İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

TBMM ayağına sıkmamalıydı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 5, 2020

TBMM ayağına sıkmamalıydı

Benim gördüğüm şudur, Binali Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak için TBMM Başkanlığı’nı bırakmasaydı, bugün bu tatsız durumu yaşıyor olmazdık. Tatsız durum dediğim başta Enis Berberoğlu olmak üzere bazı milletvekillerinin milletvekilliğinin TBMM’de alelacele ya da apar topar diyebileceğimiz şekilde düşürülmesi. Binali Yıldırım, “başkanlık sistemi” sonrası işlevsizleştirilen ve önemsizleştirildiği düşünülen TBMM’nin “Hâlâ önemli ve hâlâ etkin” olduğu izlenimini uyandırmak için çok özel bir çaba sarf ediyordu. Hem içeride hem de dışarıda. TBMM içindeki partilere de olabildiğince eşit mesafede durmaya çalışıyordu. Eğer bugün TBMM Başkanı Binali Yıldırım olsa idi, milletvekilliklerini düşüren o tezkereler TBMM kürsüsünde okunmaz, Yıldırım büyük ihtimalle bu tezkereleri bu yasama döneminin sonuna kadar bekletirdi. Elbette ki, bugünkü ortamda TBMM Başkanı Mustafa Şentop’u da anlıyorum. Cumhurbaşkanlığı’ndan gelen tezkereleri “Okutmuyorum” demek kolay bir şey değil. Ama Meclislerin saygınlıklarını korumak bazen zorlu süreleri göğüslemekten geçer. İki kez Gazi unvanına sahip bir Meclis’in de böyle bir gücü, böyle direnci olmalıydı. Çünkü ne olursa olsun bir Meclis’in kendi üyelerini güle oynaya hapishaneye göndermesi hoş bir şey değildir. Seçilmişleri hapse atmak demokrasilerin işi değildir. Suç varsa elbette cezası çekilir. Ama en azından dönem sonu beklenir. Unutulmamalı ki, bazen suç bile konjonktüreldir. ***

Covid’liler idmanda

Dün bir futbol takımının doktoru ile konuştum. Oldukça öfkeli idi. “Fatih Bey, federasyon bizleri çağırdı ve bir sürü şey anlattı. Ancak anlattıklarının değeri sıfır. Ben bir hafta sonra maça çıkacak bir takımın sağlığından sorumluyum. Asıl uzmanlık alanım ortopedi ama bugün artık halk sağlığı uzmanı, virolog, göğüs hastalıkları uzmanı, Allah ne verdiyse hepsini öğrenmek zorundayız. Çünkü bugün sporcularımızı sadece sakatlıktan korumak yetmiyor, Covid-19’dan da korumak ve hastalanmaları halinde tedavilerini en iyi şekilde yapacak veya yaptırtacak durumda olmalıyız. Geçtiğimiz 3 aylık süreç boyunca birkaç oyuncumuz bu hastalığa yakalandı ve tedavi oldu. Kolay atlattılar. Yaklaşık 1 aydır hiçbir vakamız yok ve özel hayatları dahil kontrol altında tutuyoruz. Koruma için büyük gayret sarf ediyoruz.” Sonunda dayanamadım. “Sevgili doktor, çok öfkelisin. Sadede gel” dedim. “Tüm takımların sağlık ekipleri birbirimizle temas halindeyiz. Ve şunu biliyorum ki, önümüzdeki hafta maç yapacağımız takımda şu anda 6 Covid-19’lu futbolcu var.” “Olacak doktor, bu baştan belliydi.” “Evet, olacak ama Federasyon diyor ki, hasta futbolcu idmana çıkmayacak. Ancak rakibimizdeki oyuncular idmana çıkıyor. Federasyon da bunu denetlemiyor. Yaptırımı da yok. Haftaya ben bunlarla oynadıktan sonra bizim takımda da Covid vakaları ortaya çıkarsa bunun hesabını kim verecek?” Soru çok doğru. ***

En kötü savaş, kazanmak üzereyken kaybedilendir

Okurlar soruyor: “Fatih Bey, siz doktorlarla çok program yaptınız, çok okudunuz, çok araştırdınız. Bu normalleşme döneminde yapılanları doğru buluyor musunuz?” Peşin peşin söyleyeyim uzman değilim. Görüşlerimin bilimsel bir önemi yok. Ama şunları söyleyebilirim: - Bilim Kurulu üyeleri dahil doktorların büyük bölümünün de tam olarak düşündüklerini söyleyebildiklerini zannetmiyorum. Sonuçta hepsi bir üniversitede, bir hastanede çalışıyorlar, işleri, beklentileri ve düşünmeleri gereken çevreleri var. - Elbette ki, sonsuza kadar kapalı yaşamak mümkün değildi. Ülkenin ekonomik ve sosyal çarkları dönmek zorunda. Aksi halde virüsün yapacağından daha büyük yıkımlar olabilirdi. Normalleşmeye çalışmak gerekiyordu. Ben kendi adıma ne yapıyorum: - 1 Haziran öncesi kendimce uyguladığım önlemler ne ise onları uygulamaya devam ediyorum ve bir süre daha uygulayacağım. En azından yılbaşına kadar. - Gereksiz yere sokağa çıkmıyorum. - Çıktığım zaman maske takıyorum. - Toplu yerlerden uzak duruyorum. - Çok özlememe rağmen henüz dostlarımla buluşup dışarıda yemek yemedim. Buluşursam da teker teker buluşmayı düşünüyorum. - Aile büyüklerine hâlâ dokunmuyorum. Uzaktan seviyoruz birbirimizi. - Kalabalık ortamlardan denize girmeyi düşünmüyorum. - Hastalanmamış arkadaşlarım evime gelebiliyorlar ancak ayakkabı ile içeri girmek yasak. Ya çıkarıyorlar ya galoş takıyorlar. - Dışarıdan gelen paketleri hâlâ 24 saat eve sokmuyorum. Naylon poşet içindekileri dezenfekte etmeden ellemiyorum. - Bu saydığım kurallara uymayan dostlarımla da görüşmüyorum. Evet. Bugün vakalar az ve düşüşte, hastalığın öldürücülüğü de azalmış gibi görünüyor ama tarihte pek çok muharebenin ordu kazandık havasına girdiği zaman kaybedildiğini de biliyorum. ***

Covid ile ilgili yeni bulgular

Covid-19’un yeni özellikleri ortaya çıktı. Bunu keşfeden Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nu kutluyorum: -Gündüz saatlerinde bulaşmıyor ama gece 22:00’den sonra bulaşıyor. -Hafta içi bulaşıcı değil ama hafta sonları bulaşıcı. -65 yaşından büyüklere sokakta bulaşabiliyor ama sokaktan eve gelenlerden bulaşmıyor. -Gece kulüplerinde bulaşıyor ama otel gece kulüplerinde bulaşmıyor. -Karı koca aynı yatakta yatarken bulaşmıyor ama aynı otomobilde seyahat ederken bulaşabiliyor. Bunlar da Türkiye’nin Covid literatürüne katkıları oluyor. ***

Irkçılık hastalık mı?

Bir süredir başta sosyal medya olmak üzere ırkçılık karşıtı çeşitli söylemler dolanıyor. Irkçılığın bir hastalık olduğunu söyleyip duruyorlar. Bana sorarsanız yanılıyorlar. Irkçılık bir hastalık falan değildir. Irkçılık bir kültürdür. Büyük oranda Batı’ya mahsus bir kültürdür. Bazı Doğu toplumlarında başka topluluklara kapalı olma durumu vardır Japonya’da olduğu gibi. Ama bu ırkçılık şeklinde evrilmemiştir. Batıda ise kültürel kodlamanın parçasıdır. Hastalık olmadığı için tedavisi de yoktur. Peki Türkiye’de ırkçılık var mıdır? Batı’daki tarz bir ırkçılık yoktur ama... Ben söylemeyeyim. Siz kendiniz karar verin. Mesela bizim ülkenin Floydları kimler olabilir bir düşünün! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

İlkesel kararlar alabilmek için önce ilkeli olmak gerektiğini bildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026