İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Şeffaf kampanya istiyoruz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 15, 2014

Şeffaf kampanya istiyoruz

SEÇİM kampanyası başladı. Paralar da harcanmaya. YSK kararı sonrası ortada gerçekten "haksız" bir durum var. Ama karar karardır, beğenmesek de, doğru bulmasak da saygı duymalıyız, içimizden duymak gelmese de... Bu kararı alan YSK'dan biz seçmenlerin de bir talebi var. "Bu kampanyayı en şeffaf haliyle görmek istiyoruz." "Kim nereye ne kadar bağışladı." Türkiye'nin ortamında iş dünyasının muhalif adaylara bağış yapması güç. Zaten kabil de değil. Çünkü üst sınır diye bir şey var. Ben bu bağış yöntem ve sisteminin ne kadar hatalı olduğunu aylar öncesinden yazdım, ama bir şey değişmedi. Şimdi ise beklentimiz bu bağışların şeffaf olması. Yani hangi adayın kampanyasına kaç kişi ne kadar para yatırdı, kampanya bütçeleri nasıl oluşturuldu duymak, bilmek hakkımız. Çünkü kampanyası şeffaf olmayan, adil olmayan bir seçimden adil bir sonuç çıkması mümkün olmaz.   Yekta Bey'in itirazı ve YÖK EKMELEDDİN İhsanoğlu'nun "Büyük Cihad'dan Frenk Fodulluğuna" adını taşıyan kitabıyla ilgili tartışmalara değinip "Bu tartışmalar daha ortada yokken YÖK Başkanvekili Prof. Yekta Saraç bu kitap hakkında olumlu görüş beyan etmişti" şeklinde özetlenebilecek yazıma Prof. Yekta Saraç'tan itirazlar geldi. "YÖK'ten İhsanoğlu'na Destek başlıklı yazınızda benim bundan tam 17 yıl önce yazmış olduğum bir kitap tanıtım yazımdan alıntı yapmışsınız. 1997 yılında yazdığı bir yazı ile 2014 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimi ve YÖK'ten İhsanoğlu'na destek ifadeniz arasında bir ilişki kuramadım. Şu var ki, yazınızda benim yazımın tarihini vermediğinize göre bu ilişkiyi sadece sizin gazetecilik anlayışınız izah edebilir kanaatindeyim. Gazetenizin okurlarının çarpıtılmayan doğru bilgiyi hak ettiğini düşünüyorum. Prof. Dr. M.A. Yekta Saraç" Yekta Bey'i zor durumda bırakmak, bir şeyleri çarpıtmak gibi bir niyetim yoktu açıkçası. Vallahi kaleme aldığı kitap eleştirisinde "tarih"in önemli olduğunu düşünmedim. Öyle ya, 1997 yılında beğendiği ve methettiği kitabı şimdi Ekmeleddin İhsanoğlu Cumhurbaşkanı adayı olunca "artık beğenmiyor" olabileceği hiç aklıma gelmedi. Bu kitapla ilgili olarak daha sonra "Ben o kitabı beğenmiştim, ama yeni veriler elime geçti ve kitabın hilaf-ı hakikat olduğunu düşünüyorum" diye bir başka yazısına da rastlamadım. Herhalde Yekta Saraç bugün artık aynı fikirde değil ki, bu kadar sertçe itiraz etmiş ve bana yolladığı mesajı medyanın bir bölümüyle de paylaşmış. "Gazetenizin okurlarının doğru bilgiyi hak ettiğini düşünüyorum" cümlesindeki fikri ise paylaşıyorum. Ben de Türk gençlerinin ve akademiyasının daha iyi bir üniversite ortamı hak ettiğini düşünüyorum. Üstelik beğenmeyen benim yazımı okumaz. Ama ne yazık ki, bu YÖK'ün yönlendirdiği üniversitelere beğenmesek bile çocuklarımızı yollamak zorundayız. Ama biliyorum ki, bu da Prof. Yekta Saraç'ın çözebileceği bir sorun değil. YÖK bir 12 Eylül kalıntısı. Sadece "demokrasi" ile çözülecek mesele.   İhsanoğlu, Özal gibi ÇEVREME baktıkça, Ekmeleddin İhsanoğlu'nun giderek ısındığını ve kendisine başta pek de olumlu bakmayan bir seçmen profilini de kendisine ısıttığını fark ediyorum. En önemli nokta üslubu. Kavgadan, karşılıklı hakaretlerden, gerilimden, yasaların zorlanmasından, fiili durumlar yaratılmasından yorgun hatta bitap düşmüş millet, İhsanoğlu'nun tarzını giderek daha çok sevmeye başladı. Kendi kampanyası ile dalga geçebiliyor. Kendi ile gerektiğinde dalga geçebilmek müthiş bir özgüven göstergesi ve halk bunu görüyor. Anlıyor ki, İhsanoğlu'nun kompleksi yok, kendini gereğinden fazla önemsemek ve üstün görmek gibi bir derdi yok. Kendisine hakaret edilse bile aynı tonda yanıt vermiyor, altta kalmıyor ama düzeyi de düşürmüyor, pozitif mesajla karşılık veriyor. Kendi ile ilgili karikatürlere gülüyor, paylaşıyor. Dün de diğer adayların kampanyalarına 1000'er TL bağış yapmış. Çok hoş bir hareket. Buna karşın Başbakan Erdoğan, "O parayı iade edin" demiş ve para kabul edilmemiş. Keşke Başbakan da o parayı iade edeceğine kendisi de Ekmeleddin Bey'e 1000 TL bağış yapıp "Haksızlık olmasın" diyebilseydi. Erdoğan'ın ne yapıp yapmayacağı elbet benim derdim değil. Ama gördüğüm şu ki, İhsanoğlu'nun tarzı rahmetli Turgut Özal'ı andırıyor.   Ümmetçi değil milli MURAT Bardakçı dün Ekmeleddin İhsanoğlu ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Okumadıysanız Habertürk.com'dan okuyabilirsiniz. Bardakçı, İhsanoğlu'nu "münevver" diye tanımladıktan sonra çok önemli bir detaya dikkat çekiyor. İhsanoğlu'nun "Türkiyeliliğine". Biliyorsunuz aday olduğu günden bu yana İhsanoğlu, "Filistin ve Suriye'de olanlara sessiz kalmakla" suçlanıyordu. Bardakçı, "57 üyeli bir İslam İşbirliği Teşkilatı'nda bir genel sekreter tek başına nasıl karar alsın" diyor ve önemli bir detayı aktarıyor. İhsanoğlu'nun sadece İslam İşbirliği Teşkilatı'nda değil, daha bu teşkilat bünyesinde kurduğu ve başında olduğu İslam Sanat Tarih ve Kültür Araştırmaları Merkezi'nin, yani IRCICA'nın merkezinin İstanbul'da olmasının İhsanoğlu tarafından sağlandığını ve bu merkezin Türk kültürüne büyük katkılar sağladığını yazıyor Bardakçı ve şöyle diyor: "İhsanoğlu, bu görevi sırasında ümmetçi değil, milli bir çizgi izledi." Arapların ağırlıkta olduğu bir teşkilatta "Türkiyeli" bir çizgi izlemek ilginç.   Alman oldukları için BUGÜN büyük ihtimalle herkes "Almanya niye kazandı" yazıları yazacaktır. Oysa bana göre Almanya'nın kazanmasının tek bir nedeni var. Bütün Avrupa krize girdiğinde girmedikleri, Mercedes'i, BMW'yi Audi'yi, VW'yi, Porsche'yi yaptıkları için. Estetiğin olmasa da sağlamlığın ve kalitenin sembolü oldukları için. Kişi başı tasarrufta Avrupa lideri oldukları için. Akılla duyguyu karıştırmadıkları için. İki savaştan mağlup çıkıp eskisinden daha büyük olmayı becerdikleri için. Aslında tek bir cümleyle "Alman oldukları için" kazandılar. Aslında Türkiye de kazanabilirdi ama Frankfurt Havalimanı'na rakip olmayalım diye bize kazandırtmadılar.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hayvanseverliğin sadece beslediğimiz hayvanları sevmek anlamına gelmediğini anladığımız zaman. Z.A.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yüzde 39
Köşe Yazıları
Yüzde 39

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026