İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Delirtmeyin beni

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 30, 2018

Delirtmeyin beni

HER ne kadar Türkiye’nin AB ile yakın ilişkilerinden yana olsam da, hâlâ Türkiye’nin geleceğinin Avrupa Birliği’nde olduğuna inansam da, Avrupa’ya ve ikiyüzlülüklerine öfkelenmekten de vazgeçmem mümkün değil. Biliyorsunuz, pek çok Avrupa ülkesi hatta neredeyse tüm Avrupa ülkeleri, Türkiye’deki bölücülere, terör yoluyla bu ülkeyi bölmek isteyenlere açık veya gizli destek veriyorlar. Bunlara göz yummak bir yana, bunları bağırlarına basıyorlar. Türkiye haklı itirazlarını dile getirdiği zaman da “ifade özgürlüğü, insan hakları” gibi bir terör örgütü için asla geçerli olmayan bahaneler üretiyorlar. Ancak iş kendilerine geldi mi, standartları bir anda değişiyor. İspanya’dan ayrılmak isteyen ve bunu da terörle değil, referandum yoluyla yapmak isteyen Katalanların siyasi lideri Puigdemont’u ise tutukluyorlar, hapse atıyorlar ve yargılıyorlar. Orada insan hakkı ve ifade özgürlüğü kalmıyor. Sakın yanlış anlamayın, Puigdemont haklıdır demiyorum. Tüm ülkelerin kendi toprak bütünlüklerini koruma hakkı, uluslararası hukuktan kaynaklanan yasal bir hak. İspanya’nın da bu hakkı var. Ama İspanya’nın bu hakkına saygı duyup Türkiye’nin bu hakkını elinden almaya çalışmak ve buna da “ifade özgürlüğü” demek... İşte bu ikiyüzlülük, bu ilkesizlik ve hatta bu şerefsizlik beni delirtiyor. ***********

MEKSİKA DÜNYA KUPASI’NI NASIL ALMIŞTI?

“RUSYA’ya yönelik siyasi tavır spora da yansır ve Dünya Kupası organizasyonu tehlikeye girerse, Türkiye bu işi yapabileceğini FIFA’ya bildirmeli” dedim. Bazıları “Rusya ile ilişkilerimiz bozulur” diye karşı çıktı. Ben “Rusya’nın elinden alalım” demiyorum, “Rusya’da yapılamayacaksa burada yapılsın” diyorum. Ki tarihte bunun örnekleri var. Örnekleri hatırlatan Hıncal Uluç oldu. Hıncal Abi mesaj yollamış. “1986 Dünya Kupası, Kolombiya’da olacaktı. Son teftişte Kolombiya’nın bunu yapamayacağı ortaya çıktı. FIFA organizasyonu bir başka Güney Amerika ülkesi Meksika’ya verdi ve Meksika da Dünya Kupası’na ev sahipliği yaptı” diye hatırlatmış. Tabii o dönemde çıkan dedikoduları da unutmadan. Çünkü Meksika’nın o dönemde FIFA Başkanı ile danışıklı dövüş yaptığını, Kolombiya’nın bunu yapamayacağını bildikleri halde organizasyonu Kolombiya’ya vererek sponsorları söğüşlediklerini de biliyoruz. Bu arada Şenes Erzik de “FIFA’nın Putin’e kafa tutmaya çekineceğini, ama olası bir sıkıntıda Türkiye’nin iyi kulis yaparak bu Dünya Kupası’nı organize etme hakkını alabileceğini” söylemiş. İlgilenir miyiz bilemem! ***********

PARKEDE DEĞİL BÜROKRASİDE BLOK LAZIM

“FETÖ ile mücadele sulandırılıyor” deniliyor ya, doğru. Biliyorsunuz has FETÖ’cü bir basketbolcu var NBA’de oynayan ve Milli Takım’da oynamayı yıllardır reddeden. Enes Kanter diye biri. NBA’de oynayan bir diğer Türk basketbolcu Ersan İlyasova, Enes Kanter ile karşı karşıya geldikleri bir maçta Kanter’e blok yapınca çok sevindi millet. “FETÖ’cüyü yere serdi” diye. Mesele FETÖ ve FETÖ’cüleri basketbol sahasında yere sermek değil. Onun bize bir getirisi yok. Paralel devletin unsurlarını Türkiye’de ne kadar yere serebiliyoruz, kurumlardan ne kadar temizleyebildik, iş dünyasında, bürokraside, yargıda ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde ne kadar yere serebildik. Önemli olan orası. Ersan, Enes’in ağzını burnunu kırsa ne fayda! ***********

SEVMEK ŞART DEĞİL AMA SAYGI ŞART

AHMET Hakan benden önce davrandı. Ben de aynı meseleyi ele almak isterim. Televizyonlara çıkıp Türkiye’nin kimi dini, kimi folklorik birtakım geleneklerine karşı çıkmayı, modernlik, laiklik, ilericilik zannedip bunları eleştirmek, hatta aşağılamak kadar Türkiye’deki muhafazakâr iktidarların ekmeğine yağ süren başka bir şey yok. Birileri çıkıyor ve “Cumaya illet oluyorum” olarak algılanabilecek bir cümleyi televizyonda sarf ediyor. Bunun muhafazakâr kesim üzerindeki tek etkisi “konsolidasyon” oluyor, bunu bilmeyecek kadar aciz, cahil ve zekâ yoksunu olmak için özel eğitim almak lazım. Pek çok şey gibi cuma, bu ülkenin önemli bir bölümünün geleneğidir. Ramazanda oruç tutmak gibi. Adam bir yıl boyunca içer ama ramazanda içkiye ara verir ve orucunu tutar. Namaz kılma alışkanlığı yoktur ama senede 52 kez camiye gidip namaz kılar. Bilmiyorsa da kılıyormuş gibi yapar. Bunlar inançtır, gelenektir. Buna kızılmaz da sövülmez de. Benim rahmetli dedem, bir gün namaz kılmadı. Bir gün camiye gitmedi, bir gün Kuran okumadı. Ama birisi gelip cami yaptırmak için yardım isteyince ederdi. Cumaları namaza gitmezdi ama o saatte işyerini kapar, “Namaza gidenlerin hakkını yemeyeyim” derdi. Buna saygı denir. Başkalarından kendi hayat tarzlarına haklı olarak saygı bekleyenlerin, başkalarının hayat tarzına saygı göstermesi beklenir. Küfretmesi değil. ***********

FOTOĞRAFTA MUHAFAZAKÂR

DÜN marjinal “kaynana-damat” seks hikâyesini yazıp “Muhafazakârlık görüntüsü altında” deyince bazı okurlar, “Bunun muhafazakârlık neresinde” diye eleştirmiş. Efendim, muhafazakârlık “görüntüsünde” dedim. Fotoğrafa bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.

***********

15 TL BİLE ÖDEMEMİŞ

ÇİFTLİK Bank dolandırıcısı tosuncuğun Türkiye’den kaçarken çekilmiş görüntüleri ortaya çıktı. Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan gitmiş. Tosuncuk o kadar rezil ki, yurtdışına çıkarken devlete de minik bir kazık atmadan duramamış. Yurtdışına çıkışlarda alınması zaruri olan “harç pulu”nu bile almamış. 15 TL’den bile imtina etmiş. O kadar aşağılık bir durumda yani. Ama hiç merak etmeyin. Bu tosuncuk yakında Türkiye’ye gelir. Aynı sistemi bir daha kurar ve aynı “sığır çiftliğini” bir kez daha başarıyla oluşturur. “Yok canım daha neler” demeyin. Çok örneği var. ***********

HASTANE PLAYLİST’İ

SAĞLIK Bakanlığı DJ’liğe soyundu. Hastanelerde hangi şarkıların çalınacağına ilişkin bir liste hazırlıyorlarmış. Geleneksel tıpta yeri olan musikiyle tedavi amaçlı olsa gerek. Herhalde klasik Batı müziği çalacak değiller. Yerli ve milli olmaz. Ayrıca memleketin genel geçer zevkine de aykırı. Hastanede kimileri için “zulüm” olabilir. Ancak yerli ve milli şarkıları seçerken de dikkatli olmak, ince elemek lazım. “Bir ihtimal daha var” pek uymaz mesela. Hele hele “Makber” hiç olmaz. Murat Kekilli’nin “Bu akşam ölürüm”ü asla. “Dertliyim” yanlış anlaşılabilir. “Olmaz ilaç” doktorlara güveni sarsar. “Tanrı istemezse kullar ölmezmiş” olacak şey değil. Barış Manço’dan “Ölüm Allah’ın emri” asap bozar. O yüzden dikkatli olmak lazım. ***********

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Modernite ile geleneğin birbirinin düşmanı olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre
Köşe Yazıları
Yumurta küfesizler ve ucuz bir barometre

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026