İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bir çekişme üzerine çeşitlemeler

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 15, 2013

Bir çekişme üzerine çeşitlemeler

ÖNCEKİ gün Fethullah Gülen Cemaati adına Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından yapılan açıklama dünün önemli gündemiydi. Bense konuya girmemeyi tercih ettim. Bilerek ve isteyerek. Muhafazakâr camiaların içinde uzun süreden beri devam eden bir tartışmanın veya çekişmenin, ilk kez açıkça uç vermesiydi ve bana göre hiçbir sürpriz barındırmıyordu içinde. Kendilerine hükümet sözcüsü görevi biçen yazarlar, zaten uzun süredir bu tartışmayı yürütüyorlardı. Yeni olan tek şey, Gülen tarafının ilk kez ‘’resmi’’ olarak tanımlanabilecek bir açıklama yapmasıydı. Ben bu olan biteni son derece normal, son derece sıradan bulduğumu söylemeliyim. Adına ister Gülen Cemaati deyin, ister sadece Cemaat deyin, isterseniz Hizmet deyin, ne isterseniz onu deyin, yıllardır aynı tavır içinde hareket ediyor. Hiçbir zaman siyasete doğrudan girmiyor. Tipik bir sivil toplum baskı grubu gibi bazı siyasi tasarruflarda bulunup, kendine yakın gördüğü aday veya partileri destekliyor, ama bunu genelde muhafazakâr kanat içinde yapıyor. Kitlesi ve kitlesinin ekonomik gücü sayesinde iktidarlarla belirli bir denge içinde iktidarı az veya çok paylaşıyordu. Cemaat’in iktidarlarla kurduğu ilişkilerle iktidarı ucundan kıyısından paylaşması, o sıralarda iktidar olmayan İslamcı siyaseti rahatsız etmek bir yana memnun ediyordu. Çünkü eninde sonunda ortak değerlere sahip olduklarını düşündükleri bir Müslüman camia, Türkiye’de etkili oluyordu. Gerçi Refah Partisi döneminde de bazı sorunlar çıkmıştı ama ortak değerler daha fazlaydı ve İslami kimliği ön planda olan bir sivil baskı grubu, İslamcı siyaseti bozmuyordu. AK Parti’nin kurulması ve güçlü bir alternatif haline gelmesiyle birlikte, Cemaat de pek çok ortak yönünün bulunduğu bu partiyi desteklemeye başladı. Hiçbir sorun yok gibiydi. İyi anlaşıyorlardı. Ancak bana göre Mavi Marmara olayı bu uyuma büyük darbe indirdi. Fethullah Gülen’in eleştirel çıkışı hükümette alarm zillerini çaldırdı. Ahmet Davutoğlu’nun dizayn ettiği dış politika hükümet için önemliydi ve belli ki, bu politikanın keskin dönemeçlerinde Cemaat’ten beklenen destek gelmeyecekti. Üstelik de Cemaat’in yıllar içinde kurduğu entelektüel düzeyi yüksek bağlantılar ve Türkiye’de hükümete destek vererek iktidarın uluslararası üst düzey destek görmesini sağlayan Cemaat’e yakın liberaller de Cemaat’in etkisiyle tavır değiştirebileceklerini göstermişlerdi. Ancak yine de işbirliği sürdü. Cemaat referandumda hükümeti açıkça destekledi. Ardından Yargıtay’a yeni atanacak üyelerle ilgili olarak Cemaat ile hükümet arasında bir gerilim olduğu dedikoduları yayıldı. Ardından iktidar partisi hamlesini yaptı. Merkez sağda yer alan Demokrat Parti’yi bünyesine kattı, güçlenmeye başlayan Saadet’i önce böldü, sonra da etkili olması muhtemel Has Parti’nin genel başkanı Numan Kurtulmuş’u alarak Has Parti’yi ortadan kaldırdı. Böylelikle kitlesine ‘’CHP’yi adres göstermesi düşünülmeyecek’’ Cemaat’e “alternatif’’ bırakılmamış oldu. Son olarak da Danıştay Başkanlığı seçimleriyle ilgili olarak taraflar karşı karşıya geldiler. Ancak hükümet tarafı burada incelikli bir planla konuyu istediği biçimde çözdü. Sonuç olarak burada sıraladığım veya sıralamadığım her şey detaydır. Cemaat hep aynı cemaattir. Hükümet ise ‘’tek başına iktidar’’ olduğunu ve iktidar gücünü kimseyle paylaşmayacağını göstermeye çalışmaktadır. “Tüm bunlardan ne sonuç çıkar?” derseniz, açıkçası bilmiyorum. Ama çok büyük sonuçlar çıkmayacağından eminim...   O 1 yıl kim Başbakan olur? DÜNKÜ yazıma bir not eklemiş ve Başbakan Erdoğan’ın Çankaya Köşkü’ne çıkması halinde Başbakanlık konusunda kimin şanslı olabileceğini yazacağımı belirtmiştim. Bana sorarsanız bugün AK Parti’de pek çok kişinin kafasını meşgul eden soru da bu. Burada yazacaklarım, bir bilgiye dayalı olmaktan çok bir tahmin, bir olasılık hesabıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçimler arasındaki 1 yıllık sürede Başbakanlık koltuğuna oturması en muhtemel isim, bana göre Mehmet Ali Şahin. Anayasa’nın değişmemesi durumunda Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında ortaya çıkması muhtemel denge sorunlarını en rahat aşacak, yumuşak, beyefendi, anlayışlı ve herkese saygılı tarzıyla son 10 yılda koşmaktan yorulmuş Türkiye’yi de rahatlatacak bir siyasetçi. İkinci güçlü aday ise bana göre Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım. O da Köşk’e çıkmış eski genel başkanıyla fazla uyum sorunu yaşamaz gibi duruyor. Bakanlık yaptığı 11 yıl boyunca siyasi polemiklerden hep uzak duran ve bir siyasetçi gibi değil, bir teknokrat bakan gibi davranmayı tercih eden Binali Yıldırım da Türkiye’yi rahatlatacak bir isim. Ama siyasetçi gibi davranmıyor olması hem avantajı hem dezavantajı. Başbakanlık koltuğuna yakışacak bir diğer AK Partili ise hiç kuşkusuz Ali Babacan. Duruşu, tarzı, genç yaşta elde ettiği deneyimi, başarılı siyasi kariyeri ve “modern muhafazakâr”ın simgesi sayılabilecek tarzıyla koltuğa yakışacak bir kişilik. AK Parti’nin 3 dönem kuralına takılacak olmasından rahatsızlık duyduğum kişilerin başında gelen ve bunu da Başbakan’a her fırsatta söylediğim bir bakan. Tabii bunlar benim fikir ve öngörülerim. AK Parti’de kendini ‘’o koltuğa’’ yakın gören en az 300 kişi vardır. Hepsi de ‘’kendince’’ haklıdır...

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Siyasetçiler için her şeyin bir kullanma süresi olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026