İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Andımızı kaldıran ya cehapedir ya Davutoğlu

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 17, 2021

Andımızı kaldıran ya cehapedir ya Davutoğlu

Bu ülke beni çok güldürüp çok eğlendiriyor. Artık memlekette olan hiçbir şeyi ciddiye almamaya karar verdim. Çünkü alırsanız kafayı yersiniz, almazsanız gülersiniz. Ben gülüyorum. Şimdi yine “Andımız”ı tartışmaya başladık. Hani 2013’e kadar mektebe giden hepimizin her sabah bağıra bağıra okuduğu “Türküm, doğruyum, çalışkanım” diye başlayan metni. Danıştay, bu metnin okunmasını yasaklayan Milli Eğitim Bakanlığı kararını ortadan kaldıran Danıştay kararını ortadan kaldıran bir karara imza attı. Şimdi kıyamet kopuyor. MHP, Danıştay’a öfke saçıyor. Bunun neresi komik derseniz gelin bakalım. Andımız tartışmasının yakın tarihine bir göz atarak başlayalım. Andımız’ın okullardan kaldırılmasının tarihi çok eski değil. 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın aldığı bir kararla bu metnin ilköğretim okullarında her sabah okunmasından vazgeçildi. 2013 yılında bildiğiniz gibi AK Parti iktidardı ve Milli Eğitim Bakanı AK Parti milletvekili Nimet Baş hanımefendi idi. O zaman da, bu karara CHP ve MHP şiddetle itiraz ettiler. Dönemin Başbakanı ise kararı “Andımız olarak bilinen metnin yazarı son derece tartışmalı isim olan Reşit Galip'ti. Reşit Galip Türkçe ezan zulmünün mimarlarındandır. Aynı Reşit Galip, insanları kafa taslarına göre sınıflandıran sözüm ona bir bilim insanıydı. Ant uygulamasının cumhuriyetimizle uzaktan yakından ilgisi yoktur” diye savundu. O dönem AK Partililere ve kaldırılmasını savunanlara göre, bu metin Türkçe ezan zulmü ile aynı dönemin ürünüydü. Stalin benzeri bir uygulamaydı. AK Partili MEB Andımız’ı yasaklayınca konuyu Danıştay’a götüren Eğitim Sen oldu. Danıştay, hiç de beklenmeyen bir şekilde Eğitim Sen’in başvurusunu haklı buldu ve Andımız’ın okunmasını yasaklayan MEB kararını 2018 yılında kaldırdı. Danıştay’ın kararına tepki gösterenler ise yine AK Partililerdi. Bakan Abdulhamit Gül, Danıştay’ın kendini İdare’nin yerine koyduğunu ifade etti. Bekir Bozdağ ise Anayasa’nın çiğnendiğini iddia etti. Başından beri tutarlı bir tavır içinde olan Bahçeli ise Bozdağ’a yüklendi ve “Bozdağ isterse Kürdüm diyebilir” diye tepki gösterdi. Milli Eğitim Bakanlığı Danıştay’ın Andımız’ın kaldırılmasını durduran kararına itiraz etti ve Danıştay bu kez beklenen kararı aldı ve Andımız’ın kaldırılmasını haklı buldu. MHP bu duruma çok kızdı. Milli Eğitim Bakanı ise 2 yıl önce Danıştay’a itiraz dilekçesini yazan iki Bakanlık çalışanını görevden aldı. Şimdi ben gülmeyeyim de kim gülsün. Andımız’ı kaldıran AK Parti ve bunu savunan da AK Parti’nin en tepesi. Andımız’ı geri getiren Danıştay. Bunun üzerine Danıştay’ı sert biçimde eleştirenler AK Partililer. Andımız'ı geri getiren Danıştay’a itiraz eden AK Partili Milli Eğitim Bakanlığı. AK Parti’nin itirazı üzerine Andımız’ı yeniden kaldıran Danıştay. Danıştay’a çok sinirlenen AK Partili ittifak halindeki MHP. Ve görevden alınanlar ise AK Parti politikası gereği, Danıştay’a itiraz dilekçesi yazmaları emredilen bürokratlar. Hadi gel de gülme bu duruma. Bu işin içinde nasıl çıkılır diyorsanız. Çok basit. Andımız’ı kaldıranın CHP olduğu izlenimi yaratılabilir. Ve cehape zihniyeti suçlanabilir. Nasılsa geçmişi kimse hatırlamayacaktır. Ya da daha da iyisi yapılıp Andımız’ı kaldırtanın mevcut günah keçilerinden Ahmet Davutoğlu olduğu söylenerek bütün suç onun üzerine yıkılabilir. ***

Yalancının en sevdiği ölsün mü!

Benim bu konudaki fikrime gelince. Daha önce de yazdım. Ben ilk mektepte Andımız’ı büyük bir keyif ve inançla okudum. Hiçbir rahatsızlık da duymadım. Ama sonrasında şunu gördüm. Bu memlekete, bu Cumhuriyet'e ihanet eden kim varsa bu metni okuya okuya büyümüşlerdi. Atatürk düşmanları da, bölücüler de, Cumhuriyet karşıtları da, hepsi. Göz göre göre yalan söylemişlerdi. Bence mesele Andımız’ı okumak, inanmadığımız bir metni tekrarlamak, tutmayacağımız bir andı içmek değildi. Mesele o metnin içeriğini müfredata nakşedebilmek, doğrunun peşinde ve çalışkan yurttaşlar yetiştirebilmekti. Bunu yapamadıktan sonra her sabah yalan söylemenin anlamı yok. ***

Deve desen deve değil, kuş desen kuş değil

Çözemediğiniz çok büyük bir sorun var ise bununla baş etmenin en iyi yolu o sorunu yokmuş gibi farz edip görmezden gelmek ve yola devam etmektir. Bu sorun korkutucu, hayati tehlike arz edici de olabilir. Önemli değil. Siz görmezden gelirseniz sorun yok sayılır. Bu tez geçerli midir bilmiyorum. Ama bunu uygulayan bazı canlılar var. En bilineni deve kuşu. Deve kuşları hepinizin bildiği üzere çok korktukları zaman, kendilerini korkutan bir şeyle karşılaştıkları zaman kafalarını toprağa gömerler. Bu onların düşmanları tarafından yenmelerini engellemez belki ama en azından mutlu ölürler. Biz de bu politikayı benimsedik galiba. Salgın’da vakalar hızla artarken, Türkiye’nin en büyük kentinde coronaya yakalananların sayısı 4 haftada 3 katına çıkarken, risk haritasında mavi iller hızla azalır, kırmızı iller daha da hızlı bir biçimde artarken Türkiye önlemleri arttırmamaya karar verdi. Salgını görmezden gelmeye, ciddiye almamaya. Bunun için siyaseti de suçlamaya gerek yok. Sıkılan bunalan halkımız da aynı fikri paylaşıyor. Halkımızı da suçlamaya gerek yok. Pek çok ülkede aynı durum yaşanıyor. Dünya salgın yorgunu. Bizim dünyadan farkımız ise orada yönetimlerin halka doğruyu söylüyor olmaları. Biz niye aşı alamadığımızı bilmiyoruz ve hala aşı olacağımızı zannediyoruz. Orada da doğruyu söyleseler bence iyi olacak. ***

Türkiye'ye güvenenler ve self teşekkür

Koç Grubu daha önce açıkladığı 2 milyar dolarlık yatırıma start verdi. Volkswagen’in ağzımıza bir parmak bal çalıp sonra tüydüğü yerde Koç Grubu 2 milyar dolar yatırım yapıyor yine. Zaten uzunca bir süredir Türkiye’de gerçek ve büyük yatırım yapan iki grup var. Söylemesi ayıptır biri bizim Ciner. Diğeri Koç. Kredisini de dışarıdan bulup, bu ülke topraklarında üretim yapmaya çalışan. Koç özellikle otomotiv sanayiinde düzenli biçimde büyüyor. Bunun yanı sıra beyaz ve kahverengi eşyada bir dünya devine dönüşüyor. Ciner ise Türkiye’nin yer altı zenginliklerini çıkarıp, yüzde 100 katma değerli bir üretimle, her yıl milyarlarca dolarlık ihracat gerçekleştiriyor. Ciner’in sadece Ankara Kazan’da son birkaç yılda yaptığı yatırım miktarı 2 milyar dolar civarında. Bunun karşılığı olarak da ülkeye soktuğu döviz miktarı yıllık 1 milyar dolar. Ve katma değer oranı yüzde 100. Koç’un da otomotiv sanayiinde yaptığı ihracat milyarlarca doları buluyor. Ve şimdi Koç elektrikli otomobil teknolojisi kabiliyetini de kazanarak geleceğe yönelik önemli bir adım atıyor. Türkiye’ye bu kadar fazla güvenen her iki gruba da, çocuklarımız adına teşekkür ediyorum. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bazıları kötülüğünü sınırlayabildiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar
Köşe Yazıları
Dün tükürdüklerini bugün neşeyle yalayanlar

Fatih Altaylı

Temmuz 8, 2026

Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026