İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bu önlemlerle anca bu kadar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 24, 2021

Bu önlemlerle anca bu kadar

Sağlık Bakanı Koca vaka sayılarının düşmeye başladığını, İstanbul’da yüzde 20’lik bir gerileme olduğunu söyledi. Söylediklerinin gerçek durumu bire bir yansıttığını kabul etsek dahi durum çok da iç açıcı değil. 60 bin vakadan 45 bin vakaya inmek arzulanan sonuç olmasa gerek. Ama mücadeledeki zafiyete oranla yine de iyi bir gerileme diyebiliriz. Dün 23 Nisan’dı. Corona önlemi olarak 23 Nisan kutlamaları iptal edildi, resmi törenler bile doğru düzgün yapılmadı. Buna karşın Cuma namazlarına izin verildi. Ama tek bir şart vardı. Camilere yaya olarak gidilecek, otomobille gidilmeyecekti. Böylece yeni bir bilimsel veri ile tanıştık. Coronavirüs otomobilde bulaşıyor ama camide bulaşmıyordu. Ama buna da uyulmadı. Dün cami içleri lebalep, cami önleri ise otopark gibiydi. Pek çok caminin önünde sokağa çıkma yasağı gününde trafik kilitlendi. Kaldırımlar, yollar arka camı tuğralı Doblo’larla doluydu. Bu denli yüksek şuursuzluk oranı ile Sağlık Bakanı’nı suçlu ilan etmek pek de doğru değil. Bakan söyleyemiyor ama Corona Bilim Kurulu artık açık açık söylüyor, “Biz daha sert önlemler öneriyoruz siyaset kabul etmiyor. Tam kapanma olmadan olmaz” diye artık çekinmeden söylüyor Bilim Kurulu üyeleri. Siyaset ise pek oralı değil. Kendi yöntemleri ile mücadele ediyorlar ve yöntemlerinin bilime yakın, bilime saygılı olduğunu söylemek mümkün değil. Bu yüzden de Bakan Koca 45 bine düşen vaka sayısını başarı olarak görmek ve göstermek zorunda kalıyor. Çünkü böyle önlemlerle bu düşüş bile gerçekten başarı. ***

Rusya'dan sevgilerle

Corona ile mücadele cephesinden gelen tek olumlu haber Rusya’nın Sputnik aşısının çok yüksek koruma oranı açıklaması. Gamaleya’nın viral vektör aşısı Sputnik, yüzde 97 oranında etkili olduğunu göstermeye başladı. Bliyorsunuz bu aşı COVID 19’a karşı ilk geliştirilen aşılardan biriydi ve Rusya’da uygulanmasına başlamıştı. Türkiye’ye de "Arzu ettiğiniz kadar veririz" denmişti. Gerçi sonrasında Sağlık Bakanı, yaptığım bir konuşmada bu aşının üretim sürecinin biraz sorunlu olduğunu ve WHO (DSÖ)’nun bu aşının üretim koşulları ile ilgili eleştirilerinden söz etmişti. Rusya’nın Sputnik aşısı, yöntem olarak Oxford-Astra Zeneca’nın aşısı ile aynı özelliklere sahip ancak şimdilik ondan daha etkili ve aynı sorunlu yan etkileri göstermiyor. Ve yine görünen o ki, üretimle ilgili sorunları halletmişler. Her ne kadar henüz DSÖ onayı almadılarsa da yakında alacaklarına kesin gözüyle bakılıyor. Sputnik aşısının Türkiye için olumlu yanı ise bu aşı Türkiye’de üretilecek. Ya da daha doğru bir deyişle “Türkiye’de de” üretilecek. Şu anda Erciyes aşısının Faz 2 denemelerinde kullandığı aşıları da üreten ve kendi aşısı ile ilgili de çalışmaları olan Koçak Farma, Rus Sputnik aşısının da ana üreticilerinden biri olacak. Bu Türkiye’nin COVID 19 aşılama sürecini hızlandıracak ve gelecekte de garanti altına alacak bir gelişme. Yerli aşılar konusunda ise durum kısa vadede pek parlak görünmüyor. Faz 2 çalışmasına başlayan Erciyes aşısı Nisan gibi geçmesi beklenen Faz 3 çalışmalarına henüz geçemedi. Aşı üretim tesisi kurup, bunu lisanslandıran Abdi İbrahim şu ana kadar herhangi bir aşının üretim sürecine dahil olamadı. “Buldum buldum” diye aylardır ortalığı birbirine katan Ercüment Ovalı’dan henüz bir üretim göremedik. Yani anlayacağınız kısa vadede en umut veren iş Sputnik aşısı. Bu da şunu gösteriyor. Türkiye’nin bilimsel yapılanması yetersiz. Ve benim yıllardır dikkat çekmeye çalıştığım “Bilimsel enstitülerin desteklenmesi gerekliliği” artık çok net. Çünkü dünyada tüm başarılı aşı çalışmalarını bu enstitüler yürüttü. Kişiler değil. ***

Tehlikeyi atlatmak

Güçsüz ve zavallı eski Türkiye, sözde Ermeni Soykırımı iddialarının tanınmasını yıllarca şu veya bu şekilde engellemeyi başarmışken, güçlü ve etkili Türkiye bunu beceremedi. Son olarak Biden da aylardır görüşmediği Erdoğan'la görüşerek "Soykırımı tanımaya hazırlanıyoruz haberiniz olsun" demiş. Telefonun ucunda değildim ama öyle deniyor. Yani düne kadar "Soykırım demedi med yeghern, yani büyük acı" dedi diyerek avunduğumuz durum da ortadan kalkıyor. Şaşırtıcı değil çünkü Biden zaten bu tavrını baştan belli etmişti, yanına Kamala Harris'i de alınca perşembenin gelişi salıdan belli olmuştu. Biden, Erdoğan'a "Haziran'da NATO toplantısında görüşürüz" diyerek Türkiye'nin tepkisini yumuşatmanın da yolunu bulmuş kendince. Bu duruma "Golü yiyip tehlikeyi atlatmak" denir. Kaleniz baskıdan bunalmıştır, topu uzaklaştıramıyorsunuzdur. Golü yiyip rahatlarsınız. Türkiye'nin durumu tam budur. Üstelik de eskiden tribünde az da olsa taraftarımız, en azından bizim takımı destekleyen Hapoel taraftarları vardı. Artık o da olmayınca golü yemek kaçınılmazdı. Bundan sonra ne olur! Bu futbol anlayışı ile ve tribünleri terk eden taraftarlar ile daha çok gol yeriz gibi duruyor. Allah küme düşmekten korusun. ***

TRT’nin haksız rekabeti

Türkiye’de özel televizyon kuruluşları haklarının yenmesine karşı neden bu kadar sessiz anlamak mümkün değil. Ama sessizler. Muhtemelen korkuyorlar. Çoğunluk gibi. Türkiye’de devlet, özel televizyonları, özellikle de muhalif gördüğü televizyonları kamuya bağlı şirketler ve kamu ile iyi geçinmek zorunda olan şirketler aracılığı ile terbiye ediyor, hizaya sokuyor. Bu kuruluşlara reklam vermeyerek ya da verdirmeyerek ekonomik sopa kullanıyor. İktidara yakın televizyonlara ise kulaklarından fışkıracak kadar reklam desteği sağlanıyor. Bu uygulama televizyonların canını zaten yeterince yakarken bir de TRT’nin haksız rekabeti ile karşı karşıya kalıyor özel televizyonlar. Hepimizin elektrik faturalarından aldığı payla zaten müthiş bir gelire ve neredeyse hudutsuz bir kaynağa sahip olan TRT, bir yandan da özel televizyonlar ile rating ve reklam yarışına giriyor. Devlet bütçesinden aldığı para ile özel televizyonların asla yaptıramayacağı düzeyde pahalı prodüksiyonlar ürettiriyor ve bu prodüksiyonlarla özel televizyonlar ile rekabet ediyor. TRT’ye bu prodüksiyonları yaptırma deme hakkımız yok. Yapabilir. Ama bu yolla özel televizyonlarla rekabet etmemeli. Bugün rating tablolarını açın yarısı TRT kaynaklı. TRT Çocuk bile orada. Reklam peşinde. Bu tartışmanın benzeri yıllar önce İngiltere’de yaşandı. Oradaki devlet televizyonu BBC ile ilgili olarak yaşanan bu tartışmadan sonra BBC bir karar aldı ve reklam almaktan vazgeçti. Kamu parası ile yarışa girip, sonra da burada özel sektör ile haksız rekabet yapmanın doğru olmadığı çok açık biçimde ortada olduğu için BBC reklam satıcısı olmaktan çıktı. Türkiye’de de aynı durumun olması gerekiyor. Ama bizim burada özel televizyonlar haklarını aramıyorlar. Aramayınca da haklarını veren olmuyor. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bir hırka bir lokma diyenlerin kastı havyar lokması olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yüzde 39
Köşe Yazıları
Yüzde 39

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026