İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sağlık teröristleri

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 27, 2020

Sağlık teröristleri

Haftalardır bu köşede “Covid-19 sayılarında inanılmaz bir artış var. Bakanlık artık ipin ucunu kaçırdı” dedim dedim umurunuzda olmadı. Bu köşenin okurlarını kast etmiyorum elbette. Suçlamam genele de yönelik. Coronavirüsün çene altından, koldan, dirsekten bulaştığını zannederek maskesi olsa bile bu bölgeleri örtmekte kullanan ya da hiç kullanmayan “aptallardan” söz ediyorum. Hepimizi ve tüm sağlık sistemini tehlikeye atan sorumsuzlardan. Bakın hangi noktaya geldiğimizi Ankara’dan bir hekim tanıdığım bana yolladığı mesajda nasıl anlatıyor: “Biliyorsunuz Ankara Şehir Hastanesi, Ankara'daki 5 büyük hastanenin tamamının taşınması ile oluşturulan ve 5 kule+ 6 ayrı binayı kapsayan 4000 civarında yatak kapasitesi olan bir kompleks. Bu dönemde odalardaki yatak sayıları artırıldı, sanırım 6000 civarına getirildi. Sadece çocuk, kadın-doğum ve kalp-damar kuleleri temiz, diğer tüm kulelerde Covid hastaları yatıyor. Dahili branşlardaki tüm hekimler Covid hastası bakıyor ve takip ediyorlardı, ancak dün gelen yazı ile artık bizler de, göz dahil tüm cerrahi branşlar da Covid hastası bakıp, yatırıp takip edecekmişiz, bu konuda yaş sınırlaması da yok dediler. Sadece immunosupressif tedavi almakta olan hekimler muaf olacakmış. Covid konusundaki durumumuzun vahameti hakkında bunlar bilgi verir sanırım.” Diğer illerde de durum farklı değil. Yani sağlık sistemi çökmek üzere. Kimse devleti, bakanlığı falan da suçlamasın. Bunca uyarıya rağmen üzerimize düşeni yapmamakta ısrar edersek, devlet ne yapsın! Yeniden sokağa çıkma yasakları mı ilan etsin, yine herkesi yokluğa mı mahkum etsin! Devletin yapması gereken tek şey, maske takmayanlara yönelik çok sert yaptırımlar olabilir belki! Ama ortada öyle bir devlet de yok. Oysa maskesiz gezenler “sağlık teröristi” ve “toplum düşmanı.” Yani her türlü ağır yaptırımı hak eden bir güruh. Tabii ben yine de bu milleti anlamıyorum. Aileden biri hasta olsa, gerekirse varını yoğunu, evini barkını satar aile ferdini, aile büyüğünü kurtarmaya çalışır. Ama varını yoğunu satarak değil, sadece 25 kuruşluk bir maske takarak koruyup kurtaracağı ailesini maske takmayarak riske atar. Bu canlı türüne ne demek lazım ben bilemedim! ***

Bu ne turşusu Fatih kardeş

Fatih Portakal “Çok yoruldum, bu yükü taşıyamıyorum, domates biber patlıcan ekip tarım yapacağım” diyerek Fox TV’yi bıraktı. Yorulan, bu işten vazgeçip, low profile yani göz önünden uzak bir hayat sürmeyi seçen birine elbette saygı duyulur. Kendisini izleyip, güvenenlerde yarattığı hayal kırıklığı için kızılsa bile sonuçta saygı duyulur. Peki artık düşük profilli olmak için işini bırakan biri, işini bıraktığının ertesi günü milyonlarca takipçili sosyal medya hesaplarından hala hayatını sergilemeye, hala birilerine mesaj vermeye çalışır mı? Çalışmaz. Çalışırsa “Kardeş bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” denir. Hiç tanışmadığım adaşım, gerçekten bu ne lahana turşusu. Bize söylemediğin ya da söyleyemediğin bir şey mi var! ***

Afkurmak

Sevgili okurlar, dünkü yazılarımdan birinde “afkurmak” kelimesini kullandım. Bazı okurlar anlamamış. “Afkurmak da neyin nesi?” diyen çok sayıda mesaj geldi. Normalde “Sözlüğe bakma” tavsiyesinde bulunurdum ama bu seferlik anlamını bilmeyenler için açıklayayım. Efendim, afkurmak sözcüğü genelde Karadeniz yöresinde “havlamak, edepsizce bağırarak insanları rahatsız etmek ve köpek gibi ürümek” anlamlarında kullanılan bir sözcüktür. Dağarcığınızda bulunsun. Memleketin haline bakınca giderek daha sık kullanma ihtiyacı hissedebilirsiniz! ***

Cahiliye

Bazen televizyon izlerken utanıyorum. Anlı şanlı televizyon programcılarının, sunucularının cehaletinden, bilgisizliğinden, cehaletlerini utanmadan sergilemelerinden, bu cehaletten asla rahatsız olmamalarından. Ama asıl garibime giden koca koca anlı şanlı devlet yöneticilerinin bu cehaletle muhatap olmaları. Bu cehaletle sohbetten keyif almaları. Galiba yeni Türkiye’nin en önemli özelliği bu. Cehaletin yüceltilmesi, cehaletten keyif alınması. Ne kadar cahilsen, ne kadar bilgisizsen o kadar makbulsün. ***

Maskelerde buna bakın: CE ve N14683

Dün Prof. Ceyhan’ın “Maskelerinizin güvenilir olup olmadığını kendiniz denetleyin” uyarısına ilişkin “Bakanlık denetlemiyor mu?” diye sordum. Tüm sorulara son derece duyarlı bir biçimde yanıt veren Sağlık Bakanlığı hemen bilgi verdi. “Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK) izin verdiği ve denetlediği maskeler, tıbbi cihaz kapsamında yer alan cerrahi maskelerdir. Pandemi döneminde ayrıca; bez maskeler satışa sunulmuştur. Bez maskelere yönelik olarak; Türk Standartları Enstitüsü tarafından 11.05.2020 tarihinde 'Tekstilden Mamul Tekrar Kullanılabilir Koruyucu Yüz Maskeleri Standardı' yayınlanmıştır. Bez maskeler TİTCK’nın görev alanında değildir. Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında piyasaya arz edilen cerrahi maskelerin TS EN 14683 Standardına uygun olarak üretilmesi gerekmektedir. ... Öte yandan cerrahi maskeler de dâhil olmak üzere; piyasaya güvenli ürün olarak arz edilmiş tüm tıbbi cihazların Ürün Takip Sisteminde (ÜTS) kayıtlı olması zorunludur. Cep telefonlarına ücretsiz olarak indirilebilen ÜTS Mobil uygulaması ile vatandaşlarımız satın aldıkları ürünleri uygulama üzerinden kontrol edebilmektedir“ demiş Bakanlık ve denetimlerin yönetmeliklere uygunluk açısından sürekli olarak yapıldığını vurgulamış. ***

Atlar ve sahte duyarlar

Jokey Halis Karataş start makinasına girmeyen atın kafasını yumruklayınca “duyar makinası” haline gelen sosyal medyada kıyamet koptu olayın ortaya çıkmasının ardından. “Atın kafasına vurulur muymuş?” Elbette atın kafasına vurulmaz. Hiçbir hayvanın hiçbir yerine vurulmaz ama moda tabirle “Duyar kasacaksanız” Halis Karataş’a saldırmayın, doğrudan Jokey Kulübü’nü hatta o da yetmez doğrudan Tarım Bakanlığı’nı hedef alın. Halis Karataş’ın atın kafasını sumsuklamasını hedef alanlara bir sorum var. Bir süre öncesine kadar jokeylerin çizmelerinde mahmuzlar bulunurdu mesela. Bunlar jokeyler padokta şık görünsün diye çizmelere Louboutin tarafından eklenmiş aksesuarlar mıydı sizce? Yoksa yarış sırasında atı daha da zorlamak için böğrüne batırıp atın canını acıtmak için mi? Neyse ki yasaklandı bu mahmuzlar. Ama görmüşsünüzdür herhalde Jokeyler ata binerken ellerinde uzunca sert kamçılar oluyor. Size göre bunlar ne işe yarıyor? Atın kafasına konan sinekleri kovalamaya mı diye düşünüyorsunuz? Yoksa atı koşmaya zorlamak için ata vurmaya mı? Bunu ata sormak pek mümkün değil ama mesela siz kafanıza iki sumsuk atılmasını mı tercih edersiniz, yoksa yarış boyunca boynunuzdan kamçılanmayı mı? Asıl olan ikisinin de yapılmıyor olması değil mi! Peki birine bu kadar bağırıp çağırıp diğerine sessiz kalmak niye? Kamçı ile dövülmek yarış atının normal kaderi olduğu için mi? O yarış atlarının yarış sırasında maruz kaldığı muamele az uz kötü olmadığı gibi, bazı jokeylerin atlarına ettiği eziyetin yanında Karataş’ın kafaya attığı iki tokat öpücük gibi kalır. Yakın zamandan birkaç örnek vereyim isterseniz. Mesela yıl 2011. Olay yeri İzmir Şirinyer hipodromu. Jokey Mehmet Kaya, kamçısının ucuna taktığı çivi ile atını dövüyor. Olay bir yarışsever tarafından fotoğraflanıyor. Atın boynu delik deşik kan içinde. O jokey hala yarışıyor. Bir diğer olay Urfa yarışlarından, 2015 yılında. Jokey Hişman Çizik, yarış boyunca atını kamçı ile acımasızca dövüyor ve sonunda at dayanamayıp yere yığılıyor. Bir başkası yine 2015 yılına ait. Veliefendi Hipodromu’nda. Hareketlerinden şüphelenilen jokey Ömer Ahlat’ta yapılan aramada üzerinde bir elektro şok cihazı bulunuyor. Yarış görüntüleri izlenince Ahlat’ın şok cihazını start sırasında ata kullandığı ortaya çıkıyor. Liste uzun. Duyarlı olmak iyi bir şey. Ama samimi olun. Kalbinizden gelsin o duyarlılık. Klavyenizden değil! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yalakaların değil tarihin yazacağını önemsediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026