İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

'Şiddet dönemi bitti, artık geri gelmez'

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 23, 2013

'Şiddet dönemi bitti, artık geri gelmez'

HABERTÜRK'ün Ankara Bürosu, Ankara'da hem ekonominin, hem siyasetin ritminin en iyi tutulduğu yerlerden biridir.

Artık neredeyse geleneksel hale gelen sabah kahvaltılarında, hemen her sabah bir siyasetçi, bir bürokrat, bir sivil toplum kuruluşunun üyeleriyle bir araya gelir Ankara Büromuzdaki arkadaşlarımız.

Dün sabahki kahvaltımızın konuğu da BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'tı.

Ankara'da olduğum ve Demirtaş'la da sohbet etmek istediğim için, bu kez ben de Ankara Temsilcimiz Erdal Şen'in ev sahipliği yaptığı bu kahvaltı sofrasındaydım.

Demirtaş'la yapılan sohbetin geniş halini siyaset sayfalarımızda okuyabilirsiniz.

Ben ise hem bu sohbetle ilgili izlenimlerimi, hem de merak ettiğim sorulara Selahattin Demirtaş'ın verdiği bazı yanıtları yazacağım.

Kahvaltıda bir şeyi fark ettim.

Ben bunca yıldır Selahattin Demirtaş'la hiç karşılaşmamışım.

Görünce şaşırdım.

Ben daha iriyarı birini beklerken, Demirtaş'ın orta boylu, ince yapılı biri olduğunu görmek beni hayrete düşürdü ve bu şaşkınlığımı kendisiyle de paylaştım.

Demirtaş sohbet sırasında AK Parti'ye çok inanmadıklarını, barış sürecini Başbakan Erdoğan'ın bir seçim manevrası olarak kullanmasından korktuklarını ve sözlerini tutmamasından endişe duyduklarını söyledi.

Hele hele yeni Anayasa'nın Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraya bırakılmasının büyük hata olacağını ifade etti.

'SİLAHLAR BİR DAHA TÜRKİYE'YE DÖNMEZ'

Ben de bunun üzerine herkesin merak ettiği soruyu sordum:

"PKK bu yüzden mi silahlı bir biçimde sınır dışına çıktı. AK Parti'nin sözlerini tutmaması, Anayasa'nın beklentilerinizi karşılamaması durumunda yeniden silahlı mücadeleye mi dönecek PKK? Terör hortlayacak mı?"

BDP Eşbaşkanı'nın yanıtı kısa ve netti:

"Hayır."

Sonra da bu "hayır"ı açtı.

"Çok net biçimde söylüyoruz ki, artık silahlı mücadele dönemi kapanmıştır. Bundan sonra PKK'nın Türkiye'de silahlı bir mücadele yürütmesinin ne anlamı kalmıştır, ne gereği kalmıştır. AKP, Türkiye'yi daha özgürlükçü hale getirirse çok iyi olur. Eğer getirmezse, biz getirmesi için siyaseten kendilerini zorlarız, siyasi baskı kurarız. Ama artık Türkiye'de Kürt sorununun silahla çözümü diye bir şey olamaz. AKP sözünü tutsa da, tutmasa da biz artık silahlı mücadele döneminin geri gelmeyeceğini biliyoruz. Artık demokratik yollardan, siyasi yollardan Türkiye'yi özgür ve demokratik bir ülke haline getirmek istiyoruz. CHP'nin bu süreçte yer almasını da bu yüzden istiyoruz. CHP de destek verirse, AKP'ye daha fazla baskı kurabiliriz, daha özgürlükçü bir Türkiye ve Anayasa için."

Bu yanıtın ortaya çıkardığı ikinci soruyu iletiyorum hemen:

"Madem yeniden silahlı mücadeleye dönmeyi düşünmüyorsunuz, o zaman neden PKK silahlı olarak Kuzey Irak'a geçti de silahlarını bırakıp gitmedi? Bundan böyle kullanmayacağını düşündüğü bir silahı yanında taşımak yük değil mi?"

"O silahların artık Türkiye'ye dönmeyeceğinden emin olun. Şu anki durum itibarıyla o silahlarla çekildiler. Bunları Türkiye'ye karşı yeniden doğrultma iradesi kimsede yok. Öcalan bunu çok açık ifade etti. O dönem kapandı. Artık silah yok. O silahlar orada kalır. Bir daha da Türkiye'ye dönmez, yavaş yavaş da bırakılır gider."

"Peki niye şimdi, niye daha önce değil? Pazarlık ne?" diye soruyorum.

'14 YIL ÖNCE BİTMELİYDİ'

"Aslında geç bile kalındı. 14 yıl önce bırakılmalıydı silahlar. Ama Türkiye'de de herkesin işine geliyordu bırakılmaması; kontrol edilebilir bir silahlı ortam olması isteniyordu. Öcalan da söylüyor geç kalındığını, bu işin daha önce olabileceğini. Demek ki, şartlar şimdi olgunlaşmış. Demek ki, daha önce işi bu noktaya getirecek bir irade yokmuş. Başbakan Erdoğan bu iradeyi gösterdi. Tek fark budur."

"Tersten gidilmedi mi, mesela önce af çıksa, sonra silahlar bırakılsa daha doğru ve kolay olmaz mıydı?"

"Olmazdı. Toplumsal kabul olmazdı. Tepki olurdu. Şimdi uzun süre bir barış olacak. Sonra af falan konuşulur belki. Önemli olan Türkiye'nin özgür bir ülke haline gelmesi."

"Ya Öcalan'a özgürlük meselesi" diye bam teline basmak istiyorum Demirtaş'ın.

"Böyle bir pazarlık da söz konusu değil. Çatışma biter, kan biter. Zaman geçer. Öcalan'ın hapiste olmasının anlamsızlığı toplumsal bir kabul görür. O zaman o da olabilir. Şartlardan biri değil."

LAZKİYE KÜRT OLURSA

Ardından Demirtaş, yeni bir Ortadoğu şekillendiriyor.

"Üç Kürt devleti olabilir. İran'da bir Kürt devleti, Irak'ta bir Kürt devleti, Suriye'de bir Kürt devleti. Suriye'de de Irak'taki gibi bir Kürt özerk bölgesi olacağı artık kesin. Tabii bu Suriye'deki Kürt oluşumu, Lazkiye'yi de içine alırsa Kürtlerin büyük bir sorunu ortadan kalkar. Denize alışırlar ve Türkiye'ye tam bağımlılık ortadan kalkar. Irak'ta merkezi yönetim bugünkü anlayışını sürdürürse Irak'taki Kürt devleti tam bağımsız olarak da ortaya çıkabilir."

"Ya Türkiye'deki Kürtler?" diyorum merakla.

"Gerek yok. Ama olabilir de. Burada bir Türk-Kürt konfederasyonu çok büyük bir güç olur. Onu görmek lazım."

Lafı bölgedeki mezhep çatışmalarına getiriyorum. Hem Irak'taki, hem Suriye'deki ortamın giderek mezhep savaşlarına dönmesinden bahsediyorum.

Demirtaş anlatıyor:

"Türkiye'nin şansı Kürtlerdir. Arada bir Kürt tamponu var."

Yeniden başa dönüyorum:

"Anayasa konusunda AK Parti'ye destek vereceğiniz ve referanduma imkân sağlayacağınız söyleniyor."

'AK PARTİ'NİN BAŞKANLIK SİSTEMİNİ DESTEKLEMEYİZ'

"Yok öyle bir şey. Özgürlükçü bir Anayasa ile ilgili umutlarımızı koruyoruz. Bir kez daha söylüyorum: CHP bu süreçte yer alırsa çok daha güçlü bir biçimde bu Anayasa için zorlayabiliriz. Başkanlık sistemi konusunda biz AKP'nin istediği türde bir başkanlık sistemine karşıyız. Başkanlık sistemi olmaz demiyoruz ama AKP'nin istediği türde bir başkanlık sistemine asla olur demeyiz. Anayasa'nın referanduma gitmesini zaten istiyoruz. 367 oyla geçse bile referanduma gitmeli diye düşünüyoruz."

Bu uzun sohbetin gerisini siyaset sayfalarımızda okuyabilirsiniz.



NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Seviyesizlik gelir kaynağı olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026