İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Şeffaf kampanya istiyoruz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 15, 2014

Şeffaf kampanya istiyoruz

SEÇİM kampanyası başladı. Paralar da harcanmaya. YSK kararı sonrası ortada gerçekten "haksız" bir durum var. Ama karar karardır, beğenmesek de, doğru bulmasak da saygı duymalıyız, içimizden duymak gelmese de... Bu kararı alan YSK'dan biz seçmenlerin de bir talebi var. "Bu kampanyayı en şeffaf haliyle görmek istiyoruz." "Kim nereye ne kadar bağışladı." Türkiye'nin ortamında iş dünyasının muhalif adaylara bağış yapması güç. Zaten kabil de değil. Çünkü üst sınır diye bir şey var. Ben bu bağış yöntem ve sisteminin ne kadar hatalı olduğunu aylar öncesinden yazdım, ama bir şey değişmedi. Şimdi ise beklentimiz bu bağışların şeffaf olması. Yani hangi adayın kampanyasına kaç kişi ne kadar para yatırdı, kampanya bütçeleri nasıl oluşturuldu duymak, bilmek hakkımız. Çünkü kampanyası şeffaf olmayan, adil olmayan bir seçimden adil bir sonuç çıkması mümkün olmaz.   Yekta Bey'in itirazı ve YÖK EKMELEDDİN İhsanoğlu'nun "Büyük Cihad'dan Frenk Fodulluğuna" adını taşıyan kitabıyla ilgili tartışmalara değinip "Bu tartışmalar daha ortada yokken YÖK Başkanvekili Prof. Yekta Saraç bu kitap hakkında olumlu görüş beyan etmişti" şeklinde özetlenebilecek yazıma Prof. Yekta Saraç'tan itirazlar geldi. "YÖK'ten İhsanoğlu'na Destek başlıklı yazınızda benim bundan tam 17 yıl önce yazmış olduğum bir kitap tanıtım yazımdan alıntı yapmışsınız. 1997 yılında yazdığı bir yazı ile 2014 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi ve YÖK'ten İhsanoğlu'na destek ifadeniz arasında bir ilişki kuramadım. Şu var ki, yazınızda benim yazımın tarihini vermediğinize göre bu ilişkiyi sadece sizin gazetecilik anlayışınız izah edebilir kanaatindeyim. Gazetenizin okurlarının çarpıtılmayan doğru bilgiyi hak ettiğini düşünüyorum. Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç" Yekta Bey'i zor durumda bırakmak, bir şeyleri çarpıtmak gibi bir niyetim yoktu açıkçası. Vallahi kaleme aldığı kitap eleştirisinde "tarih"in önemli olduğunu düşünmedim. Öyle ya, 1997 yılında beğendiği ve methettiği kitabı şimdi Ekmeleddin İhsanoğlu Cumhurbaşkanı adayı olunca "artık beğenmiyor" olabileceği hiç aklıma gelmedi. Bu kitapla ilgili olarak daha sonra "Ben o kitabı beğenmiştim, ama yeni veriler elime geçti ve kitabın hilaf-ı hakikat olduğunu düşünüyorum" diye bir başka yazısına da rastlamadım. Herhalde Yekta Saraç bugün artık aynı fikirde değil ki, bu kadar sertçe itiraz etmiş ve bana yolladığı mesajı medyanın bir bölümüyle de paylaşmış. "Gazetenizin okurlarının doğru bilgiyi hak ettiğini düşünüyorum" cümlesindeki fikri ise paylaşıyorum. Ben de Türk gençlerinin ve akademiyasının daha iyi bir üniversite ortamı hak ettiğini düşünüyorum. Üstelik beğenmeyen benim yazımı okumaz. Ama ne yazık ki, bu YÖK'ün yönlendirdiği üniversitelere beğenmesek bile çocuklarımızı yollamak zorundayız. Ama biliyorum ki, bu da Prof. Yekta Saraç'ın çözebileceği bir sorun değil. YÖK bir 12 Eylül kalıntısı. Sadece "demokrasi" ile çözülecek mesele.   İhsanoğlu, Özal gibi ÇEVREME baktıkça, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun giderek ısındığını ve kendisine başta pek de olumlu bakmayan bir seçmen profilini de kendisine ısıttığını fark ediyorum. En önemli nokta üslubu. Kavgadan, karşılıklı hakaretlerden, gerilimden, yasaların zorlanmasından, fiili durumlar yaratılmasından yorgun hatta bitap düşmüş millet, İhsanoğlu'nun tarzını giderek daha çok sevmeye başladı. Kendi kampanyası ile dalga geçebiliyor. Kendi ile gerektiğinde dalga geçebilmek müthiş bir özgüven göstergesi ve halk bunu görüyor. Anlıyor ki, İhsanoğlu'nun kompleksi yok, kendini gereğinden fazla önemsemek ve üstün görmek gibi bir derdi yok. Kendisine hakaret edilse bile aynı tonda yanıt vermiyor, altta kalmıyor ama düzeyi de düşürmüyor, pozitif mesajla karşılık veriyor. Kendi ile ilgili karikatürlere gülüyor, paylaşıyor. Dün de diğer adayların kampanyalarına 1000'er TL bağış yapmış. Çok hoş bir hareket. Buna karşın Başbakan Erdoğan, "O parayı iade edin" demiş ve para kabul edilmemiş. Keşke Başbakan da o parayı iade edeceğine kendisi de Ekmeleddin Bey'e 1000 TL bağış yapıp "Haksızlık olmasın" diyebilseydi. Erdoğan'ın ne yapıp yapmayacağı elbet benim derdim değil. Ama gördüğüm şu ki, İhsanoğlu'nun tarzı rahmetli Turgut Özal'ı andırıyor.   Ümmetçi değil milli MURAT Bardakçı dün Ekmeleddin İhsanoğlu ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Okumadıysanız Habertürk.com'dan okuyabilirsiniz. Bardakçı, İhsanoğlu'nu "münevver" diye tanımladıktan sonra çok önemli bir detaya dikkat çekiyor. İhsanoğlu'nun "Türkiyeliliğine". Biliyorsunuz aday olduğu günden bu yana İhsanoğlu, "Filistin ve Suriye'de olanlara sessiz kalmakla" suçlanıyordu. Bardakçı, "57 üyeli bir İslam İşbirliği Teşkilatı'nda bir genel sekreter tek başına nasıl karar alsın" diyor ve önemli bir detayı aktarıyor. İhsanoğlu'nun sadece İslam İşbirliği Teşkilatı'nda değil, daha bu teşkilat bünyesinde kurduğu ve başında olduğu İslam Sanat Tarih ve Kültür Araştırmaları Merkezi'nin, yani IRCICA'nın merkezinin İstanbul'da olmasının İhsanoğlu tarafından sağlandığını ve bu merkezin Türk kültürüne büyük katkılar sağladığını yazıyor Bardakçı ve şöyle diyor: "İhsanoğlu, bu görevi sırasında ümmetçi değil, milli bir çizgi izledi." Arapların ağırlıkta olduğu bir teşkilatta "Türkiyeli" bir çizgi izlemek ilginç.   Alman oldukları için BUGÜN büyük ihtimalle herkes "Almanya niye kazandı" yazıları yazacaktır. Oysa bana göre Almanya'nın kazanmasının tek bir nedeni var. Bütün Avrupa krize girdiğinde girmedikleri, Mercedes'i, BMW'yi Audi'yi, VW'yi, Porsche'yi yaptıkları için. Estetiğin olmasa da sağlamlığın ve kalitenin sembolü oldukları için. Kişi başı tasarrufta Avrupa lideri oldukları için. Akılla duyguyu karıştırmadıkları için. İki savaştan mağlup çıkıp eskisinden daha büyük olmayı becerdikleri için. Aslında tek bir cümleyle "Alman oldukları için" kazandılar. Aslında Türkiye de kazanabilirdi ama Frankfurt Havalimanı'na rakip olmayalım diye bize kazandırtmadılar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hayvanseverliğin sadece beslediğimiz hayvanları sevmek anlamına gelmediğini anladığımız zaman. Z.A.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme
Köşe Yazıları
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme

Fatih Altaylı

Mayıs 23, 2026

Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026