İstanbul 27°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

100'e üç kala

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 29, 2020

100'e üç kala

Yüzyıla şunun şurasında 3 yıl kaldı. Yüz yıl... Dışardan ama en önemlisi içerden yıkmaya çalışmakla geçen 97 yılın sonunda biraz sallansa da, içerden vurulan darbelerle yer yer çatırdasa da ayakta. Yıkmayan her darbe güçlendiriyor. Emin olunuz ki, bu son badireden de güçlenerek çıkacağız. Bir ülkenin kurucusu, hala bu kadar saygı görüyor, hala bu kadar aranıyor, hala bu kadar özleniyor ve artık kimseye ne bir iyilik, ne de bir kötülük yapma gücü olmadığı halde bu kadar seviliyor ise onun büyük öngörü ile kurduğu bu yapı kolay kolay yıkılmaz. Biliniz ki, en büyük düşmanımız ne toptur ne tüfektir ne inanç ne de inançsızlıktır. 100 yıla doğru giderken, bize, bu güzelim ülkeye zarar verebilecek olan iki şey; cehalet ve liyakatsizliktir. Bugün savaşılması gereken budur. Yarın adı bile hatırlanmayacak olanlar ve onların karalamaları değil. ***

Fransızlar 17 Ekim 1961'i hatırlar mı?

Yıllar önce televizyonda söylemiş ve belki birkaç kere de yazmıştım, Fransızların ulusal simgesinin niye horoz olduğunu. Bana da bunu söyleyen bir Fransız entelektüeli, sonrasında Mitterand’a danışmanlık da yapmış olan bir Sorbonne’lu  Felsefe profesörüydü. 1980’lerin başında bir gün bir sohbetimiz sırasında Fransa’yla ilgi bir eleştiri yaptığım sırada “Siz Fransızlarla başedemezsiniz. Çünkü bizim simgemiz horozdur” demiş, “Ne alakası var” diye sorduğumda da “Ayakları bileklerine kadar bokun içindeyken. Başı dik herkesi uyandırmaya çalıştığını iddia eden tek hayvan odur da ondan” demişti. Ve yine ondan öğrenmiştim Fransa’nın hiç sözü edilmeyen büyük ayıbını. 17 Ekim’i. ABD’nin Vietnam ayıbını herkes bilir de, Vietnam’daki büyük katliamın, büyük insanlık ayıbının Fransa’nın işi olduğunu, ABD’nin Vietnam’a Fransa’nın başlatıp da beceremediği işi tamamlamaya gittiğini kimse pek hatırlamaz. Hindiçin katliamlarında Fransa’nın eli hiç ama hiç temiz değil tam aksine hayli kanlıdır. Keza çok değil 60 yıl önce Cezayir’de yaşanan rezalet ve 1 milyon Cezayirli’nin ölümü de Fransa’nın “utanç defterinin”  Fransızlar tarafından hiç ama hiç hatırlatılmayan, açılmayan bir sayfasıdır. Ve peki siz hiç “Massacre du 17 Octobre 1961” diye bir şeyi duydunuz mu! Yani “17 Ekim Katliamı”nı! Muhtemelen duymadınız. Anlatayım. Cezayir’de Arap Cezayirlilerin, Fransız sömürgecilerine karşı 1854’te başlattığı direniş son aşamasına varmak üzereydi. Fransa Cezayir’deki bağımsızlık yanlılarının önünde duramıyor ancak şiddeti giderek tırmandırıyordu. Buna karşın 1961 yılının 17 Ekim’inde Paris’te yaşayan Cezayirli Araplar, barışçı bir gösteri düzenlemek istediler. Cezayirli Ulusal Bağımsızlık Cephesi’nin çağrısı ile Paris’te yapılacak barışçı yürüyüşe Fransız polisi müdahale etti. Paris savaş alanına dönüştü. Polis silahsız Cezayirlilere makinalı tüfeklerle ateş açtı. Paris sokakları bir anda kızıla boyandı, polis öldürdüğü göstericilerin cesetlerini Seine Nehri’ne attığı için 17 Ekim 1961 günü Seine’in kırmızı aktığı söylenir. Şiddet o denli büyüktü. Bugün hala o gün Fransız polisinin kaç kişi öldürdüğü bir muammadır. Resmi sayılar 40-50 arası der. O günü yaşayanlar 300’den az değildi der ölü sayısı için. Kimilerine göre ise o gün Paris sokaklarında katledilen insan sayısı 500’ün üzerindedir. Çok değil, 60 yıl önce olmuştur tüm bunlar. Ve Fransa da, Fransızlar da ona buna talkın verirken bunu unutmaya unutturmaya çalışmışlardır. Bahsi bile geçmez. O yüzden Fransızlar söz konusu olduğu zaman ayıbından bile utanmayan bir ülke ile karşı karşıya olduğumuz gerçeğini  unutmamak gerekir. Sadece ayakları değil, gırtlağa kadar bok içindeyken bile ötmeyi sürdüren bir horozla. Ama şunu da söylemeden geçersem ayıp olur. Fransa’nın siyasetine ne kadar karşı isem de Fransız bilim adamlarının bilime, insanlığa yaptıkları katkıya da o kadar hürmet ederim. Ve bu çok farklı iki yönü asla birbirine karıştırmam. ***

Allah da TÜİK'i güldürsün

Zaman zaman beni güldüren haberlerden söz ediyorum. Dünün güldüren haberi şöyle: “Ekim ayında ekonomik güven endeksi 4,8 puanlık artıla 92,8 puana yükseldi” TÜİK’e teşekkür ediyorum. Onlar beni güldürdü. Allah da onları güldürsün. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Geç alınan önlemin önlemediğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026