İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Salındık çayıra, inşallah aşı kayıra

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 6, 2021

Salındık çayıra, inşallah aşı kayıra

Sağlık Bakanı İstanbul’daki vaka artışına dikkat çekti yine. Ben de güldüm. Gülmeye de devam edeceğim. “Hele durun” diyeceğim. Bu daha kontrollü normalleşme sonrası artış değil, daha o gelecek. Bekleyin. Ben size söyleyeyim, Bakanlığın ya da hükümetin yaptığı hiçbir açıklamayı kimse kale almaz artık. İlk kongresinde bu fotoğrafı üstelik de yasaklar sürerken vermiş bir iktidarın “Dikkatli olun, kurallara uyun” demesini kimse takmaz. İmam yellenirse, cemaatin ne yapacağını atalarımız çok önce söylemiş. Bu fotoğrafta imam yellenmenin ötesine geçmiş, cemaatin yapacağının sınırı yok. Bu yüzden tüm lokantalar ful. Tüm kafeler dolu. Sokaklar akıl dışı bir kalabalıkla yüz yüze. Maske kullanımın zorunluluğuna bile uyum azalmış. Bu saatten sonra kimse ne Bakan’ı takar ne de daha üst bir makamı. O iş bitti. TURYİD Başkanı Kaya Demirer restoranların kurallara uyarak yavaş yavaş açılacağını, masalar ve sandalyeler arasında mesafe olacağını söylüyordu ve bunu yapan müesseselere bir sertifika vereceklerini açıklamıştı. Uygulamada böyle bir şey yok. Kontrolsüz tam açılma var sadece. Vatandaşların da durumu farklı değil. Onlar da bir kontrol uygulamıyor, bir kontrol aramıyorlar. İNGİLİZ MUTASYONU YERLİ VE MİLLİ OLDU Biraz akıllı vatandaşların kendilerini korumaları, kendilerine dikkat etmeleri bugün dünden daha önemli. Niye mi? Çünkü çok daha bulaşıcı olduğunu bildiğimiz artık “yerli” oldu. Dün yayınlanan yeni “temaslı rehberine” göre İngiliz varyantı ya da mutasyonu aramayacak. Çünkü aranmasına gerek kalmadı. Nereye baksanız görüyorsunuz. Bu yüzden de sadece ve sadece Güney Afrika ve Brezilya mutasyonları aranacak. Bu gidişle pek yakında onları da aramaktan vazgeçeriz çünkü onlar da yakında “milli” olurlar. Bir ay içinde 30 binli vakalara yeniden ulaşırız demiştim ya. Galiba o kadar bile beklememize gerek kalmayacak. Tek iyi haber ise aşı kanadından geldi. Önceki gün itibarı ile Türkiye’de 2 doz aşısı yapılmış ve üzerinden etkinliğin tam olması için gereken 14 günlük süre geçmiş 834 bin kişi var. Bu 854 bin kişiden 255’inde Covid-19 vakası görüldü. Bu 255 kişinin sadece 15’i hastaneye yattı. Yoğun bakım gereksinimi olan ise olmadı. Yani bu saatten sonra artık tek çaremiz aşı. Yoksa salındık çayıra. Haberiniz ola. ***

Kiminin binası kiminin duası

Hak hukuk adalet insan hakları, eylem, plan, falan, filan. Biz bunları konuşur, “Gerçekten mi! Artık Türkiye'de en önemli insan haklarından biri olan liyakat mı geçerli olacak" derken hayalleri baştan yıkan şahane bir atama yapıldı. Bir İlahiyat Profesörü Mimarlık Fakültesine “Dekan” olarak atandı. Bu haltı yiyen üniversitenin adı “Hitit Üniversitesi” Muhtemelen 2500 yıl önce Anadolu’da bir medeniyet kurmuş Hititler’in bile aklına böyle bir şey yapmak gelmemiştir. Hitit’te bir “kutsal rahibin” mimarlıkla görevlendirildiğine ilişkin bir bilgi yoktur. Çünkü sonuçta Hititler ilkel bir toplum değil, bir medeniyettir. 2500 yıl sonrasında bile hatırlanan ve eserleri gün ışığına çıkarılan bir medeniyetin böyle bir şey yapmayacağı da aşikardır. Atamayı duyunca yemin ederim inanmadım. Dedim ki, “Yahu olmaz böyle şey. Adam İlahiyat’tan sonra mimarlık okumuştur. En azından doktorasını falan hiç değilse İslam mimarisi üzerine falan yapmıştır.” Vallahi de billahi de bu kadar iyi niyetli yaklaşmaya çalıştım. Yanılmışım. Beyefendinin böyle bir durumu yok. Mimari ile bildiğimiz, akademik bir bağı yok. Belki köyde ahır mahır yaptırmış, projesini kendi çizmiştir ama bunun da kaydı yok. Anlamadığım bir başka konu ise bu beyefendinin bu görevi nasıl kabul ettiği. Çünkü daha önce bir açılışta kendisini kürsüye davet etmişler ve “Ben açılış duasını bilmiyorum” diyerek kürsüye çıkmayı reddetmiş. Bilmediği mimarlığın fakültesinde koltuğuna oturmayı nasıl ve niye kabul etmiş acaba! Deprem ülkesinde İlahiyatçı mimarlık fakültesi dekanı atayanların tek mantığı şu olabilir. Sizi koruyacak binalar yapmayacağız ama  altında kaldığınız binalardan dualarla çıkaracağız. ***

Gününüz kutlu olsun

Pazartesi Dünya Kadınlar Günü. Tüm kadınların günü kutlu olsun. Dünya Kadınlar Günü, geçen yüzyılın başında “sosyalist” bir hareket olarak başladı. Türkiye’de de hemen hemen aynı tarihlerde Azerbaycanlı iki Türk kadının girişimi ile ilk kez gündeme geldi. Sonrasında yıllarca yasaklandı ve kutlanamadı. Daha sonra Birleşmiş Millet tarafından 1975 yılında uluslararası bir gün olarak tescil edildi ve kabul görmeye başladı. Sol karakteri de giderek arka plana itildi ve daha feminist bir karaktere büründü. Hangi karaktere bürünürse bürünsün kadın hakları için önemli bir gün ve bugün dünya medeniyeti kadın hakları konusunda hala yeterli olgunluğa ve bilince ulaşmış değil. Kadına yönelik şiddet bir yana, kadının erkeklerle eşit haklara sahip olması gerektiği konusu bile hala içselleştirilemedi. Kadına yönelik “sözde” saygıda bile hala bir ötekileştirme söz konusu. Ve burada tek suçlu erkekler değil. Sosyal medyanın önümüze koyduğu çok açık bir gerçekliğe göre, kadınların kadınlara karşı tavrı erkeklerinkinden hiç de aşağı değil. Bu yüzden de kadın hakları mücadelesini sadece erkeklere karşı değil, kadınlara karşı da yürütmek zorundayız. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bazen gülüp geçmemek gerektiğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yüzde 39
Köşe Yazıları
Yüzde 39

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026