İstanbul 27°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Maç naklen yayınları için makul bir öneri

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 31, 2019

Maç naklen yayınları için makul bir öneri

Ligin başlamasına 16 gün kala herkesin sorduğu soru şu: “Ne olacak naklen yayın işi, ne olacak Bein Sports?” İki yıl önce güle oynaya büyük hevesle ligin naklen yayın haklarına yıllık 500 küsur milyon dolar veren Bein şimdi kaçmaya çalışıyor. Muhtemelen de kaçacak. 160 milyon dolar cezayı öderim bu işten kurtulurum zannediyor. Ama o kadar kolay olmaz. Mutlaka dava açılacaktır ve Bein muhtemelen bu yılın parasını da ödemek zorunda kalır. Ama Bein’in kalıcı olmadığı net. Sonrası ne olur! Medyanın hali ortada, ekonominin hali ortada. Hiçbir özel sektör yayıncısı kalkıp da buraya 500 milyon dolar, bırakın 500’ü 300 milyon dolar bile vermez. Veremez. Kulüplerin kendi yayınlarını yapmaları hiç de akılcı değil. Kulüplerini yönetemeyen bu yönetimler bir de yayıncılık mı yapacaklar? Güldürmeyin beni. Geriye kalan tek çare TRT. TRT ezelden beri elini cebimize sokmuş durumda. Otomobilimizdeki radyodan, evimizdeki televizyon cihazından, müzik setimizden bandrol adı altında bir para zaten alıyor. Bu yetmiyormuş gibi elektrik harcamalarımızdan da bir payı var. Yıllardır açmadığım TRT’ye her ay bir araba para veriyorum. Siz de veriyorsunuz. O zaman TRT bize izlemediğimiz diziler yayınlamak ve yapımcıları zengin etmek ve özel sektör televizyonlarıyla rekabet etmek yerine Süper Lig maçlarını yayınlasın. Aldığım para bu işe yetmez diyorsa onun da kolayı var. Türkiye yılda yaklaşık 300 milyar kw/h elektrik tüketiyor. Elektriğin kilovat saatine 1 kuruş zam yapılırsa ve bu “futbol yayın bedeli” olarak TRT’ye, oradan da kulüplere aktarılırsa 3 milyar TL’lik bir kaynak da yıllık olarak kulüplerin kasasına girer. ***

Suriyeliler ve İstanbul

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, önceki gün Habertürk’ü ziyaret etti. Geliş amacı “Suriyeli misafirlerimizle ilgili alınan tedbirleri anlatmak ve yanlış anlamaları gidermek” olarak özetlenebilir. Bu amaçla sadece Habertürk’ü değil, tüm basın kuruluşlarını sırayla ziyaret ediyormuş zaten. Vali Bey’in anlattıklarından aklımda kalan ve ilginç bulduğum notlar şöyle: - İstanbul’da 548 bin kadar kayıtlı Suriyeli göçmen ikamet ediyor. Bunların nerede oturduğu, ne iş yaptığı belli. - Bir o kadar da diğer ülkelerden gelen ve İstanbul’da resmi olarak oturma ve çalışma izni alan yabancı var. Yani İstanbul’da 1 milyon 100 bin kadar izinli ve kayıtlı yabancı ülke vatandaşı var. - Bunun dışında yüzde 50’si Afganistanlı olmak üzere, farklı milletlerden “Kaçak” olarak gelmiş kişi İstanbul’da kayıt dışı ve izinsiz oturan kişiler var. Bunların tam sayısı bilinmiyor. Ancak Temmuz ayı içinde yapılan 10 günlük bir uygulama ile 10 bin kadarı yakalanmış ve deport edilmek üzere bu amaçla kurulmuş misafirhanelere yerleştirilmişler. - Bu 10 bin kişiyi konuk edecek yer İstanbul’da olmadığı için Anadolu illerindeki pek çok misafirhane bu işe tahsis edilmiş. Yakalananlar buralara yollanıyormuş. - Bunların pek çoğunun üzerinde ne kimlik ne de pasaport bulunmadığı için önce bunların uyruğu, sonra da kimliği tespit ediliyor, vatandaşı olduğu ülke ile temasa geçilip bu durum doğrulanıyor ve sonra da masrafları Türkiye Cumhuriyeti tarafından karşılanarak ülkelerine yollanıyorlarmış. Bu işlem her bir kaçak göçmen için 4-5 gün sürüyormuş. - Suriyelilerin ülke dışına deport edilmesi diye bir şey söz konusu değilmiş. Ancak Suriyeliler hangi ile kayıtlı iseler o ile yollanıyorlarmış. Kilis’e veya başka bir ile kayıtlı olup da İstanbul’a gelenlere müsamaha edilmiyormuş. Bunların sayısı belirsiz olmakla beraber en az 70 bin en çok 150 bin kişi söz konusu imiş. - Suriyeli göçmenleri istihdam eden firmalarla görüşülüp bu kişilerin Sosyal Güvenlik çatısı altına alınmaları sağlanmaya çalışılıyormuş. Böylelikle bu kişilerin sağlık hizmetlerinden yararlanırken, bedelini ödedikleri bir hizmetten yararlanmaları sağlanacak ve Türk vatandaşlarının buna yönelik tepkileri azaltılacakmış. - Suriyelilerin kayıtlı oldukları illere gönderilmesinin nedeni, hem toplum düzenini korumak hem de bu kişilerin çocuklarının eğitim almalarına olanak sağlamakmış. Vali Yerlikaya’nın anlattıklarından benim aklımda kalanlar bunlar. Anladığım ise şudur: İktidar Suriyelilere yönelik tepkilerin farkında ve bu tepkileri de azaltmak için harekete geçildi. ***

Anti nepotik toplum

CHP’li birkaç belediye başkanının yakınlarını işe almasının yankıları sert oldu. Birkaç fanatik dışında CHP’li kitle, CHP’li seçmen de çok ağır tepki gösterdi. Durumun kabul edilemez olduğu aşikardı ve “Benim yolsuzluğum ya da benim akraba kayırmacılığım iyidir” durumu oluşmadı. İşin güzel yanı aynı durum AK Parti seçmeni hatta örgütü için de geçerli. Orada da akraba kayırmacılığına ve nepotizme sert tepki gösteriliyor. AK Parti seçmeninde de bunun boyutu hiç de azımsanmayacak ölçüde. Öyle ki, bu durum neredeyse isim isim parti toplantılarında gündeme getiriliyor, şikayetler dillendiriliyor. Şimdilik bu durumdan bir sonuç alınamıyor gibi görünebilir. Ancak sandıkta seçmen tavrını gösteriyor. AK Parti’nin son seçimdeki gerilemesinde bu durumun etkili olduğu artık parti toplantılarında bile gündeme getirilebiliyor. Nepotizme karşı oluşan bu “partiler üstü” tepkinin, Türk siyasetinde etkili olmaması imkansız. Türkiye belli ki, siyasete ve siyasetçilere rağmen, o siyasetçiler ne kadar güçlü olursa olsun akraba kayırmacılığını toplum baskısıyla da olsa siyasetten silme kararlığını, en azından şimdilik gösteriyor. Toplum siyaseti arındırmaya niyetli görünüyor. ***

Ah Davutoğlu Ah

Ahmet Davutoğlu kararlı bir biçimde bayrağı açtı ve parti kurma yolunda hızla ilerliyor. Bu yüzden de sık sık konuşuyor. Mesajlar veriyor, kendini ve dönemini anlatıyor. Dün şu sözü gözüme çarptı: “Gazeteci arkadaşları korumak için çok çaba sarfettim.” Bunu duyunca şanslı meslektaşlarım adına çok sevindim. Çünkü benim köşem Davutoğlu’nun Başbakanlığı süresince hep kapalı kaldı. Davutoğlu demişken, dün sosyal medyadaki ahlaksızlardan biri benim Davutoğlu ve Arınç’la bir araya geldiğimi yazmış. Bu da kısa sürede yayılmış. Bir gazeteci olarak elbette herkesle bir araya gelirim. Hiçbir çekincem yok. Ancak Sayın Davutoğlu’yla yanlış hatırlamıyorsam son olarak 2012 yılında Meksika’da, Cabo San Lucas’daki G 20 Zirvesi sırasında bir araya geldik. O günden sonra kendisi ile ne bir görüşmem oldu ne bir buluşmam ne de telefonla dahi olsa bir konuşmam. Ayrıca bunu uyduran şerefsizin cehaletini de kutluyorum. Eğer böyle bir görüşme olsaydı, oradaki haber benim varlığım değil, Bülent Arınç ile Ahmet Davutoğlu’nun bir araya gelmesi olurdu. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Camdan evi taşlayanlar camdan eve taşınmadığı zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026