İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

'Adalet'in çöküşü ya da önce hacet sonra sıvama

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 11, 2014

'Adalet'in çöküşü ya da önce hacet sonra sıvama

KULLANACAĞIM tabirler için baştan özür dileyeyim, ama bu yazıyı başka türlü yazma ihtimalim yok. "Adalet"in, yargının, hukukun içine düştüğü durumu anlatacak başka kelime bulamıyorum. O yüzden baştan özür dileyeyim. Olacağı buydu. Başka türlü de olamaz, başka türlü de sonuçlanamazdı. Siz eğer hukuku sağından solundan çekiştirirseniz, hiçbir şeyi öngöremez, başınıza geldikten sonra hukuku, yasayı kendinize uydurmaya çalışırsanız, "adalet"in kıçını bir tarafa, başını bir tarafa itip çekerseniz, yargının bütünlüğünü, yargının mantığını bozarsanız sonuç bu olur. Başka türlüsü de olmaz. Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde yargının hızla siyasallaşmasına, yargının hızla bir intikam aracı olmasına, kindarların intikam duygusunu tatmine yönelik bir hal almasına tanıklık ettik. Ne var ki, son birkaç ay içinde bunun ucu başka yere, zülfü yâre dokunmaya başlayınca "kindarlar"ın bir bölümü "Biz ne halt ettik" demeye başladılar. Bu sefer yargıyı başka ucundan çekip başka yere yönlendirmeye çalıştılar. Sonuç bu oldu. Yargı boğuldu, "adalet" çöktü. Bir yanda "neyle suçlandıkları" mahkûm olmalarına rağmen belli olmayan bazı sanıklar çoktan hak ettikleri özgürlüğe kavuşurken, diğer yandan işledikleri cinayetlerde suçüstü yakalanmış bazıları da arada özgürleşiverdiler. Alpaslan Arslan bunlardan biri. Türkiye'nin en üst yargı kurumlarından birini elinde silahla bastı. Bir yüksek yargı mensubunu, saygıdeğer bir hâkimi öldürdü, 6'sını yaraladı. Suçüstü yakalandı. Her şey açıkça ortadayken, suçüstüyle suç sabitken "siyasallaşan" yargı, "kindarlıkla" olayı başka yerlere yamamaya çalışıp bu suçüstünden suçüstü olmayanlara da pay çıkarmaya kalkışınca normalde 6 ayda bitecek bir yargılama 7 yılı aştı ve suçüstü yakalanan bir katil serbest kaldı. Keza Malatya'da Zirve katliamı davasında da, birkaç ayda bitecek bir yargılama, başkalarını da bu işe ortak etme çabasıyla siyasi bir hale sokulunca 7 yılı aşan bir süreye yayıldı. Üç kişiyi doğraya doğraya öldüren katiller serbest kaldı. Bunun tek nedeni var. Yargının "kin ve nefret"e alet edilmesi, siyasi nedenlerle bu işle alakası olup olmadığı belirsiz kişilerin bu suça bulaştırılmak istenmesi. Zirve katliamı ve Danıştay cinayeti, Ergenekon'a "zorla" bağlanmaya çalışılmasa, suçu sabit olan bu kişiler üzerinden suçu pek de sabit olmayan kişilere suçlama yapılmak istenmese "adalet" kendi işleyişine bırakılsa bu "katiller" dışarı çıkmayacaktı. Ama şimdi aramızdalar. Bir daha da içeri zor girerler. "Adalet"i bu kadar çökmüş bir ülkenin, bundan sonra nasıl "adalet" tesis edeceğini ise anlamak zor. Çünkü sürekli "adalet"in içine s.çıyorlar. Düzeltmek isterken de sıvıyorlar.   Balyoz mahkûmlarına üzülüyorum ACIRIM acırım Balyoz Davası sanıklarına acırım. Onların davası hızlı görülüp savunmalar uzun tutulmadığı için hükümleri kesinleşti ve onlar için yapacak bir şey yok. Kimi görevde, kimi emekli 200'ü aşkın TSK mensubu çok ağır cezalara çarptırıldılar. Yargıtay da cezalarını rekor hızla onadığı için onların çıkma ihtimali yok. İddia o ki, Genelkurmay'dan çok üst düzey bir yetkili Balyoz Davası yargılamaları sırasında sanıklara haber yollamış. "Savunmaları çok uzatmayın. Dava çok uzamasın. Yargıtay bu cezaları onamayacak, çıkacaksınız" demiş. Bunun üzerine de sanıklar mahkemeyi oyalama yoluna gitmemişler. Ama beklentinin tersine Yargıtay'dan da onama gelince yandılar. Şimdi ortada hukuk adına büyük bir garabet, daha doğrusu büyük bir rezalet var. Suçüstü yakalanmış katiller serbest. Bir seminere katılanlar ve hatta katılmadığı halde katılmakla suçlananlar mahkûm. Hem de ne cazalara. Hukukun, "adalet"in içine düştüğü bu pis, bu utanç verici durumdan Türkiye'yi kurtarmanın bundan böyle tek bir yolu kaldı: "Af" Yani bir hukuk ayıbını, bir başka hukuk ayıbıyla temizlemek. Tabii ona da temizlemek denilirse. Aslında her şey yukardaki yazıda söylediğim gibi. S.çmak ve sıvamakla ilgili.   Her dönem biter, her bürokrat hesap verir BİR mahkeme, "TBMM kararını tanımıyorum" diyebilir mi? Konu yargılamayla ilgili ise elbette diyebilir. Mahkemeler hürdür ve bağımsızdır. Hiçbir güç yargılamasına müdahale edemez. Peki bir mahkeme, yaptığı yargılamanın içeriğine hiç karışmadan, sadece o mahkemenin görev ve yetkilerini ortadan kaldıran bir değişikliği tanımıyorum diyebilir mi? O taraf tartışmalı. Diyorum ya, hukuk ucundan köşesinde sürekli çekiştirildiği için durum net olmamakla beraber, mantık olarak bir mahkeme kendisini var eden ve görevli olduğunu ilan eden TBMM'nin karar değişikliğine "Yok hükmündedir" diyemez. Ama bu sadece "doğru ve dürüst" mantıkla böyle. Türkiye'de ne yazık ki, artık doğru ve dürüst diye bir şey yok. Bir Başbakanlık Müsteşarı veya İçişleri Bakanı bir ilin Emniyet müdürüne "Yargı kararını tanımayın" diye talimat verebiliyorsa, daha yeni atanmış ve yargıyı tanımasın diye atandığı düşünülen Emniyet müdürü "Efendim nasıl olur" diye itiraz ettiğinde devletin en üst düzey bürokratı "Yırtın atın o mahkeme kararını" diyorsa, yani "yürütme" yargıyı tanımıyor, tanımamayı emrediyorsa, yargı da yasamayı tanımıyorum diyebilir. Biri ne kadar yanlışsa diğeri de o kadar yanlıştır. Ama burada bir yanlış bir yanlışla eşitlenmez. Sadece iki büyük yanlış çıkar. Ancak iser yargıda, ister yürütmeye bağlı olsun tüm bürokratlar şunu bilmeliler ki, "Bu ülkede hesap sorulur". Bitmeyecek zannedilen her dönem biter. Ve mutlaka hesap verilir. Bürokratlar bunu unutmasın. Bugün, bir zamanlar kendilerine dokunulmayacağını zanneden onlarca "asker veya sivil bürokrat" hapishanelerde. O bitti. Bu da biter.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yargıyı bitirmenin ülkeyi bitirmek anlamına geldiğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Toptan geçme fırsatı kaçtı
Köşe Yazıları
Toptan geçme fırsatı kaçtı

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2026

7 Mehmet ve Tersane İstanbul
Köşe Yazıları
7 Mehmet ve Tersane İstanbul

Fatih Altaylı

Ekim 11, 2026

Batık foncuların trol ve avukat ordusu
Köşe Yazıları
Batık foncuların trol ve avukat ordusu

Fatih Altaylı

Ekim 9, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026