İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

‘Yanlarım ağrıyor evladım’ anlat bakalım

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 10, 2011

‘Yanlarım ağrıyor evladım’ anlat bakalım

BAZI şeyleri anlamakta güçlük çekerim hep,
Mesela yurtdışında emlak edinme meselesini,
Bir Türk vatandaşı, yurtdışında emlak alır, Hemen kızarız millet olarak, "Hain, Parasını yurtdışına gönderiyor, Niye paranı başka memleketin toprağına yatırıyorsun, Bizim memleketin suyu mu çıktı" diye,
Ama yabancıların Türkiye'de emlak alması söz konusu olunca bu kez tam tersi bir tepki koyarız, "Memleketi satıyorlar,"
E, o zaman yurtdışında mülk edinen bizim Türk vatandaşı da yabancı memleketi satın almış olmuyor mu?
Ya da yurtdışında mülk almak hainlikse, bizde niye satan hain oluyor?
Buna benzer bir şekilde anlamadığım konu son günlerdeki "ithal doktor" tartışması,
Bizim Türk doktorlar yurtdışında çalışmaya gittiği zaman karalar bağlıyoruz, "Yetişmiş insanlarımız gidiyor, Beyin göçü oluyor" diye,
Ama eloğlunun yetiştirdiği doktoru Türkiye'ye getirince, "Nasıl gelir bizim memlekete ne olduğunu bilmediğimiz bu doktorlar, Bizim doktorumuz yok mu?" diyoruz,
Gitmesi kötüyse gelmesi niye kötü?
Bir karar verin, hangisi kötü? Beynin gitmesi mi, gelmesi mi?
ABD'de belki yüz binlerce yabancı doktor var,
Ben hiç duymadım Amerikalı doktorların "İstemezük" dediğini,
İstememek ne kelime,
Amerika'nın en meşhur doktoru bizden biri, Profesör Mustafa Öz'ün oğlu Mehmet Öz,
Adama televizyonda program bile yaptırıyorlar,
Elbette ki, Türkiye'ye yabancı doktorlar gelmeli,
Gelmeli ama bunun da bir "standardı" olmalı,
Bizim doktorların geçtiği kadar "ciddi sınavlardan" geçmeli,
Her önüne gelen "denklik" alamamalı,
Ayrıca Türkiye'ye gelecek yabancı doktor "Türkçe" bilmeli, Bu da bir zorunluluk olmalı, Hiçbir hasta, dilini bilmediği doktora derdini anlatamaz,
Gelenler en az bizim doktorlar kadar "kalifiye" olmalı,
Bunlar olursa bence gelsinler,
Eğitilmiş beyinlerin bize göçmesinde hiçbir mahzur yok,


Otomobilden önce motor 'arge'si yapmalıyız

OTOMOBİL mevzuuna kaldığımız yerden devam edelim,
Geçen hafta Türkiye'nin bir otomobil markasına sahip olmasının zor olmadığını, bunun sadece bir yatırım, iki sabır meselesi olduğunu söyledim,
Kalite ve inovasyon ise olmazsa olmazlar elbet,
Kalitede sorun olmaz,
İnovasyonda ise sorun olacaktır,
Eğer Türkiye'de bir otomobil markası yaratılacak ve uluslararası rekabete sokulacaksa, bunun için bazı ön adımlar atmak ve geleceği okumak gerekiyor,
Hibrit ve elektrikli otomobiller konusunda Türkiye bilgi sahibi olmaya başladı,
Ancak otomobil dünyasında bir başka gelişme, küçük hacimli motorlardan, yüksek verimlilikle yüksek güç elde etme döneminin başlaması,
Bununla ilgili çalışmalar yapan Avrupalı küçük araştırma şirketleri var,
Türkiye, bu araştırma şirketlerinden bir veya birkaçını satın almalı,
Motor altyapısını oluşturmalı,
Bu konuda teknolojik öncülerin arasında yer almalı,
Çünkü bugünkü motor ve aktarma teknolojilerinde üretilen enerjinin sadece yüzde 20'si, hadi bilemediniz yüzde 25'i otomobili hareket ettirecek güce dönüşüyor, Gerisi ısı olarak ve aktarma organlarında kayboluyor,
Bu alanda araştırmaların içinde olmak şart,
Bu tip motorların üretiminde başarılı olunduğu takdirde, birtakım vergi düzenlemeleriyle bu otomobillerin avantajlı olması sağlanmalı,
Ayrıca Türkiye'nin çevresinde doğal bir pazar oluşuyor,
Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetler, Türk otomobillerinin alıcısı olma olasılığı yüksek bölgeler,
Bu da yerli bir otomobilin Türkiye'de yıllık 100-150 bin, çevresinde de bir o kadar pazar bulabilmesi demek,
Tabii bir diğer gereklilik de, Türkiye kendi otomobilini üretmeyi başarırsa "hafif ticari" araç segmentindeki vergi düzenlemelerini yeniden gözden geçirmek,
Bu iş gerçekten zor değil, İmkânsız hiç değil,
Not: Hakan Çelik, batık durumdaki Saab markasının alınarak bir Türk markasına çevrilebileceğini yazmış, Saab ne yapsan Türk markasına çevrilmez, Ancak Saab'ın Türkiyeli firmalar tarafından satın alınması hiç de kötü bir fikir değil,


Dökülmüş sütün ,,,

İSRAİL'in ender makul adamlarından Ehud Barak, Mavi Marmara olayından sonra meydana gelen gelişmeler için "Spilled milk", "Dökülmüş süt" tabirini kullandı, "Olan oldu, uzatmayalım" anlamında,
Türkçesi de vardır ama pek kibar değildir "Davası olmaz" diye bilinir,
Bunu başkası söylese anlarım da, İsrailli bir siyasetçi söyleyince komik oluyor,
Her bir vatandaşının intikamı için topla, tankla, uçakla saldıran, 70 yıl önce meydana gelmiş olayların sorumlularının peşine düşen,,,
Artık 100 yaşına gelmiş eski Nazileri bile "intikam" için MOSSAD ajanlarına öldürten bir ülkenin en üst noktalara gelmiş bir siyasetçisi, 9 kişinin öldürülmesine "Dökülmüşün sütün davası olmaz" diyorsa ancak komik olur,
Üstelik de Türkiye'nin istediği atla deve değil,
İsrail'in yaptığı gibi, "Ödeşmek için biz de sizden 9 kişiyi öldürelim" falan demiyor,
İstenen sadece bir "özür",
Bir özür bile dilemekten imtina et,
Sonra süt döküldü de,
Bazen dökülen sütü yalamak zorunda kalır insan,
Kedi gibi,
Not: Bu yazdıklarıma bakıp Mavi Marmara olayına tam destek verdiğimi zannetmeyin sakın, Mavi Marmara büyük hataydı, ama İsrail'i yaptığı da bağışlanabilir değil,
Gemiyi durdurursun, Çıkarlarını savunursun, Ama 9 kişiyi uluslararası sularda öldüremezsin,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Düşman olma niyeti olmayanlar dostluğun kurallarını bildiği zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026