Dostu olmayan adam
Fatih Altaylı
Mayıs 21, 2026
Yazı İçeriği
Dostu olmayan adam
Bizi kıskanmıyor ama durumu iyi değil
Çok merak ediyorum. 80’ine merdiven dayamış, bunca yılın çok önemli bir bölümünü bürokraside, bürokrasinin en üst noktalarında geçirmiş, ardından girdiği siyasette 20 yıla yakın bir süre harcamış, bunun 12 yılında Türkiye’nin en köklü siyasi partisinin genel başkanlık koltuğunda oturmuş, hepsini kaybetse de 13 seçime girmiş, bu seçimlerin kampanyalarında Türkiye’nin dört bir yanını dolaşmış bir adamın bir tane bile dostu olmaz mı, bir tane bile kendisini seven, korumak isteyen arkadaşı, yoldaşı olmaz mı!
Belli ki yokmuş, belli ki olmamış!
Eğer olsaydı; bir tek dostu, bir tek arkadaşı, onu düşünen tek bir yoldaşı olsaydı, Türkiye’nin bugünlerinde çıkıp çıkıp bu açıklamaları yapmasına izin verir miydi, taraflı olduğunu ve adil olmadığını kendisinin yıllarca haykırdığı yargı eliyle CHP’nin genel başkanlığına dönmesine “Ne yapıyorsun Kemal, aklını başına al. Tarihe böyle bir leke ile mi geçmek istiyorsun” demez miydi!
Tek bir dostu olsaydı eğer kesinlikle “Kemal’cim yapma lütfen” diye uyarırdı.
Şimdi ben bunları yazıyorum diye çevresindeki iktidar destekli yalaka taifesi bana tüm güçleri ile saldıracaklar.
Umurumda değil. Ürüyenlerin karşısında yürümekten asla korkmadım, çekinmedim.
Ürüsünler.
Çünkü içim ve vicdanım çok rahat.
Kemal Kılıçdaroğlu’nu uzun yıllar destekledim. Doğru yaptım, yanlış yaptım. Bilemem.
Bir kaset skandalı sonrası boşalan CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturması için destekledim. İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerinde iyi bir rüzgar yakalamıştı, bu işi becerebilir gibi duruyordu. Girdiği ilk seçimi kaybettiğinde “Bu sayılmaz. Daha yeni genel başkan oldu” dedik.
Olsa olsa siyasal İslamcı bir partinin cumhurbaşkanı adayı olabilecek Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday yaptığında içimizden çok kızsak da, “Tıpış tıpış vereceksiniz” cümlesini hakaret gibi algılasak da, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun “Ekmek için Ekmeleddin” saçmalığı konusunda basın danışmanı Özlem Gürses’i uyarsak da destekledik.
Muharrem İnce’yi aday gösterdikten sonra yapayalnız bıraktığını, parti olarak arkasında durmadığını, sanki parti içindeki bir genel başkan adayından kurtulmak için aday gösterdiğini hissetsek de destekledik.
Altılı Masa’yı kurduğunda da “çoğulcu bir yaklaşım” diye onay verdik ama parti içindeki kimileri cumhurbaşkanı adayı olması için goygoya başladığı zaman olacakları hissederek Mayıs 2022’de ve Eylül 2022’de kendisini iki kez uyardım. “Sakın aday olmayın. Kaybedersiniz” diye.
İkinci uyarımdan sonra kendisinin ağır hakaretlerine maruz kaldım.
Buna rağmen aday olduğunda, pek çoğunuz gibi mecburen destekledim.
O seçimi de 13. seçim olarak kaybetti ve CHP içinde haklı olarak bir muhalefet çıktı, “Yeter artık” dedi.
Normal şartlarda kendisinin bırakması gerekirken ve seçim öncesi kaybedince bırakacağının sinyallerini vermişken bırakmayınca CHP’li delegeler kendisini devirdi.
O gün bugündür o koltuğa yeniden dönmek, 80 yaşında yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak için yırtınıyor. Bunu demokratik yollarla yapsa gam yemem. Ama bunu siyasallaştığını kendisinin söylediği, güvenmediğini yaptığı 500 kilometrelik “Adalet Yürüyüşü” ile haykırdığı yargının eliyle yapmak istiyor.
Durmuyor, utanmıyor, bununla ilgili yaptığı paylaşımın altına yazılan on binlerce eleştirel yorumu bile okumuyor.
Ve tek bir dostu bile çıkıp “Kemal Bey ne yapıyorsunuz?” diye kendisini uyarmıyor.
Daha önce “Eşi niye ‘Yapma Kemal’ demiyor” diye yazmıştım.
“Eşi çok hasta, utanmadan nasıl böyle bir şey yazarsın” diye ağır hakaretlerle yanıt verdiler bana. Sanki hasta olmak “Yapma Kemal” demeye engelmiş gibi. Tamam bu sefer eşine bir şey demiyorum, geçmiş olsun, Allah şifa versin.
Arkadaşı da mı yok kardeşim? Dostu da mı yok uyaracak!
Ha bir de “CHP arınmalı” demiş.
Yanında Battal İlgezdi ile bu talepte bulunmak oldukça komik olsa gerek. Kiraladığı ve dayayıp döşediği milyonluk ofislerin giderlerini nasıl karşıladığını sormamız da arınma ile ilgiliydi. Yanıtını duymadık, duyamadık.
Elbette bir eski siyasi parti lideri partiden arınma isteyebilir. Ama bugün suçladığı ekibin tamamı dün onun ekibiydi.
Buna rağmen de arınma isteyebilir.
Bir şartla.
Güvenmediği yargı eliyle koltuğuna yeniden talip olmadığında. Kendisi de arı olduğunda.
Dostu, arkadaşı, düşüneni, seveni yok görüyoruz. Yanındaki güruhun büyük bölümü, onu rezil etme pahasına partide güç ve imkan kazanmak, bunu da avantaya tahvil etmek isteyen bir grup asalak, dostu falan değil.
Ama yine de birisi söylesin kendisine.
“Mahkeme kararı ile partinin başına geçmem” desin.
Arınma talebini o zaman tekrarlasın.
Her şeye rağmen yanında durmazsak namerdim.
Bizi kıskanmıyor ama durumu iyi değil
Birkaç gündür Los Angeles’tayım. Niye burada olduğumu hafta sonu detayları ile anlatırım.
Ama detaya girmeden söylemek gerekirse, Mercedes’in yeni AMG GT 4 kapı coupe’sinin dünya prömiyeri için geldik.
0’dan 100 km/s’ye 2,1 saniyede çıkan, 1000 beygirlik dört kapılı bir sedan. Formula 1’den gelme pek çok teknolojik yenilik içeren bir otomobil. Bu otomobilin detaylarını daha sonra anlatacağım çünkü otomotivde bir sonraki aşamaya geçişi anlatıyor aslında ve yarışlar ile binek araçlar arasındaki bağlantıyı da gösteriyor.
Kaliforniya, Amerika’nın en zengin eyaleti. Amerikan ekonomisinin yüzde 14’ü bu eyaletten geliyor ve Almanya’nın yarısından az bir nüfusa sahip olmasına rağmen, eğer bağımsız bir ülke olsaydı dünyada Almanya’nın ardından 4. büyük ekonomi olurdu.
Ve buna rağmen durumu hiç de iç açıcı değil.
Şu anda akaryakıtın galonu 6,5 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesinde. Ve ABD’de akaryakıt fiyatı siyasette son derece belirleyici, seçmen davranışlarını en fazla etkileyen gösterge.
Her zaman tıklım tıklım görmeye alıştığımız alışveriş merkezleri ve büyük mağazalar neredeyse bomboş, sokaklarda ciddi bir fakirleşmenin izlerini görmek mümkün. Tabii Amerikan standartlarında bir fakirleşmeden bahsediyorum.
Her alanda durgunluk var ve önemli göstergelerden biri olan otomobil satışlarında ilk üç aylık düşüş yüzde 7,5. Emlak fiyatlarının son 30 yıldır düzenli olarak yükseldiği Los Angeles’ta bile emlakta büyük bir düşüş var.
Konuştuğum Los Angeleslıların Cumhuriyetçi Parti’ye bağlı olanları bu ekonomik gidişatın sorumluluğunu Kaliforniya’nın Demokrat valisine bağlarken, genel olarak Trump politikaları suçlanıyor.
Enflasyon ise yine artış trendine girmiş, Nisan 2026 itibarıyla 3,3’e yükselmiş ve yükselme trendi güçleniyor. Temel ihtiyaç maddelerinde ise 5’e yaklaşmış.
Yani anlayacağınız Trump Efendi zorda. Bu yüzden de dikkatleri İran’a, dış politikaya çekmeye çalışıyor.
Demokratların biraz eli yüzü düzgün bir aday bulması halinde, Cumhuriyetçi Parti’nin hiçbir şansı yok gibi görünüyor.
Ne zaman insan oluruz?
Kavak gölgesinde yatan itler, gölgeyi kendi gölgeleri zannetmediği zaman.
X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.
Geçmiş yazılar
Videolar








