İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Rejim mejim, otoriter motoriter

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 29, 2013

Rejim mejim, otoriter motoriter

DÜN birisi yazmış "Kentli dünya otoriterliği kabul etmiyor" diye. Anlamadım. "Kentli dünya"dan kasıt ne? Kente iliştirilmiş dünyalar ne kadar kentli, diye de sormak lazım yanı sıra belki. Yıllar önce ama çok da yıllar önce değil, bir dostumla Anadolu yollarına düşmüş gidiyoruz otomobille. O günlerde Türkiye yine yıkılıyor. Tartışmanın bini bir para. Demokrasi, insan hakları, yönetim biçimi, baskı, darbe her yer inliyor. Biz ise iki dağın arasına sıkışmış irice bir köyün yanından geçiyoruz. Köy köhne, köy eski... Pırıl pırıl bir minare yükseliyor, yan yatmış köy evlerinin ortasında. Biz köye yaklaşırken, bir köylü eşeğine çalı çırpı yüklemiş, köye doğru ilerliyor yolun kenarından. Arkasında belli ki karısı, beli bükük, eğilmiş. Onun da sırtında çalı çırpı. Adamın elinde bir değnek. Ara sıra eşeği dürtüklüyor. Kadını dürtüklemesine gerek yok. Kadın zaten eşeğin ardında uygun adım gidiyor. Sırasıyla eşeğe bakıyorum, adama bakıyorum, kadına bakıyorum. Aynı anda kentlerin meydanlarında, sokaklarında, kimi evlerinde ve kentlilerin gazetelerinde, radyolarında sürüp giden "rejim tartışmaları" geliyor aklıma. Dostuma dönüyorum yanımda oturan... "Sence birkaç yüz kilometre gerimizde bıraktığımız ve radyoyu açsak kulağımıza gelecek kadar yakın olan rejim ve demokrasi tartışmaları, yolda yürüyenler için ne kadar önem taşıyor?" "Sıfır" dedi. Haklıydı. Yolun kenarında köye doğru yürüyen o üçlü için tüm bu tartışmalar hiçbir anlam ifade etmiyordu. Otomobili durdurup yanlarına gitsek ve "Padişahlık geri geldi" desek alacağımız cevap büyük ihtimalle "Hoş geldi sefa geldi" olurdu. Hayat onlar için yüzlerce yıldır değişmemişti ve "rejim" dediğin aslında "hayat" demekti. Hayatı değişmeyince rejim de aslında değişmemiş oluyordu onlar açısından. Ha padişah, ha Cumhuriyet, ha Başbakan, ha Meclis, ha şu, ha bu! Ha toprak yolun kenarında yürümüştü, ha asfalt, ha duble yol... Eşeğin sırtında çalı çırpı. Kadının sırtında çalı çırpı. Adamın elinde değnek. Bu durum değişmiş, değiştirilebilmiş olsaydı geçen zaman içinde, belki rejim onların da umurunda olurdu. Ama değişmediği zaman kime ne! O yüzden kentliler, ama sadece kentlerin göbeğindekilerin "otoriterlik"le bir sorunu olabilirdi. Gerisi... Sırtta çalı çırpı. Elde değnek. Vur kıçına, rahvan gitsin!   Hekimle hâkim herkese lazım GEZİ olaylarının ardından "hekimlerle" ilgili olarak yapılmak istenen bir sürü düzenleme var. Nedeni saklanmıyor bile. "Gezi'ye destek veren doktorlardan hesap sormak ve böyle bir desteğin tekrarının engellenmesi." AK Partili bir arkadaşımla eylemler sürerken bunun tartışmasını yapmıştık. Eylemler sırasında doktorlar gözaltına alınınca ben tepki göstermiştim. AK Partili arkadaşım da, "Orada hastane mi açıldı, o kadar doktorun ne işi var orada" demişti. Tartışma şöyle sürmüştü aramızda. "Doktor ihtiyaç olan her yerde olur. Bıraksınlar da vatandaş ölsün mü? "Doktarların ne ayrıcalığı var?" "Bıraksınlar da insanlar ölsün mü? Hipokrat yemini etmiş adam yaralıya yardım etti diye tutuklanır mı?" "Teröriste yardım eden doktor, doktor mudur? Kimin suç işleme ayrıcalığı var bu ülkede?" "Yapma. Doktor dağda yaralı ele geçirilen teröristi bile tedavi eder. Bu millet, düşmanına bile yaralıyken yardım etmekle övünmüştür." "Sen yapma asıl. Camı çerçeveyi kır, polisle çatış. Caminin çerçevelerini indir; gel, ben seni tedavi edeyim. Git, kaldığın yerden saldırmaya devam et." Elbette bir doktorun "terör yapma" hakkı yoktur. Bir doktor eline silah alıp terör yapıyorsa doktor olmaktan çıkar. Ama tüm bunların dışında olsa, hatta teröristle taban tabana zıt bir noktada bile olsa, önüne gelen kişinin yaşam hakkı için mücadele eder, o kişi bir terörist bile olsa... Bir doktorun en temel hakkı, sağlık yardımına ihtiyaç duyan herkese yardım etmek, edebilmektir. Bunu sınırlamak, buna engel koymak, bunu şartlara bağlamak doğru değildir. Unutulmaması gerekir ki, bir hekime ne zaman ve hangi şartlarda ihtiyaç duyacağımızı hiçbir zaman bilemeyiz. Hekim ve hâkimin iyisi her zaman herkese lazımdır. NOT: Hekimlerin mesleki nedenlerle ceza almasıyla ilgili kararları Tabip Odaları yapıyordu. Elbette sorunlar yok değildi. En vahim mesleki hatalarda bile odalar gerekli cezaları vermekten imtina ediyor, yargılamalarda da genelde meslektaş dayanışması içine giriyorlardı. Bu da hekim hatasından mustarip olanların hak aramalarının önüne bir engeldi. Ancak şimdi yapılması planlanan bir yasal düzenlemeyle hekimlere mesleki nedenlerle verilecek cezalarda yetki, Sağlık Bakanlığı'na geçiyor. Bunun ne kadar sakıncalı olduğunu, söylememe herhalde gerek yok. Çünkü bu kez de hekimlerin siyasi nedenlerle mesleki cezalar almasının önü açılmış olur.   Sadece Öcalan'la olmayacak TERÖR 30 yıl sürer, iki kuşak terörle büyürse olacağı budur. Öcalan ve Öcalan'ın kontrolündeki PKK ve BDP "barışı" ne kadar canı gönülden isterse istesin, belli oldu ki, "gençlere" hâkim olamayacaklar. Daha önceki yazılarımda da sık sık vurguladığım gibi PKK'nın bugünkü lider kadroları hâlâ ve her şeye rağmen "Türkiye'nin önemini ve büyüklüğünü" biliyor, Kürt halkının geleceğinin Türkiye'de, Türklerle ortak olmakla daha parlak olacağını görüyorlar. Buna karşın bugün 30 yaşında olan ve daha gence doğru kalabalıklaşan bir başka kuşak ise 30 yıldır "düşman Türkiye" diye büyüdüler. Görülen o ki, onlar ne Öcalan'ı, ne BDP'yi takacaklar. Başka hiçbir "iyileştirme" yapmaran sadece Öcalan'la terörü bitirmenin imkânsızlığı son 1 haftada ortaya çıktı.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Haritasız çıkılan yolculuklarda, genelde kaybolunduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026