İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Yine yalanla destek

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2020

Yine yalanla destek

Emir gelince sallamak serbest. İstersen sosyal medyadan salla, istersen televizyon programından yüksek sesle haykır, istersen köşene yaz, gemi iyice azıya almak istiyorsan gazetenin manşetinden ver. Yalanın tarihe geçmiş, kayda girmiş kimin umurunda, önemli olan emrin gereğini o gün için yerine getirmek. Yarın yüz seksen derece tersi emir gelirse onu da manşet yapmakta, ekrandan haykırmakta beis yok. Kim dünü hatırlayacak ki? Hatırlasan ne olacak ki! “Çoklu baro olacak, 5000’den fazla üyesi olan barolardan 2000 avukat ayrılıp isterse kendi barosunu kurabilecek” talimatı geldi ya. Şimdi illa ki destekleyecekler. “Yahu bu yanlış, böyle şey olur mu, çok büyük sakıncaları var. Yargıyı siyasallaştırır, bugün lehinize görünen siyasallaşma yarın aleyhinize dönebilir. Hadi siyasallaşmayı bırakın tarikatlar, cemiyetler, cemaatler kendi barolarını kurabilir. Bu barolar hakimler ve savcılar üzerinde büyük bir baskı unsuru olabilir. Böyle bir baro yapısı medeni dünyada rastlanılan bir şey değil. Sakın yapmayalım” diyeceklerine körü körüne ve muhtemelen yanlış olduğunu bile bile destek veriyorlar. Yarın bu işin hataları ortaya çıkıp, böyle bir baro anlayışının Türk yargısını bitirdiği ortaya çıkıp da, bugün bu çoklu baroyu öneren siyasi otorite “Bizi kandırmışlar. Böyle bir baro anlayışı olur mu” dediği anda bugün destek verenler de aynı anda ortaya atılıp “Evet bu çok yanlış” diyecekler. Emin olabilirsiniz! Bu destek kapsamında dün bir gazete, “New York’ta 150 baro var” diye manşet atmış. Benim artık meşhur olan cümlemi tekrarlamak gerekirse, “At yalanı sevsinler inananı”. New York’ta asıl olarak iki baro var. ABD, eyaletlerden oluştuğu için bunlardan biri “New York Eyalet Barosu” diğeri ise “New York Şehir Barosu” 150 baro dedikleri zaten yok da, ilçe temsilciliği gibi temsilcilikler var. Yani “Bronx Barosu”, “Brooklyn Barosu” gibi. Ama bunlar ayrı ayrı barolar falan değil. Bir örnek vermek gerekirse “İstanbul Barosu”nun altında “Bakırköy Barosu, Şişli Barosu gibi. Hepsi New York Barosu’nun altında. Hadi sıkıysa birisi gitsin de New York Barosu’nun sınavını geçmeden Bronx Barosu’na kaydolsun ve avukatlık yapsın. Türkiye şimdilik eyalet sistemine geçmedi bildiğimiz kadarıyla. Ama yine de il barolarının altında böyle şubeleşmeler olabilir. Buna kimse de itiraz etmez. Ama bunu “çoklu baro” diye yutturmaya kalkışarak, yanlış bir yasa çıkmasına neden olmaya en azından ben itiraz ederim. ***

Gencecik bir avukat adayının gördüğünü siz nasıl göremezsiniz!

Genç bir avukat adayı, çoklu baro sisteminin kendisi gibi genç avukatlar üzerinde yarattığı baskıyı aktarmış ve “Hep yaşlı başlı avukatlara soruluyor bu konudaki fikirleri ama asıl etkilenecek olan biz gençleriz” diyerek görüşlerini yollamış: “Üzerinde durulması gereken asıl husus ise benim gibi stajyer avukat ve genç avukatların durumudur. Çünkü henüz düzgün bir müvekkil ağına sahip olmayan bizler çoklu baronun gelmesi ile birlikte açıkça bir taraf olmaya zorlanacağız. Seçtiğimiz tarafın sonucunda hep aynı profil ve düşüncedeki kişiler ile çalışmak zorunda kalacağız. Ben bir stajyer avukat olarak siyasi görüşüm ne olursa olsun yargı işlerinde bir taraf olmak istemiyorum. Baroların bir şehirde birden fazla olması durumunda Türkiye siyasetinin yapısını düşünürsek her siyasi partinin kendi barosunu kurmak isteyeceği aşikardır. Gelecekte bu parçalı baroların siyasetçi avukat yetiştirecek kurumlara dönüşmesinden açıkçası çekiniyorum. İşte o zaman avukatlık, katlanılamaz ve amacından sapmış bir meslek grubu olarak gençlerin meslek sahibi olmak için amaç olarak gördüğü değil siyasete atılmak için araç olarak göreceği bir iş haline gelecektir. Zaten hukuk sistemimizde belli başlı pek çok problem varken bunun altından toplum olarak ve devlet olarak nasıl kalkacağız? Avukatların toplumun nitelikli bireyleri olarak görülmesi gerekirken şimdi ise duygusuz, insanların elinden zorla bir şeyler alan, yalan söylemekten çekinmeyen vs. insanlar olarak görülüyoruz. Bir de siyasetçi avukatların yapacağı hataların bedelini nasıl ödeyeceğiz? Hakim/Savcı olmak istediğimde bir siyasetçinin (iktidar, muhalefet fark etmez) bana müdahale edeceği korkusu veya avukat olduğumda bir siyasi partinin gölgesi altına girecek olmanın vereceği endişe ile bu memlekete nasıl faydam dokunabilir? Ben henüz yolunda başında olan müstakbel bir avukat olarak bu sorulara cevap arıyorum ve bu benim en doğal hakkımdır.“ ***

S-400’ler bir FETÖ eder mi?

Amerika Birleşik Devletleri’nin S-400’lerin yarattığı sorundan kurtulmak istediği aşikar. Çünkü Türkiye, hızlı bir biçimde ABD’ye yanlıyor ama S-400’ler meselesi var iken bu yanlamadan memnun görünen ABD tam anlamıyla bir karşılık veremiyor. Çünkü onca gürültüden sonra bu durumu sineye çekmek ABD kamuoyuna kolay anlatılacak bir şey değil. Ne olursa olsun ABD’de hızlı dönüşleri bir şekilde izah etmek gerekiyor ve ABD yönetimleri bizimkiler kadar şanslı olmadığı için kendilerine yüzde 100 bağlı bir medya sistemi oluşturamamışlar. Bu nerenle de bu S-400 meselesini halletmek istiyorlar. Son bilgilere göre “Parasını size verelim, bunları bize devredin” demişlerdi. Ben de bunun mümkün olmadığını söylemiştim. Ancak ABD’ye farklı bir öneri yapılabilir. Diyebiliriz ki, “Vallahi bu satın almaya sizin paranız yetmez. Ama isterseniz siz bize Fetullah Gülen’i hediye edin, biz de size S-400’leri hediye edelim” Olur mu? Bilmem. Ama tam seçim arifesinde gözleri bağlı bir şekilde uçaktan indirilen bir FETÖ düşünsenize. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gazeteciler ben yazmazsam hayat durur zannetmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026