İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Zarrab üstü Korkmaz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Haziran 20, 2021

Zarrab üstü Korkmaz

İsmail Saymaz’ın Veyis Ateş’i konuk ettiği programı izlemedim. Sonrasında programda konuşulanları ve program hakkında yazılanları okudum. İzlememekle doğru yaptığımı, boşuna zaman kaybetmediğimi anladım. Eleştirileri de anlamakta zorlanıyorum. Ne bekliyordunuz, Veyis Ateş’in İsmail Saymaz’ın karşısına oturup, “Evet İsmail, arayıp 10 milyon euro bir ekip için, 10 milyon euro da başka bir ekip için istedim. Tabii İnan Kıraç’ın 45 milyon dolarlık alacağını da sil dedim” demesini mi! Tabii söylediklerini söyleyecekti… Ateş “10 milyon euro falan almadım” dedi. Zaten “Aldın” diyen yoktu. “İstedin” diyen vardı. Tabii sonuçta Sezgin Baran Korkmaz elinde olduğunu iddia ettiği ve İsmail Saymaz ile Sevilay Yılman’ın dinlediklerini açıkladıkları “şantaj ve tehdit” kaydını yayınlamadığı sürece “Senin lafına karşı benim lafım” durumu sürecektir. Bu durumda isteyen Korkmaz’a inanır, isteyen Ateş’e. Programla ilgili en vahim olay ise Sezgin Baran Korkmaz’ın Veyis Ateş’e ithamları ve hakaretleri idi. Bir gazeteci olarak çok üzüldüm. Bu yazıyı aslında “Sezgin Baran Korkmaz adamsan o kaydı yayınlarsın” diye yazacaktım. Hatta herkesten “Devleti küçük düşürmem” bahanesiyle aslında bir tür şantaj unsuru olarak herkesten ısrarla sakladığın bölümü de yayınlamak zorundasın” diye yazacaktım. Bir de çevresindeki “gazeteci çemberini” soracaktım. “Hangi gazetecileri evinde, otelinde ağırladın, hangi gazetecilerin evine gittin, hangi gazetecilerle sık sık buluşup yemek yedin” diyecektim. Yanıt vermeyeceğini bildiğim halde belki de son bir kez “Hangi gazetecileri maaşa bağladın, kredi kartlarını ödedin. Bu iddialar doğru mu?” sorusunu yöneltecektim. Ama ben bunları soramadan “Bir Avusturya numarasından beni aradı” dediğim Sezgin Baran Korkmaz dün gece saatlerinde ABD’nin talebi üzerine Avusturya’da yakalandı. Oysa ısrarla “Ben aranmıyorum. ABD’de hakkımda bir karar yok. ABD benden sadece 10 milyon dolarlık bir talepte bulunuyor” diyordu. Öyle değilmiş herhalde. Şimdi bizim merak ettiğimiz tüm bu sırların yanıtlarını artık ABD ve muhtemelen Avusturya alacak. Büyük olasılıkla o meşhur 12 dakikalık kaydın, kimsenin duymadığı 9 dakikalık bölümü de ABD’nin eline geçecek. Zarrab üstü Baran Korkmaz, ABD istihbaratı için tabakta kaymaklı ekmek kadayıfı, yalnız ve güzel ülkem için ise “yazık” olacak. ***

Çetin: Meşru hükümeti dışlayamayız

Eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin aradı. Hem Afganistan hem de Dışişleri’ndeki engin tecrübesi ile bir konuda benim aracılığımla da olsa uyarmak istemiş. Konu Türkiye’nin Afganistan’da ABD talebi üzerine üstlendiği misyon. Biliyorsunuz ABD askerleri Afganistan’dan çekilirken, güvenli bir biçimde çekilmelerini sağlamak için Havalimanı’nı ve çekilmenin stratejik noktalarını Türk askeri koruyacak ve gerekirse savunacak. ABD ile ilişkileri düzeltmeye çalışmanın maliyeti bu. İşe yarayacak mı emin değilim. Yine de 1 Mart 2003’ten bu yana Türkiye’ye zerre güvenmeyen Pentagon’la güveni yeniden tesis etmeye başlamanın şartlarından biri olarak dayatılmış olsa gerek. Böylelikle Pentagon’un “ProPKK” tavrını yeniden “ProTurk” tavra dönüştürmeyi amaçlıyor olsa gerek dış siyaset yapıcıları. Neyse konumuz bu değil. Konu Hikmet Çetin’in uyarıları. Telefonu açınca Çetin, “Fatih hükümeti uyarmamız lazım” dedi. (Siyasette nispeten pasif bir konuma geçtiği günden beri o bana Fatih, ben de ona Hikmet Abi derim.) “Hangi konuda abi” dedim. “Afganistan ile ilgili çok hatalı bir tutum ve söylem içindeler. Üstelik bu, Türkiye’nin uluslararası tezlerine ve politikalarına aykırı. En azından Libya politikamız ile çok çelişiyor” dedi. Türkiye’de en yetkili ağızın “Afganistan’da Pakistan ile birlikte çalışacağız” demesine takılmış. “Bu söylenecek bir laf değil” dedi Hikmet Çetin ve nedenini anlattı: “Bugün Afganistan yaşadığı sorunların ve terör belasının sorumlusu olarak Pakistan’ı görüyor. Ülkesindeki terörün kaynağını Pakistan’ın politikalarına bağlıyor. Ülkenin 30 yıldır çektiklerinde Pakistan parmağı olduğuna inanıyor ve haksız da olmayabilirler. Şimdi Türkiye, Pakistan ile birlikte çalışacağız deyince Afganistan’da tüyler diken diken oluyor. Ve açık söyleyeyim Türk askerinin güvenliği de ciddi tehlikeye giriyor. Dahası Afganistan ile ilişkilerde uzun süreli kalıcı hasar oluşma riski ortaya çıkıyor. Türkiye’nin Afganistan’da kendisine verilen görevi yapmak için Taliban ile diyalog kurduğu biliniyor ve bu normal. Kurmalı da. Ama işin içine bir de Pakistan’ı katarsanız bu çok ciddi sorun olur. Türkiye’yi orada görev yapamaz hale getirir. Sonuçta Afganistan’da meşru bir hükümet var. Güçlü veya güçsüz önemli değil. Meşru. Biz nasıl ki, Libya’da meşru hükümeti destekledik isek, Afganistan’da ilişkimizi meşru hükümet üzerinden götürmeliyiz. Pakistan ile değil.” ***

Sergen'le yollar ayrılabilir

Beşiktaş’ta bir teknik direktör krizi kapıda diye duyuyorum. Yönetim ile Sergen Yalçın arasında ciddi sorunlar varmış. Başkan Çebi ve yönetim, Sergen’in varılan her uzlaşmadan bir gün sonra yeniden dayatılan ekstra taleplerinden fenalık geçirmeye başlamış. Bu talepler elbette mali talepler. Başta “Beşiktaş’la benim aramda para sorunu olmaz” diyen Sergen, giderek Terim ve Şenol Güneş seviyesine yaklaşan taleplerle geldikçe yönetim yeni arayışlar içine girmiş. Benim duyduğum kadarı ile Sergen bu taleplerinde ısrar ederse Beşiktaş İtalyan bir teknik direktör ile anlaşabilir. Hatta konuşulan isim Pirlo imiş. Bunu bana söyleyen Beşiktaşlı dostuma “Yok daha neler” dedim. Juventus ile ayrılırsa niye olmasın” dedi. Aslında haksız da sayılmaz. Juventus teknik direktörü olarak geçen yıl sancılı bir başlangıç yapan Pirlo’nun bu görev için Juve’den aldığı para yıllık 1,8 milyon euro. Vergiler kesilince eline geçen net para 1 milyon civarı. Juventus ile yolları ayıracak olursa Sergen’den ucuza geleceği kesin gibi. Yani mali açıdan olabilirliği yüksek. Bu yüzden Beşiktaşlılar bir sürprize hazır olsunlar. Ben de yarın bu teknik direktör gelirleri ilgili daha geniş bir şeyler yazayım. Bizim teknik direktörlerin kulüpleri nasıl dolandırdığını daha iyi anlayın. ***

Tebrikler Burak Elmas Başkan

Dün sadece Galatasaray seçimleri üzerine yazdım bu köşede. Tüm adayları değerlendirdim ve seçim Eşref Hamamcıoğlu ile Burak Elmas arasında geçer dedim. Tam da öyle oldu. Kıran kırana geçen, kılpayı sonuçlanan bir seçimle Elmas kazandı. Elmas’ı desteklediğimi, daha doğrusu oy verme hakkım olsa Elmas’a oy vereceğimi de yazmıştım zaten dün. Galatasaray’daki durumum ülke siyasetindeki durumum da 180 derece farklı. Türkiye’de oy verdiğim partinin iki yerel seçim hariç kazandığını hiç görmedim. Galatasaray’da ise oy verdiğim adayın kaybettiğini. (Arada oy vermediğim seçimler de oldu.) Sonuçta seçim bitti herkes Galatasaraylı. Yani inşallah öyle olur. Burak Elmas iyi yönetirse sorun yok. Hata yaparsa oyların üçte biri ile kazandığı için karşısında bir yüzde 60 bulur ki, bu da ekibini zorlar. Benim şahsi olarak beklentim ise öncelikli olarak gerçek bir mali disiplin sağlaması. Şeffaf bir yönetim anlayışı getirmesi. Fatih Terim ile en fazla bir yıl daha devam ederken, futbolda geleceği planlaması. Ve tabii seçim sözlerini tutması, bir yandan kirli isimleri yönetim çevrelerinden uzaklaştırması. Bilen bilir, 1 yıl hiç sesimi çıkarmadan beklerim. Gördüğüm hataları kendisine söylerim. 1 yıl sonra açık açık eleştirilerim başlar ve giderek sertleşir. Seçimden önce benden destek isteyen tüm başkanlar gibi, 2 yıl sonra beni kulüpten atmak için harekete geçer. Umarım tüm bunlara gerek kalmaz ve çok çok iyi bir yönetim sergiler. Bizi eski medeni Galatasaray’ımıza geri döndürür ve ananeden haberi olmayan, yakışıksız başkanlar dönemi kapanmış olur. Bu arada Galatasaray’ın Prof. Mehmet Helvacı tarafından kaleme alınmış bu berbat tüzükten kurtulması için bir adım atılacaksa, acaba başkanların daha güçlü olabilmesi için 2 turlu bir seçim sistemine geçilmesi daha iyi olabilir mi diye de düşünmek lazım. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kaybeden kazanan olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026