İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Milli piyango mu bu!

  • Fütursuzluk

  • ABD futbolu inşallah sevmez

  • Genetik ya da kader

detail banner reklam

Milli piyango mu bu!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

Yazı İçeriği

  • Milli piyango mu bu!

  • Fütursuzluk

  • ABD futbolu inşallah sevmez

  • Genetik ya da kader

Medyada ve siyasette “9 Temmuz’dan sonra çok kötü şeyler olacak” havası var.

Kötü şeyler dedikleri senaryo şu:

“İktidar NATO toplantısının sona ermesini bekliyor ve NATO toplantısı öncesi imajının bozulmasını istemediği için bazı operasyonları bekletiyor. NATO toplantısı biter bitmez Özgür Özel ve onunla birlikte hareket eden CHP’lilerin dokunulmazlıkları kaldırılacak ve TBMM’de bekleyen pek çok fezleke ile ilgili yargılamalar başlayacak hatta Özgür Özel tutuklanacak. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a da bir operasyon yapılacak. Yavaş da görevden alınacak ve belki içeri atılacak.”

NATO toplantısı biter bitmez olacakları böyle sıralıyor yazarlar, senaryo yazarları.

Sizin de aklınıza muhalefete yapılacak başka kötülükler aklınıza geliyorsa ekleyebilirsiniz.

Açıkçası ben bunlara pek katılamıyorum.

Sakın yanlış anlamayın, bunlar olmaz, olmayacak, bu kadarını da yapmazlar falan demiyorum.

Bunların hepsi olabilir, bazıları olacaktır da.

Ama iktidarın bunları yapmak için NATO toplantısının sona ermesini beklemek gibi bir gayretkeşlik içine girdiğine, bunları NATO’dan ya da NATO’daki liderlerden çekindiği için şimdiye dek yapmadığına, toplantının hemen ardından bunları yapacağına inanmıyorum.

İktidar bunları yapmıyorsa, yapamadığından, NATO’dan çekindiğinden, uluslararası tepkilerden korktuğundan değil yapmaya gerek duymadığından, henüz zamanın gelmediğini düşündüğünden, bunları yapmanın siyaseten işine yaramayacağını gördüğünden ya da bunları yapmaya en azından şimdilik ihtiyacı olmadığından yapmıyordur.

Şunun hâlâ farkında değil misiniz, Türkiye’de olanlar dünyanın özellikle “medeni zannettiğiniz” dünyanın zerre miskal umurunda değil.

Avrupa’nın güvenliği meselesi bu kadar gündemde iken, Rusya tehdidi olduğuna tüm Avrupa içtenlikle inanmışken, Türkiye bölgesindeki dengede çok önemli bir yerde dururken NATO üyesi ülkelerin Türkiye’deki bir siyasetçinin tutuklanmasını, yargılanmasını önemseyeceğini mi zannediyorsunuz.

Gördünüz işte, Hollandalı gazeteci Deniz Göktaş ve diğer tutuklamaları sordu Trump yalakası NATO Genel Sekreteri’ne.

Ne dedi herif, “Demokrasi sadece sandık demek değildir.”

Yapma ya, öyle miymiş?

Yanıta bak. İyi ki de öyle dedi, o ayrı ama bir yandan da Türkiye’de olan bitenin kimsenin umurunda olmadığını gösterdi.

O yüzden 9 Temmuz’u bu kadar da önemsemeyin.

Ne bizimkiler NATO’yu veya uluslararası camiayı takıyor, ne de onlar burada olan biteni.

Bu yüzden de bir şey olacaksa, iktidarın canı istediği zaman olur.

9 Temmuz şart değil.

Milli piyango mu bu ille de her ayın 9’un, 19’un, 29’unda büyük ikramiye birine çarpsın.

Her an çekilebilir!

Kimbilir belki de bu sefer “Belki de sıra sizde!”

Fütursuzluk

Yukarıdaki yazıyı okudunuz, değil mi!

İyi.

Şimdi okuyacağınız yazı aslında o yazının sağlaması gibi.

Bazı şeylerin ne kadar fütursuzca yapıldığını anlatacak.

Sencer Solakoğlu’nu biliyorsunuz.

Çiftçi. İyi eğitimli, belli ki vatansever bir adam, keyfi yerinde olduğu, canı istediği zaman İsviçre’deki şalesinde yaşayabileceği halde memleketin dertleriyle dertlenen bir adam.

Yıllardır kendini tarıma adamış, özellikle de hayvancılığa.

Hiçbir siyasi bağlantıya girmeden, doğru bildiğini, olması gerekeni araştırıp söyleyerek AK Partili tarım bakanlarının bile arayıp konuştuğu, fikir alıp verdiği bir adam.

Yıllardır tanırım, bilirim, bir gün bir siyasi cümlesini görmedim. Varsa yok tarım, üretim, hayvancılık, etçilik, sütçülük.

Sıkıcı derecede bu işlere takık.

Bir süre önce CHP lideri Özgür Özel’in ricası ve hatta ısrarı ile CHP’nin gölge kabinesinde tarımdan sorumlu kişi oldu. Makam falan umurunda olduğundan değil, tarıma takık olduğundan kabul etti. Belki memlekete bir faydam olur diye.

Memleketi bilmem ama kendisine pek faydası olmadı.

Yıllardır Türkiye’nin en güvenilir tarım markalarından biri iken, sürekli teşekkür alırken birdenbire işler değişti.

Önce çiftliği basıldı, bir sığırı öldürüldü, yetmedi, yıllardır sahip olduğu “hastalıktan ari işletme sertifikası” Tarım Bakanlığı tarafından iptal edildi.

Ve tüm bunlar CHP’nin gölge kabinesinde görev almasının ardından oldu.

Bakanlık “Yahu şimdi yaparsak ayıp olur. Kör parmağım gözüne bu kadarını da yapmayalım” falan demedi.

“Sen CHP’ye mi katıldın. Al sana CHP, sen gölge bakan mı oldun, al sana bakanlık” dediler ve yaptılar.

Çünkü yapabiliyorlardı ve yapma yetkileri vardı.

Mesele bu kadar basit.

Peki ben ne yaptım?

Girdim internet sitesine her zaman yaptığım gibi, kıymamı, sucuğumu, sosisimi Feyz Çiftliği’nden ısmarladım.

Ne yapalım. Elimizden gelen bu. Tüketimden gelen gücümü kullandım.

ABD futbolu inşallah sevmez

Yıllar önce Spor Saati programında, Emin Çağlar’ın bir sorusu üzerine “İnşallah ABD futbolu sevmez. Yoksa Avrupa’da iyi futbolcu bulamayız. Tüm iyi futbolcular Amerika’ya gider. Avrupa artanlarla yetinmek zorunda kalır, biz ondan da artanı alırız ancak” demiştim.

Futbol camiasının yakından tanıdığı avukat Bayram Saral, futbol adına önemli bir tespitini paylaştı.

“Dünya futbolunu bekleyen en önemli tehlike ne biliyor musun?” diye sordu ve yanıtını kendi verdi, “ABD’nin futbolu sevmesi ve benimsemesi. Böyle bir durum futboldaki bütün dinamikleri değiştirir. Ve görülüyor ki, onlar da futbolun eğitimsiz toplumlar üzerindeki “afyon etkisini” öğrendiler. Önce FIFA’yı satın alırlar, sonra her şeyi.”

O kadar doğru ki!

Toprağı bol olsun Maradona da “ABD bir dünya kupası düzenlerse maçları 4 devre oynatır, araya reklam alırlar.” demişti.

Tam da öyle olmadı mı!

Sonrasında Trump’ın FIFA’nın “karanlık” ve “yolsuz” başkanı Infantino’yu arayarak kırmızı kart iptal ettirdiğini gördük hep birlikte.

ABD bu işe girerse ve MLS ciddi bir lige dönüşürse bildiğimiz futbolu unutabiliriz.

Dört devreli, arada molalar olan, gol sayısını arttırmak için kuralların sürekli esnetildiği, maçın tribündeki hakemler tarafından yönetildiği, futbolcuların yüzlerce milyon dolar gelirle transfer edildiği ancak bonservis ücretlerinin olmadığı, draft sistemi ile çalışan bir seçme uygulaması görebiliriz.

Biliyoruz zaten futbol asla sadece futbol değildir ama ABD bu işe girerse futbol artık futbol olmaktan da çıkar.

Genetik ya da kader

Bryan Johnson adını duydunuz mu!

Benim sağlık programlarını izliyorsanız mutlaka duymuşsunuzdur.

Amerikalı bir deli dahi.

Şirketini birkaç milyar dolara sattıktan sonra kendi bedeni üzerinde bir araştırmaya girişti ve uzun yaşamın sırrını bulmaya servetini adadı.

Yılda en az 3 milyon doları sadece sağlığını korumak ve yaşlanmayı durdurmak ve geri çevirmek için harcamaya başladı.

Utahlı milyarder bir mormon ve zaten inancı gereği pek çok zararlı ürünü kullanmıyordu.

Ancak yaşlanmayı kafaya takınca zıvanadan çıktı.

Her gün onlarca vitamin alıyor, 10’lu yaşlardaki oğlunun kanını kendine naklettiriyordu.

Derdi yaşlanmayı durdurmaktı ve tüm bu çabalar sonucunda beden yaşını 5 yaş geriye çevirdiğini anlatıyordu. Yatma kalkma saatleri, yemek saatleri, porsiyonları, yedikleri, içtikleri hepsi planlıydı. İnsan gibi yaşamıyordu. Ben de onu izliyordum ama yaptıklarını yapmak aklımın ucundan bile geçmiyordu.

Tabii bu arada boş da durmuyor, başta zeytinyağı olmak üzere sağlıklı yaşam ürünleri de pazarlıyordu.

Ve şimdi bir de baktık ki, tüm bu çabalara karşın çaresi olmayan bir hastalığa yakalanmış.

Demek ki neymiş.

Genetik diye bir şey varmış ve en azından şimdilik sizi pek de dinlemiyormuş.

Siz buna “kader” ya da “mukadderat” da diyebilirsiniz.

Bu haberi görünce rahmetli Ertuğrul Akbay aklıma geldi. O da benzer şekilde sağlıklı yaşam ve ölümü ötelemeye takmıştı kafayı.

Onunla da son karşılaşmamızda “Karnıma yumruk at” diye tutturdu. Sonra da “Neye üzülüyorum biliyor musunuz, hepiniz gidecekseniz ben kalacağım. 150’yi göreceğim zannederim. Aslında benim sizle değil, sizin çocuklarla arkadaşlık etmem lazım” demişti.

Birkaç ay sonra hastalandı. Kısa süre sonra hayatını kaybetti.

Böyle şeylere kafayı takmamak lazım.

Ne kadar yaşadığınız değil, nasıl yaşadığınız, yaşarken yaşamdan keyif alıp almadığınız daha önemli.

Ne zaman insan oluruz?

Trump gibiler dünyayı yönetmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Öcalan suçsuz, PKK’lılar suçlu olur mu!
Köşe Yazıları
Öcalan suçsuz, PKK’lılar suçlu olur mu!

Fatih Altaylı

Ağustos 25, 2026

Vank: Saldırılar sürerse Türkiye boğazları kapatmalı
Köşe Yazıları
Vank: Saldırılar sürerse Türkiye boğazları kapatmalı

Fatih Altaylı

Ağustos 24, 2026

İsrail Türkiye’ye saldıracak kadar delirdi mi?
Köşe Yazıları
İsrail Türkiye’ye saldıracak kadar delirdi mi?

Fatih Altaylı

Ağustos 23, 2026

  • Videolar

Tümü
Araplar Osmanlı'ya ihanet etti mi? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Murat Bardakçı & Fatih AltaylıAraplar Osmanlı'ya ihanet etti mi?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:15 Murat Bardakçı aktif olarak ne üzerinde çalışıyor? 07:16 "Evrak toplamak" ne demektir? 10:53 Şerif Muhiddin Targan kimdir? 14:35 Osmanlı'da "Aristokrat" kimleree denirdi? 17:34 Şerif Muhiddin Targan'ın ailesi 25:20 Şerif Muhiddin Targan'ın günümüzdeki popülaritesi 29:03 Şerif Muhiddin Targan'ın Safiye Ayla ile evliliği 36:31 Arap İsyanı'nın temeli 42:08 Murat Bardakçı'nın topladığı mektuplar 46:19 Arap İsyanı gerçek mi? 50:36 Murat Bardakçı, kitabı yazdıktan sonra topladığı belgeleri ne yapacak? 56:00 Ali Emiri kimdir? 1:00:15 Kitapta Sultan Vahdettin'e ait bölümler olacak mı? 1:05:37 Kapanış #işbirliği
Ağustos 23, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Türkiye'nin en eski markası: Hacı Bekir görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Türkiye'nin en eski markası: Hacı BekirTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:55 Ali Muhittin Hacı Bekir kimdir? 10:03 Firma nasıl bu kadar uzun süre ayakta kaldı? 11:56 Formüller hâlâ eskiden kalma formüller mi? 16:51 Neden bu kadar tatlıcı Kastamonu'dan çıkıyor? 17:26 Aile geleneği nasıl devam ediyor? 20:26 Yeni neslin sevdiği tatlı çeşitlerine girmeme sebepleri ne? 23:19 Akide şekeri nereden geliyor? 23:50 Logodaki madalyalar ne? 25:20 Turkish Delight benzetmesi nereden geliyor? 27:13 Çalışanlar eskisi gibi dükkânın üstünde mi uyuyor? 27:30 Dedelerinin Fenerbahçe başkanlığı yapması? 30:51 Kaç şubeleri var? 31:21 Yeni ürün ekleme süreci nasıl ilerliyor? 33:43 Yurt dışına açılmak istediler mi? 35:08 Her karar ortak mı alınıyor? 35:55 Kaç çeşit ürünleri var? 37:04 Şerbetleri şişede satmayı düşünmediler mi? 38:06 Dünyadaki tatlıcılar arasındaki yerleri? 40:34 Gül kaplı lokum neden yapmıyorlar? 43:27 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ağustos 23, 2026
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026