karşısında neredeyse zil takıp oynayacak olanlar, NATO’ya hayranlıklarını bildirenler yine onlar.

Aynı güruh sokaklara cola döküp, hamburgerci basıp, dolar yakıp Amerika’nın ne kadar büyük bir şeytan olduğunu manşet yapıyorlardı.

Şimdi aynı kalemler, aynı sözde fikir adamları utanmasalar Melania Trump’ın yerini almak isteyecekler.

Ve dün yaptıklarından zerre yüzleri kızarmadan bugün 180 derece tersi bir tavır içindeler.

NATO’ya sövenler 1 numaralı NATO’cu, cola döküp dolar yakanlar Trump’çı.

Bak sen şu kadere!

Şaşırıyor muyuz!

Elbette hayır.

Çünkü dün Fetullah Gülen’i ağızlarını yaya yaya övüp, bugün küfür edenler de aynı utanmazlık içindeki aynı tipler.

Biz ise durduğumuz yerde duruyoruz.

Bu güruh “BRICS çığlıkları” atarken “Ulan deli misiniz, hem NATO’da hem BRICS’te nasıl olunur’ dediğimiz için küfür yiyorduk.

Onu geçin, yıllar önce “Türkiye, ABD’ye önemli bir AK Partiliyle elden mektup gönderdi. S-400’lerden kurtulma sözü verdi” dediğimizde bırak yediğimiz küfrü bugünkü yasalar olsaydı, hakkımızda doğru olmayan bilgiyi yaymaktan dava açılırdı.

Bugün geldiğimiz noktada her şey ayan beyan ortada.

Kötü mü oldu!

Bence hayır.

Biz ise arada yediğimiz onca küfür ile kaldık.

O küfürler şimdi misliyle iade edildi.

Asıl sahiplerine.

Bunları yazdım diye de beni NATO aşığı falan zannetmeyin.

Ben sadece Türkiye’nin Ortadoğu’ya değil, Batı’ya ait olduğunu düşünüyorum.

Bunun bugünkü yolu da NATO ile yürünüyor.

Beğensek de beğenmesek de!

Sağcı da olsak, solcu da!

İspanya’da sol iktidar var.

İspanya NATO üyesi değil mi, Sanchez Ankara’ya gelmedi mi!

Mitterrand Fransa’yı NATO’dan çıkardı mı!

Basitçe anlatmak gerekirse Batı bir kulüpse eğer, NATO da onun özel güvenliği.

NOT: ABD’ye bu güzel haberler için ne verdiğimizi de önümüzdeki günlerde konuşuruz.

Otelden büyükelçiliğe tünel

Sevgili dostum Murat Bardakçı, Ankara’da yabancı konukları ağırlayacak otel olmadığı günlerden bugünlere gelişimizi anlatmış ve başta Beştepe Sarayı olmak üzere Ankara’daki imar gelişmesi için “Kötü mü oldu yani!” diye sormuş.

Okuyunca güldüm.

Geçmişte, Esenboğa’dan Ankara’ya gelirken Pursaklar’dan sonra yola bakan tepeleri işgal etmiş gecekondular vardı.

Ağaçlar içinde derme çatma evler.

Rivayet odur ki, 1991 yılında Başkan Bush (Baba Bush) Ankara’ya geldiğinde yolda bu gecekonduları görür. Durumu çaktırmak istemeyen Turgut Özal bunların Ankaralı zenginlerin yazlık villaları olduğunu söyler.

Söyledi mi, başkan Bush inandı mı bilmem ama gelişme doğaldır.

Bugünün Ankara’sını 50 yıl önceki Ankara ile karşılaştırmak doğru değildir.

Son 25 yılda dış borcumuz 5 kat arttı ise Ankara’nın da 5 kat daha gelişmesi normaldir.

Ancak Murat hepimizden daha iyi bilir ki, gösteriş ile gerçek büyüklük aynı şey değildir. Benim tanıdığım Murat, gösterişi hiç sevmez, tam aksine gösterişten en uzak duran adamdır. Bir yere apartman görevlisinin 1990 model otomobiline kurulup gitmekten hiç gocunmaz. Bu gösterişsizlik, Murat’ın bir alim olarak değerini hiç düşürmez.

Tabii bunları söylerken Ankara’daki gelişmeyi de görmezden gelmemek ve gelişmemeliydi demek istemiyorum.

Gerçekten Ankara’da müthiş bir gelişme yaşanıyor. Rahmetli dedem 50 sene önce “Ankara’da devleti soyanlar, İstanbul’da halkı soyanlar zengin olmuştur” derdi ve eklerdi “Ankaralı zenginler daha zengindir ama parayı bulunca İstanbul’a göçerler.”

Bugün değişen bir şey yok. Boşuna Ankara’daki lüks konutlar İstanbul’dakilerden daha pahalı değil.

Oteller de öyle.

Ankara’da çalıştığım dönemlerde, çok da eski değil 1990’ların başında kalacak iki üç otel vardı. Büyük Ankara, Stad, Etap. Ankara Hilton yeni bitmişti, Ankara Sheraton proje halindeydi. Site falan yoktu. Mesa Koru sitesi yeni yapılmıştı, şehir merkezine 15 kilometre mesafede olduğu için uzak bulunuyor, kimse gitmek istemiyordu.

Şimdi özellikle Söğütözü bölgesinde onlarca lüks otel yükseliyor.

Amerikan Başkanı Trump da bu bölgedeki bir otelde kalıyor. Ankara Marriott Hotel’de.

Ben de son Ankara’ya gidişimde bu otelde kalmayı tercih ettim çünkü ABD Büyükelçiliği’ne gitmemiz gerekiyordu ve bu otel ABD Büyükelçiliği’nin tam karşısında.

Peki, size bu otelle ilgili bir de sır vereyim mi?

Çok güvenilir kaynaklardan gelen bilgiye göre Ankara Marriott Hotel ile tam karşısındaki ABD Büyükelçiliği arasında bir “tünel” var.

Az sayıda kişinin bildiği bu tünel vasıtasıyla otelden dışarı çıkmadan, ABD Büyükelçiliği’ne geçebiliyorsunuz.

Trump’ın bu oteli seçmesinin nedeni de bu.

Yine boktan bir haber

Her Amerikan başkanının Türkiye ziyaretinde Türk basını bıkıp usanmadan aynı haberi yineler.

“Tuvaletini bile getirdiler, gaytasını bile bırakmayacaklar”

Yahu 50 yıldır aynı haberi yazmaktan bıkmadınız mı!

Evet, Amerikan başkanları özel tuvaletleri ile gelir ve gittikleri ülkede gizli servislerin eline geçecek bir parça bok bile bırakmazlar ki devlet başkanları hakkında sağlık ve genetik bilgiler başkalarının eline geçmesin.

Burada artık bir haber yok. “Amerikan başkanı yanında takım elbise ile geldi” demek gibi bir şey bu.

Yapmayın bu haberi artık.

Tecrübeli bir sanıktan eleştiri

Ekrem İmamoğlu aynı gün üç ayrı davada yargılandı.

Bu, ne görülmüş, ne de görülecek bir şey.

Biliyorsunuz, bendeniz Türkiye’deki en kıdemli ‘sanık’ olabilirim.

45 yıla yaklaşan meslek hayatımda binlerce kez yargılandım.

Hakkımda binlerce dava açıldı.

Belki de Guinness Rekorlar Kitabı’na girebilirdim.

Haliyle binlerce kez savcı ve hakim karşısına çıktım.

Hiçbir dava da bir celsede bitmediği için, her seferinde hakim, takip edecek celsenin tarihi belirlerken dönüp kibarca sordu: “Şu tarih sizin için uygun mu?”

Aynı gün benim veya avukatımın ya da karşı tarafın avukatının başka bir yerde duruşması ya da bir seyahati falan varsa hakimler hep her iki taraf için de uygun bir tarih belirlediler.

Bu yüzden de Ekrem İmamoğlu’nun aynı gün aynı saatte üç ayrı mahkemede yargılanması çok da normal, sıradan, rastlanılabilir bir olay, “Öyle denk gelmiş” diye geçiştirilebilecek bir durum değil.

Bu çok açık bir “kasıt”.

Siyasallaşmış bir yargıya bile yakışmayacak derecede bir suiniyet!

Bu durumda tarafsız olunmaz

Tiyatrodan siyasete geçiş yapan Erdal Beşikçioğlu, namı diğer Behzat Ç., Kemal Kılıçdaroğlu’nun yayında yer aldığı iddialarına karşın bir açıklama yapmış ve “Ben kimseden yana değilim. Parti içi siyasetin bir parçası olmak istemiyorum.” demiş.

Bu son derece manasız bir açıklama.

Siyaset yapıyorsanız, parti içi siyaset de özellikle böyle durumlarda siyasetin önemli bir parçasıdır.

Böyle bir konuda tarafsız kalamazsınız.

Zaten aslında Erdal Beşikçioğlu da tarafsız falan kalmamış.

Tarafsızım diyerek tarafını belli etmiş.

Açık bir şekilde Kılıçdaroğlu’ndan yana durmuş.

Yarına

Bugün size genç ama bir o kadar güvenilmez bir belediye başkanını anlatmayı planlıyordum. Bende büyük hayal kırıklığı yaratan bir belediye başkanını.

Anlatmayı planladığım öykünün taraflarından biri cezaevinde olduğu için bu yazımı ertelemiştim ama daha fazla ertelemeyeceğim. Bugün çok yazdım. Daha fazla vaktinizi almayayım.

Yarın anlatırım.

Ne zaman insan oluruz?

Terbiyesizlik genel geçer durum olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026