İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Scooterlar terörden çok can alıyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 25, 2022

Scooterlar terörden çok can alıyor

Aylar yıllardır yazıp duruyorum. Kimsenin umuru değil. Ne belediyelerin, ne iktidarın, ne muhalefetin. Şaşırtıcı mı? Tabii değil. Al birini vur öbürüne. Sözünü ettiğim ve edeceğim mesele “Scooter terörü”. Hani şu iki tekerlekli, eski trotinetlerin elektrikli versiyonu. Çin’den ithal edilip, sokaklarımızı saran rezillik. Başta İstanbul olmak üzere tüm büyük kentlerimizde araç sürücülerinin ve yayaların kabusu, kullanıcılarının ise Azrail’i olan sözde ulaşım aracı. Hiç bir trafik kuralına bağlı olmadan trafiğin içinde cirit atan kendisi küçük etkisi büyük felaketler. Dün yine İzmir’de iki genç scooterda can vermiş. Gün geçmiyor ki, birileri bu aletlerin üzerinde ya ölmesin ya yaralanmasın. Neredeyse her gün bir can. Ve buna rağmen bunların en ufak bir kuralı yok. - Trafiğin içinde cirit atıyorlar, bir plakaları yok. - Tek kişilik olmalarına rağmen bazen iki, bazen üç kişi biniyor kontrol eden yok.

- Trafiğin içinde ve hiç de yavaş sayılmayacak bir hızla kullanılmalarına rağmen kullanıcılarda en ufak bir koruyucu ekipman, bırakın koruyucu ekipmanı bir kask bile yok - Trafik kurullarına tabii olmadıkları için araç trafiğine ters yönde gitmelerine bir engel yok. - Kullanıcısının canı çekerse yolda araçların arasında, canı çekerse kaldırımda yayaların arasında gitmelerini engelleyen birisi yok. - Motorlu araç olmasına rağmen kullanıcıların ehliyeti olup olmamasının önemi yok. - Kullanıcının bir alt yaş sınırı yok. 3 yaşında çocuklar bile binebiliyor. Bu saydıklarımın hepsi doğru, hepsi gerçek. Birkaç gün önce Şişli’de yemin ederim en fazla 6-7 yaşlarında üç çocuk trafiğin içinde hızla yol alıyorlardı. Her gün tek yönlü trafikte tersten üstünüze doğru gelen bir scooterla mutlaka burun buruna geliyorsunuz. Uyarırsanız bir de küfür yiyorsunuz. Kaldırımda ayağınıza takılan, çarpan bir scooterla mutlaka muhatap oluyorsunuz. Ve tüm bunlardan daha önemlisi bu aletleri kullanan bir genç, bir çocuk sürekli ölüyor. Ve bu rezillik yetmezmiş gibi, aynı sisteme şimdi bir de küçük motosikletler dahil olmuş. Ne kask zorunluluğu, ne ehliyet sorgusu, ne başka bir şey. Fıldır fıldır geziyorlar. Ve daha vahimi sözde trafik polisleri de bunlara hiçbir şey yapmıyor, sormuyor. Bu kadar rezillik boşa olmaz diyorum. Birileri bu işin rantını, avantasını, rüşvetini fena yiyor olmalı ki, bu rezalet artarak sürüyor. Ve bunun doğal sonucu olarak gençler ölüyor. ***

Sorun çözmekten göz boyamaya

Hafta sonu telefonum aynı numara tarafından ısrarla aranınca açtım. Hafif bir Güneydoğu şivesi ile konuşan kibar bir beyefendi. Önce kendini tanıtıp, “Fatih Bey, müsait iseniz bir şey anlatmak istiyorum” dedi. Müsait olmadığımı söyledim, ki gerçekten uygunsuz bir zamandı, “O zaman sonra arayayım” dedi kapattı. Ertesi gün daha erken bir saatte aradı. O kadar kibardı ki, uzun uzun dinledim. Diyarbakır’dan arıyordu. Orta halli bir çalışandı. “Fatih Bey, siz yazmasanız kimsenin umurunda değil. Yazınca umurlarında oluyor mu ondan da emin olamıyorum ama en azından biz bizi anlayan birinin varlığını hissedip mutlu oluyoruz” dedi. Bir baba idi. İki çocuğu vardı ve ikisi de üniversite talebesiydi. Bunlardan biri geçen yıl İzmir’de bir üniversiteyi kazanmıştı. Diğeri ise bu yıl İstanbul’da. “Geçen yıl yurda başvurduk. Çıkmadı. Üç kuruşluk evlere 10 kuruş istenilen bir ortamda ev kiraladık mecburen. Boğazımızdan kıstık. Bu sene her ikisi de yurt için başvurdu. Birine çıkar dedik. İkisine de yine yok. Ev aradık İstanbul’da da. Bir arkadaşı ile oturabileceği. Diyarbakır’da hayvan bağlamaya utanacağımız yerlere İstanbul’da istenilen kiraları görünce şaşırdık. Ortalıkta sorunu çözdük diye dolaşanlara söyleyin. Çözdükleri bir şey yok. Kendilerini kandırıyor olabilirler ama bizi kandıramıyorlar” dedi. İktidar gençlerin yoğun olduğu her ortamda gençleri türlü hilelerle partiye üye kaydetmeye çalışacağına, gençlerin bu sorunlarını çözmeye çalışsaydı belki gençler arasındaki popülaritesini bir nebze arttırabilirdi. Ama artık AK Parti iktidarı sorun çözmektense, göz boyamayı tercih eden bir iktidar haline geldi. Hem de uzunca bir süredir. Ama emin olan boyamaya çalıştıkları göz bizimki değil. Sicil amirlerinin gözünü boyamaya çalışıyorlar sadece. Gerisi umurlarında değil. ***

Bu "şey" hakem olmamalı

Spor, daha doğrusu futbol konularına girmemeye çalışıyorum. Fanatizmin doruk yaptığı, aklın ortadan kalktığı bir konuda muhatapların kalitesizliği de bunun üzerine eklenince konudan uzak durmak aslında en iyisi. Ama bazen insan istese de duramıyor. Geçen hafta Galatasaray yönetimi Futbol Federasyonu’na giderek federasyondan ve hakemlerinden “Adalet” talep etti. Çok ilginçtir, Fenerbahçe yönetimi bu Adalet talebinden çok rahatsız oldu. “Adalet” istenmesinden kim niye rahatsız olur anlamak mümkün değil. Şaşırdım. Geçen senelerin hakemlerden ve federasyondan en fazla rahatsız olan, hakemler ve federasyon aleyhine en fazla açıklama yapan yönetimi Galatasaray’ın federasyona yönelik tepkisinden niyeyse çok rahatsızdı. Şaşırdım. Dün ise tam bir rezillik vardı karşımızda. Ali Palabıyık adında bir rezillik. Çok açık ki, bu çocuk federasyonun pis işlerini yapmakla görevlendirilmiş. Geçen yıl Rizespor- Galatasaray maçında tetikçi idi. Galatasaray’ın küme düşme ihtimali o günün federasyonunu rahatsız etmiş olmalı ki, Ali Palabıyık sahaya sürüldü. Açık söyleyeyim, Palabıyık’ı maça atadıklarını duyunca “Galatasaray’a kötülük yapmak için gelmiştir” diye düşünmüştüm. Tam aksini yaptı. Biri çok açık iki faulü vermeyerek, Rizespor’un yenilmesini sağladı ve Galatasaray’ın düşme potasına girmesini federasyon emriyle engelledi. Sonrasında bir maç daha Galatasaray’a federasyon eliyle kazandırılarak Galatasaray’ın kümeye tutunması sağlandı. Dün ise aynı adam, yine tetikçi olarak sahadaydı ama bu kez alışkanlığı olduğu üzere Galatasaray karşıtı olarak. Tek tek olaylara girmeyeceğim ama ben hayatımda bu kadar iğrenç bir hakemlik görmedim. Galatasaraylı futbolcuları kutluyorum. Bu hakeme karşı müthiş bir sabır gösterdikleri için. Çünkü çok açık ki niyeti futbolcuları delirtip 3-5 kırmızı kart ile Galatasaray’ı tamamen bitirmekti. Futbolcular direndi. Tuzağa düşmedi. Galatasaray bu maçın videosunu UEFA ve FIFA’ya götürmeli. Böyle bir rezaletin hakem kimliği altında sahaya çıkması engellenmeli. Galatasaray UEFA’ya yollayacağı videoya geçen yılki Rize maçının görüntülerini de koymalı ki, mal iyice ortaya çıksın ve bu Ali Palabıyık denilen “Şey” futbolu daha fazla kirletememeli. “Şey” diyorum çünkü bunun hakem olmadığı çok açık. Bu yaptıklarından sonra hangi yüzle sokağa çıkacağı ise gerçekten merak ediyorum. ***

Baroya kutlama

İstanbul Barosu üyelerini, ilkesizliğe prim vermedikleri için ve böyle bir dönemde bir kadın avukatı Türkiye’nin en büyük barosuna başkan seçtikleri için kutluyorum. Kadınların böyle bir şeye çok ihtiyacı olan dönemde, sadece doğurma makinası olarak görülmelerinin istendiği bir dönemde bir kadını başkan seçmek çok önemliydi. 30 yıldır tüm davalarımda iki kadın avukat tarafından temsil edildiğim için bu seçim beni çok mutlu etti. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İşimiz sevdiklerimizden daha önemli olmadığı zaman.

Ne zaman insan oluruz?

İşimiz sevdiklerimizden daha önemli olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
İşi görenler kaçtı, Alkinler atladı
Köşe Yazıları
İşi görenler kaçtı, Alkinler atladı

Fatih Altaylı

Eylül 26, 2026

Cenazeyi kaldırmak için yasal düzenleme şart
Köşe Yazıları
Cenazeyi kaldırmak için yasal düzenleme şart

Fatih Altaylı

Eylül 24, 2026

Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?
Köşe Yazıları
Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?

Fatih Altaylı

Eylül 23, 2026

  • Videolar

Tümü
"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!"00:00 Giriş 05:49 Trump’ın Smithsonian’a Amerikan tarihi açıklaması 12:45 F1 nasıl geçti? 18:15 Hayko Cepkin müziği bırakmaya karar verdi 19:03 Anyma konseri iptal edildi 21:01 Celine Dion sahneye çıktı 22:08 Venedik Film Festivali 27:27 Prenses Diana’nın kıyafeti satışa çıktı 29:38 Erol Evgin konseri 31:07 Hangi ayda nereye gidilir? 41:08 İş Sanat’ta görev değişikliği 42:27 Don Kişot geliyor 43:09 İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor 44:36 Şabanoğlu Şaban tekrar çekiliyor 45:34 Venedik Film Festivali’nde Penélope Cruz ve Javier Bardem imza attılar 47:04 Ekran süresinin 2 saatle sınırlanması 47:27 Yapay zekâ tehdidi 49:47 Nijerya’nın British Museum’dan eserlerini alması 53:10 Kapanış
Eylül 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Mark FikriFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:35 İnkılâp Yayınevi ile alakası nedir? 02:17 İnkılâp Yayınevi nasıl kuruldu? 05:34 Hangi tür yayınlar vardı? 09:50 1927’den sonra çıkan kitapların tümü arşivlerinde var mı? 11:43 Görgü kitapları neden yok? 12:54 Akılda kalan büyük isimlerden kimler vardı? 14:47 Yayınlara baktığımızda yerli mi, yabancı mı revaçta? 17:07 Dijital yayıncılık bir tehdit mi, fırsat mı? 22:04 Kitabı yayınlarken ne tür evrelerden geçiyor? 25:38 Eski bir kitabın tekrar basılması süreci nasıl ilerliyor? 27:48 Satış noktalarından neden çıktılar? 33:46 Yayıncılıkta fiyat politikası nasıl gelişiyor? 35:57 Bundan sonraki hedefleri neler? 38:08 Türkiye’de yazarlık nereye gidiyor? 42:26 Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kitaplar 44:10 Yayınlarını duyurmak için nasıl bir yol izliyorlar? 46:04 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 20, 2026
Çocukluk çağı kanserleri genetik mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Müge Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÇocukluk çağı kanserleri genetik mi?00:00 Giriş 01:14 Make-A-Wish derneği nedir? 02:24 Çocukluk çağı kanserleri 04:19 Çocukluk çağı kanserlerinde en sık rastlanan türler hangileri? 05:52 Çocukluk çağı kanserleri, ileri yaşlardaki kanserlerden daha mı tehlikeli? 08:19 Çocuklarda kanserlerin erken teşhis yöntemleri neler? 10:25 Milli Eğitim Bakanlığı'nın kanserler ile ilgili bir farkındalık çalışması var mı? 11:42 Sinsi ilerleyen kanserlere önlem almak için ailelerin ne yapması gerek? 12:16 Dünya geneline bakıldığında Türkiye'de çocuk kanserlerlerine yakalanma oranı nasıl? 13:02 Kanser tanısı konmadan kaybedilen çocuklar var mı? 13:32 Yaş gruplarına göre kanser belirtilerinde farklılıklar var mı? 14:26 Çocukluk kanserlerinde en zor teşhis edilen kanser hangisi? 16:50 Kök hücre tedavisi için göbek bağının saklanmasının bir faydası var mı? 17:36 Kök hücre ve ilik nakli için uluslararası bir sistem var mı? 19:01 Bu tedavilerde devlet desteği var mı? 19:53 Avrupa'da kullanılan tedavi yöntemleri ile Türkiye'de kullanılan yöntemler arasında farklılıklar var mı? 21:59 Çocuklardaki kanserlerin nüksetme olasılığı daha mı yüksek? 24:08 Kadınların ileri yaşta doğum yapması çocuklarda kansere yakalanmasında etken mi? 25:46 Lösemi hastalıklarının hangi boyutunda çocuklara kemik iliği nakli gerekir? 26:00 Kemik iliği nakil operasyonu riskli midir? 27:44 Kemik iliği nakillerinde başarı oranı yükseldi mi? 28:43 Kemik iliği hangi kemikten alınıyor? 29:51 İki kardeşte aynı kanserin olma ihtimali nedir? 30:51 Down sendromu ile lösemi ilişkisi var mı? 31:58 Çocuklarda HPV aşıları olması gerekiyor mu? 33:30 Obezite ve kanser ilişkisi 36:10 Hematoloji ve onkoloji arasındaki bağlantı nedir? 38:14 Çocuklarda ve yetişkinlerde yapılan lösemi tedavisinde farklılıklar var mı? 39:23 İleri yaşlarda çıkan kanserler çocuklarda görülebilir mi? 40:29 Ailelere tavsiyeleri neler? 42:00 Kapanış #işbirliği
Eylül 20, 2026