İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Delirtmeyin beni

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 30, 2018

Delirtmeyin beni

HER ne kadar Türkiye’nin AB ile yakın ilişkilerinden yana olsam da, hâlâ Türkiye’nin geleceğinin Avrupa Birliği’nde olduğuna inansam da, Avrupa’ya ve ikiyüzlülüklerine öfkelenmekten de vazgeçmem mümkün değil. Biliyorsunuz, pek çok Avrupa ülkesi hatta neredeyse tüm Avrupa ülkeleri, Türkiye’deki bölücülere, terör yoluyla bu ülkeyi bölmek isteyenlere açık veya gizli destek veriyorlar. Bunlara göz yummak bir yana, bunları bağırlarına basıyorlar. Türkiye haklı itirazlarını dile getirdiği zaman da “ifade özgürlüğü, insan hakları” gibi bir terör örgütü için asla geçerli olmayan bahaneler üretiyorlar. Ancak iş kendilerine geldi mi, standartları bir anda değişiyor. İspanya’dan ayrılmak isteyen ve bunu da terörle değil, referandum yoluyla yapmak isteyen Katalanların siyasi lideri Puigdemont’u ise tutukluyorlar, hapse atıyorlar ve yargılıyorlar. Orada insan hakkı ve ifade özgürlüğü kalmıyor. Sakın yanlış anlamayın, Puigdemont haklıdır demiyorum. Tüm ülkelerin kendi toprak bütünlüklerini koruma hakkı, uluslararası hukuktan kaynaklanan yasal bir hak. İspanya’nın da bu hakkı var. Ama İspanya’nın bu hakkına saygı duyup Türkiye’nin bu hakkını elinden almaya çalışmak ve buna da “ifade özgürlüğü” demek... İşte bu ikiyüzlülük, bu ilkesizlik ve hatta bu şerefsizlik beni delirtiyor. ***********

MEKSİKA DÜNYA KUPASI’NI NASIL ALMIŞTI?

“RUSYA’ya yönelik siyasi tavır spora da yansır ve Dünya Kupası organizasyonu tehlikeye girerse, Türkiye bu işi yapabileceğini FIFA’ya bildirmeli” dedim. Bazıları “Rusya ile ilişkilerimiz bozulur” diye karşı çıktı. Ben “Rusya’nın elinden alalım” demiyorum, “Rusya’da yapılamayacaksa burada yapılsın” diyorum. Ki tarihte bunun örnekleri var. Örnekleri hatırlatan Hıncal Uluç oldu. Hıncal Abi mesaj yollamış. “1986 Dünya Kupası, Kolombiya’da olacaktı. Son teftişte Kolombiya’nın bunu yapamayacağı ortaya çıktı. FIFA organizasyonu bir başka Güney Amerika ülkesi Meksika’ya verdi ve Meksika da Dünya Kupası’na ev sahipliği yaptı” diye hatırlatmış. Tabii o dönemde çıkan dedikoduları da unutmadan. Çünkü Meksika’nın o dönemde FIFA Başkanı ile danışıklı dövüş yaptığını, Kolombiya’nın bunu yapamayacağını bildikleri halde organizasyonu Kolombiya’ya vererek sponsorları söğüşlediklerini de biliyoruz. Bu arada Şenes Erzik de “FIFA’nın Putin’e kafa tutmaya çekineceğini, ama olası bir sıkıntıda Türkiye’nin iyi kulis yaparak bu Dünya Kupası’nı organize etme hakkını alabileceğini” söylemiş. İlgilenir miyiz bilemem! ***********

PARKEDE DEĞİL BÜROKRASİDE BLOK LAZIM

“FETÖ ile mücadele sulandırılıyor” deniliyor ya, doğru. Biliyorsunuz has FETÖ’cü bir basketbolcu var NBA’de oynayan ve Milli Takım’da oynamayı yıllardır reddeden. Enes Kanter diye biri. NBA’de oynayan bir diğer Türk basketbolcu Ersan İlyasova, Enes Kanter ile karşı karşıya geldikleri bir maçta Kanter’e blok yapınca çok sevindi millet. “FETÖ’cüyü yere serdi” diye. Mesele FETÖ ve FETÖ’cüleri basketbol sahasında yere sermek değil. Onun bize bir getirisi yok. Paralel devletin unsurlarını Türkiye’de ne kadar yere serebiliyoruz, kurumlardan ne kadar temizleyebildik, iş dünyasında, bürokraside, yargıda ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ne kadar yere serebildik. Önemli olan orası. Ersan, Enes’in ağzını burnunu kırsa ne fayda! ***********

SEVMEK ŞART DEĞİL AMA SAYGI ŞART

AHMET Hakan benden önce davrandı. Ben de aynı meseleyi ele almak isterim. Televizyonlara çıkıp Türkiye’nin kimi dini, kimi folklorik birtakım geleneklerine karşı çıkmayı, modernlik, laiklik, ilericilik zannedip bunları eleştirmek, hatta aşağılamak kadar Türkiye’deki muhafazakâr iktidarların ekmeğine yağ süren başka bir şey yok. Birileri çıkıyor ve “Cumaya illet oluyorum” olarak algılanabilecek bir cümleyi televizyonda sarf ediyor. Bunun muhafazakâr kesim üzerindeki tek etkisi “konsolidasyon” oluyor, bunu bilmeyecek kadar aciz, cahil ve zekâ yoksunu olmak için özel eğitim almak lazım. Pek çok şey gibi cuma, bu ülkenin önemli bir bölümünün geleneğidir. Ramazanda oruç tutmak gibi. Adam bir yıl boyunca içer ama ramazanda içkiye ara verir ve orucunu tutar. Namaz kılma alışkanlığı yoktur ama senede 52 kez camiye gidip namaz kılar. Bilmiyorsa da kılıyormuş gibi yapar. Bunlar inançtır, gelenektir. Buna kızılmaz da sövülmez de. Benim rahmetli dedem, bir gün namaz kılmadı. Bir gün camiye gitmedi, bir gün Kuran okumadı. Ama birisi gelip cami yaptırmak için yardım isteyince ederdi. Cumaları namaza gitmezdi ama o saatte işyerini kapar, “Namaza gidenlerin hakkını yemeyeyim” derdi. Buna saygı denir. Başkalarından kendi hayat tarzlarına haklı olarak saygı bekleyenlerin, başkalarının hayat tarzına saygı göstermesi beklenir. Küfretmesi değil. ***********

FOTOĞRAFTA MUHAFAZAKÂR

DÜN marjinal “kaynana-damat” seks hikâyesini yazıp “Muhafazakârlık görüntüsü altında” deyince bazı okurlar, “Bunun muhafazakârlık neresinde” diye eleştirmiş. Efendim, muhafazakârlık “görüntüsünde” dedim. Fotoğrafa bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.

***********

15 TL BİLE ÖDEMEMİŞ

ÇİFTLİK Bank dolandırıcısı tosuncuğun Türkiye’den kaçarken çekilmiş görüntüleri ortaya çıktı. Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan gitmiş. Tosuncuk o kadar rezil ki, yurtdışına çıkarken devlete de minik bir kazık atmadan duramamış. Yurtdışına çıkışlarda alınması zaruri olan “harç pulu”nu bile almamış. 15 TL’den bile imtina etmiş. O kadar aşağılık bir durumda yani. Ama hiç merak etmeyin. Bu tosuncuk yakında Türkiye’ye gelir. Aynı sistemi bir daha kurar ve aynı “sığır çiftliğini” bir kez daha başarıyla oluşturur. “Yok canım daha neler” demeyin. Çok örneği var. ***********

HASTANE PLAYLİST’İ

SAĞLIK Bakanlığı DJ’liğe soyundu. Hastanelerde hangi şarkıların çalınacağına ilişkin bir liste hazırlıyorlarmış. Geleneksel tıpta yeri olan musikiyle tedavi amaçlı olsa gerek. Herhalde klasik Batı müziği çalacak değiller. Yerli ve milli olmaz. Ayrıca memleketin genel geçer zevkine de aykırı. Hastanede kimileri için “zulüm” olabilir. Ancak yerli ve milli şarkıları seçerken de dikkatli olmak, ince elemek lazım. “Bir ihtimal daha var” pek uymaz mesela. Hele hele “Makber” hiç olmaz. Murat Kekilli’nin “Bu akşam ölürüm”ü asla. “Dertliyim” yanlış anlaşılabilir. “Olmaz ilaç” doktorlara güveni sarsar. “Tanrı istemezse kullar ölmezmiş” olacak şey değil. Barış Manço’dan “Ölüm Allah’ın emri” asap bozar. O yüzden dikkatli olmak lazım. ***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Modernite ile geleneğin birbirinin düşmanı olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026