İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

İstanbul’un ırzına çoktan geçildi

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2013

İstanbul’un ırzına çoktan geçildi

BAŞBAKAN Erdoğan, İstanbul milletvekilleriyle yaptığı toplantıda 6/9 adını taşıyan projeyi sertçe eleştirmiş. “Üstünü tıraşlayın dedim. Beni dinlemedi. Kendisiyle konuşmuyorum” demiş, projeyi yapan firmanın sahibiyle ilgili olarak. Aslında 16/9 çok güzel bir proje. İnşa edildiği yer İstanbul’un en kötü yerlerinden biriydi vaktiyle. Kazlıçeşme. Deri fabrikaları vardı. Kokudan, pislikten, fareden geçilmezdi. Dalan kaldırdı hepsini Tuzla’ya yolladı. Ama bir türlü bir şey yapılmadı oralara. Ta ki, 16/9’a kadar. Şık bir proje olarak başladı. Bölgeye değer katacak bir inşaat gibiydi. Önce kimseden negatif bir ses çıkmadı. Ne zaman ki binalar tamamlanıp nihai yüksekliğine ulaştı, facia ortaya çıktı. Karaköy tarafından bakıldığı zaman İstanbul’un en bilindik camili siluetinin içine saplanmış bir bıçak gibiydi. Manzaranın içine etmişti tam anlamıyla. Ama çok geçti artık. Binaların imarı vardı, ruhsatı vardı, izni vardı. Her şeyi öyle veya böyle yasaldı. Ama yine de haklı olarak kıyamet koptu. “Bu binalara nazıl izin verilmişti?” Verilmişti, çünkü kimsenin aklına “Bunlar yükselince nasıl bir şey olacak, nerelerden nasıl görünecek?” diye bir soru sormak, bir simülasyon yapmak gelmemişti. Oysa teknolojiyi kullanarak bunu hesaplamak, önceden görmek çok kolaydı.Ama düşünülmedi, yapılmadı. Tabii siluet dediğin “açıyla” alakalı. Mesela metro geçişi için yapılmakta olan köprü de kimilerine göre silueti bozuyor. Doğru. Bir açıdan bakarsan, köprünün iki kulesi tarihi yarımadanın görüntüsünü kesiyor. Ya da Murat Bardakçı’nın çektiği şu fotoğrafa bakın. Şişli, Levent, Bomonti ve hatta Maslak’a yapılan gökdelenler İstanbul’un siluetini bitirmiş. Onları ne yapacağız! Acaba İstanbul’u toptan mı tıraşlasak! Yoksa asıl olanın belediyeler olduğunu, fırsatçı müteahhitlerin her zaman daha fazlayı isteyeceklerini bilerek bu rezaletin asıl sorumlularının belediyeler olduğunu görüp, bu inşaatların neleri katledeceğini göremeyen izin mercilerini mi tıraşlasak! IRZINA GEÇİLMİŞ ŞEHRİN DAVASI Aslında İstanbul’daki görüntü rezaletinin başlangıcı ve şahikası Süzer Plaza denilen ve şimdi içinde Ritz Carlton Oteli’ni de barındıran binadır. Sahibinin gücü ve kudreti sayesinde o belediyeden bu belediyeye yeri değiştirilen, bir çirkinlik abidesi gibi yükselen ve kimsenin bir şey yapamadığı o bina. Bana “İstanbul’da nerede oturmak istersin?” dedikleri zaman hep “Süzer Plaza” diyorum. “Aaa, o çirkinlikte mi?” diyenlere, “Evet. Çünkü İstanbul’da o binayı görmeden oturabileceğiniz tek güzel yer orası” yanıtını veriyorum. Ve ne yazık ki, gazetedeki odamda otururken karşımda sürekli duran da yine o bina. Her türlü katakulli ile yapılan o bina yıllardır duruyor ve bizden sonra da duracağı kesin. Kimse bir şey yapamadı, yapamayacak da. Şimdi bir de üstüne tüy dikmek için aynı yere İnönü Stadı’nın yenisi yapılacak. Bir diğer rezalet Swissotel. Bizzat belediye tarafından yaptırıldı hem de. Oradaki her yer boşaltılıp arazisi tahsis edilmek suretiyle. Dolmabahçe Sarayı’nın üzerine kâbus gibi çökmekle kalmadı, havalandırma kanallarını kapatarak koskoca, güzelim sarayı tehlikeye düşürdü. Ya Anadoluhisarı’nda Boğaz’ı katleden o dev siteye ne demeli! Ondan çirkini var mı İstanbul’da. Belli ki, İstanbul bu kavgayı kaybetti. İstanbul’un bildik siluetini çocuklarımız ve gelecek nesiller ancak fotoğraflarda görecek. Kimbilir belki doğrusu da bu.   Bu yıl Taksim olmaz 1 Mayıs geliyor ya, yine tartışma başladı. Sendikalar Taksim’i istiyormuş. Allah aşkına biraz izan. Bizim gazetenin merkezi Taksim’de. Bizim buradan TaksimMeydanı 100 metre ya var, ya yok. Aylardır gidemiyorum. Delik deşik, çakır çukur. Derme çatma köprülerden ulaşılabiliyor ancak meydana. Her yer inşaat. Taksim bu durumdayken Taksim’i istemenin ne mantığı var söylesinler bana. Bu yıl başka bir yerde yapılsa ne olur sanki. Seneye yine Taksim’de yapın ama bu yıl “Taksim” diye tutturmak insafsızlık. Üstelik de tehlikeli. Gelip Taksim’i bir görsünler. Hâlâ istiyorlarsa söylenecek tek şey şu olur: “Amaç bağcıyı dövmek.”   3. sayfanın kıllı güzeline YAVUZ Semerci'de yaşlılık alametleri belirdi. "Kendimi bir anda 3. sayfa güzeli olarak buldum" demiş dünkü yazısında. "Haberim yoktu" demiş. Oysa kendisine aylar önce, "Seni 3. sayfaya alsam ne dersin?" dedim. "Bir düşüneyim" dedi. Epey bir düşündü. Sonra "Olur" dedi. Ben de oluru aldım ya, fırsatını bulunca Yavuz'u üçüncü sayfaya koydum. Çok da iyi oldu. Çok da yakıştı. Bir de komplo teorisi üretmiş. "Fatih beni sahnenin önüne koydu. Ben kovmayayım da kendi kendini yok etsin demiş olabilir" diyor. Yanılıyorsun Yavuz'cum. Öyle bir niyetim olsa oraya kendimi koyardım.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kendi aralarında eğlenmeyen gazetecilerin iyi gazete yapmalarının mümkün olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026