İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bırakınız yazsınlar

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 9, 2022

Bırakınız yazsınlar

Sevgili okurlar, dünyada en zor işlerden biri ortalama IQ’su 80 civarı olan bir ülkede yazı yazarak bir şeyler anlatmaya çalışmak. Çünkü ortalama IQ 80 olunca, bu ortalamaya ulaşmak için zeka düzeyi bayağı daha aşağılarda birilerinin de olması gerekiyor ve bunlar her yerde mevcut. Dün 4 ay önce yazdığım bir yazının bir bölümünü tekrar hatırlattım. Ve bu yazının sonuna da son günlerde milletvekilliği de yapmış iki kişinin altılı masayı dağıtma çabasına değindim. Öğle saatlerinde eşimle birlikte yemeğe gittim. Telefonuma sürekli mesaj yağmaya başladı. “Kılıçdaroğlu sana çok ağır girişti” diye. Şaşırdım. Açtım baktım. Vallahi de, billahi de hiç üzerime alınmadım. Ama belli ki, birileri bu sözlerin bana yönelik olduğunu düşünüyor ya da bana yönelterek hedef saptırmak istiyordu. CHP’de Kemal Bey’e yakın dostları aradım. “Kemal Bey’in söylediklerinin seninle alakası yok. Mezhepçilik üzerinden Kemal Bey’in aday olmaması gerektiğini söyleyen bazılarını ve bir zamanlar AKP’nin en has adamı iken son zamanlarda sureti haktan yana görünüp, bilinçli manipülasyon yapan bir araştırmacıyı hedef aldı. Bir internet sitesi özellikle konuyu sana yönlendirmiş ama ne seninle ne de sizin yayın grubu ile ilgili değil sözleri. Daha bir hafta önce sizin ekrandaydı Kemal Bey.” dedi.

Benim açımdan da konu kapandı. “Hayır bana demişsiniz” diyecek halim yok. Ayrıca çok da önemli değil, Kemal Bey bunları bana da söylemiş olabilirdi. İktidardan zaten çok böyle sözler işittim yıllardır. Alışkınım. Bugüne kadar herhangi bir kabalığını görmediğim, her zaman nazik Kemal Bey’e yanıt bile vermezdim. “Sinirlenmiş” der geçerdim. Ama yine de üzülürdüm. Medyaya, gazetecilere karşı bu kaba üslubun muhalefetin de tarzı haline gelmiş olmasına üzülürdüm. Bırakın gazeteciler istediğini yazsın söylesin. Ekonomiyi toparlamak zaman alabilir. Ama üslup değişikliği bir anda yapılabilir. Haksız mıyım! ***

İsimleri farklı, partileri farklı, soyları aynı

Gelelim medya meselesine. Konuya PISA skorlarından girmek lazım aslında. Öğrencilerin bilişsel becerilerini inceleyen rapora göre Türkiye’de okuduğunu anlama oranı OECD ülkeleri arasında en alt sırada. Okuyorlar ama okuduklarını anlamıyorlar. 2018 PISA raporu şöyle diyor: “Okuma ile bir metni sesli ya da sessiz okumak kast edilmiyor; PISA kapsamında okumanın metinlerde yer alan bilgileri eleştirel bir biçimde değerlendirmek, yazarın ana fikrini irdeleyebilmek gibi daha geniş bir anlamı bulunuyor." "Ülkeler PISA 2018 okuma puanlarına göre sıralandığında Türkiye, 78 ülke ve ekonomi arasında 40. sırada yer alıyor. 2015'te okuma alanında 70 ülke arasında 50. sıradaydı." Haliyle medya ve siyaset de bundan azade değil. Siyasetin beni hedef gösterdiğini zanneden bazı “gazeteciler!” ve kerameti kendinden menkul bazı sözde siyaset bilimciler dün bana ani bir saldırıya geçtiler. Bunlardan bazılarının cemaziyelevvelini bilirim, bazılarının adını ise hiç duymadım. Dana önce de yazdım, bunlar olası bir iktidar değişikliği sonrası bugün eleştirilen kimi iktidar yanlılarının yerlerine kendilerini aday görenler. Ve bu “salaklar” beni masayı devirmeye çalışmakla suçluyorlar. Yukarıdaki yazıda dediğim gibi mesele IQ meselesi ve PISA skoru göstergesi. Okuyorlar ama basit bir metni bile anlamıyorlar. Belki bazıları anlıyor ama onlar da “işkilli” oldukları için “dingildiyorlar”. Yahu ben masayı devirmeye çalışanlara karşı uyarıyorum. Ben miyim “HDP’ye bakanlık verilecek” diyen? Ben miyim masadaki en önemli ortak İyi Parti için “İhale peşindeler” diyen? Kıyamet orada kopuyor! Bunlara gık demiyorlar, masayı devirmeye çalışan ben oluyorum. Hay sizin olmayan zekanıza. Hay sizin olmayan izanınıza. Be hey salaklar, yazının son bölümünde ben bunu eleştiriyorum. Ama siz bunu bile anlamıyorsunuz ya da işinize gelmiyor. Yazının ilk bölümü ise Mayıs ayında yayınlanmış bir yazımdan alıntı. Ama bu beyinsizlere göre ben bunu yeni yazmışım çünkü bu yönde bir karar almış birileri. Ve yazının dün yazıldığını söylüyorlar. Ahmaklar. Dört aylık ulan o yazı. Dört ay önce yazmışım. O gün gıkları çıkmamış, bugün ise beni düzeysiz yorumlarına meze yapıyorlar. Türkiye’nin en önemli olayı, en temel meselesi benim yazımmış gibi dünden beri yorum yapıyorlar. Hiçbiri gazetecilik veya Türkiye derdinde değil. Hepsi kendi ikballeri ve menfaatlerinin peşinde. Bazıları ise iyi çocuklar belki ama aptallar. Ciddi aptal. Benim o yazı ile “CHP kazansa bile ülkeyi yönetemez” dediğimi iddia ediyor. Aptal işte. “Yönetmek için önce kazanmalısınız” diyorum açıkça aptal böyle anlıyor. Ama emin olun hiç ama hiç derdim değiller. Umurumda olmaları mümkün değil. Ben ezelden alışkınım. Hem iktidar yalakaları söver bana. Hem muhalefet yalakaları. Çünkü aslında yok bunların birbirinden zerre farkı. İsimleri farklı elbet. Ama soyları aynı. ***

Cemaat okulunda öğretmen feryadı

Yukarıdaki iki gereksiz yazı için siz okurlardan özür diledikten sonra daha önemli meselelere geçelim. Öğretmen sorunlarına. Haftalardır sözünü ettiğimiz sınav başta olmak üzere öğretmenlere ilişkin pek çok sorun, kamuda çalışan öğretmenlerin sorunları. Eğitim ordusunun büyük bölümünü onlar oluşturduğu için de, onların sorunları gündemde daha ağır basıyor. Ancak onların özel okullarında da öğretmenler var ve onların derdi de az uz değil. Bakın bu öğretmenlerden biri, herhangi bir tarikata ya da cemaate bağlı olmayan, laik Cumhuriyetçi olduğu halde son zamanların güçlenen ve devlette örgütlenen bir cemaatinin okullarında öğretmenlik yapan birisi. Aktarıyorum. “Fatih bey, Ekonomik sıkıntı tarikatları da, cemaatları da vurmuş belli ki. Çeyrek asırlık öğretmenim. 8 yıldır da bir cemaate ait bir okulda çalışıyorum. Yaz başında 2022-2023 öğretim yılında 7 bin TL maaşı kabul etmemizi öneren bir sözleşmeyi önümüze koydular. Önce direnip, imzalamayacağımı ve işten çıkarmalarını söylesem de, sonunda istemeye istemeye sözleşmeyi imzaladık. Yeni eğitim yılında 7 bin TL maaş alacağız. Lakin bu maaş 1 Ekim’den itibaren ödenecek. Ve o tarihe kadar eski maaşımız olan 5 bin 200 TL’yi alacaktık. Ama geçen ay asgari ücret 5 bin 500 TL ye çıkarılınca benim gibi birçok öğretmenin maaşı asgari ücretin altında kaldı. Bu durumda istemeye istemeye kurum maaşları artırmak zorunda kaldı ve bu ayki maaşlar kurum yatırdı. Merak ettik acaba asgari ücret kadar mı yoksa biraz daha fazlamı artırım yapılacak diye. 23 yıllık öğretmen olarak şu an asgari ücrete çalışıyorum. 1 Ekim'de maaşımız sözleşme gereği 7 bin TL olacak ama Muhtemeldir ki, ocak ayında asgari ücrete yapılacak zamla yeniden asgari ücret almaya başlayacağız. Yani asgari ücret artık en alt ücret olmaktan çıkıp ortalama ücret ve maaşlı çalışanların önemli bir bölümünün aldığı ücret haline geldi bile. Çok değil bundan 4 yıl önce aldığım maaş gene az olmasına rağmen asgari ücretin 575 TL fazlası idi. Yani bu günkü asgariye orantılarsak şu an 9 bin 625 lira almam gerekiyordu. Ama artık asgari ücrete talim ediyoruz. Sadece ben değil, milyonlar, sadece öğretmenler değil, çalışanların büyük bölümü bu şekilde. Ve tüm bu kişiler istemeye istemeye, tazminatından olmamak için çalışmaya devam edecek ama yapılan işin kalitesi ister istemez düşecek. Ekonomik zorlukları öne sürüp düşük maaş veriyorlar ve çalışmak istemeyenlere de siz kendiniz istifa edin buyurun kapı orada diyorlar. Sonra da çalışanına bunu yapan bu ve bunun gibi cemaatler dinden, imandan bahsediyorlar. Boşversinler Fatih Bey, insaf yoksa, kul hakkı varsa hangi dinden bahsediyor bunlar. Bu ülkede insaf bitmiş. Gerisi zaten yok” Bu satırlardan da anlaşılacağı gibi dertli olanlar sadece kamuda çalışan öğretmenler değil. Öğretmenlerin derdi de sadece öğretmenlerin derdi değil. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Belli bir zeka düzeyinin altı ile muhatap olma ıstırabına katlanmak zorunda kalmadığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Belli bir zeka düzeyinin altı ile muhatap olma ıstırabına katlanmak zorunda kalmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!
Köşe Yazıları
Fon dolandırıcılığı seçmene nasıl anlatılıyor!

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2026

Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026