İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Savcılara destek gerek

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Haziran 14, 2017

Savcılara destek gerek

“Savcılığa gidip ifade verdim” diye yazdım ya dün. Bilgileri vermekten izlenimlerimi anlatmaya fırsat olmadı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Önder Yaman’ın davetiyle Şehit Cumhuriyet Savcısı Mehmet S. Kiraz Yerleşkesi’ne gittiğimde geleceğimi kapıya haber vermişlerdi. Hemen başsavcının makamına yönlendirildim. Odaya girdiğimde biraz şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Genç, güler yüzlü bir savcıyla karşı karşıyaydım. Hemen, “Niyetli değilseniz bir şey ikram edelim” dedi. Teşekkür ettim. Başsavcıvekili Yaman, geçmiş yıllarda sık sık ifade vermeye gittiğim ve FETÖ’cü oldukları sonradan ortaya çıkan “nobran” savcılara hiç benzemiyordu. Önce uzun uzun yaptıkları mücadele hakkında bilgi verdi. Bunu övünerek, böbürlenerek değil görevini yapan bir “adalet savaşçısı” üslubuyla yapması gözümden kaçmadı. Kararlı görünüyordu. FETÖ’nün yargı ve bürokrasi ayağıyla mücadeleye kendini adamıştı ve bunu saklamıyordu. Gördüklerinden, soruşturma boyunca duyup öğrendiklerinden şaşkınlığa düştüğü anlaşılıyordu. Örgütün yapısını çözmüş ve ortaya çıkardıkları yapının bir terör örgütünün tüm özelliklerine sahip olduğunu görmüştü. Emin olduğu bir başka şey vardı, savcılar ve hâkimler arasında tam bir temizlik yapılmıştı ve FETÖ artığı kimse kalmamıştı. Örgütün yapısı ve bu olayda birlikte çalıştığı ekibin yaptıklarını anlattıktan sonra, “Yazınızla ilgili bir ifade almamız gerekiyor. Haber kaynaklarınızı saklamak anayasal hakkınız” dedi. Açıkçası uzun zamandır bu yetkilerle donatılmış bir savcının bu denli “zarafetle” konuştuğuna tanık olmamıştım. Ben de kendisine haberin bana nasıl ulaştığını anlattım. Daha sonra ifademi yazdırdı ve teşekkür edip uğurladı. Ben de kendisine teşekkür ettim. İzlenimim şudur. Üst düzey FETÖ mensuplarının ortaya çıkarılması ve yargılanmasını sağlamak için oluşturulmuş “özel savcılıklar” gerçekten çok özverili bir çalışma içindeler. Olayı Türkiye’nin aleyhine sonuçlar doğurabilecek hatalar olmadan tam hukuk düzeni içinde soruşturmaya ve sonuçlandırmaya çalışıyorlar. Ancak bir başka gözlemim daha var. Bu savcılarımıza daha fazla destek ve belki daha fazla kadro lazım. Adalet Bakanlığı’nın kadroları FETÖ yüzünden neredeyse 3’te bir oranında azalmışken bunu yapmak kolay değil farkındayım. Ancak bu tempoya ve bu yoğunluğa can dayanmaz.   BİR AKM HAYAL EDİYORUM Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’nin içler acısı hali, yıllardır canımı acıtıyor. Habertürk’ün merkezi Taksim’de olduğu için her gün AKM’yi görüyorum ve her gün içim sızlıyor. Benim Atatürk Kültür Merkezi’yle ilgili ne düşündüğüm yıllardır aşikâr. Bunu henüz AK Parti diye bir parti yokken de söylüyordum, bugün de söylüyorum. Yarın da söyleyeceğim. Ben AKM’nin yıkılıp yerine İstanbul’a yakışır, İstanbul’un artık kalmamış kültür ve sanat hayatını yeniden canlandıracak bir “Kültür Merkezi” haline dönüştürülmesi gerektiğini hep söyledim. Üstelik de yeni yapılacak Atatürk Kültür Merkezi eskinin yerine yapılmamalı, daha doğrusu eskisiyle sınırlı kalmamalı. Mevcut binanın yanındaki otopark, Atatürk Kütüphanesi ile arasından geçen yol, hatta Mete Caddesi’nde aynı sırada yer alan bir sıra bina da kamulaştırılarak Atatürk Kültür Merkezi’nin yapılacağı alana dahil edilmeli. Ortaya çıkacak o büyük alanda İstanbul’a, Türkiye’nin kültür ve ekonomi başkentine, tarihin en eski büyük kentine, iki imparatorluk mirası bir kente yakışır bir kültür merkezi yapılmalı. Burada hem bir büyük konser salonu, birkaç küçük konser ve tiyatro salonu, sergi alanları, belki bir Kent Müzesi yer almalı. İçinde özel tiyatrolara dönemsel olarak kiraya verilebilecek cep tiyatroları, sanatçıların çalışma ve dinlenme alanları, genç sanatçılar için dönemsel olarak faydalanabilecekleri stüdyolar bulunmalı. Yeni yapılacak Atatürk Kültür Merkezi’nin de bir sanat eseri, bir anıt bina niteliğinde olması şart. Çünkü bu tip binalar bazen içindekiler için değil, kendisi için ziyaret ediliyor, kentin sembolü haline geliyor. Bu yüzden de yeni AKM için uluslararası bir proje yarışması açılmalı. Türkiye’nin ve dünyanın en önemli mimarları bu yarışmaya davet edilmeli. Mimarlarımız, hayal güçlerinin ve inşaat teknolojisinin sınırlarını zorlayarak Türkiye’ye yakışacak, kendisi başlı başına bir olay haline gelecek bir bina ortaya çıkarmalı. Benim AKM hayalim bu. Çok mu sizce!   LİBYA VE KATAR Katar’la ilgili TBMM’de alınan karar kimilerince eleştiriliyor. Ben olaya bu gözle bakmıyorum. Yaşı yetenler hatırlar, Türkiye 1974 yılında Ecevit’in başbakanlığı döneminde Kıbrıs’a bir Barış Harekâtı yaptı. Bu harekât bize göre oradaki soydaşlarımızı korumak ve garantörlük hakkımızı kullanmaktı. İslam ülkeleri dahil dünyanın geri kalanına göre ise bir “işgal harekâtı”ydı. Harekâtın başlamasıyla birlikte bütün dünya karşımıza dikildi. Türkiye’ye bir abluka, bir ambargo başladı. O günlerde kim Türkiye’ye yardım etti hatırlıyor musunuz? Tek bir ülke: Libya. Harekât sırasında Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu petrolü Libya sağladı. Libya devleti ve halkının desteğini iletmek üzere 2 Ocak 1975’te de Libya Başbakanı Callud, Türkiye’ye geldi. Bunun ardından 5 Şubat’ta, ABD yardımının kesildiği ve Türkiye’ye silah getirmekte olan gemiler geri çevrildiği gün Dışişleri Bakanlığı’nda sessiz bir törenle Türk-Libya Petrol Anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre, Libya uygun fiyatla 3 milyon ton ham petrol ve 200 bin ton fuel oil vermeyi taahhüt etti. İlişkiler zaman zaman krize girse de, karşılıklı hatalar yapılsa da biz bunu hâlâ unutmadık. Dostluklar zor günlerde kurulur diye düşünürüm ben.   SİGORTANIZ MI ATTI Trafik sigortası fiyatlarındaki tartışmalar bir türlü “mutlu son”a ulaşamıyor. Oysa medeni dünyada bunun formülü basit. “İyi sürücü ucuz sigorta, kötü sürücü pahalı sigorta.” Buna bir de “yaş” unsurunu eklerseniz sorun bir anda biter. “Nasıl?” diye soracak olursanız. Onu yarın detaylı anlatırım en iyisi.   NE ZAMAN ADAM OLURUZ? Havlayan köpeğe havlarsanız köpeğin değil sizin rezil olacağınızı unutmadığınız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026