İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Benden bu kadar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 15, 2013

Benden bu kadar

12 Haziran Çarşamba günü “Biz de bunu anlatmaya çalışıyorduk” başlıklı bir yazı yazdım. Dedim ki: “Gelişmeler ruhumdaki karamsarlığı bir nebze olsun azalttı.” Ve şöyle bitirdim yazıyı: “Bence bu işin çözücüsü yargı olabilir. Eğer yargı ilk kararında (yani kışla inşaatının durdurulması) ısrar ederse, hükümet kanadı da ‘Yargıya saygımız var’ diyerek kışla inşaatından vazgeçer. Böylelikle Türkiye’ye giderek daha fazla sıkıntı yaratacak bir mesele çözülmüş olur.” 5 gün sonra nereye geldik. Bu dediğim yere. “Makul”e... Başından beri durmaya çalıştığım yer bu. “Makul.” Geçen hafta eyleme “kayıtsız şartsız destek veren”, çok da sevdiğim ben yaşlarda bir arkadaşımla konuşuyordum. Bana kızıyordu. Oturduk, uzun uzun konuştuk. “Bu eyleme ilk desteği veren benim. Sırrı Süreyya Önder’i daha siz olayın ne olduğundan haberdar değilken ekrana çıkaran benim. Ama...” diye başlayan uzun bir konuşma. Sonunda bu çok sevdiğim arkadaşım bana dönüp şöyle dedi: “Fatih, sen makul ve aklıselimle konuşuyorsun. Ama biz şu anda makul lafı dinleyecek durumda değiliz ve dinlemek de istemiyoruz. Biz şu anda heyecanlıyız. Ve sana da bu heyecanımızı paylaşmadığın ve heyecanlı olmamayı öğütlediğin için kızıyoruz. Bir süre sonra senin haklı olduğunu anlayabilirim belki ama şu an, o an değil.” Bu eylemlerle verilmek istenen mesaja da ben hep hak verdim. O mesaj verilmeliydi ama yine 12 Haziran günü şunu da yazdım: “Tadı kaçarsa sempati kaybolur.” Anladığım kadarıyla bunun herkes farkına vardı. Mesaj iletildi. Mesaj alındı. Halk gücünü gösterdi. Yasadışı olanla arasına çizgiyi koydu. Devlet otoritesini kullananlar da bu çizgiyi gördü ve saygı gösterdi. Geç de olsa. Bugün daha da umutluyum. Makuliyet giderek öne çıkıyor. Ben ise her iki tarafın da “öfke nesnesi” olmak pahasına “makulden yana” durmaya çalıştığım için doğru yaptığımı düşünüyorum. Ama şunu bir kez daha gördüm. Bu ülkede en zor şey, sırtını kimseye dayamadan, birinin veya diğerinin adamı olmadan “makul”ü savunmak. Hiç kimseden değil, sadece makulden taraf olmak. Zor zanaat. Ve çok yorucu. Yoruldum. Sıkıldım. Üzüldüm. Pes etme noktasına yaklaştım. Kaçma arzusuna yenik düşmenin sınırlarında dolaştım. Kaçmanın korkmaktan değil, orada, o ortamda bulunmamak arzusundan kaynaklandığını bildiğim için kaçmak istedim. Ama görüyorum ki, artık “makuliyet” giderek egemen olmaya başladı. Ben de dinleneceğim. Kusura bakmayın.   Türk ekonomisi testten sağlam çıktı DÜN Türkiye’nin önemli bankalarından birinin genel müdürüyle beraberdim. Birlikte öğle yemeği yedik. Adını sormayın, ölsem söylemem. Ama sorularım vardı. Onları sordum. Yanıtlarını sizlerle paylaşmak için. Önce şunu sordum: “Faiz lobisi bu işten kârlı çıktı mı?” “Türkiye’deki hiçbir banka bu işten kârlı çıkmadı. Bu işten kârlı çıkmak için, vermiş olduğunuz tüm kredileri bu olaylar patlamadan önce geri çekmiş olmanız ve olaylar patladıktan sonra bir iki puan artan faizlerle yeniden vermiş olmanız gerekirdi. Oysa biz milyarlarca liralık krediyi zaten plase etmiş durumdayız ve bunlar uzun vadeli anlaşmalar. Faizi belirlenmiş anlaşmalar. Bu yüzden faizler olaylardan ötürü biraz artınca biz bu işten zarar ettik. Ha yurtdışında Türkiye’ye girmek isteyen bir fon pusuda bekliyorsa ve dolar 1.90 olduğu anda doları bu kurdan bozup Türkiye’ye girdiyse onlar büyük kazanç sağlamıştır ya da sağlayacaktır. Ama Türk bankalarının hiçbiri bu durumda değil. Tam aksine bizim mevduatlarımız kısa vadeli. Artan faizlerden ötürü onlara daha fazla faiz ödemek durumunda kaldık hepimiz ve bu bize bir fatura çıkardı.” İkinci sorum geldi ardından. “Borsanın hızlı düşüşü ve Türkiye’den para çıkışı bu olaylarla ne kadar bağlantılı?” “Aslına bakarsanız borsa zaten düşüyordu ve düşecekti. Sıcak paranın bir kısmının da Türkiye’den çıkacağını biliyorduk. Bu olaylarla da hiç alakası yok. FED Başkanı Bernanke, yükselen piyasalara eskisi kadar para akmayacağını söyleyip likiditenin çok fazla arttığını açıklayınca zaten bunu bekliyordu herkes. Yani borsa zaten düşecekti. Bir miktar para çıkışı da olacaktı. Bu olaylar belki yüzde 10, belki yüzde 20 etkili olmuştur. Elimizde veri yok ama Gezi olayları olmasaydı da borsanın düşmesi ve paranın çıkması bekleniyordu.” Ardından üçüncü sorum geldi. “Bu uzun vadede Türk ekonomisini nasıl etkiler?” “Çok etkilemez. Türk bankalarının hemen hepsi paranın bol olduğu günlerde milyarlarca dolarlık dış kaynağı Türkiye’ye getirdiler ve Merkez Bankası’na depo ettiler. Şu an için bir sıkıntı yok. Olaylar uzun sürmezse yabancıların da sorunu olmaz. Zaten şu anda hiçbir yabancı, olanları büyük risk olarak görmüyor. Uzar ve tırmanırsa elbette risk faktörü olacaktır, ama şu an için her şey kabul edilebilir sınırlar dahilinde.” Konuştuğum banka genel müdürü, olayların Türkiye için “olumlu sonuçlanan bir test” olduğunu da düşünüyordu. “Bu olayların gösterdiği bir şey oldu ki bu sevindirici. Türkiye ekonomisi oldukça sağlam. Biz ekonomide hiçbir kırılma, risk artışı görmedik. Bu da Türkiye açısından sevindirici” dedi.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kalbimizle aklımızı dengede tutabildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026