İstanbul 29°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

4 milyon Yunan gelse ne derdiniz!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 4, 2019

4 milyon Yunan gelse ne derdiniz!

Dün Suriyeli mültecilerle ilgili yazdığım iki yazıya, iki uçta tepkiler geldi. Bir bölümü, “Suriyelileri istememek ırkçılık değildir” diye kızarken, bir diğer bölümü “İnsani nedenlerle kucak açtığımız komşularımızın Türkiyelileşmesini istemek asimilasyon istemektir. Tabii ki kültürlerini koruyacaklar. Komşularımızı ölüme mi terk edecektik” diyor. Ben yazımda böyle bir şey demedim ama herkes kendi anlamak istediğini anlıyor elbette. Fakat madem konuyu açtınız. Bende tornistan, geri vites yok, açtığınız yerden ilerleyelim. Suriyelilere kucak açmamızı “Takınılması gereken insani tavır” olarak görenlere bir soru soracağım. Ama lütfen, çok rica ediyorum, aşağıda soracağım soruya ve vereceğim örneklere “samimi ve yürekten” yanıt versinler. Güney’deki komşumuz Suriye ise batıdaki komşumuz da Yunanistan öyle değil mi? Farz edin ki, yarın Yunanistan’da faşist bir askeri darbe oldu. Aşırı sağcı bir lider ülkenin yönetimini aldı. Yunan halkının da önemli bir bölümü sokaklara döküldü ve darbeci yönetime karşı tavır aldı. Yasa tanımaz Yunan diktatör de bunların üzerine, tankla, topla tüfekle yürüdü ve katliama başladı. Bunun üzerine 4 milyon Yunan yollara döküldü, denizden ve karadan Türkiye’ye kaçmaya başladı. Bunların 2 milyonu Trakya üzerinden geldi ve büyük bölümü İstanbul çevresine yerleşti. 2 milyonu da İzmir ve Ege sahillerini mesken tuttu. Bir bölümü de Orta Anadolu’ya; mesela Kayseri’de, Karaman’da oturmaya başladı. Buralarda iş kurdular, ev bark satın aldılar, çalışmaya başladılar. Aynı “Misafirdir, komşularımızı ölümün kucağına mı bıraksaydık” cümlesini kuracak mıydınız? Osmanlı bakiyesi ise onlar da Osmanlı bakiyesi. Hem de Suriye’den daha eski bir Osmanlı bakiyesi. Aynı misafirperverliği onlara da gösterecek miydiniz! Yoksa bunu Türkiye’nin uzun vadeli güvenliğine, toprak bütünlüğüne karşı olası bir tehdit olarak görüp önlem alınmasını mı isteyecektiniz? Samimi yanıt verin. Ya da Ermenistan’da benzer bir gelişme olduğunu ve 2.5 milyon Ermeni’nin Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldığını... Bunlar da Van, Ardahan, Ağrı civarına yerleşti, 1 milyonu da İstanbul’a kadar geldi. Aynı soruyu bir kez daha soralım. Bu gelenler için de “İnsaniyet namına sahip çıkalım. Tabii ki gelsinler. Başımızın üzerinde yerleri var” diyebilecek miydiniz? Yoksa bunu Türkiye’nin bir güvenlik, hatta bir beka sorunu olarak görüp, en azından serbestçe istedikleri gibi yerleşim tercihi yapmalarına bir kısıtlama getirilmesini isteyecek miydiniz! Gerçekten samimi yanıtınızı verin. Bana vermeyeceğinizi biliyorum. Ama en azından kendinize verin. Verebilecek misiniz!

***

Yanıtlanmayacak sorular

Gelelim Türkiye’deki Suriyelilerle ilgili “insani” ama “akılcı” yaklaşımlara. İlk günden beri söylediğim üzere, bir katliamdan kaçan insanlara kapıyı kapamak gibi bir seçeneğimiz olamazdı. “Batı” ülkelerinin politikalarını kabullenmek mümkün değil. Üstelik de ekonomik ve demografik açıdan bu mültecilere çok ihtiyaçları olduğu halde. Ancak bu işin başından bugüne doğru düzgün yapılmadığı çok açık biçimde ortada. Ortalıkta pek çok soru var: 1. Bu gelen mültecilerin güvenlik soruşturmaları yapıldı mı? Gelenlerden bir bölümünün Türkiye’yi karıştırma amacını yıllardır gizlemeyen Esad’ın adamları olup olmadığını biliyor muyuz? 2. Gelen Suriyeliler, mülteci değil “Geçici koruma statüsü” altında Türkiye’deler. Bu statü ile Türkiye’nin içinde istedikleri gibi yer değiştirmeleri, kafalarına göre ikamet seçmelerine göz yumulması doğru bir yaklaşım mıdır? 3. 5901 sayılı yasaya göre Geçici Koruma Altında Türkiye’de bulunanlar Türk vatandaşı olamazlar. Bu yasaya rağmen kaç Suriyeliye vatandaşlık verildi biliyor muyuz? 4. Dünyada hiçbir ülkenin kabul etmediği kadar adı mülteci olarak koyulmuş olmasa da mülteciyi kabul eden ülke olarak bu gelen misafirlerin takibini yapabiliyor muyuz? Bu sorular geleceğe miras bırakılacak önemli bir sorunun işaretçisidir. Yanıtlanacağını ise hiç zannetmiyorum.

***

Kızağın perde arkası

Orgeneral Metin Temel kamuoyunda Afrin kahramanı olarak biliniyordu. Ama asıl şöhretini Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası sırasında “Apoletlerini sökeceğim” demesi üzerine kazandı. Orgeneral’in Cumhurbaşkanı’nı alkışlamasını eleştiren İnce bu sözleri kullanmış, hatta kimilerine göre İnce’nin Temel’e yönelik çıkışı Cumhurbaşkanlığı seçiminde en az birkaç puan kaybetmesine neden olmuştu. O günlerde AK Parti çevreleri ve destekçileri Orgeneral Temel’e sahip çıkmış, yere göğe koyamamışlardı. Ancak o Orgeneral İsmail Metin Temel birkaç gün önce sürpriz şekilde 2. Ordu Komutanlığından alındı ve kızaktan da beter bir göreve çekildi. Bununla ilgili önüne gelen bir şeyler yazdı. En yaygın kanaat, bazı askerlere madalya verilmesi konusunda Savunma Bakanı ve Genelkurmay ile ters düştüğü, madalya törenine katılmadığı için görevden alındığı. Ben de burada bir başka tez olarak, “Orgeneral Temel, askerlerin siyasete karışmaması gerektiği düşünülerek, Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasındaki eleştirilerden ötürü görevden alındı” desem herhalde gülersiniz. Ama şunu söyleyeyim, ilk iddiaya da ben gülüyorum. Çünkü o da doğru değil. Orgeneral Temel’in görevden alınmasının madalya ile falan ilgisi yok. Çok daha önemli bir gerekçe ile Savunma Bakanlığı tarafından görevden alındı. Bu gerekçeyi detaylı olarak yazmam çok doğru olmaz. Ancak bana gelen bilgiler doğrultusunda şu kadarını söyleyebilirim. Sorunlu bir komşumuzla sorunlarımızı daha da arttıracak ve yeni dönem müttefikimizle sorunlar doğuracak bir emri ve bu emirdeki ısrarı nedeniyle görevden alındı 2. Ordu Komutanı. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Stratejik kararları Amigdala ile vermediğimiz zaman.   Amigdala nedir, ne işe yarar?

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026