İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Kadından sorumlu bakan da yaparsınız

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 26, 2011

Kadından sorumlu bakan da yaparsınız

VURULDUĞU gün yazdım, "İbrahim Tatlıses'i hatalarıyla sevaplarıyla severim" diye,
Çünkü sanatçıdır, Sanatçıların biraz acayip olmasına ses çıkarmam,
Seveni öyle sever, Sevmeyen öyle sevmez, Nefret eden de öyle eder,
Vurulmasına üzüldüm, Çevremdeki pek çok kişi üzülmemiş olsa da, Özellikle de kadınlar,
Neyse ki, iyileşti, Tam olarak sağlığına kavuşması vakit alacak olsa da, belki de hiçbir zaman tam olarak sağlığına kavuşamayacak olsa da, hayatta kalması bile mucize,
Dün de Başbakan Erdoğan'la çekilmiş fotoğrafları dağıtıldı basına,
Maşallahı vardı ikisinin de,
Bu arada öğrendik ki, Tatlıses AKP'den milletvekili aday adayı olmuş,
Başbakan açıkladı, Adaylık begelerini aldık diye,
İşte benim için "zurnanın zırt dediği yer" burasıdır,
İbrahim Tatlıses'ten milletvekili falan olmaz,
Yakışık almaz,
Başbakan Erdoğan bir gün önce bir toplantıda konuşacak ve kadının reklamlardaki istismarına karşı çıkıp "Ben belediye başkanlığı dönemimde kadının istismar edildiği reklamları bile billboardlara astırmadım" diyecek, bir gün sonra İbrahim Tatlıses'in milletvekili aday adaylığını duyuracak,
Kadın döven, bunu gizlemeyen, kadınları "bir şekilde" vurulan İbrahim Tatlıses'in,
Eh, artık bundan sonraki dönemde de kadınlarla ilgili toplantı ve konferanslarda Tatlıses temsil eder AKP'yi,
Diyeceksiniz ki, "Sana ne kardeşim, Kadın razıysa dövülmeye ve hâlâ Tatlıses'in peşindeyse kadınlar sana ne!"
İyi o zaman, onu geçelim bir kalem,
Ya Tatlıses'in geri kalan sicili ne olacak?
Mafyatik adamlarla ilişkiler,,, Vurmalar, vurulmalar ne olacak?
Urfa Çarşısı'nda vurulup öldürülen delikanlı ne olacak?
Böyle mi olur bu milletin vekili?
Böyle mi temsil edilir bu Millet Meclisi'nde,
Böyle edilir diyorsanız hiç sözüm yok,
Böyle başa böyle tarak,
Gerisini yazmaya gerek yok!



Kafamızda delete tuşu mu var!

BUNU da gördük ya aldı hepimizi bir korku,
Basılmamış kitaba yasak geldi,
Herhangi bir demokraside, hele hele bu çağda olacak şey değil,
Benim geçmişten bildiğim iki örnek var,
Biri Abdülhamid zamanında, diğeri Cumhuriyet'in ilk döneminde,
Murat Bardakçı ikisini de yarın yazacak zaten,
Geniş geniş okursunuz,
Abdülhamid'inki istibdattan, baskıdan,,, Abdülhamid'in kendini, saltanatını koruma güdüsünden,
Cumhuriyet'in ilk dönemindeki ise yeni kurulmakta olan Cumhuriyet'i koruma kaygısından,
Şimdi kim ve ne korunuyor bilemiyorum,
Ama bildiğim şu ki, bir kitap ister basılmadan, ister basıldıktan sonra toplatılsın veya yakılsın, fark etmiyor,
Bir yerde bir kopyası çıkıyor,
O gün basılmadan toplatılanlar da öyle olmuş, Bugün toplatılanlar da böyle olacak,
Yazılan bir kitap, artık yazarının bile malı değil, tarihin malı oluyor, (Carlos Ruiz Zafon'un yazdığı Rüzgârın Gölgesi ne güzel kitaptır)
O yüzden de ister bilgisayarda "delete" tuşuyla silinsin, ister ele geçirilen kopyaları ateşe atılsın, isterse kıyma makinesinden geçirilsin fark etmez,
Örnek mi istersiniz,
İşte Kuran,
Yazılı olmadığı halde, tek satırı değişmeden bugüne gelmiş, Baskılara rağmen,
Baskı, kitabın değerini artırır, başka bir işe yaramaz,
O yüzden bu sevdaya kim kapıldıysa vazgeçsin,
Kafalardakini silecek "delete" tuşunu daha icat edemediyseniz bir işe yaramaz,
Belki çıkarla, menfaatle, korkuyla, baskıyla bir süre hafızaları bloke ederseniz,
Ama asla "delete" edemezsiniz!



Yazarlık 657 sayılı yasaya mı tabi?

HÜRRİYET Gazetesi, bazı yazarların yazılarını azalttı, bazılarının da işine son verdi,
Kıyamet koptu,
Ben hiç bu fikirde değilim doğrusu,
Köşe yazarlığı dediğin "657 sayılı devlet memurluğu mu?"
Bir kere yazar oldun mu, kaydı hayat şartıyla o köşe senin malın, tapulu arazin mi oluyor?
Bence değil,
Gazeteler süreç içinde fikir değiştirebilir,
Okurundaki değişimi gözlemleyip yeni okur kitlesiyle bağdaşmayan ve gazetenin yeni fikri yapısıyla uyuşmayan yazarlarla yolunu ayırabilir, Yazar kendi fikrine uygun bir başka gazetede yazmaya başlar,
Ya da yazar köşesini doğru kullanmıyordur, Kişisel amaçları için kullanmaya başlamıştır, Yazarın işine son verilebilir, Buna göz yumacak gazete bulursa yazar da orada yazmaya başlar,
Yazar açısından en kötüsü "okunmadığı için" işine son verilmesidir, Bu da çok olur, Yazar çağı yakalayamamıştır, belki tembelleşmiştir, Belki de yeni nesli yakalayamamıştır, Okunmuyordur, Üstelik de artık gazeteler için bunu ölçmek çok kolay, İnternetteki okunma oranlarına bakınca kabak gibi görünüyor her şey, Ve yazardan artık yazmaması istenebilir,
Bunların hiçbiri için kıyamet koparma hakkına sahip değiliz,
En fazlasından, yazarı çok seviyorsak gittiği gazeteden takip ederiz, Ya da gazeteyi almayı bırakabiliriz,
O kadar!
Not: Bekir Coşkun'la yollarımızı ayırmamızı bunların hiçbirine dahil etmiyorum, Bilesiniz,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Basılmamış kitabın davası olmayacağını anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026