İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ağız tadıyla mağdur olamamak

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 12, 2019

Ağız tadıyla mağdur olamamak

31 Mart Seçimleri'nde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonuçlarının YSK tarafından iptalinin CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu “Mağdur” durumuna düşüreceğini ve bunun Ekrem İmamoğlu’na olan sempatiyi arttırıp yaygınlaştıracağını yazdım seçimlerin hemen ardından. Çünkü seçimlerin iptal ettirileceğinden zerre kuşkum yoktu. Diyeceksiniz ki, “Nasıl emindin. Medyum musun?” Medyum olmadığım aşikâr. Sadece demokrasilerin tarihini biliyorum. İktidarların hangi el kitabını kullandığını görüyorum. Kullanılan el kitabında hangi maddeye gelindiğini anlayabiliyorum. Basit iş yani. Ne medyum olmaya gerek var ne alim... Mağduriyetin İmamoğlu’na yarayacağını bilmek için de kâhin olmaya gerek yok. Tarihte hep böyle olmuş. Bugünkü iktidardan daha iyi kimse bilemez bunu. Ve 23 Haziran öncesi yeni stratejilerini de bunun üzerine kuruyorlar. Çok açık biçimde. Önümüzdeki 40 gün boyunca 31 Mart Seçimleri'nin mağdurunun AK Parti ve adayı Binali Yıldırım olduğunu okuyacaksınız, dinleyeceksiniz. CHP’nin seçimde hile yaptığını, bu yüzden de AK Parti’nin mağdur olduğunu o kadar çok duyacak, o kadar çok dinleyeceksiniz ki, sonunda inanacaksınız. Hatta belki Ekrem İmamoğlu’nun bizzat kendisi bile “Ulan ben hilebaz adammışım” diyecek. “Yahu YSK’ya kamu görevlisi listelerini veren CHP değil, YSK’da CHP’nin ağırlığı olsa seçim iptal kararı çıkmazdı. Bu tezgahı CHP nasıl kursun” gibi zararlı düşüncelerin aklınıza girmesine bile mahal verilmeyecek. Ekrem İmamoğlu ağız tadıyla bir mağdur bile olamayacak. Abartıyor muyum? Hadi var mısınız iddiasına. ***

Bir FETÖSavar’ın sandıkta gördüğü

İstanbul seçimlerine FETÖ müdahalesi var mı? AK Parti’nin iddiası bu yönde. Ben de bunu FETÖ konusundaki en uzman isme, Nedim Şener’e sordum. Aldığım yanıt aynen şu oldu: “Baştan beri söyledim; seçim sandığı başında imza atması gereken bir usulsüzlükte FETÖ’yü aramak, FETÖ’yü tanımamaktır. FETÖ bir istihbarat operasyonu örgütüdür. Operasyonu hep perde arkasından yönetir. Gizlilik ve tedbir en önemli kuraldır. Sistemin can damarları içinde dolaşmak ama kendini hissettirmemek” en önemli kuralıdır. Örgüt, kendi elemanını ancak mecbur kaldığında ve onu da yine başka bir kimlik adı altında feda eder. Örneğin, Nusracı kılığında Rus Büyükelçi Karlov’u öldüren polis memuru ya da Atatürkçü görümündeki 15 Temmuz darbe girişimine katılanlar gibi. Dolayısıyla seçim sürecinde isim, imza atılması gereken evraklarda FETÖ izi aramak sonuç vermez. 2’si ByLockçu 400 civarında FETÖ ilişkili olduğu söylenen kişilerin sandık kurullarında görevli çıkması onları atayanlarla ilgili bir durumdur. Bunları o noktaya FETÖ’nün getirdiği ve kullandığını düşünmek son derece yanlış. Kendi elemanını kullanmayan örgüt deşifre olmuş elemanını hiç kullanmaz. Peki FETÖ bu süreçte hiç mi etki yaratmaya çalışmaz? Elbette yaratır. Tek amacı vardır, siyasi süreçleri provoke ederek kaos yaratmaktır. Kaosun siyasi kompozisyonu değiştireceğini buradan da kendisinin kazançlı çıkacağını hesaplıyor. FETÖ bu amaçla seçim öncesi sürecini provoke eder, seçim sonrası kaos yaratır ya da var olan kaosu yönetir. Bunu da bazıları kullanıldığının farkına bile varmayan siyasetçiler, gazeteciler, kanaat önderleri gibi toplum üzerinde etkili kesimler üzerinden yapar. ABD ve Avrupa’daki lobi gücü ile kamuoyu nezdinde yapar. Türkiye’de daha etkili olan sosyal medyada çok değişik siyasi partili, solcu, sağcı, Atatürkçü, Alevi, FB’li, GS’li, BJK’li ya da diğer tarikat ve cemaatçi kılıklarında yapar. Yapıyor da zaten.” FETÖSavar olarak tanımladığım Nedim Şener’e göre “Seçimi iptal ettirmek” FETÖ’ye daha uygun bir strateji. Çünkü FETÖ’nün uzun vadeli planı için, AK Parti’yi demokrasi dışı bir parti olarak konumlandırmak, bir belediyeyi kaybettirmekten daha önemli. ***

Karanlık gelecek

Gazeteci Yavuz Selim Demirağ’a bir grup saldırdı. Öyle bireysel, spontane oluşmuş bir saldırı değil bu. Belli ki, planlı, örgütlü. Sahte plakalar, kameralardan sakınılarak yapılan bir saldırı çocuk işi değil. Bu saldırının sorumlusu çok açıktır ki, siyaseti geren, toplumu bölen, herkesi birbirine karşı dolduran kimlerse onlardır. Bunlar bazen bir siyasetçi, bazen bir gazeteci, bazen bir yorumcu, bazen bir STK mensubu olabilir. Ama hepsinin ortak özelliği Türkiye’nin geleceğini düşünmüyor ya da Türkiye için karanlık bir gelecek düşünüyor olmalarıdır. Bu karanlık geleceğe temin için, başka saldırıları da tetikleyecekleri kesindir. ***

Bu açık bir tehdittir

Mehmet Metiner, “Her şey çok güzel olacak” diyen sanatçılar için diyor ki, “Kimin kiminle beraber olduğunu not ettik.” Bunun adı çok açık bir tehdit, bunun adı çok açık bir intikam alacağız cümlesi, bunun adı çok açık bir kamu gücünü kötüye kullanma imasıdır. Çok da yakışıksızdır. Oysa bazıları Mehmet Metiner’i bir dönem Halkın Demokrasi Partisi’nde, yani şimdiki moda yaklaşımla PKK’nın partisinde siyaset yapmakla itham ettiği zaman hep “İnsan hakları, demokrasi, barış” gibi gerekçelerle o partide olduğunu savunurdu. Ve o gerekçelerin o partide olmadığını gördüğü için, kandırıldığını ve AK Parti’ye katıldığını söylerdi. Ama galiba o gerekçelere kendi de pek inanmıyormuş. ***

Değil mi Hayri Kozak!

Galatasaray Divan Kurulu’nun yaşı 80’e yaklaşmış abilerinden biridir Hayri Kozak. Son yıllarda Galatasaray Kulübü içinde de sürekli bir “Önemsenme arayışı” içinde olduğunu gördüm hep. Divan Kurulu toplantılarının da vazgeçilmez konuşmacılarındandır. Yönetimler kendisine bir paye vermişse yönetimleri savunur, vermemişse en sert eleştirmendir. Son divan kurulunda da yönetimi eleştirmek için çıktığı kürsüde bu kez işi siyasete getirdi. Hayri Kozak’la aynı fikirde olabilirsiniz veya olmayabilirsiniz. Olabilirim veya olmayabilirim. Bunun önemi yok. Hayri Kozak’ın yaptığı iş başından sonuna yanlıştır. Elbette ki, Atatürk gibi, Cumhuriyet gibi, laiklik gibi, hukuk devleti olmak gibi bu ülkenin temel değerlerinden bahsedebilirsiniz bir spor kulübünün divan veya genel kurul kürsüsünde. Fakat orada siyaset yapamazsınız. Orada siyasi yelpazenin en uçlarından bile insanlar kulüp mantığı içinde birliktedir. Siyaset bir spor kulübünün içine sokulmaz. Spora siyaset bulaştırılmasın istiyorsak, kendimiz de bulaştırmamalıyız. Katılır mısınız Hayri Bey! ***

Anneler

Bugün anneler günü. Bana sorarsanız her gün anneler günü. Başta kızımın annesi, kendi annem ve eşimin annesi olmak üzere tüm annelerin o gün yanaklarından öpüyorum. Başımızın üzerinden eksik olmasınlar. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

"Açıkça yazılmış fikirleri çalmadığımız zaman."

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026