İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Suudi yalanı MOBESE ile çöktü

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 28, 2019

Suudi yalanı MOBESE ile çöktü

Belki duydunuz belki duymadınız bilmiyorum. Ama Suudi Arabistan medyasında Türkiye bir süredir yine hedefte. Kocası ve çocukları ile Türkiye’ye “tatile” gelen bir Suudi kadın aniden sırra kadem basmış. Kaldığı otelden çıkmış ve bir daha kendisini gören olmamış. Suudi medyası kadının Türkiye’de kaçırıldığını iddia ediyor günlerdir ve Türkiye’nin özellikle de Suudi vatandaşları için güvenli bir ülke olmadığının kanıtlandığını söylüyor. Veliaht Prens Salman’ın da bu durumu fişteklediğini tabii ki herkes biliyor. Bu iddiaların Suudi Arabistan’da giderek daha yüksek sesli bir biçimde dile getirilmeye başlaması ve hatta tüm Arap ülkelerinde alıcı bulmaya başlaması üzerine, İstanbul Emniyeti kapsamlı bir araştırma ve soruşturma başlattı. Binlerce MOBESE kamerası incelendi. Suudi kadının otelden çıktıktan sonraki her adımı kameralardan takip edildi, kiminle buluştuğu, hangi araca bindiği, o aracın nereye gittiği adım adım belirlendi ve önce aracın sahibi, sonra da “Kaçak kadın” bulundu. Kocasına teslim edildi. İstanbul Emniyeti de Arap medyasının temsilcilerini toplayarak bu süreci aktardı. Suudilerin yalancılığı ortaya çıktı. Ama tabii akıllanmadılar ve Suudi Büyükelçisi “Vatandaşımızı biz bulduk” diye bir açıklama yaptı. Bu olayın resmi kısmı. Gelin ben de size bunun resmi olmayan ama bilinen kısmını anlatayım. ***

Bir Suudi, bir Suriyeli ve Yallah

İstanbul’da sırra kadem basan ve sonra bulunan Suudi kadın, aslında İstanbul’a bilinçli bir şekilde ortadan kaybolmak maksadıyla gelmiştir. Çünkü Arap aleminin “Tinder”ı yani “Arkada bulma aplikasyonu” olan “Yallah” üzerinden bir “Arkadaş” edinmiştir. İstanbul’da yaşayan Suriyeli bir adam. Yallah üzerinden tanışan ve arkadaşlıklarını ilerleten Suudi kadın ile Suriyeli adam, birlikte kaçma planları yaparlar. Ancak bunun için kadının İstanbul’a gelmesi lazımdır. Suudi kadın, kocasını İstanbul’da ailece bir tatile ikna eder ve gelirler. Bir otele yerleşirler. Kadın burada Suriyeli “Aşığı” ile konuşur ve kaçış planı organize ederler. Ve kadın bir gündüz vakti otelden çıkar, yürüyerek uzaklaşır ve kararlaştırdıkları yerde Suriyeli adamla buluşur. Bir taksiye binerler ve kaybolurlar. Ancak kocanın ve Suudi medyasının “Kaçırıldı” iddiası üzerine hemen polis devreye girer. Önce kadının otelden çıkışı ve uzaklaşışı tespit edilir. Sonra çiftin buluşmaları görüntülenir. Kaçırma değil, samimi bir buluşma vardır görüntülerde. Ardından kaçak çiftin birlikte bindiği taksi tespit edilir. Taksici bulunur ve sorguya alınır. Sorgusunda “Hiç öyle zorla kaçırılma durumu falan yoktu. Gayet keyifli görünüyorlardı. Ne konuştuklarını bilmiyorum ama neşeli bir sohbet içindeydiler” der taksici. Kısa süre sonra Suriyeli adam yakalanır. Adamın yakalanması üzerine kadın da kendi isteği ile polise gelir. Ortada bir kaçırılma değil, iletişim çağının ve sosyal medyanın galibiyeti vardır. Bir Suudi, bir Suriyeli ve Yallah... ***

35 yıl önce aldığım karar

Artık gazetecilerin Sarı Basın Kartı işlemleri Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından yapılıyor. Eskiden bu işi Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü yapardı. Yeni düzen ile birlikte bu iş de Cumhurbaşkanlığı bünyesine alındı. Ve sağda solda gözüme çarpan iddialara göre burada da akreditasyon uygulaması yapılıyor, bazı basın kartı başvuruları geri çevriliyormuş. Bu da eleştiriliyor haklı olarak. Bu da benim 35 yıl önce aldığım bir kararın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor bana. Bundan tam 35 yıl önce Sarı Basın Kartı almaya hak kazandım. Ancak almadım. Gerekçelerim ise çok basitti: 1. Benim gazeteci olup olmadığıma Başbakanlığa bağlı resmi bir kurum karar veremez. Meslek örgütleri bu konuda yetkili oluncaya kadar ben bu kartı almam. 2. Gazetecilere sağlanan ayrıcalıkları kabul etmiyorum. Ayrıcalıklı sınıfları eleştiren medyanın kendisine ayrıcalık talep etmesi kabul edilemez. Çünkü o sırada basın kartı sahibi olanlara telefon ve THY yarı yarıya indirimli, otobüs, tren, vapur yolculukları ise bedavaydı ve benim bunu kabul etmem mümkün değildi. O gün benim söylemime karşı çıkan ve “Ama biz kamu hizmeti yapıyoruz” gibisinden saçma argümanlar üreten gazeteci dostlarım, şimdi “Cumhurbaşkanlığı ayrımcılık yapıyor” diyor. Sizin gazeteci olup olmadığınıza devletin karar vermesini baştan kabul etmeyecektiniz arkadaşlar. Bunu ettiğiniz gün zaten kucağa oturmuştunuz. ***

Kıyafet zaptiyesi

Vay Ömür vay. Seni herhalde bir 25 yıldır tanırım. Hürriyet’te önce yönetici asistanı, sonra gazeteci olduğun zamanlardan. Sonra şarkıcı oldun, sonra ünlü oldun. Hayvan hakları için güzel şeyler yaptın. Herkes de bu konuda seni destekledi. Bakıyorum da şimdi de “Kılık kıyafet bekçiliğine” soyunmuşsun. Bildiğimiz meziyetlerin arasında bu yoktu. Nereden esti, kimin nereye hangi kıyafetle gideceğine karar verme yetkisini kendine vermen! Hangi gerekçe ile “Kıyafet zaptiyesi” ilan ettin kendini. Bunlardan yeterince vardı zaten. Bir eksiklik hissetmiş olamazsın. Ne oldu hakikaten Ömür. Vahiy mi geldi? [embed]https://twitter.com/omurgedik/status/1166367961373974529#twitter#pull-left#[/embed] ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bilmeyene had bildirmek kabalık zannedilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026