İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Projeksiyon

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2018

Projeksiyon

Geçenlerde Abdülkadir Selvi yazınca gündeme geldi. CHP bir projeksiyon yaptırmış ve buna göre Cumhur İttifakı yerel seçimde de işbirliği yaparsa CHP’nin 9 belediyeyi kaybetme riski varmış. Bunu CHP’nin yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’a dayanarak yazmış Selvi. Seyit Torun’a bunu sorunca “Ben öyle bir şey demedim. Yerel seçim bambaşka bir şey. Sayın Selvi bu sonuca kendi varmış” dedi. Ben de bari bugün CHP’nin bu projeksiyonunun farklı bir bölümünü sizinle paylaşayım dedim. Bu projeksiyon yapılırken bir varsayıma dayanılmış. O da şu: Cumhurbaşkanı adaylarından - Recep Tayyip Erdoğan’ın oyu Cumhur İttifakı oyu - Muharrem İnce’nin, Meral Akşener’in ve Temel Karamollaoğlu’nun oylarının toplamı Millet İttifakı oyu - Selahattin Demirtaş’ı oyu da HDP oyu olarak bunlar üzerinden milletvekili seçim sonucu hesabı yapılmış Buna göre, Cumhur İttifakı’nın çıkardığı milletvekili sayısı 344’ten 328’e düşerken, Millet İttifakı’nın çıkardığı milletvekili sayısı 189’dan 221’e yükselmiş. Partilere göre ise ortaya çıkan tablo şu: - MHP başkan adayı çıkarmadığı için ayrı ayrı bir hesap yapılamıyor. İkisinin toplamı 328 vekil ediyor. - HDP’nin vekil sayısı 67’den 51’e düşüyor. - İyi Parti’nin vekil sayısı 43’ten 28’e düşüyor. - CHP ise 146 vekilden 196 vekile çıkıyor. Ben ömrü hayatımda böyle bir projeksiyon görmedim. Genel seçimle, yerel seçim karşılaştırılamaz diyen bir parti, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçimi karşılaştırıp, kendine 50 vekil artı yazıyor. Ama Muharrem İnce olursa... Muharrem İnce’nin o dönem bir heyecan yarattığı kesin. Hiç itirazım yok. Ama bu heyecanı aynıyla genel seçim sonucu zannetmek, kümeste buğday ambarı rüyası görmek gibi bir şey. CHP’nin bu projeksiyonu ile tabloları bu sayfada görebilirsiniz ***

Nihat Doğan meselesi ve bir gölge

Kanal D Haber birkaç gündür Türkiye’de çok konuşulan bir habere imza attı. Kanal D Haber’in duyurduğu iddiaya göre şarkıcı Nihat Doğan, iki küçük kız çocuğunu alıkoymuş. Şu ana kadar aktarılanlardan anladığımız Nihat Doğan, biri 11 diğeri 16 yaşındaki iki kız çocuğunu evine çağırmış, birlikte çay kahve içmişler, televizyon izlemişler. Nihat doğan kızlara 100 lira harçlık vermek istemiş, kızlar kabul etmemişler ve gitmişler. Daha sonra çocukların ana babası durumdan rahatsız olup Nihat Doğan’dan şikayetçi olmuşlar. Kanal D Haber de aile ile konuşup, onların ithamlarını yayınlamış. Bunun üzerine Nihat Doğan da televizyon programında bildik nutuklarından birini çekmiş, “Ben Nahit Doğan’ın, yerliyim, milliyim, bunlar vatan millet düşmanları” gibisinden son dönemin bildik edebiyatını parçalamış, Kanal D Haber’e verip veriştirmiş. Bu iddialar gerçek mi değil mi bilemem. Konu yargıya intikal ettiğine göre karar orada verilir. Savcılık Nihat Doğan’ın ifadesini almış. Aile Bakanlığı müdahil olma talebinde bulunmuş. Dava açılacak mı, sonuç ne olacak göreceğiz. Ancak Nihat Doğan’ın Kanal D Haber’e sövmesinin ardından Kanal D Haber sunucusu Buket Aydın Hanımefendi ekrana çıkıp şöyle bir şey söylemiş: “Çok daha fazlasını biliyoruz” Bu cümle Kanal D Haber’in somut bir olaya, ailenin ifadelerine ve emniyet tutanaklarına dayanarak gündeme getirdiği başarılı bir habere gölge düşürmekten öte bir işe yaraması mümkün olmayan ve bir habercinin asla etmemesi gereken bir cümle. Medya kuruluşları, muhabirler, gazeteler, televizyon habercileri “Daha fazlasını da biliyoruz” diye bir cümle kurmazlar, kurmamalılar. Medya biliyorsa yazar, duyurur. Kendine saklamaz. Eğer bir haberi saklıyorsanız, bu medya kuruluşu için iyi sicil oluşturmaz. “Konuşturma bizi” hafif veya ağır bir tehdit cümlesidir. Yayıncılar haberi ve bilgiyi paylaşırlar. Haber ve bilgi ile gözdağı vermezler. Şu olabilir elbet, elinizdeki bilgi yazılmaması gereken, etik olarak veya hukuki olarak yazamayacağınız şeyler olabilir. O zaman da “Daha neler var neler” anlamına gelecek böyle bir cümle kurulmaz. Şöyle denilebilir: “Bu konuda elimize geçen bilgileri ne yazık ki etik veya hukuki gerekçelerle yayınlayamıyoruz. Ancak tüm bu bilgileri yargı ile paylaştık” veya “Yargının elinde bu konu ile ilgili çok daha önemli ve yüz kızartıcı bilgiler ve deliller var ancak bunları hukuki gerekçelerden dolayı sizlerle paylaşamıyoruz” Genç meslektaşımın heyecanını ve habercilik hırsını anlıyorum. Saygı da duyuyorum. Ama bir ağabeyinin uyarısını da dikkate alacağını zannediyorum. ***

Salaklık tarihi

Ne demiş Einstein, “Evrenin bir sınırı var mı bilmiyoruz ama salaklığın bir sınırı olmadığını biliyorum” Einstein’in dediği tam bu değil ama kusura bakmasın kendime uyarladım. Sınırı olmayan salaklık bendenize ait. Dün Ahmet Hakan’ın 5 kitap okuyun demesini eleştirdim. Meğer Ahmet Hakan böyle dememiş. Kitap okuyun demiş ve bunu da 5 numaralı tavsiyesi olarak söylemiş. Ama benim elimdeki gazetede 5’in sonundaki nokta işareti çıkmayınca ben bunu “5 kitap okuyun” diye anlamışım. Böylece salaklık tarihime bir sayfa daha ekledim. Ahmet Hakan ve herkesten özür dilerim. ***

Ağlatan bir mail

Son zamanlarda medyada yine işten çıkarmalar oluyor ve biz buna çok üzülüyoruz. Sektörün durumu zaten içler acısıydı. Buna bir de ekonomideki sorunlar eklenince ne yazık ki bunlar yaşanıyor. Biz de bazı arkadaşlarımızla vedalaşmak zorunda kaldık üzülerek. Ve dün bir mail aldım. Şöyle diyor: “Fatih Bey merhaba, Ben Alp Eren Erbay, Habertürk Tv'den yönetmen. Dün itibariyle kanaldan çıkartıldım, çalışma arkadaşlarımla vedalaştım. Performansımla ilgili bir sorun olmadığı tüm üstlerim tarafından dile getirildi, bunu duyarak mutlu oldum. Bir buçuk yıl boyunca ‘Teke Tek Özel’ programının yönetmenliğini yaptım, zaman zaman da ‘Teke Tek’ programında görev aldım. Bu süre boyunca programınızda çalışmaktan ötürü hep onur duydum. Hem genç bir vatandaş hem de bir medya çalışanı olarak; topluma sunduğunuz farklı değerler için teşekkür ederim. Bir programda, ‘Benim için, bir ortaokul talebesi bizim programı izleyip bilime merak salsın, bana yeter’ demiştiniz. Dilerim ki uzun ve sağlıklı bir ömür boyunca bu ülkeye fayda sağlamaya devam edersiniz. Bundan sonra özellikle Celal Hoca'lı bölümleri seyirci olarak ilgiyle takip edeceğim, sizlere iyi çalışmalar diliyorum, saygılarımla; hoşçakalın.’ Bunu okuyunca ağladım. Sevgili çalışma arkadaşıma çok teşekkür ediyorum. Onda bu iyi niyet ve bu zerafet varken, zannederim çok daha iyi işlere imza atacaktır. Ben de senin gibi biri tarafından yönetilmekten onur duyacağım hep. Başarılar diliyorum Sevgili Alperen. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Umutsuz olmamamız için her gün bir gerekçe gördüğümüz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026