İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Ne mutlu bize

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 1, 2021

Ne mutlu bize

Voleybolcu genç kadınlarımız Avrupa Şampiyonası’nda Polonya’yı yenip yarı finale yükselirken ben ne yazık ki, televizyonda program yapıyordum. Bir yandan program yaparken, bir yandan maçı sayı sayı takip ediyordum ama ne yazık ki, izleyemiyordum. Gece yarısı program bitip eve dönünce, hemen kanalları dolaşıp bir yerde tekrarını bulurum diye umutla aradım. Ama ne yazık ki bulamadım. TRT’nin iki spor kanalında da, diğer spor kanallarının tümünde de abuk sabuk, anlamsız, içi boş futbol muhabbetleri vardı. Bırakın maçı, maçla ilgili haber, maç sonu sevinç görüntüleri bile yoktu. Sonra nedenini anladım elbet. Maç sonunda kızlar çok sevinmişler ve sevinçlerini “İzmir Marşı” ile dile getirmiş, sahanın ortasında “Yaşa Mustafa Kemal Paşa” diye haykırmışlardı. Belli ki, hoşa gitmeyen buydu. TRT’nin canlı yayın sırasında bu görüntüleri yayınlamaktan imtina ettiğini sonradan öğrendim. Sporcularımızın telefonla kutlanmasını neredeyse telefonun içine kamera sokarak canlı yayınlayanlar, sporcuların kendi sevinçleri içinde Atalarına saygı ve sevgi olduğu için yayınlamaktan kaçınıyordu. Ama istedikleri kadar kaçınsınlar yapacak bir şey yok. Bu ülkede büyük çoğunluk tüm uğraşlara rağmen nankör değil. Olimpiyat altınını alan Mete Gazoz da başarısını “Yaşa Mustafa Kemal Paşa” diye kutluyor. Olimpiyatlarda bir altın, bir de gümüş madalyayı boyunlarına takan genç kızlarımız da yurda ayak basar basmaz Anıtkabir’e koşuyorlar. Nobel’i alan Aziz Sancar da Nobel madalyasını Anıtkabir’e armağan ediyor, “Onun sayesinde” diyerek. Tüm yok saymalara, tüm unutturma, tüm küçümseme çabalarına rağmen bu millet unutmuyor. Tam aksine daha çok hatırlıyor. Sevgisini de, minnetini de daha derine, çıkarması daha zor olan yerlere gömüyor. Ve bunu göstermekten, sergilemekten çekinmiyor. Kusura bakmayın ama ne mutlu ki başaramadınız. Siz yok saydıkça o büyümüş herkesin gönlünde. Nu mutlu kıymet bilene. Ne mutlu Türkiye’ye. Ne mutlu nankör olmayana. ***

Coğrafya eğitiminin önemi

Coğrafya Eğitimi Derneği geçen hafta bir bildiri yayınladı. Bana göre çok önemli bir bildiri idi. Orman yangınları, seller, kuraklık gibi büyük çevre felaketleri yaşadığımız bir dönemde, dernek çok doğru bir noktaya parmak basmaya çalıştı. Coğrafya eğitiminin önemine. Bildiri şöyle diyor: “Coğrafya içinde yaşadığımız evi, Dünyamızı tanıma bilgisidir. Evimizi tanımaz isek onun nasıl ayakta kaldığını anlayamaz. Başına neler gelebileceğini öngöremez, tedbir alamaz ve sonunda evimizin başımıza yıkılması ile sonuçlanabilecek bir felaketler silsilesi ile karşı karşıya kalırız. Dünyamız biz insan türü ve doğrudan bağlı ve parçası olduğumuz tabiatın evidir. O halde bu acıların bir daha yaşanmaması için, bu felaketlere karşı söyleyecek bir sözümüz, bir duruşumuz olması için evimizi tanımakla, coğrafya okur yazarlığını arttırmakla işe başlayabiliriz“ diyerek coğrafya eğitiminin önemine ve seçmeli değil zorunlu bir ders olması gerekliliğine vurgu yapıyor. Ben de bunu yıllardır hem yazıyor hem de televizyonda bas bas bağırıyorum. İyi ve gerçek bir coğrafya eğitimi, dere yatağına ev yapmayı, deprem bölgesinde hatalı imar yönetmeliği çıkarmayı, bina yaparken malzemeden çalmayı, üç kuruşluk çıkar için doğayı katletmeyi aklına bile getirmeyecek insanlar yetiştirmek için tek geçerli yoldur. Coğrafya bilmeyen insan, çevrenin önemini anlamaz. Korumanın gerekliliğini bilmez. Korumamanın sonuçlarını öngöremez. Ve sonunda ya bina altında kalır ya sele kapılır ya da soluduğu havadan ölür. Coğrafya eğitimini kaldıranlar ya da onların savunmasıyla “seçmeli” yapanlar işte bu bilinci ortadan kaldırmışlardır. Bunu bile bile yaptıkları ise aşikardır. Amacınız doğayı katletmekse önce doğanın önemini bilmeyen insanlar yetiştirip onları suç ortağı yapmanız gerekir. Bu nedenle coğrafya eğitimi bilinçsizlik sonucu değil, bilinçli bir tercih sonucu zaafa uğratılmıştır. Sonuçları şimdilik Manavgat’tır, Bozkurt’tur. Turpun büyüğü ise heybededir. Olanlar, olacak daha büyük felaketlerin ön gösterimi, fragmanıdır. Bu turpun heybeden çıkmaması için coğrafyanın önemini anlatmak için büyük bir umutla çırpınan Coğrafya Eğitimi Derneği Başkanı Semra Günay Aktaş'ı ise kutluyorum. Umudunu kaybetmeyenlerden olduğu için. ***

İnanma ve inandırma ya da inandırmama özgürlüğü

Bir süredir sosyal medyada “tebliğcilerin” görüntüleri dolaşıyor. Bir grup takkeli, sarıklı adam özellikle meyhaneleri dolaşıp, orada oturanlara Kuran emirlerini hatırlatıyor ve dine davet ediyor. Günahtan arınmaya çağırıyorlar. Görüntüler sosyal medyada son zamanlarda dolaşıma girdi ise de aslında bu tebliğciler bu işi yıllardır yapıyorlar. Kendilerince dinin emrini yerine getiriyorlar. Yıllar önce bana da denk geldiler birkaç kez. Birinde zannederim Şişli civarında bir yerde gelip tam da bizim masanın önünde çağrı yapmaya başladılar. Ben de biraz dinledikten sonra, “Erenler gelin sofraya buyurun. İki kadeh de size söyleyeyim. Bize bu konuyu daha derin anlatın. Ya siz bizi ikna edin ya da biz sizi” deyince gülerek uzaklaştılar. Keşke kamu kurumlarının önüne gidip oradaki “sözde” dindarlara da rüşvet yemenin, ihale organize etmenin, haksızlık yapmanın kötülüklerini, Adliye Sarayları önüne gidip Adaletsizlikteki günahları da anlatsalar demeyeceğim. Böyle bir beklentim yok. Açıkçası kendi adıma bu tebliğden rahatsız olmuyorum. Ama ben aynı tebliği başka bir dinin din adamlarından yapmalarından da rahatsız olmam. Veya birilerinin gelip dinin ne kadar manasız olduğunu anlatmalarından da. Siz de benimle aynı kanaatte iseniz bu arkadaşlar tebliğlerini istedikleri gibi yapmaya devam etsinler. Ama sadece bunlar etsin başkası edemez diyorsanız. Bakın o zaman olmaz işte. Çünkü buna inanç özgürlüğü diyemeyiz. Tek bin inanca özgürlük, inanç özgürlüğü değildir. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Adli Yıl Adalet yılı olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı
Köşe Yazıları
Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

Bu suç dolandırıcılık değil!
Köşe Yazıları
Bu suç dolandırıcılık değil!

Fatih Altaylı

Eylül 10, 2026

  • Videolar

Tümü
Dünyada IQ sorunu var! görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026
Roma'da mühendislik görseli
FatihAltaylı
YouTube
Göksel Göksoy & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimRoma'da mühendislik00:00 Giriş 02:13 Roma ne zaman kuruldu? 07:04 Roma’da nasıl bir sistem vardı? 10:27 Roma’nın en geniş sınırları nelerdi? 13:02 Roma’nın gelir kaynağı ne? 16:57 Kuzey Avrupa’ya neden gitmiyorlar? 18:53 Her yol Roma’ya nasıl çıkardı? 24:43 Su yolları nasıl yapıldı? 31:27 Mühendisliği nereden öğreniyorlar? 39:27 Büyük binalar gösteriş için mi, ihtiyaç mı? 51:12 Roma para birimi nedir? 53:22 Roma’da insanlar nasıl yaşıyorlar? 58:54 Roma’da eğitim sistemi nasıl? 1:01:20 Roma’daki yol ve bina örnekleri 1:26:27 Kartaca ve Roma çatışmaları 1:29:20 Roma’daki gastronomi 1:33:56 Roma yıkılmasaydı? 1:37:41 Kapanış
Eylül 6, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Babam oyuncu olmamı istemedi!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerem AlışıkFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Babam oyuncu olmamı istemedi!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com 00:00 Giriş 02:45 Sanatçı bir ailede doğmak nasıl bir his? 12:26 Dayısı nasıl etkiledi? 14:53 Dayısının sol görüşüne özendi mi? 16:45 İlk şiirini ne zaman yazdın? 18:09 Kaç şiir kitabı yazdı? 20:12 Sevdiği şairler kimler? 22:01 Kaç şiir biliyor? 25:23 Eleştirici yorumlar şair olarak kendisini üzüyor mu? 28:27 İlk sahnesi 33:10 Hep şiir gibi mi konuşur? 37:13 Ödülleri nasıl değerlendiriyorlar? 43:54 Nietzsche mi, Schopenhauer mı? 46:30 Türkiye’de edep meselesini nasıl görüyor? 54:43 Kitap yazmayı düşünüyor mu? 55:36 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 6, 2026