İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Doğa kendini kurtarır siz otel yapmayın yeter

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 31, 2021

Doğa kendini kurtarır siz otel yapmayın yeter

Orman yangınları sonrası duyarlı vatandaşlar bir ağaç dikme seferberliği başlattı. TEMA’nın aldığı bağışları Orman Genel Müdürlüğüne aktarıyor olmasının bağışlarını bu kurumun geçmiş güvenilirliğine güvenerek yapan vatandaşlarda bir güvensizlik yaratıyor olması bir yana, böyle bir ağaç dikme kampanyasına gerek var mı emin değilim. Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi ve yangın ekoloğu Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu’na göre Akdeniz Bölgesi'ndeki ormanlarda yangın sonrası dikim yapmaya gerek yok çünkü bu ormanlar milyonlarca yıllık evrim sonucu yangına bir anlamda “dayanıklı” hale gelmiş. Tavşanoğlu'nun "dayanıklı" dediği şu: Yangın bu ormanları öldürmüyor. Yangından sonra hızlı sayılabilecek bir biçimde bu ormanlar, Kızılçam dahil kendini toparlayabiliyor. Prof. Tavşanoğlu’na göre yangından sonra ilk bakışta ölü zannedilen çalılar ve ağaçlar yangını canlı atlatan dokuları sayesinde kısa süre sonra yeniden sürgün verecek. Yangın sırasında toprağın üst tabakasında bulunan ve uyku halinde bulunan tohumlar artan sıcaklık ve duman sayesinde uyarılacak ve kışın yağışlar ile birlikte çimlenecek. İlk fideler 7-8 ay sonra yangın alanında görülmeye başlanacak. Milyonlarca yıllık evrim sonucu yangına alışık olan kızılçamlar, bazı kozalaklarını kapalı tutmayı öğrenmiştir. Bu kozalaklar yangından sonra açılacak ve tohumlar yangın sonrası besin ve minerallerce zenginleşmiş toprağa ulaşıp, 1 yıl sonra genç fideler olarak belirecek. Prof. Çağatay Tavşanoğlu’na göre buraları temizleyip, sürmek ve yeni fideler ekmek yerine buraları kendi haline bırakmak, ormanın çok daha hızlı toparlanıp kendine gelmesini sağlayacak. Yani doğa kendini toparlayacak. Bizim yapmamız gereken tek şey var. O arazilere otel, motel, site, konut, tatil köyü yapılmasını, buraların imara açılmasını engellemek. Doğa kendini yangına karşı koruyor. Ama insana karşı korumaktan aciz. Milyonlarca yıl sonra belki ona karşı da evrimleşebilirdi. Ama bu gidişle zaten insanoğlu dünyada milyonlarca yıl varolamayacak. ***

Utanç

Hisarönü'ndeki orman yangını nedeniyle burada teknelerinde tatil yapan bazı vatandaşlarımız körfez dışına doğru kaçıp, Simi Adası açıklarında takılmaya başlamışlar. Tabii eğlence, müzik tam gaz devam. O sırada Simi tarafından küçük bir Yunan Sahil Güvenlik botu bizimkilerin teknelerine doğru yaklaşmaya başlamış. Teknelerdeki vatandaşlarımız tedirgin olmuşlar. Birkaç dakika içinde Yunan botları bizim teknelerin yanına gelmişler. Bizimkiler yüksek sesli müzik veya karasuyu ihlali yüzünden ceza ödeyeceklerini zannederken Yunanlılar bizim teknelere şöyle seslenmiş. "Ormanlarınız yanarken buraya kaçıp müzik çalıp parti yapmak sizi utandırmıyor mu? Sizin ülkenizdeki yangınlar bizi üzerken, sizin keyif yaptığınızı görmek bizi utandırdı." Sonra da çekip gitmişler. Bu durumu gözlerimle görmedim. Ama dün bir kaptan aktardı. İftira mıdır? Bilemem. Ama yakışanıdır. ***

Solcu THK'nın atadığı rektör hangi partiden olur

Siyaset tarafı diyor ki, “THK’nın elinde kullanılabilecek uçak falan yok.” Aynı siyaset tarafının Türk Hava Kurumu’na atadığı kayyum ise “Uçaklarımız hangarda bekliyor. İhale şartnamesine sadece su kapasitesi değil, motor türü gibi farklı nedenlerle uymadıkları için o uçaklarla ihaleye giremedik. Bu yüzden bakımları yapılmadı. Ama bir bakımla kısa sürede uçabilir ve yangınlara müdahale edebilir hale gelirler.” Bakan Pakdemirli ise THK içinde siyasi motivasyonla hareket edenler olduğunu söylüyor. Bunu da AK Parti kitlesi “THK solcuların elinde. THK’da solcular büyük yolsuzluk yaptı. Bu yüzden kurum bu halde” olarak algılıyor. Peki gerçekten öyle mi! Lafla değil somut olaylara bakarak bunu anlamaya çalışalım. Türk Hava Kurumu 1925 yılında Atatürk’ün isteği ile kuruldu. O zamanki Adı “Türk Tayyare Cemiyeti” idi ve Türkiye’de sivil havacılığın geliştirilmesi amacıyla kurulmuştu. 1935’te Türk Hava Kurumu adını aldı. Yıllar boyu gençlere havacılığı sevdirmek, havacılığın çeşitli alanlarında eğitim vermek, sivil pilot yetiştirmek için çalıştı. Benim gibi pek çok talebe, daha lise çağında iken kurumun Eskişehir’deki tesislerinde planör, paraşüt, uçuş eğitimi aldı. Türkiye’de özel üniversitelerin ve vakıf üniversitelerinin patlama yaptığı 2000’li yıllarda Türk Hava Kurumu da bir üniversite kurdu. THK Üniversitesi 2011 yılında kuruldu ve öğretime başladı. Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin mütevelli heyet kararı ilk rektörü Prof. Ünsal Ban diye biriydi. Benim hayatımda gördüğüm en PR meraklısı, her yerde karşınıza çıkan ve sürekli olarak ilişki üzerinden iş yapmaya çalışan bir tipti. Göreve başladıktan kısa bir süre sonra maaşı ile gündeme geldi. 250 bin TL maaş aldığı iddialarına Ünsal Ban “Yalan, maaşım 110 bin TL" yanıtını verdi. O sıralarda Türkiye’deki ortalama rektör maaşının 5 katında fazla idi bu para. Ve sonra Prof. Ünsal Ban siyasete girmeye karar verdi. Milletvekili aday adayı oldu. Hangi partiden dersiniz? Tabii ki, iktidar partisinden. Yani anlayacağınız THK’nın “solcu” olduğu tamamen palavradır. THK Türkiye’dir. ***

Çakma solcu, hakiki ırkçı

Konya’da iki aile arasındaki tartışma ve uzun süredir devam ettiği söylenen husumet bir katliamla sonuçlandı. Bir aileden 7 kişi öldürüldü. Sonrasında sosyal medya üzerinden bir rezillik başladı. Ve Türkiye’de rezilliğin sonunun olmadığı, ideolojinin bunun üzerinde hiçbir etkisi olmadığı görüldü. Ve Türkiye’de “sözde” insan hakları savunuculuğu yapan, “sözde” ırkçılık karşıtı duruş sergilediğini milleti inandırmaya çalışan, “sözde” entelektüel ne kadar ‘sözde” solcu yavşak var ise ortalığa döküldü. Özellikle sosyal medya üzerinden bu katliamın bir “Türk-Kürt çatışması” olduğuna inandırma çabasına girdiler. “Türkler, Kürt bir aileyi yok etti” yalanı yaydılar. Sonra da bunun üzerinden kendi tezlerini kanıtlamaya giriştiler. “Çünkü Türkiye’de bir süredir göçmen düşmanlığı pompalanıyordu, Suriyelilere ve Afganlara karşı bir hava oluşturuluyordu. Bu göçmen düşmanlığının sonucu olarak da Konya’da Kürt bir aile yok edilmişti.” Hayatında göçmenlerin gettolaştığı semtlere gitmemiş entel bar, Bodrum-Datça arası solcusu bu tipler için kendi abuk tezlerini kanıtlamaktan daha önemli bir şey yoktu. Bunun için de yalan dahi mubahtı. Bu yalanın sonucu Türkiye’de bir etnik çatışma ortamı olsa bile önemli değildi. Katliamdan sonra, “anlı şanlı” sol entellerin bu tavrını izledik sosyal medyada. Sonra olabilecek en inandırıcı şekilde iki aile arasındaki husumetin gerekçeleri belli olunca, olayın etnik bir boyutunun olmadığı çok açık bir şekilde ortaya çıktı. Bunların bazıları “buram buram ırkçı” sosyal medya paylaşımlarının bazılarını sildiler. Utandılar mı hiç zannetmiyorum. Türkiye böyle bir ülke ne yazık ki! Sağ veya sol fark etmiyor. Eğer radikal iseniz. Her yol mubah. Yalan dahil. İster sağdan söyle, ister soldan. Nasılsa büzükdeşlerin seni korur gerektiği anda. ***

Bunu yok ederseniz, neyi satacaksınız

İstanbul’un tanıtımı için çekilen filmle ilgili görüşlerimi soran Kültür ve Turizm Bakanlığı, görüşlerimi yazmamdan sonra bir tepki göstermedi. Madem öyle yüzlerine söylemek istediğim birkaç şeyi burada yazayım. İzlediyseniz, yurt dışında yayınlanmak üzere çekilen İstanbul tanıtım filmi son derece açık, sanat dolu, tütülü balerinlerin sokaklarda gezdiği, kalabalık olmayan, mülteci akınına uğramamış, “modern” bir kenti gösteriyor. Batılı bir yaşam tarzının, çağdaş yaşamın hüküm sürdüğü tipik bir seküler Avrupa kenti. Görüntülerde ne çarşaflı kadınlarımız var ne köprüden denize atlayan göçmen çocuklarımız ne de Boğaz sahiline yayılmış Araplarımız ne de parkları bahçeleri doldurmuş mangal yapan mültecilerimiz. Film Türkiye’yi anlatıyor ve tanıtıyor ve tanıtımda kullandığı en önemli “varlığımız” modernitemiz, Batılı yaşam tarzımız, laikliğimiz. Belli ki, Bakanlık için Türkiye’nin en önemli “asset”i bu. Türkiye’yi özellikle de İstanbul’u cazip yapan en önemli etken bu. Peki madem Türkiye’nin ve İstanbul’un cazibesinin buradan geldiğinin farkındasınız ve bunu bir tanıtım, bir reklam unsuru olarak kullanıyorsunuz. Bu yaşam tarzını neden sürekli olarak küçümsüyor, sürekli olarak baskılıyor, yavaş yavaş da olsa yok etmeye çalışıyorsunuz? Bu yaşam tarzını yok etmeyi başarırsanız tanıtım filmlerinde ne kullanmayı düşünüyorsunuz? Biraz aklınız var ise bunu korumaya çalışırsınız, yok etmeye değil. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kesmeden önce hangi dalda oturduğumuza baktığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı
Köşe Yazıları
Madring’i görünce İstanbul Park’ın kıymeti anlaşıldı

Fatih Altaylı

Eylül 14, 2026

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar Işıklı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Yaprak Dökümü hayatımı değiştirdi" & Toygar IşıklıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:39 Toygar Işıklı müziğe nasıl başladı? 06:57 Ay Yapım ile işbirlikleri 08:04 Şimdiye kadar kaç diziye müzik yaptı? 08:38 Dizi müzikleri dışında çalışıyor mu? 11:50 Dizi müzikleri sahnelere göre mi yapılıyor? 16:10 Dizi yönetmeni müziklere karışıyor mu? 21:07 "Ezel" dizi müziğinin Galatasaray marşı olarak uyarlanması 22:48 Gölcük depreminde Gölcük'te miydi? 24:14 Grammy nedir? 24:46 Kaç dalda ödül verilmekte? 25:34 Toplam kaç jüri var? 26:50 Grammy jüriliği nasıl oluyor? 30:43 Toygar Işıklı'nın global işleri 32:56 Grammy Ödülleri'nde aday göstermek nasıl oluyor? 35:47 Para kazanabiliyor mu? 37:28 Güncel hedefleri neler? 44:03 Müziği basite indirgemek 46:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 13, 2026
Hücreler neden yaşlanır? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHücreler neden yaşlanır?00:00 Giriş 02:43 Trump ve Amerika'daki üniversiteler arasındaki son durum ne? 13:06 İnsan vücudundaki moleküler mimari 16:15 Hücre restorasyonu nasıl başlıyor? 19:02 Mitokondri nedir? 23:33 Endoplazmik Retikulum nedir? 28:24 Bu bilimsel çalışmalardan ne öğreniyoruz? 30:40 Obezite ve yaşlanma ilişkisi 35:16 Oksidatif stres nedir? 41:29 Koenzim Q10 molekülü ve takviyesi 45:11 Koenzim Q10 obeziteyi engelleyebilir mi? 51:26 En karmaşık organ karaciğer midir? 54:26 İnsan doğasında aç kalmak 1:00:05 Yaptıkları işten kazançları ne? 1:06:25 Şeker vücuda ne kadar zararlı? 1:07:23 Zayıflama iğneleri ile ilgili ne düşünüyor? 1:10:43 Zayıflama ilaçları hücreleri düzeltme açısından vücuda katkı sağlıyor mu? 1:19:55 Kapanış #işbirliği
Eylül 13, 2026
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026