İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

İyi iş

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 19, 2022

İyi iş

Başlık aslında İngilizceden çeviri. “Good job”dan. Herkesin üzerine düşen görevi iyi bir şekilde yapması ile tamamlanan bir işi tarif etmek için kullanırlar. Biraz “Helal olsun bize”dir sanki ya da “Ne iş yaptık be!” de diyebiliriz aslında. Ya da “Aferin bize”. Bahsettiğim mesele, milyonlarca öğrencinin KYK yani Kredi ve Yurtlar Kurumu borçları ve bu borçlara “Devlet”in uyguladığı fahiş faiz. Geçen ayın son haftasında Prof. Celal Şengör’ün öğrenci affı ile ilgili görüşlerini yayınladım. Ertesi günü, yani 28 Haziran günü ise bu köşede şöyle bir başlık vardı: “Önce öğrencilerin borcunu affedin” Üniversite affından önce, üniversiteyi bitirmiş öğrencilerin Kredi ve Yurtlar Kurumu’na olan borçlarının bu ekonomik ortamda tahsil edilmeye çalışılmasının öğrencilerin ve ailelerinin zaten zor olan şartlarını iyice zorlaştırdığını, güç bela asgari ücretle iş bulmuş gençlerin üzerine bir de yüksek faizlerle gidilmesinin çok büyük haksızlık olduğunu, hükümete yakın müteahhitlerin yüz milyonlarca dolar vergi borcu affedilirken, öğrencilerin bu borçlarını bir de faiziyle tahsile kalkışmanın büyük ayıp olduğunu yazdım.

Gençlerle buluşma adı altında toplantılar yaparak, burada arkanıza Volkswagen minibüs park ederek gençleri kazanamazsınız diye uyardım. “Bu borçları tahsilden vazgeçin” dedim. Bu yazım iktidar kanadında pek bir yankı uyandırmadı doğrusu. Ancak yazıdan 11 gün sonra, Ana Muhalefet Partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından bir çağrı yaptı. Ve gençlere “KYK borçlarınızın faizini ödemeyin. 1 yıl sonra iktidar olduğumuzda faizleri affedeceğiz. O zaman faizsiz ödersiniz” çağrısı yaptı. Bu çağrı üzerine iktidar trolleri bir kez daha Kılıçdaroğlu’nu hakaret yağmuruna tuttular. Bunu neredeyse bir ayaklanma çağrısı imiş gibi gösterip, muhalefete yüklendiler. Ama benim ortaya attığım bir fikir, bu fikri ana muhalefetin yüksek sesle tekrarlaması ve fikirdeki doğruluğu gören iktidarın, bu silahı muhalefetin elinden almak için faizleri affetmesi sonucu ortaya çıktı. Benim yazıdan tam 20 gün sonra en azından gençlerin faiz borçları affedildi. Ben buna “İyi iş” derim. Hepimizin eline sağlık. Benim, bu konuyu benim gibi ele alan başkaları var ise onların, ana muhalefetin ve iktidarın. Herkesin... ***

Faiziyle ödeyenlere faizleri iade edin

KYK borçlarının faizlerinin alınmayacak olması kararı hoşuma gitmekle beraber, hala bu borçların toptan affa uğraması gerektiği düşüncesindeyim. Bu yaklaşık 5 milyon öğrencinin 6 milyar TL’ye yaklaşan borcu. Dolar cinsinden yaklaşık 340 milyon dolar. Sadece tek bir köprü ve yolu içeren bir KOİ projesine her yıl ödenen kamu garanti payından daha az bir miktar. Hadi onu geçtik, sadece tek bir bildik müteahhidin affedilen vergi borcundan daha az. Diyebilirsiniz ki, “Toptan bir af bu krediyi kullanmayan gençlere haksızlık olur”. Bunu da kabul ederim. Ama o zaman en azından KYK kredisini faiziyle ödemiş gençlerin faiz paralarını geri verin. Orada da bir haksızlık olmasın. Hem zaten NAS yok muydu! ***

Irkçılık korkusunun gizlediği tecavüzler

Türkiye’nin bir numaralı Beka Sorunu göçmen meselesi ile ilgili olarak size kan donduran bir hikaye anlatacağım. Hikaye dediğim, gerçek olay. BBC’nin açıkladığı önemli bir dosya. Konu İngiltere’nin Telford kentindeki yıllarca süren bir suçun örtbas edilmesi. Telford Liverpool ile Brmingham arasında küçük bir kent. Rezalet, Sunday Mirror gazetesinin Telford’daki suç örgütlerinin 1980’lerden bu yana küçük kızlara taciz ve tecavüz ettiği şeklindeki haberi ile ortaya çıkmaya başlıyor. Konunun üzerine gidilmesi sonucunda 40 yıla yaklaşan bir süre boyunca, Telford’daki bir suç örgütünün yaklaşık 1000 kız çocuğuna tecavüz ettiği, bunların bir bölümünü seks işçisi olarak kullandığı ve insan kaçakçılığı yaptığını ortaya koyuyor. İlginç olan ise 40 yıla yakın süren bu suçun küçük bir yerleşim biriminde, herkesin gözü önünde olmasına rağmen ortaya çıkmamış olması. Çünkü öğretmeler ve sosyal hizmetler görevlileri bu taciz ve tecavüzleri rapor etmekten imtina etmişler. Tecavüz mağdurları polisin harekete geçmemesi nedeniyle sonuç almayan suç bildiriminden vazgeçmişler. Güvenlik güçleri Asyalı göçmenlere karşı ırkçı bir tavır almakla suçlanmamak için bu olayları görmezden gelmeyi tercih etmiş. BBC’nin dosyası şu gerçeği ortaya çıkarıyor. Küçük yaştaki kızlara tecavüz eden, bunları seks işçisi yapan çete, Pakistanlı göçmenler tarafından kurulmuş ve yönetilen bir çete. Gerek polis, gerek sosyal hizmetler görevlileri “ırkçılıkla suçlanmamak için” göçmenlerin oluşturduğu bu çeteye karşı yıllarca sessiz kalmışlar. Liberal ve sol ya da merkez sağ entelektüellerin eleştirilerine maruz kalma korkusu görevlileri sindirmiş. “Irkçılık ve faşistlikle suçlanma korkusu” yıllarca bu göçmenlerin oluşturduğu suç örgütüne karşı yasaları uygulamamayı tercih etmelerine neden olmuş. Ve bu arada bin kadar kız çocuğu suça kurban verilmiş. Bugün ne yazık ki, Türkiye’de de bu durumla karşı karşıya olabiliriz. Göçmen politikası bizi de aynı yere doğru sürüklüyor. Ve bizde bu olayları ortaya çıkaracak bir BBC de yok. ***

Cüneyt Özdemir: Haklısın Fatih, sinmedi!

Hıncal Uluç’la ilgili dünkü yazımdan sonra Cüneyt Özdemir aradı. “Teşekkür etmek için aradım, haklısın” dedi. Yazımda “Sevgili Cüneyt, Hıncal Uluç hakkında yazdığın çok ağır cümleler içine siniyor mu?” diye sormuştum. Hiç uzatmadan söyledi. “Haklısın sinmiyor.” “Öfke ile yazdım ve yolladım. Okuyunca aslında ben de aşırıya kaçtığımı gördüm ama yollamıştım bir kere. Ve silersem bu kez de başka spekülasyonlar olacağını düşündüm ve silmedim. Uyarın ve bunu yazış biçimine teşekkür ederim” dedi. Hıncal Uluç ile uzunca bir süredir küs olduklarını, kendisine daha önce de ağır sözler sarf ettiğini ama bu kez Uluç’un durumunu gözetmeden yazarak aşırıya kaçtığını kabul etti. Cüneyt’in sözlerine hem şaşırdım hem mutlu oldum. Çünkü Yeni Türkiye’de alışık olduğumuz Cüneyt Özdemir’in hayli kalabalık olan takipçi kitlesine güvenerek bana “Sana ne ulan. Ne yazacağımı sana mı soracağım. Sen kendi yazdıklarına bak” diye saldırması, takipçilerini de bana sövmeye yönlendirmesi idi. Böylelikle pek az olan gazeteci arkadaşlarımdan birini de kaybetmiş olacaktım. Medeni bir şekilde “Haklısın” demek bugünün modasına uygun değildi. Cüneyt modaya uymadı. "Haklısın, yapmamalıydım" dedi. Dostane bir uyarıya kulak verdi. “Hata yaptım” demek Cüneyt Özdemir’i hiç de küçültmedi. Tam aksine büyüttü. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Görmezden gelmenin sorunu büyüttüğünü anladıkları zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Görmezden gelmenin sorunu büyüttüğünü anladıkları zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026