İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yeni lider tipi yeni demokrasi tipi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 15, 2011

Yeni lider tipi yeni demokrasi tipi

HER canım sıkıldığında yaptığımı yaptım,
Kaçtım İstanbul'dan ve hatta Türkiye'den,
Yine Pireneler'de, hani bizim Kürt terörünü sona erdirmek için "Örnek alalım mı acaba" dediğimiz Bask bölgesindeyim Fransa'nın, bir dağ köyünde,
Ama kaçsanız da, kaçamıyorsunuz,
Önümde televizyon açık, Sarkozy'yi dinliyorum bu sefer,
Karşısındaki gazetecileri fırçalıyor,
Soruya soruyla yanıt veriyor, Gazetecinin bilgisini test etmeye çalışıyor, Gazetecinin cümlesindeki bir açığı bulup doğrusunu söylüyor ve onaylatmaya çalışıyor, Adamı eze eze,
Fransa'nın artık bir sosyal devlet olmaması gerektiğini anlatıyor ama tam tersini söyleyerek,
"Önümüzde seçimler var ve ben bunları yapıyorum, kaybetme pahasına" diyor, Buna saygı gösterilmesini istiyor,
Yapacağım dediği şey, emekliliği zorlaştırmak, geciktirmek ve hatta biraz da imkânsızlaştırmak, Gazeteciler itiraz ediyor, "Batalım mı istiyorsunuz" diye soruyor,
Fransa'dan kaçan sermayeden şikâyet ediyor,
Bunun için servetten alınan verginin ortadan kaldırılması gerektiğini, bütün Fransız sermayesinin Almanya'ya, Belçika'ya kaçtığını anlatıyor,
Söylediklerinde doğrular da var, yanlışlar ve hatta yalanlar da,
Ama söylediklerinden daha fazla dikkat çeken şey, söyleme üslubu,
Karşısındakini küçük görerek, ezerek, fırçalayarak, "Siz bir şey bilmezsiniz ben bilirim"e getirerek,
Galiba artık yeni lider tipi bu,
"En iyisi alışmak herhalde" diyor yanımda oturan Fransız arkadaşım,
"Başka tanıdıkların var mı?" diyorum,
"Putin de böyle, Başka yerlerde de böyle liderler çıkacak, Galiba demokrasi diye diye bu noktaya doğru ilerliyoruz, Ekonomik problemler, demokrasi diyen ama demokrasiden başka her şeye benzeyen rejim ve liderleri getirecek, Çocuklarımız buna hazırlıklı olmalı" diyor,
Ben kucağımda uyuklayan kızımın başını okşuyorum,
Biz geldik gidiyoruz,
Onları daha zor bir dünya bekliyor galiba,


Samimiyetsizlik

ERTUĞRUL Özkök'ün son dönemde yazdıklarını okurken içim acıyor,
Gerçekten acıyor, Mideme bir sızı giriyor, yukarı doğru çıkıyor, Göğüs kafesimin birleşip bittiği noktada bir yumru olarak kalıyor bazen,
Tasfiyelerden bahsediyor; bugünün güçlülerinin, kendisinin ve içinde bulunduğu grubun üzerine gelmesinden duyduğu üzüntüyü, rahatsızlığı, bundaki adaletsizliği anlatmaya çalışıyor,
Bu yazılarla karşılarında olduğunu düşündüğü insanlara ahlaki, etik, insani dersler vermeye çalışıyor,
"Yapmayın bize bunları" dercesine yazıyor,
Özkök'ün yazılarında çok doğrular var ama çok önemli bir şeyi yazmayı daima unutuyor,
Bugün kendilerine yapılanların çok daha fazlasını geçmişte kendi içinde bulunduğu grubun yaptığını, kendilerini güçlü gördükleri zamanlarda bugün güçsüz oldukları için yapamadıkları ve kendilerine yapılmasından şikâyetçi oldukları her şeyin mucidi olduklarını yazmayı unutuyor,
Oysa Ertuğrul Özkök'ün yazılarında anlatmak istediğinin canlı örneği, kendi içinde bulunduğu grup,
Bakın o günün mağrurları, bugün nasıl ezik bir mağduriyet edebiyatı içindeler,
Ve dersin büyüğü, Özkök'ün yazılarında yazamadığı, eksik kalan ana fikir burada,
Büyüklük de, küçüklük de geçici,
Dün büyük olan bugün küçük, küçük olan yarın büyük olabiliyor,
Ama bu döngü hiç sabit kalmıyor,
Yani dün Özkök'ün grubunun yaptıklarını, bugün kendilerinin büyüdüğünü ve güçlendiğini zannederek yapmaya kalkışanlar, yarın kendilerinin de küçülebileceğini ve bir başkasının büyüyebileceğini bilmeliler,
Hem de hiç değişmez bir kural olarak bilmeliler,
O yüzden de kendilerine ait olmayan ve dayandıkları yerden gelen gücü, asla kendi güçleri zannedip kullanmamalılar,
Bir gün dayandıkları yerler çökünce, aynen Özkök'ün bugün yazdıklarını yazmak zorunda kalabilirler,
Özkök'ün yazılarını içim ağrıyarak okumam bu yüzden,
Hâlâ ve her şeye rağmen samimi değil,
Hâlâ eksik, hâlâ sahte,
O yüzden de etkisi yok,
Üzmüyor insanı, ders vermiyor,
Sadece acındırıyor,
Geçmişin hatalarından ders almışlık yok içinde hâlâ,
Sadece şimdi aynı şeyleri başkasının yapıyor olmasına duyulan kıskançlık ve o yapılanların hedeflerinden biri olmanın getirdiği "Ekşimsi korku" var,
Ama "Yarın bir daha asla yapmam" yok içinde o yazıların,
Belki de en üzücüsü, ne Ertuğrul'da, ne de Aydın Doğan'da "Hiç değilse giderken onurlu davranalım" hali olmaması ve hâlâ kaypaklık hissedilmesi,
Yine de aklıselim sahipleri ders çıkarmalı o yazılardan, Günün değişebildiğini, gün değiştiğinde pişman olmamak gerektiğini, günün değişebileceğini düşünüp hep doğru olmanın gerektiğini, doğruluğun asla kıvırmadığını, pişman olmadığını ve daha pek çoğunu,
Her şeyden ders alınabilir,
Bazen yazana ve yazanın yazmadıklarına rağmen,,,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Adam olmak gerekmediğini gördüğümüz zaman moralimiz bozulmadığında

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026