İstanbul 20°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tatmin meselesi

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2011

Tatmin meselesi

İLERİ demokraside aşama aşama ilerliyoruz, Ve haliyle dünya demokrasi tarihine, hatta hukuk devleti kavramına her geçen gün yeni şeyler kazandırıyoruz,
Tarih, bugünün üzerinden asırlar geçse de Türkiye'yi demokrasiye yaptığı bu unutulmaz katkılarla anacak,
Sanki bir nevi "Magna Carta" oluşturuyoruz yeniden,
Demokrasi ve hukuk devletine kazandırdığımız yeni kavram çok çok önemli ve büyük ihtimalle yeni demokrasi kavramı yapılırken, demokrasi ile hukuk devleti arasındaki bağlantılar incelenirken, bu müthiş kavram da siyaset biliminin önemli inceleme konularından biri olacak,
Bunun adı "tatmin hukuku",
Tamamıyla bize özgü,
Jargona yeni girdi, Ama ne giriş,
Önceki gün Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, üniversite sınavındaki "şifreli kopya" iddiaları için hükümet adına bir açıklama yaptı ve dedi ki: "Biz açıklamalardan tatmin olduk,"
İşte budur,
Kim daha iyi bilebilir ki!
Elbette halkın seçtiği parlamentoda çoğunluğu elinde bulunduranların "güvendiği" hükümet,
Onlar tatmin olduysa mesele kapanmıştır,
Bu durum yeni demokrasi ve yeni hukuk devletinde önemli ölçüde tasarrufa da neden olacak bir gelişmedir,
Bundan böyle demokrasilerin özü olan "check and balance" ve kuvvetler ayrılığı prensibi tamamen çöpe atılmaya layık, gereksiz bir unsur haline gelmiştir,
Bakın bu "tatmin hukuku" ile devletin nerelerden tasarruf edeceğini bir görelim,
Mesela Türkiye'de çeşitli kurumlarda, hatta Başbakanlık'ta ve en büyüğü Cumhurbaşkanı'nın emrinde olan "denetleme kurullarına" ve teftiş heyetlerine artık gerek yoktur,
Teftiş heyeti olmayacağı için müfettişe de gerek yoktur,
Dahası mahkemelere de gerek yoktur,
Bundan böyle her türlü iddia hükümetin önüne gider,
İddiaya muhatap olan kişi, hükümet içindeki birilerine durumunu izah eder,
O tatmin olursa gider hükümetin diğer üyelerine de durumu anlatır,
Hükümet de tatmin olursa konu kapanır,
Bu durumda Türkiye'ye gerekli olan tek yargı "özel yetkili savcılar ve mahkemelerdir",
Çünkü hükümetin tatmin olmadığı anlarda davalar doğrudan oraya yönlendirilir ve bu kez hükümet bu mahkemelerin alacağı kararla tatmin olur,
"Tatmin demokrasisi" diyebileceğimiz bu demokrasi türünü önümüzdeki dönem Birleşmiş Milletler'in açılış toplatısında anlatırsak bayağı bir sükse yaparız gibime geliyor,


Peki o zaman yakıştı

HAFTA sonunda Nurgül Yeşilçay hakkında iki satır yazı yazdım,
Kendisine Mithatcan Özer'i soran gazetecilere, "Öyle birini tanımıyorum" yanıtını vermişti,
Ben de bunun Nurgül Yeşilçay gibi birine yakışmadığını söyledim,
Yeşilçay'ın avukatından zehir zemberek bir yazı gelince şaşırdım,
Avukata göre benim yazım "müvekkilini değersizleştirmeye ve yıpratmaya yönelik bir yazı olup, müvekkili benimsemediği bir davranış biçimini benimsemiş gibi gösteren gerçek dışı bir haberdir",
Ayrıca müvekkili, özel yaşamının bu şekilde kasıtlı olarak magazin malzemesi yapılmasını istememekteymiş,
Yazı sadece "sansasyonel bir haber hazırlamak ve suni bir gündem yaratmak gayesiyle gerekli araştırma yapılmaksızın kaleme alınmış ve gerçeğe aykırıymış",
Bana bu yanıtı gönderen avukat her kimse bunun bir haber olmadığını anlamayacak düzeyde olduğu için yanıt vermek anlamsız,
Aynı anda Habertürk ve Hürriyet gazetelerinde çıkmış bir haber üzerine bir yazı yazdım,
"Nurgül Yeşilçay'a yakışmadı" dedim o kadar,
Haberi yazan ben değilim, muhabir ben değilim,
Benim tek dediğim "yakışmadığıydı",
Ancak madem düzeltme istiyorlar,
Yapayım,
Birkaç ay önce dudak dudağa pozlar verdiği adamı tanımadığını söylemek Nurgül Yeşilçay'a yakışmış,
Bundan sonra da tanımadığı adamlarla takılmaya devam etsin,
Allah mesut etsin!


Daş'tan mektup

LUCKY S ve Kısmetim gemilerine yapılan uyuşturucu operasyonlarından dolayı cezaevinde yatmakta olan Nejat Daş uzun ve oldukça nazik bir mektup göndermiş,
O günlerde olanların kendisine yönelik bir operasyon olduğunu söylüyor ve bu olayların arkasında karanlıkta kalmış bazı unsurlar bulunduğunu ve bunları benim de bilebileceğimi veya tahmin edebileceğimi iddia ediyor,
Ancak asıl söylemek istediği bu değil,
Daş diyor ki: " Biz büyük bir aileyiz, Vadat Daş kardeşimdir, Kendisi evli ve çoluk çocuk sahibi olduğu gibi diğer yetişkin kardeşlerimizin de kendilerine ait ayrı hayatları vardır, Neden benim ismimi kullanarak kardeşim üzerinden baskın bir pozisyon alınıp kullanılmaktadır, Bu sırf benim ismimi kullanarak onu veya aileyi daha fazla nasıl mağdur ederiz düşüncesinden peşinen suçlu göstermekten başka bir şey değildir, Bu sizce vicdani ve ahlaki bir durum mudur? Burada bahse konu olan sadece bir insan değil bir ailenin içinden türemiş birçok aile bireyinden bahsediyoruz, Tüm aile zan altında bırakıldığı gibi yaşamları da direkt olarak etkilenmektedir, Bu soyadını taşıyan okulda, üniversitede olan, yurtdışında kariyer yapan bir sürü insandan bahsediyoruz, Benim üzerimden diğer aile bireylerini mağdur edip, potansiyel suçlu gibi gösterilmemesini ümit ediyorum,"
Daş'ın haklı olduğu nokta şu,
Suç bireyseldir,
Aynı soyadını taşımak veya aynı ailenin bireyi olmak insanların suçlu veya potansiyel suçlu olduğunu göstermez,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kraldan çok kralcı olanlara kralın kim olduğunun fark etmediğini anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Köşe Yazıları
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı

Fatih Altaylı

Eylül 16, 2026

Eklemek için tehlikeli kelime
Köşe Yazıları
Eklemek için tehlikeli kelime

Fatih Altaylı

Eylül 15, 2026

Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026