İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

‘En az’ Kadınlar Günü

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 8, 2012

‘En az’ Kadınlar Günü

BUGÜN Dünya Kadınlar Günü,
Bu günü kutlamaya en hakkı olan ülkelerden birinde yaşıyoruz ne yazık ki!
Geçtiğimiz yıl Türkiye'de "en az" 102 kadına ve kız çocuğuna tecavüz edilmiş,
207 kadın öldürülmüş,
Dikkat edin "en az" diyorum,
Daha doğrusu hazırlanan rapor böyle diyor,
"En az,"
Bununla ilgili bir yasa çalışması var,
Şimdi adı tartışılıyor,
Ben adında falan değilim, Yasa çıksın, adı mühim değil, Bir gün düzeltilir nasılsa,
"En az"ı daha aza indirecekse çıksın,
Ama sorun yasalarda değil, kafalarda,
Kadını mal gibi gören kafalarda,
Türkiye'nin çapkınlıklarıyla ünlü, bir nikâhlı eşi, bir imam nikâhlı eşi, bir sürü de sevgilisi olan çok ünlü bir müteahhidinin bir konuşmasına şahit olmuştum yan masadan,
Kadına bakışını anlatıyordu,
Değil bir insan, bir hayvan bile kadından böyle söz edemezdi ve sözünü ettiği kadın pek görüşmediği nikâhlı eşiydi, O bunları söylerken dinleyenlerden bazıları da gülüyordu,
Bu kafa, yasayla nasıl değişir bilmiyorum,
Ama bir şeyi biliyorum,
Titanic bizim ülkenin insanlarını taşıyan bir gemi olarak buzdağına çarparak batsaydı, kurtulanların tamamı erkek olurdu,
Kadına bu değeri veren bir milletin, cankurtaran filikalarını kadına vereceğini herhalde düşünmüyorsunuz!


Hasta hakkı diye bir şey var, duydunuz mu?

BAŞBAKAN haklı, Hem de ne haklı,
Bir gazete, Başbakan'ın sağlık durumuyla ilgili "dedikodu" düzeyindeki tartışmaları, yabancı bir "özel istihbarat teşkilatının" sızdırılmış raporuna dayanarak yayınlıyor,
Doğruluğu yanlışlığı bir yana, böyle bir bilgiyi, bırakın "ABD çıkarları için kiralanmış" bir özel istihbarat şirketine dayandırarak yayınlamak, elinize hastane raporu geçse bile yayınlayamazsınız,
Bırakın Başbakan'ın sağlık durumuyla ilgili dedikoduyu, herhangi bir vatandaşla ilgili olarak dahi yayınlayamazsınız,
Her şeyden önce "hasta hakları" diye bir şey var,
Bir hekim, hastasıyla ilgili bilgileri hastasının bilgisi ve arzusu dışında herhangi bir kişiyle paylaşma hakkına sahip değilken, bir gazete "sağlıkla ilgili" bir "dedikoduyu" hangi hakla paylaşabilir,
Bırakın Başbakan'ı, bugün bir gazete bir işadamının sağlık durumuyla ilgili yalan veya doğru bir bilgiyi açıklasa ve "Şu kadar ömrü kaldığı söyleniyor" dese, o işadamı ciddi sıkıntı yaşar,
Bir anda bankalar kredilerini keserler, şirketinde ciddi yönetim krizleri oluşur, mirasçılar arasında tartışmalar yaşanması ihtimali doğar,
Bu durumda o işadamının, yalan veya doğru bu bilgiyi yayınlayanlar hakkında çok ciddi bir tazminat hakkı doğar,
Elbette ki, toplumun önündeki kişilerin, siyasetçilerin, sanatçıların özel yaşamları gibi sağlık durumları da kamuoyunun ilgisini çeker,
Halk bu konularda bilgi sahibi olmak ister,
Ama bu bilginin sınırı, "hasta haklarını ihlal etmeyecek" düzeyde olabilir,
Başbakan'ın ameliyat olması elbette haberdir ve yayınlanır,
Ama daha fazlası için hastanın bu bilgiyi paylaşmak istemesi gerekir,
Örnek mi?
Hugo Chavez,
Venezüella Devlet Başkanı Chavez kanser,
Bunu ilk gün açıkladı ve tedavi sürecini de kamuoyuyla paylaşıyor,
Toplumsal bir figür bunu yapabilir,
Ama yapmama hakkı da tüm hastalar gibi vardır,
Bırakın toplumun tamamını, bir insan bunu onları üzmemek için ailesiyle bile paylaşmak istemeyebilir,
Bunu hastanın veya hasta olduğu iddia edilen kişinin rızası olmadan nasıl yazabilir, nasıl yayınlayabilirsiniz!
O kişinin yakınlarını, ailesini, eşini, çocuklarını ne hakla tedirgin edebilirsiniz,
Söz konusu olan bir Başbakan ise tüm bir milleti tedirgin etme hakkına nereden sahip olabilirsiniz,
Allah gecinden versin, şimdi ben kalkıp "Bir yerde okudum, Çetin Altan'ın bilmem kaç gün ömrü kalmış" desem Ahmet Altan kendini nasıl hisseder,
Ahmet Altan şudur budur bilmem ama bildiğim kadarıyla vicdan sahibi bir adamdır,
Yaptığının "insani" olmadığının o da farkındadır,
Umuyorum,,,


Benim de basın kartım yok

BAŞBAKAN dünkü konuşmasında dedi ki: "Hapisteki gazetecilerin çoğunun sarı basın kartı yok,"
Eeeee!
Benim de yok,
30 yıldır bu mesleği yapıyorum,
Gazeteci olduğum tartışmasız,
Üstelik de bu mesleğe başladığım günden beri bu mesleğin dışında herhangi bir faaliyette bulunmadım,
Ne danışmanlık yaptım, ne hisse alıp sattım, Sadece bu işi yaptım,
Yüzde yüz gazeteciyim,
Ama sarı basın kartım yok,
Çünkü ben bu mesleğe başladığım zaman sarı basın kartı sahiplerine tanınan bir sürü ayrıcalık vardı,
Uçağa yarı fiyatına binerler, telefonu yarı fiyatına alırlar, millet sırada beklerken evlerine hemen telefon bağlatırlar, otobüse, vapura bedava binerlerdi,
Ben o gün şöyle dedim: "Başkaları kendine ayrıcalık sağlamaya çalıştığı zaman tepki gösteren gazeteciler, kendilerine ayrıcalıklı bir konum sağlama hakkına sahip değildir,"
Ve sarı basın kartı almayı reddettim,
Bunu da yazdım,
Meslektaşlarım bana kızdılar,
"Az para kazanıyoruz, Bu kadar ayrıcalığımız olsun" dediler,
Ben de onlara, "O zaman çok para kazanacağınız işleri seçin, Bu işi böyle olduğunu bilerek seçtik, Ayrıcalık hakkımız yok" dedim,
Üstelik benim gazeteci olduğuma karar verme hakkını Başbakanlığa bağlı bir kamu kurumuna da vermek istemedim,
Bu yüzden de sarı basın kartı almadım,
Şimdi ben gazeteci değil miyim?
Dandik bir gazetede kendine kadro yaptıranın basın kartı var ama 30 yıldır bu mesleği yapan benim yok,
Şimdi ben gazeteci değil miyim?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Ehil olmayanın ehliyet sahibi olduğu yerde, ehliyet sahibi olmadan ehil olmanın yeğ olduğunu anladığımız zaman

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026