İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Banka 'Paranızı çaldırdık, kusura bakmayın' diyebilir mi?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2014

Banka 'Paranızı çaldırdık, kusura bakmayın' diyebilir mi?

BUGÜNLERDE çokça duyduğum bir söz: "Seçimlerde hile yapıldı." AK Partilisi de aynı şeyi söylüyor, CHP'lisi de, MHP'lisi de. Yapılmış mıdır, bilemem. Sadece "Kuvvetli karineler var" diyebilirim. Dün bir sandık gözlemcisi hanım, elindeki tutanağın görüntüsünü yolladı. Yanına da seçim kuruluna verilen tutanak var. İkisindeki sayılar farklı. Bir partiden alınmış, diğerine eklenmiş görünüyor. Eğer doğruysa. Mail'inde bir de telefon numarası vardı. Aradım. "Siz sandıkta değil miydiniz, nasıl göz yumdunuz?" diye sordum. "Oradaki beylerden biri 'Gece yarıları perişan olmayın. Biz tutanağı ve torbayı teslim ederiz' diye kibarlık yaptı. Ben de peki dedim" dedi. "Kabahat sizde olmuş. İşinizi eksik yapmışsınız" dedim. "Haklısınız. Yanlış yaptım" yanıtını verdi. "Elinizdeki tutanakla başvursanıza" dedim. "Aman Fatih Bey, öğretmenlik yapıyorum. Başıma iş almak istemem" dedi. Kapadık. Benzer belgelerden Facebook'ta, Twitter'da da bolca dolaşıyormuş. Yalan, sahi bilmem. Ama bildiğim bir şey var. Sandığa sahip çıkmak partilerin görevidir. Nasıl ki bir banka yatırdığınız paraya sahip çıkmakla görevliyse ve size dönüp "Kusura bakmayın, bana yatırdığınız parayı çaldırdım" deme hakkına sahip değilse, partiler de sizin paranız kadar, hatta paranızdan daha önemli olan "siyasi fikirlerinizi" ve bu fikirlere bağlı "geleceğinizi" yatırdığınız bankalardır. Sizin onlara emanet ettiğiniz oyunuzu "çaldırmaya", "kaybetmeye" hakları yoktur. Siyasi parti organizasyonunun en önemli görevlerinden biri, vatandaşın kendisine emanet ettiği oya sahip çıkmaktır. "Kusura bakmayın, sizi oyunuzu çaldırdık" diyen siyasi partiye kimse kolay kolay güven duymaz. Paranızı çaldırıp "Kusura bakmayın" diyen bankaya duymayacağı gibi.   AK Parti bu sonucu beğenmemiştir SİZ bakmayın koparılan yaygaraya. Ben AK Parti'nin yönetim ve siyaset anlayışını bir nebze olsa biliyor veya tahmin edebiliyorsam, bazı gazetecilerin "zafer naralarının" aksine AK Parti yönetiminin bu seçim sonucundan memnun olduğunu zannetmiyorum. Evet, son birkaç aydır maruz kaldıkları bütün saldırılara rağmen, Cemaat'in yarattığı algıya rağmen yüzde 43.5 oy almak önemli bir başarıdır ama iktidar partisinin "başarı" anlayışını bilenler için bu partide başarı olarak algılanmamıştır. AK Parti'deki herkes bilmektedir ki, bu tamamen Başbakan'ın "kişisel" başarısıdır ve Başbakan da seçimi kazanmasını kutladığı balkona AK Parti yönetiminden kimseyi çıkarmayarak bunu gördüğünün ve bildiğinin altını çizmiştir. Ama AK Parti yönetimi için 2 milyonu aşan oy kaybı kabul edilebilir bir durum değildir. Bir genel seçim olması halinde bunun en az 45 milletvekili kaybı anlamına geldiğini AK Parti yönetimi herkesten iyi görmekte, bilmektedir. Bu tablonun Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Öcalan'ın ve BDP'nin elini güçlendirdiğini en iyi AK Parti yönetimi anlamaktadır. Ve bu trendin geri çevrilememesi halinde 2015 seçimlerinden 1. parti olarak çıkılsa bile tek başına iktidar olabilmeye yetmeyecek bir durumun işaretçisidir. Ben dışarıda yapılan kutlamaların aksine içeride "gerçek bir durum değerlendirmesi" yapıldığı kanaatindeyim.   Gökçek 4 itiraz sonucu kazanmıştı ANKARA'da kimin kazandığı tartışması bitmiyor. Mansur Yavaş sürekli olarak yeniden sayım istiyor. Melih Gökçek de ondan aşağı kalmıyor, "Yeniden sayılsın. Asıl oyu çalınan benim" diyor. Benim bu yazıyı kaleme aldığım dakikalara kadar işin içinden hâlâ çıkılamamıştı ama Ankara'da oy sayımlarında bir şeylerin normal gitmediği herkesin ortak fikri. İşin ilginci, Ankara'da bu durum ilk kez olmuyor. 20 yıl önce Melih Gökçek'in o dönemin CHP'si diyebileceğimiz SHP adayı Korel Göymen'i geçerek belediye başkanlığını elde ettiği seçimde de aynı olaylar yaşanmıştı. İlk sayımda Korel Göymen 20 bin oyla seçimi kazanmış, ardından Melih Gökçek'in yaptığı itirazlarla oy sayımı 4 kez tekrarlanmış ve sonunda belediye başkanlığı Melih Gökçek'e geçmişti. Melih Gökçek 4 kez tekrarlanan oy sayımı sonrası oturduğu başkanlık koltuğunu 20 yıldır koruyor. Şimdi ise Mansur Yavaş, 20 yıl önce Melih Gökçek'in yaptığını yapıyor ve oyların yeniden sayılmasını istiyor. Eğer bu itirazlar sonuç verirse Melih Gökçek koltuğu "aldığı yöntemle" geri verecek. 20 yıllık belediye başkanlığından sonra tabii...   Meşruiyeti en yüksek seçim TÜRKİYE'de meşruiyeti tartışılmayacak bir seçim varsa o da bu seçimdir. Yanlış anlamayın, YSK'ya yapılan itirazları, hile iddialarını hafife almak için söylemiyorum bunu. Katılım açısından söylüyorum. Sayım değil, oy vermedeki ve öncesindeki süreçle ilgili meşruiyetten bahsediyorum. Cumhuriyet tarihinde ilk kez tüm fikirler, tüm görüşler, tüm siyasi eğilimler kendi özgür iradeleri altında, kendi kimlikleriyle bir seçime katıldılar. Yine Cumhuriyet tarihinde ilk kez adaylar istedikleri dilde, uygun gördükleri lehçede, canlarının çektiği bayrak altında seçim propagandası yaptılar. Tüm bunların sonucunda son 20 yılın en yüksek katılım oranıyla seçmen gidip oyunu kullandı. Bu açıdan bakınca bu seçim Türkiye'de "demokratik" seçimler açısından önemli bir milattır. Umarım bunu "demokratik yönetim" de takip eder. En azından bir süre sonra.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Adam olmamak yükselmeye engel teşkil ettiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026