İstanbul 26°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Üç harflileri yıllarca denetlemeyen ben miyim!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 5, 2022

Üç harflileri yıllarca denetlemeyen ben miyim!

Üç harfli marketler ile iktidar arasındaki kavga seçime kadar bitecek gibi görünmüyor. Ancak iktidar medyasını takip edenler, kavga olduğunun farkında değil muhtemelen. Çünkü uzun yıllar boyunca üç harfli market zincirlerinden aldıkları reklamla palazlanan iktidar medyası, üç harfli marketlerin iktidarın suçlamalarına verdiği yanıtları bile yayınlamıyor. Oysa dün de yazdığımız gibi durum ortada. Büyük oranda kamu kaynağı kullanan, büyük oranda sübvanse edilen Tarım Kredi Kooperatifi dükkanlarındaki fiyatlar ile herhangi bir market raflarındaki fiyatlar arasında bir fark, bir uçurum yok. Fiyatlar aynı. Bu da normal. Türkiye’deki fiyat artışlarının nedeni marketlerin fiyat politikası değil, ülkenin ekonomi politikası. Faiz düşüreceğim diyerek TL’yi değersiz hale getirirseniz, kurlar uçar, fiyatları da uçurur. Marketlerle de kavga etmeye gerek yok. Elinizde Rekabet Kurumu var, Maliye Bakanlığı var. Gidersiniz bu marketleri denetlersiniz. Malın girdiği fiyat bellidir, çıktığı fiyat zaten bellidir.

Bu dev zincirlerde her şey de faturalıdır. Bakarsınız aradaki farka, fahiş kâr, fahiş fark var mı görürsünüz. Tabii bu yetmez. Bu market zincirleri, üretimlerinin bir kısmını da kendi yaptırıyor, markasız ürünleri de piyasada ürettiriyor. Yani araya kendilerine ait aracı şirketler koyuyorlar. Biz geçmişte bu şirketlere de çok dikkat çektik. Bu üç harfli dediklerinizin araya koydukları şirketler vasıtasıyla halka açık şirketlerden örtülü kâr transferi yaptığını, bu market zincirlerinin iktidara yakın patronlarının, bu aracı şirketlerin yüzde 100 sahibi olarak asıl parayı buradan kazandığını söyledik. Bu çok açık bir SPK suçu idi. Ama o zaman iktidara yakınlardı, iktidarı ve medyasını finanse ediyorlardı. Kimse kılını bile kıpırdatmadı. Ve şimdi seçime doğru bir kayıkçı kavgası. Bir suçlu arama telaşı. Oysa bu marketlerin belki de tarihlerindeki en masum dönemi. ***

Bana dostunu söyle

Ben Teke Tek Bilim’de hangi ekonomisti ağırlayıp, bir bilim olarak ekonomiyi konuşmuş, Türk ekonomisine bilimsel bir gözle bakmışsak, CHP lideri onları danışman almış. Hoşuma gitmedi değil. Demek ki, doğru isimleri bulup konuk etmişim. Ama CHP lideri birini suçlamak istediği zaman beni suçlamayı tercih ediyor. “Alo” falan diyerek bize yüklenmeye çalışıyor. Oysa o da farkında ki, ben burada doğru insanlarla doğru şeyleri konuşmaya, yön gösterici olmaya çalışıyorum. Bu arada CHP’nin eski genel başkanının kızı Kılıçdaroğlu’nun ABD’li profesör Rifkin’i danışman olarak almasına aynen iktidar ağzıyla tepki gösteriyor. Acaba Aslı Baykal, Rifkin’in kim olduğunu, ne olduğunu biliyor mu, duymuş mu! Size şu kadarını söyleyeyim, eğer Rifkin CHP liderine değil de, Beştepe’ye danışman olsa idi bugün bütün Türkiye “Alman mucizesinin arkasındaki danışman Türkiye’yi uçurmaya geldi" manşetleri atılırdı. İYİ Parti Ekonomi Politikaları Başkanı Bilge Yılmaz gibi Wharton SB öğretim üyesi. Uzun yıllar Angela Merkel’e danışmanlık yaptı. 2008 krizinde de, 2011 krizinde de Almanya Başbakanı’nın fikrine değer verdiği bir bilim adamıydı. Sadece Merkel’e değil İspanya Başbakanı Zapatero'nun ve Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin de danışmanı idi. Kapitalizmin kendi kendine yarattığı sorunlar üzerine fikirlerinin yanı sıra. 3. Endüstri devrimi ve Endüstri 4.0 üzerine kafa yormuşluğu, yenilenebilir enerji kaynaklarının endüstrideki önemi, yeni endüstri döneminde istihdam ve belki de hepsinden daha dikkat çekici olarak fosil yakıtların dünya ekonomisine verdiği zararlardan kurtulmak için alternatif enerji kaynakları üzerine ciddi çalışmaları var. Şimdi bu isim tartışılıyor. Bir tabela üniversitesinden, tek bir yayınlanmış eseri olmayan, makaleleri intihal ama babadan partili, tarikatçı birini danışman olarak atasaydı kimsenin gıkı çıkmazdı. Böyle isimleri bulup çevresine katmak belki de Kılıçdaroğlu’nun şimdiye kadar yaptığı en doğru şey. Çünkü derler ki, insan en yakındaki beş kişinin ortalamasıymış. Ya da bizim lisanda dendiği üzere “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”. Burada mesele Kılıçdaroğlu'nun bu danışmanları gerçekten dinleyip dinlemeyeceği, çevresindekilerin bu danışmanları hayata küstürüp küstürmeyeceğidir. ***

Senin garabetin, benim garabetim

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 6’lı masanın Anayasa taslağındaki “Seçilmiş Cumhurbaşkanı seçilmiş Başbakan” önerisi için “Hem Cumhurbaşkanı'nı halk seçecek hem Başbakan'ı. Ucube bir sistem” demiş. Büyük oranda katılıyorum. Ömer Çelik haklı. Ben de pazartesi akşamı konuk ettiğim 6’lı masa temsilcisi üç genel başkan yardımcısı ile, Gelecek Partili Prof. Serap Yazıcı, CHP’li Muharrem Erkek ve İYİ Partili Uğur Poyraz’la bunu konuştum. Bana göre 6’lı masanın Anayasa önerisinde “Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi” gibi bir garabet var. Bir yandan “Güçlendirilmiş parlamenter sistem” diye yola çıkacaksınız, diğer yandan “Ben yetkimi halktan aldım” diyecek bir Cumhurbaşkanı’nı iki turda seçecek ve parlamentonun üzerinde Demokles’in kılıcı gibi sallandıracaksınız. Bu gerçekten garabettir, mantıksızlıktır. Bunu da, Teke Tek’te Anayasa Hukuku Profesörü Yazıcı’ya “Cumhurbaşkanı'nı halka seçtirdiğiniz zaman güçlendirilmiş parlamenter sistem değil, zayıflatılmış Cumhurbaşkanlığı getirmiş olmuyor musunuz?” Hiç beklemediğim şekilde Serap Yazıcı Hoca da “Size katılıyorum” dedi ve anlattı: “Aslında doğru olan Cumhurbaşkanı’nı TBMM’nin seçmesidir. Bu konuda haklısınız. Biz de böyle olmasından yanayız. Bunu masada uzun uzun tartıştık. Ama masada oluşan fikir halka verilen bir yetkinin halktan geri alınmasının yanlış olacağı ve halkta tepkiye neden olabileceği şeklindeydi. Ben bu fikre katılmasam da uzlaşma bu yönde oldu” dedi. İlginç buldum. Doğru olmadığı aşikar olduğu halde, 2007 yılında verilen bir yetki bir kez verildiği için geri alınamıyor ve Anayasa’da kalıyor. Ömer Çelik’in dediği gibi ikisinin de halk tarafından seçilmesi garabettir. Bu garabeti 2007’de başımıza saran partinin, şimdi bu garabet için “Garabettir” demesi de ayrı bir garabettir. Mevcut Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için de garabet demeleri de zannederim pek yakındır. Eğer AK Parti seçimi kaybederse muhtemelen seçimin ertesi günüdür. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kuyuya attığımız taşı bir gün belki de kendimizin çıkarmak zorunda kalacağımızı unutmadığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Kuyuya attığımız taşı bir gün belki de kendimizin çıkarmak zorunda kalacağımızı unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Melih bey, utanmıyor musunuz!
Köşe Yazıları
Melih bey, utanmıyor musunuz!

Fatih Altaylı

Ağustos 22, 2026

Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026