İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

4 milyon Yunan gelse ne derdiniz!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 4, 2019

4 milyon Yunan gelse ne derdiniz!

Dün Suriyeli mültecilerle ilgili yazdığım iki yazıya, iki uçta tepkiler geldi. Bir bölümü, “Suriyelileri istememek ırkçılık değildir” diye kızarken, bir diğer bölümü “İnsani nedenlerle kucak açtığımız komşularımızın Türkiyelileşmesini istemek asimilasyon istemektir. Tabii ki kültürlerini koruyacaklar. Komşularımızı ölüme mi terk edecektik” diyor. Ben yazımda böyle bir şey demedim ama herkes kendi anlamak istediğini anlıyor elbette. Fakat madem konuyu açtınız. Bende tornistan, geri vites yok, açtığınız yerden ilerleyelim. Suriyelilere kucak açmamızı “Takınılması gereken insani tavır” olarak görenlere bir soru soracağım. Ama lütfen, çok rica ediyorum, aşağıda soracağım soruya ve vereceğim örneklere “samimi ve yürekten” yanıt versinler. Güney’deki komşumuz Suriye ise batıdaki komşumuz da Yunanistan öyle değil mi? Farz edin ki, yarın Yunanistan’da faşist bir askeri darbe oldu. Aşırı sağcı bir lider ülkenin yönetimini aldı. Yunan halkının da önemli bir bölümü sokaklara döküldü ve darbeci yönetime karşı tavır aldı. Yasa tanımaz Yunan diktatör de bunların üzerine, tankla, topla tüfekle yürüdü ve katliama başladı. Bunun üzerine 4 milyon Yunan yollara döküldü, denizden ve karadan Türkiye’ye kaçmaya başladı. Bunların 2 milyonu Trakya üzerinden geldi ve büyük bölümü İstanbul çevresine yerleşti. 2 milyonu da İzmir ve Ege sahillerini mesken tuttu. Bir bölümü de Orta Anadolu’ya; mesela Kayseri’de, Karaman’da oturmaya başladı. Buralarda iş kurdular, ev bark satın aldılar, çalışmaya başladılar. Aynı “Misafirdir, komşularımızı ölümün kucağına mı bıraksaydık” cümlesini kuracak mıydınız? Osmanlı bakiyesi ise onlar da Osmanlı bakiyesi. Hem de Suriye’den daha eski bir Osmanlı bakiyesi. Aynı misafirperverliği onlara da gösterecek miydiniz! Yoksa bunu Türkiye’nin uzun vadeli güvenliğine, toprak bütünlüğüne karşı olası bir tehdit olarak görüp önlem alınmasını mı isteyecektiniz? Samimi yanıt verin. Ya da Ermenistan’da benzer bir gelişme olduğunu ve 2.5 milyon Ermeni’nin Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldığını... Bunlar da Van, Ardahan, Ağrı civarına yerleşti, 1 milyonu da İstanbul’a kadar geldi. Aynı soruyu bir kez daha soralım. Bu gelenler için de “İnsaniyet namına sahip çıkalım. Tabii ki gelsinler. Başımızın üzerinde yerleri var” diyebilecek miydiniz? Yoksa bunu Türkiye’nin bir güvenlik, hatta bir beka sorunu olarak görüp, en azından serbestçe istedikleri gibi yerleşim tercihi yapmalarına bir kısıtlama getirilmesini isteyecek miydiniz! Gerçekten samimi yanıtınızı verin. Bana vermeyeceğinizi biliyorum. Ama en azından kendinize verin. Verebilecek misiniz!

***

Yanıtlanmayacak sorular

Gelelim Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili “insani” ama “akılcı” yaklaşımlara. İlk günden beri söylediğim üzere, bir katliamdan kaçan insanlara kapıyı kapamak gibi bir seçeneğimiz olamazdı. “Batı” ülkelerinin politikalarını kabullenmek mümkün değil. Üstelik de ekonomik ve demografik açıdan bu mültecilere çok ihtiyaçları olduğu halde. Ancak bu işin başından bugüne doğru düzgün yapılmadığı çok açık biçimde ortada. Ortalıkta pek çok soru var: 1. Bu gelen mültecilerin güvenlik soruşturmaları yapıldı mı? Gelenlerden bir bölümünün Türkiye’yi karıştırma amacını yıllardır gizlemeyen Esad’ın adamları olup olmadığını biliyor muyuz? 2. Gelen Suriyeliler, mülteci değil “Geçici koruma statüsü” altında Türkiye’deler. Bu statü ile Türkiye’nin içinde istedikleri gibi yer değiştirmeleri, kafalarına göre ikamet seçmelerine göz yumulması doğru bir yaklaşım mıdır? 3. 5901 sayılı yasaya göre Geçici Koruma Altında Türkiye’de bulunanlar Türk vatandaşı olamazlar. Bu yasaya rağmen kaç Suriyeliye vatandaşlık verildi biliyor muyuz? 4. Dünyada hiçbir ülkenin kabul etmediği kadar adı mülteci olarak koyulmuş olmasa da mülteciyi kabul eden ülke olarak bu gelen misafirlerin takibini yapabiliyor muyuz? Bu sorular geleceğe miras bırakılacak önemli bir sorunun işaretçisidir. Yanıtlanacağını ise hiç zannetmiyorum.

***

Kızağın perde arkası

Orgeneral Metin Temel kamuoyunda Afrin kahramanı olarak biliniyordu. Ama asıl şöhretini Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası sırasında “Apoletlerini sökeceğim” demesi üzerine kazandı. Orgeneral’in Cumhurbaşkanı’nı alkışlamasını eleştiren İnce bu sözleri kullanmış, hatta kimilerine göre İnce’nin Temel’e yönelik çıkışı Cumhurbaşkanlığı seçiminde en az birkaç puan kaybetmesine neden olmuştu. O günlerde AK Parti çevreleri ve destekçileri Orgeneral Temel’e sahip çıkmış, yere göğe koyamamışlardı. Ancak o Orgeneral İsmail Metin Temel birkaç gün önce sürpriz şekilde 2. Ordu Komutanlığından alındı ve kızaktan da beter bir göreve çekildi. Bununla ilgili önüne gelen bir şeyler yazdı. En yaygın kanaat, bazı askerlere madalya verilmesi konusunda Savunma Bakanı ve Genelkurmay ile ters düştüğü, madalya törenine katılmadığı için görevden alındığı. Ben de burada bir başka tez olarak, “Orgeneral Temel, askerlerin siyasete karışmaması gerektiği düşünülerek, Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasındaki eleştirilerden ötürü görevden alındı” desem herhalde gülersiniz. Ama şunu söyleyeyim, ilk iddiaya da ben gülüyorum. Çünkü o da doğru değil. Orgeneral Temel’in görevden alınmasının madalya ile falan ilgisi yok. Çok daha önemli bir gerekçe ile Savunma Bakanlığı tarafından görevden alındı. Bu gerekçeyi detaylı olarak yazmam çok doğru olmaz. Ancak bana gelen bilgiler doğrultusunda şu kadarını söyleyebilirim. Sorunlu bir komşumuzla sorunlarımızı daha da arttıracak ve yeni dönem müttefikimizle sorunlar doğuracak bir emri ve bu emirdeki ısrarı nedeniyle görevden alındı 2. Ordu Komutanı. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Stratejik kararları Amigdala ile vermediğimiz zaman.   Amigdala nedir, ne işe yarar?

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026