İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tarım Bakanlığı’na teşekkürler ama yetmez

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 7, 2022

Tarım Bakanlığı’na teşekkürler ama yetmez

Naylon poşeti para ile satmanın çevreci olmaya yettiğini zannetmek kimilerine görevini yapma ve vicdanını rahatlatma hissi uyandırsa da, aslında Türkiye çevre duyarlılığından hiç bu kadar uzak olmamıştı. Bunun iyi örneklerinden biri de 6 Kasım’da Boğaz’ı gemi geçişine kapayıp balık avına açma kararı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sanki kendi üzerine vazife imiş gibi böyle bir karar alıyor ve açıklıyor. Oysa balık avcılığının bu bakanlık ile uzak yakın ilgisi yok. Balık avcılığı izni vermek bu bakanlığın yetkisinde değil, hele hele İstanbul Boğazı gibi endüstriyel balık avcılığına kapalı bir alanda özel izin yaratmak, Ulaştırma ve Altyapı’nın hiç ama hiç haddi değil. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bu iznine karşı Tarım Bakanlığı hemen bir açıklama yapıyor ve “Serbest olan lokasyonlarda” diyerek yetkisiz alınmış saçma karara “Dur bir dakika. O kadar da değil” diyor. Ve Boğaz’da sadece daha önce de izinli olan Beykoz’a kadar olan bölümde avlanmaya izin verileceğinin üzerine basıyor. Sonunda iş büyüyor ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, yetki aşımı yaparak verdiği gayrıyasal izinden geri adım atmak zorunda kalıyor.

Tarım Bakanlığı'na bu düzeltme için teşekkür etmek gerek ama aslında doğru olan tüm Boğaz’ı balık avına kapamak. Çünkü Boğaz’da balıkçılık yapmak demek, bir huniye sıkıştırılmış balıkları insani olmayan bir biçimde tuzağa düşürüp avlamak demek. Daha önemlisi ise Beykoz Çukuru denilen bölge, Boğaz’da çinekopun ürediği bölge olarak tüm balıkçılar tarafından biliniyor. Parmak kadar lüfer yavruları çinekop adı altında burada yok ediliyor. Dahası tüm boğazlar ve Marmara’da yasak olmasına karşın buradaki gırgır teknelerinin arasına karışan troller de deniz dibine büyük zarar veriyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bu kararının ortaya çıkmasından ve bir başka bakanlığın basiretli tutumu sayesinde katliamın durdurulmasından sonra şimdi çevir kazı yanmasın operasyonu başlamış durumda. Hükümette koordinasyon ve yetki karmaşası olduğu gerçeğini gizlemek için “Bu kararın gayesi Türkiye’nin boğazlarda tam hakimiyeti olduğunu göstermek için trafiği yasaklamaktı” diyorlar. O zaman bunu “Boğaz’daki canlı yaşamını, üreme ve geçiş dönemlerinde korumak için boğaz trafiğini kesiyoruz” derdiniz. Çok daha doğru ve eleştirilemeyecek bir karar olurdu. Tabii dediğiniz gerekçe gerçek olsaydı. ***

Enflasyona meydan okuyan tek ürün

Yukarıdaki yazı bana başka bir şeyi hatırlattı. Yüksek enflasyonun pençesinde kıvranan ve belki de tarihinin en yüksek enflasyonu ile karşı karşıya kalan Türkiye’de enflasyona karşı kahramanca direnen tek bir ürün var. Sadece geçtiğimiz 10 ayda TÜİK’e göre yüzde 85, İTO’ya göre yüzde 108, Enag’a göre yüzde 185’e ulaşan enflasyon 44 aydır sadece tek bir ürünün yanına uğramıyor. 2019 yılında belirlenen fiyatı aradan geçen üç yıla, bu üç yılda ham maddesi olan petrol ürünlerinin fiyatı 7 kat artmasına rağmen fiyatı artmayan ve enflasyona meydan okuyan bu malın adı “alışveriş poşeti. Muazzam bir çevre duyarlılığı sonucu, bana göre gerçekten çok doğru bir kararla, marketlerde bol beleşe dağıtılmasının önüne geçilmesi için parayla satılmasına karar verilen ve 2019 yılında 25 kuruşa fiyatlandırılan plastik market poşetlerine o gün bugündür zam gelmedi. Tam 44 aydır. 2022’de de fiyat sabit kalacakmış. Daha küçük boy çöp poşetlerinin fiyatı daha pahalı olduğu için artık herkes market torbalarını çöp poşeti olarak satın almaya başladı. Haberiniz olsun. ***

Karadeniz yeşili iyi fikir

"Fabrika açılışı yaptınız ama fabrikanın içini 4200 davetlinin bir tekine bile niye göstermediniz, kaynak yapan robotlar, para boyayan robotlar çok güzel bir görüntü verirdi oysa" diye sorduğum ve üretim bandından çıktığı söylenen otomobillerin en azından birkaçının, elde üretilmiş eski TOGG’lar olduğunu açıkladığım günden beri ortalıkta TOGG üretim bandına ait olduğu söylenen görüntüler dolaşmaya başladı. Görüntülerde ortada bir üretim bandı yok, sağda solda tek tük TOGG’lar var. Muhtemelen bantta değil, elde üretiliyorlar. Mart’a kadar 3500 araç üretilip, tip onayı ve homologasyon için Almanya’ya yollanacak araçlar. Her gün elde 30 araç üretmek kolay olmaz. Üretim bandının devreye girmesi şart. İnşallah TOGG yönetimi yakın zamanda çalışmaya başlamış bir üretim bandı görüntüsünü servis eder de, bizim de içimiz rahatlar. Bana göre bir diğer güzel gelişme ise TOGG renklerine “Karadeniz Yeşili”nin eklenmesi oldu. Çünkü Karadeniz’in dağlarını, vadilerini, derelerini, göllerini bu hızla katletmeye ve müteahhitlere peşkeş çekmeye devam edersek Karadeniz Yeşilini sadece ve sadece yollarda TOGG’ların üzerinde görebileceğiz. İnşallah Karadeniz’in yeşili bitmeden, yollarda TOGG’ları görmeye başlarız. ***

Kışa soğuk diye kızılır mı!

Mahir Ünal’dan sonra Pervin Buldan da Cumhuriyet’e saldırdı. Şimdi bazıları diyor ki, “Mahir Ünal’a tepki gösterdiniz de, Pervin Buldan’a niye tepki göstermiyorsunuz”. Yahu kışa niye soğuksun diye tepki gösterilir mi! Kış kışlığını yapacaktır elbet. Ama Mahir Ünal öyle mi! Bir yandan milliyetçiliğin dibine vuracaksın, en Cumhuriyetçi parti diye geçineceksin ve bu konuda “mihenk taşı” niteliğindeki bir parti ile işbirliği yaparak geri kalan tüm partileri “gayrı milli” olmakla suçlayacaksın, sonra da Cumhuriyet değerlerine saldıracaksın. Bu elbette ki, eleştirilir. Diğeri ise zaten yıllardır devlet karşıtlığı ve devlet düşmanlığı üzerinden yürüyen bir siyasi ve askeri görüşün en uç kanadının temsilcisi. Sonuçta MHP, HDP’nin ortağı değil. AK Parti’nin ortağı. Bu yüzden de Devlet Bahçeli haklı bir tepki gösteriyor. Bahçeli’nin HDP’ya karşı tavrı zaten ortada. Bırakın Pervin Buldan’ın istifasını, HDP’nin toptan kapanmasını istiyor zaten. Tabii bu arada tutarsızlık sadece “Pervin Buldan’ı niye eleştirmiyorsunuz” talebinde de değil. HDP ile yan yana gelen herkesi eleştiren AK Parti’nin bir heyeti HDP’yi ziyaret ederek destek istedi. Bu desteği başkası isteyince terörist oluyor da, AK parti isteyince “HDP de legal bir parti” mi oluyor? Bunu da bir izah etseniz. ***

Oldu da bitti maşallah, onurlu dış politika inşallah

Türkiye, İsveç’in ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine “Teröre destek verdikleri, PKK’yı koruyup kolladıkları, Türkiye’nin bazı teröristlerin iadesi yolundaki taleplerine yanıt bile vermedikleri” gerekçesi ile haklı olarak karşı çıktı. Hepimiz de bunu destekledik. Daha sonra ABD Başkanı Biden ile yapılacak bir görüşme uğruna bu konuda geri adım atıldı ve “Türkiye’nin taleplerinin ciddiye alınması karşılığında onay verilebileceği” söylendi. Ne İsveç ne de Finlandiya geçen 4 aylık sürede tek bir adım atmadı. Ne bu ülkelerin terörist örgüte karşı tavrı değişti ne talep ettiğimiz terör örgütü üyeleri iade edildi. Tam aksine bu süre içinde Öcalan gösterileri yapıldı, sokaklarda PKK bayrakları kol gezdi, binalara Öcalan görüntüleri yansıtıldı. Her iki ülkenin liderleri “Ancak yargı kararı ile iade ederiz” demekle yetindiler ve yargı kararları da değişmediği için Türkiye avucunu yaladı. Hakkımız olan, parasını ödediğimiz F-35 uçakları verilmediği gibi, sanki F-35’ler hiç söz konusu olmamış ve bizim değilmiş gibi Türkiye elden düşme F-16 peşine düştü. F-16’lar için yalvar yakar olundu.
Şimdi “belki” Doğan görünümlü Şahinler verilecek. Başından beri projesinin içinde olduğumuz ve parasını bizim verdiğimiz F-35'ler ise Yunanistan'a. Ve biz tüm bunlara rağmen bu iki ülkenin NATO üyeliğine onay vereceğiz. Niye? Çünkü Türkiye’yi yalandan övecekler. Bir Biden görüşmesi daha ayarlanacak. Operasyon tamamlanacak. Sonra bunu onurlu politika ve güçlü Türkiye diye yutturacaklar. Vahim olan ise geniş bir kitle de bunu yutacak. Bu arada muhalefet de “türban” falan ortalıkta dolaşacak. "Hamburger" diye kendi kanalında bile alay konusu olacak. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Otobüs şoförüne otobüsün duvarın içinden geçemeyeceğini söylemek suç olmadığı zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Otobüs şoförüne otobüsün duvarın içinden geçemeyeceğini söylemek suç olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026