İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Hadi "Gezi zihniyeti" deyin sıkıysa

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 12, 2021

Hadi "Gezi zihniyeti" deyin sıkıysa

Ankara’nın Altındağ ilçesi dünden beri karışık. Beni okuyan, beni dinleyecek bir yer olsa “Aman yapmayın” diyeceğim ama muhtemelen Altındağ ahalisi içinde adımı bilen bile pek yoktur bırak beni okuyup, dinlemeyi. Altındağ’da Suriyeli bir grubun, tartıştıkları 18 yaşındaki bir genci öldürmesi üzerine dün olaylar çıktı. Gece Suriyelilerin evlerine saldırıldı. Suriyeliler bazı mahallelerini terk edip kaçmak zorunda kaldılar. Dediğim gibi Altındağlılara seslenme gücüm olsa “Aman durun. Bu sizin sorununuz değil. Bu devletin sorunu. Siz sokakta çözemezsiniz ama iktidarı bu sorunu çözmeye zorlayabilirsiniz. İhkak-ı hak peşinde koşmayın. Devletin hakkınızı aramasını sağlayın” derdim. Ama o semtte beni tanımazlar. Türkiye’de bizim çok uzun zamandır dikkat çektiğimiz bu soruna kayıtsız kalan iktidarın belki Altındağ sayesinde bu konunun önemine artık “uyanması” sağlanır diye umut ediyorum. Çünkü Altındağ herhangi bir yer değil. “Yalılarınızda viski yudumlarken Suriye karşıtlığı yapamazsınız” denilecek, “Nişantaşı’nda rahatınız mı kaçtı da faşistlik yapıyorsunuz” diye dalga geçilip iktidar tarafından ötekileştirilecek bir yer değil. Altındağ demek aslında AKP demek. Altındağ AK Parti’nin kalesi. Müstahkem mevkii. 2011 seçimlerinde AK Parti Altındağ’da yüzde 63 oy almış. 2015 seçimlerinde yüzde 63,15. 2018 seçimlerinde AK Parti’nin aynı ilçedeki oyu yüzde 66. 2019 yerel seçimlerinde ise yüzde 64,43. Ve Ankara’yı bilenler bilir, Altındağ askerine polisine karşı çıkacak bir yer de değildir. Devletçidir, iktidarcıdır. Darbe girişimi gecesinde, darbecilere en sıkı direnendir Altındağlılar. Yani İktidarın “Gezi zihniyeti” diyerek işin içinden çıkacağı, küçümseyeceği bir yer değildir. Altındağ bile isyanda ise düşünün siz gerisini. Ve iktidar sahipleri iyi bilir ki, Altındağ isyan ettiyse isyan büyüktür. Görmezden gelemezsiniz. ***

Yol geçen hanı değilmiş :))))

Eveeeeet, bu da oldu.

Bunu da duyduk.

“Türkiye yol geçen hanı değilmiş.”

Elhak doğru.

Birkaç hafta önce televizyonda Teke Tek’te Prof. Ersan Şen “Türkiye yol geçen hanına döndü” deyince ben de itiraz etmiştim.

“Hocam yol geçen hanından insanlar gelir geçer. Burada gelen ver ama çıkan yok. Kalıyorlar. Burası dingonun ahırı ne giren belli ne çıkan” diye düzeltmiştim.

Ülkenin en etkin ve tek yetkin siyasi otoritesi de söyledi işte.

Burası yol geçen hanı değil.

Geçemiyorlar.

Kalıyorlar.

5 milyon Suriyeli mesela.

Geçemedi.

Avrupa Birliği’ne söz verdik, 3 milyar avro aldık ve Suriyeliler kaldı.

Keşke geçip gitselerdi değil mi!

Kısmet değilmiş.

Kaldılar.

Keza Afganistan’dan gelenler.

Onlar da geçemiyor.

Geliyorlar kalıyorlar.

Dingonun ahırı olduğumuz için de sayılarını bilemiyoruz.

Kimi diyor 2 milyon, kimi diyor 2,5 milyonu buldular.

Bilmiyoruz.

Çünkü sayan yok. Elini kolunu sallayarak geliyor. Bırakın bavulu, çantayı, torba bile yok ellerinde.

Geliyorlar ve kalıyorlar.

Iraklısı, Orta Asyalısı, sahra altı Afrikalısı.

Yol geçen hanı olsa iki üç gece kalıp gidecekler.

Bunlar kalıcı.

Hepsi yerleşiyor.

Avrupa, doktorunu, iyi mühendisini, tek tük varsa bilim adamını seçip alıyor ama gerisi burada.

O yüzden Türkiye yol geçen hanı falan değil.

Öyle diyen olursa sakın inanmayın.

Yol geçen hanı değil diyen doğru söylüyordur.

***

Ah şu CHP demelerine az kaldı

Her şeye muktedir olan, her şeyi bilen iktidarımız işler sarpa sardığı anda almaza yatıyor. Şimdi olduğu gibi. Düzensiz ve kaçak göçmen meselesi artık içinden çıkılmaz hale gelince iktidar sözcüleri ve sahipleri başladılar içi boş büyük laflar etmeye. Ömer Çelik mesela. “Türkiye hiç kimsenin göçmen kampı değildir” demeye başladı. Hayda. 8 milyonluk bir kitle Türkiye’ye yerleşmiş. Kendi semtlerini kendi ilçelerini, kendi şehirlerini oluşturmuş. Kim bilir belki de kendilerine ait bir para birimleri bile var, bilmiyoruz. Hatta aralarında tartışıp savaşıyorlar bile. Muhtemeldir ki, yakında kendi kolluk kuvvetlerini bile kuracaklar. Ömer Çelik diyor ki, “Türkiye hiç kimsenin göçmen kampı değildir.” Muhtemelen Çelik’in hiç kimse tanımı Suriyeli, Afgan, Iraklı, Afrikalıları kapsamıyor. Ama kaçak göçmen sorunu giderek büyüyor. Ülkeyi karıştıracak noktaya doğru ne yazık ki evriliyor. İktidar ise muhtemelen yeterince süre geçmesini bekliyor. Yok yok yanlış anlamayın. Sorunu çözmek için değil. Biraz daha zaman geçerse “Bu sorunu başımıza CHP açtı” demek için. İnanan çıkar mı demeyin. Emin olun çıkar. ***

Boş yapmayın, vallahi yemem billahi yemem

Şimdi iktidar destekçisi hiç kimse çıkıp bana “insanlık” dersi falan vermeye kalkmasın. Yemem. Çok şükür IQ düzeyim sizin alıştığınız ortalamanın biraz üzerinde. Bu kaçak göçmenlerle ilgili tavrınız “insaniyet” üzerine kurulu olsa idi, Avrupa ile her kapıştığınızda bu insanları, piyon gibi masaya sürmezdiniz. Masaya sürmeniz işe yaramadığı anda da yine bu insanları “sahaya” sürmezdiniz. Unuttuk zannediyorsunuz değil mi! Geçen sene pandemi kısıtlamalarından hemen önceki günleri. Sevgili okurlar artık gazete arşivlerine bakmak çok kolay. Açın bakalım 2020 Mart gazetelerini internetten. Okuyun haberleri. Okuyun da hafızanız tazelensin. O çok sevdiğinizi, insani nedenlerle bağrınıza bastığınızı iddia ettiğiniz insancıkları nasıl sınırlara yığdığınızı, Yunan ve Bulgar askerlerinin namlularının önüne dizdiğinizi. Kaçının o hengamede vurularak öldürüldüğünü. Ege sahillerine yolladığınız binlercesinin botlara doluşturulup Ege’ye açıldığını unuttuk zannediyorsunuz değil mi! Şimdi de asgari ücretin yarısına çalışan, kadrosu olmadığı için tazminat hakkı olmayan, emeklilik hakkı olmayan, hiçbir sosyal güvencesi, sağlık sigortası bile olmadan köleler gibi kullandığınızı anlamıyoruz sanki değil mi! Emin olun o insanlar için biz sizden çok daha fazla kaygılanıp, sizden çok fazla dertleniyoruz. Çünkü biz onları ne Avrupa’ya karşı kullanılacak bir silah, ne de ucuz işgücü için köle olarak görüyoruz. Bizim için onlar insan. ***

Bir minik hatırlatma

Lüzum üzerine küçük bir hatırlatma yapmak isterim. Türkiye’de iktidara mensup ya da iktidarın sahibi bir siyasetçinin Taliban lideri ya da temsilcisi ile bir görüşme yapması çok sakıncalı bir durumdur. Eğer Türkiye böyle bir şey yaparsa, yani Taliban lideri ile görüşürse yarın Avrupalı bir liderin, ne bileyim mesela Macron’un Murat Karayılan ile resmi bir görüşme yapmasına karşı tek kelime edemez. Prompter'a “Taliban liderini kabul edebilirim” yazmak kolaydır. Bunun siyasi sonuçları ile baş etmek ise çok zordur. ***

Resmi politika aşı karşıtlığı imiş

Her şey söylediğimiz gibi, yani bilimin, bilginin söylediği gibi gelişiyor. Ağustos ayının ortasına yaklaştık, Covid-19 vakaları günlük 30 bine yaklaştı. Bu kafa ile 50 bini de bulur. Bildiğimiz corona ölümleri ise 128 kişi.  300 olmamasının nedeni ise riskli grupların büyük ölçüde aşılanmış olması. Bu sayıların artacağından ise kuşkunuz olmasın. Aşılanmama sürer, aşı olamadan ortalıkta fıldır fıldır gezenlere önlem alınmaz ise sayılar hızla artacak, yeni yeni mutasyonlar göreceğiz. Ancak dün itibarıyla bir şey öğrendik. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yöneten siyasi kafa aslında “aşı karşıtı”. Bunu nereden mi anlıyoruz? Çok basit. Aylardır televizyonlarda hiçbir temeli olmadan aşı karşıtlığı yapan soytarılara tek kelime etmeyen RTÜK, dün benim aşı karşıtlarına yönelik sözlerimden ötürü Habertürk’e ceza verdi. Aşı karşıtı iseniz aşıdan yana tavır alıp, bunu bilimsel gerekçeleri ile anlatanları “İlaç firmalarının adamı, avanta alıp aşı reklamı yapanlar, etki ajanları” gibi yaftalayıp suçlamak serbest. Ama aşı olmanın gerekliliğini bilimsel verilerle anlatıp, aşı karşıtlarını eleştirmek ceza nedeni. Bu cezanın anlamı bu. RTÜK'ün varlıkları ihsası rey olan üyeleri diyor ki, "Aşı karşıtı iseniz ağzınıza geleni söyleyebilirsiniz ama aşıdan yana iseniz susun." RTÜK’ün mesajı bu. Bu da aynı zamanda siyasetin mesajı çünkü RTÜK siyasetin emrinde bir kurum. Bu yüzden ben artık Sağlık Bakanı Koca’nın “Aşı olun aşı olun aşı olun” çağrılarını koca bir yalan olarak görüyorum. Aşısızlara karşı medeni ülkelerde başlayan kısıtlamaların Türkiye’de de uygulanmasının imkansız olduğunu da artık biliyorum. RTÜK bunun mesajını açık biçimde verdi. “Aşı olmayın” dedi. Bunun da kendi özgün, bilime dayalı düşüncesi ile değil, devletin emri ile söyledi. Sağlık Bakanı kendini boşuna yırtmasın. Takke düştü. Artık aşı ile ilgili tek kelime etmem. Nasıl olsa yoğun bakımdakilerin yüzde 95’i aşısızlar. Onlar için üzülecek halim yok. Ben sadece canım ülkenin getirildiği hal için üzülüyorum. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bazı cezaların verilenler için şeref madalyası gibi olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kayyum kızdı, kayyum atandı
Köşe Yazıları
Kayyum kızdı, kayyum atandı

Fatih Altaylı

Ekim 14, 2026

Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?
Köşe Yazıları
Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?

Fatih Altaylı

Ekim 13, 2026

Toptan geçme fırsatı kaçtı
Köşe Yazıları
Toptan geçme fırsatı kaçtı

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026